LODOS ve ERİŞTELER, ALİ DİZDAR’IN YAZISI

 

Bodrum’da yazları genellikle kuzeyli rüzgârlar kışları da güneyli rüzgârlar eser. Yazın kuzeyli rüzgârlardan korunan sahillerde güle oynaya deniz gireriz, yazın tadını çıkarırız, kışın da güneyli rüzgârlar; dalgalarıyla, sahillerimizdeki kumsal plajları yeniden düzeltip temizlerler.

Bodrum ve civarları, kuzey rüzgârlarına korunak sağlayan bir pozisyondadır. Güneyli rüzgârlarda denizde barınma yerleri çok azdır. Bodrum yarımada’sının güney yakasını oluşturan Bodrum merkez sahilleri Kıble ve Lodos fırtınalarında yani Güneyli fırtınalarda büyük dalgaların etkisi altında kalırlar.

Bodrum’da Akdeniz’e bağlı olarak sistemin oluşturduğu Lodos yönlü rüzgâr esmesi nadir olur. Genellikle sonbahar – Kış sezonunun uzun süreli esen güney doğu (KEŞİŞLEME) rüzgârları yerini ara sıra kuzeyli rüzgârlara bırakırken bazen bunu yön değiştirerek yaparlar ki biz buna denizcilik dilinde rüzgâr DRİSA EDİYOR deriz. Güney doğu yönünden esen rüzgâr saat dönüş yönünde yön değiştirerek esmeye başlar, GÜNEY – GÜNEYBATI ve BATI yönlerde eserek kuzeybatı veya kuzey yönünde sisteme otururlar. İşte bu dönüş esnasında kısa süreli olarak güney (KIBLE) ve güneybatı (LODOS) yönlerinden eserler. Bazen bu KIBLE ve LODOS rüzgârları sert ve fırtına şeklinde eserler ve ortalığı kavururlar.

 

Eski Liman ağzı güney rüzgârlarına korunak sağlamadığı için bu fırtınalı havalarda büyük dalgalar liman içine girer teknecilere kötü anlar yaşatır ve bilhassa Tepecik Camisi civarında demirli tekneleri illaki kıyıya sürükler batırırdı. Turizm ile liman tekne dolmaya başlayınca hasar büyümeye başladı ve ilave bir mendirek daha inşa edilerek liman ağzı güneyli dalgalara kapatıldı.

İşte bu kısa süreli de olsa esen fırtınalar Bodrum’un güney sahillerinde ekili olur şehir merkezinde Kumbahçe ve Paşatarlası sahilinde denizcilerin ve Kumbahçe sahil esnafının korkulu rüyası haline gelir. Zaman zaman Kumbahçe sahilini aşarak yol üzerine taşan dalgalar kötü anlar yaşatırlar.

Çocukluğumuzda Lodos fırtınası sonrası Kumbahçe sahilindeki yol tamamen erişte, yosun, çakıl ve taşlarla kaplı olurdu fırtına esnasında sahil yolunu kullanamayıp arka yollardan okula gittiğimiz olmuştur. Kumbahçe sahilinde, Artemis Otel, Karya Otel ve Dinç Pansiyon önündeki geniş alanda, Azmakbaşı dere ağzında ve Hey Yavrum Hey Restoran yanındaki sokak ağzı boşluğunda karaya çekilmiş tekneler olurdu. Tekne sahipleri bilhassa fırtınanın zirve yaptığı gece saatlerinde teknelerinin başlarında olurlar konu komşu yardıma koşar tekneler halatlarla ağaçlara, kazıklara bağlanır dalgaların alıp gitmesi önlenirdi. Kaleden itibaren Sahili döven dalgalardan fışkıran serpintiler deniz kenarındaki evlerin üzerinden aşarak Cumhuriyet Caddesini ıslatırdı.

 

Deniz kenarında olan evlerin duvarları dalgalarla dövülür ev ahalisi kötü anlar yaşarlardı. Sırf bu nedenlerle miras paylaşımında sahildeki evler kız çocuklarına paylaştırılır, erkek çocuklar daha içerilerdeki bahçeleri kaparlardı. Elbette sonraları damatlar voliyi vurmuş oldular.

Kumbahçe Mahallesi bu fırtınalarda korkulu anlar geçirse de biz çocukların sevinçle karşıladığı anlardı. Bu fırtınalı havalarda, Kumbahçe’nin bitimindeki (daha sonra dolgu yapılan) sahilde dalgalar beton duvara vurur havaya fışkırır ve bir ev boyu yükselirdi biz ise bu manzarayı seyretmekten büyük keyif alır, gelen serpintiden kaçma oyunları oynardık ve bilirdik ki fırtına sonrası Kumbahçe sahili tıka basa erişte ile dolacak.

 

Kumbahçe Koyunun sığ denizinde sular alçaldığı zamanlar, boyu 1 metreyi bulan erişte yaprakları yer yer su yüzeyine çıkar dalga hareketleriyle salınırlardı. Buğday tarlalarında başakların rüzgarla savrulmasını andırırdı. Kumbahçe sahilinin yanı sıra Bodrum sahillerinin neredeyse tamamı bizim erişte dediğimiz uzun deniz bitkilerinin oluşturduğu deniz çayırları (Posidonia oceanica), ile kaplanmış bir ekosistemine sahiptir. 30 metreye kadar olan derinliklerde yaşayan bu deniz erişteleri. Tropikal ormanlardan daha fazla organik madde üretirler. Suyu oksijence zenginleştirirler. Her gün her m2 için 10 Litre’nin üzerinde oksijen üretirler. Balıklar için besin zincirinde en üst sıradadırlar. Yüzlerce farklı omurgasız ve alg türüne ev sahipliği yapmaktadırlar. Balıkların ve eklem bacaklıların yumurtlama ve üremeleri için ortam görevi görürler. Bilhassa balık yavrularına barınak teşkil ederler. Üremeyi sağlarlar çok sayıda tür için yaşam alanıdır, ekonomik balıklar için barınak teşkil ettiğinden sürdürülebilir balıkçılık faaliyetlerine katkı sağlarlar.

