Anasayfa / FLAŞ HABER / Hayaller Gerçek Olsa-“Sanal Yaşam”

Hayaller Gerçek Olsa-“Sanal Yaşam”

Uzman Psikolog Melisa KÜÇÜK DEDEOĞLU 

www.bodrumpsikologu.com

Gerçekle hayaller arasındaki savaş insanı hayata tutunduran tek kapıdır.

Hepimizin hayatı boyunca gerçekleştirmek istediği hayaller vardır. Kimimiz bulunduğu konumdan, çalıştığımız kurumdan, yaşadığımız mekandan, kendi görüntümüzden ve hatta doğup içinde büyüdüğümüz aile modelinden memnun değildir. Öyle ki bu durum üzerimizde bir baskı yaratır ve stres yaşarız. Bu kaygı durumu kişiyi depresyona sokacak ve mutsuz olmasına yetecek kadar etkili olur. Gökten bir meleğin inip elimize sihirli değnek vermesini ve bir dokunuşla hayatımızın değişmesini dileriz. Fakat gerçekçilik kapımızı çaldığı vakit ulaşılmaz hayal bulutları bir anda dağılıverir. Kapımızı çalan mutsuzluğun ta kendisidir. 

Ancak üzerinde durulması gereken asıl önemli konu, kişinin hayallerinden ne derece uzak yaşadığı ve hayatını şekillendirenin kendi iradesi olup olmadığıdır. Özgür bir yaşam sürmek toplumumuzda anlaşıldığı üzere çılgınlıkların peşinde, umarsızca, geleceğini planlamaksızın, uçlarda yaşamak değil, kişinin toplum kural ve normlarına uygun bir şekilde başka bir bireyin baskısı altında kalmaksızın kendi bağımsız iradesi doğrultusunda kararlar verebilmesidir.

Kalıplanmış yaşamlar…

Kalıplanmış insanın yaşamında baskın olan, toplumun kendinden beklediğidir. Bu beklentileri sürekli birinci planda tuttuğu için iç dünyasında olup bitenleri ikinci plana atar. Bu tarz