 

İşte bunca saydığımız fayda sağlayan eriştelerin kopan ve yenilenen ölü yaprakları bu bizim korktuğumuz Lodos fırtınalarında kıyılarımızı döven dalgalarca kıyılara savrulur orada da kuruyarak biz çocuklara eğlenceli oyun alanı oluştururlardı.

Şimdilerde Kumbahçe Plajı olarak nitelendirilen, kıyısı ve git gide de denizi mıcırdan plaj haline getirilen, bizim Kumbahçe Sahili boydan boya fırtınanın şiddeti ölçüsünde erişte ile dolar bize üzerinde oynayabileceğimiz yumuşak zeminli saha meydana gelirdi. Fırtınalar ard arda ya da uzun süreli olursa sahil kalın bir sünger döşek gibi olur üstünde hoplaya zıplaya güreşir, taklalar atar, birdirbir oynardık. Okuldan sonra oyun alanımız sahil olurdu, hatta eve girmeden çantaları bir kenara bırakır erişteler üzerinde oyuna dalardık ve kaçınılmaz olan olur donumuzun içine kadar erişte dolardı. Eve gidince olacaklar belli. “KÖROLMAYASICA GENE ERİŞTELERDE OYNADINIZ DEMİ” azarı illaki garantiydi. Bu erişteler kış boyu kaldırılmadığı için oyun alanımızın kullanım süresi uzun olurdu. Şimdilerde sahile masa atma heveslisi işletmeler nedeniyle hemen temizlendiğinden artık birikmiyor.

Kış boyu sahilde kalıp bizim oyun alanımızı oluşturan bu erişteler, GEREN DAMLI EVLER’de de yalıtım malzemesi olarak kullanılırdı. Bilenler vardır elbet Kumbahçe Mahallesinin çoğunluğu bu evlerden teşkil etmiş olmanın yanı sıra Bodrum Yarımadası’nda bu evler çoğunluktaydı.
Tavan ahşap dilmelerle donatılır, dilmelerin üzeri ekonomik güce göre kargı ya da tahta döşenir onun üzerine bir katman bu bizim erişteler serilir, erişteler üzerine GEREN denilen su geçirmeyen killi toprak serilir ve dövülerek sıkıştırılırdı. Geren toprağı kırmızı ve mor renkli olur damlardan süzülen sular sokak aralarında kırmızı ya da mor su akıntılarına neden olurdu. Eriştenin kullanılma amacı 1.si sıcak soğuk yalıtım özelliği 2.si tuzlu olduğundan böcek ve haşere barındırmaması 3.sü ve en önemlisi de bedava oluşuydu.

Geren damlı evler her yıl ya da 2 yılda bir bakım görür, geren toprağı tazelenir eksilen erişteler takviye edilirdi. Bazen kış boyu yağan aşırı yağmurlarda damlarımız akar iki katlı evlerimizin üst katından tencereler damlayan sular için dizilirdi. Bu “Bodrum Evi” modelini de oluşturan geren damlı evler, görünüm olarak aynı kalsa da sonraları geren uygulamalarından vazgeçilip beton dökülerek teras oluşturuldu. Eskiden “DAMBEŞ” diyorduk şimdi teras oldu.

Zararlı ot muamelesi gören ya da önemsenmeyen deniz çayırlarını yok etmede bilinçsizce hareket edenlerin engellenmesi gerekir. Kumbahçe Sahilinde plaj oluşturma bahanesiyle yapılan dolgu işlemleri deniz çayırlarının büyük bir kısmını yok etmiştir. Bodrum yarımadasında kıyıya komşu otel, villa, site plaj yöneticilerinin deniz çayırlarını yok etme yarışına girmiş olmaları bilinçli cahilliğin son kertesidir. Bozduğumuz ekosistem sonuçta ego sistemimize zarar verecektir.

İnsanoğlu Dünya yüzeyinden silinince doğa kısa bir süre sonra insanın bozduğunu düzeltir. Önemli olan bizim yaşadığımız sürece doğaya saygılı davranıp kaliteli yaşamayı becermemizdir. Başka bir seçim şansımız da yoktur. Bunu anlayanlara ve çırpınanlara da “bir kısım çevreci” deyip lümpen muamelesi göstermek de kendi ayağına sıkmakla eşdeğerdir.

Eski denizci Bodrumlular yolda karşılaşıp selamlaştıktan ve hal hatır sorduktan sonra ayrılırken veya dostunu arkadaşını yolcu ederken “varacağın yere sağlıkla ulaş” anlamında “SELAMETLE” diye vedalaşırlardı.

“SELAMETLE”… Saygılarımla Ali Dizdar

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

Check Also

GÜLE GÜLE KIVIRCIK USTA.ALİ DİZDAR YAZDI

  KIVIRCIK MUSTO MUSTAFA ÇENGİZ TİRHANDİL USTASI TİRHANDİL YARIŞÇISI Yaptığı tırhandillerle yarışlara ...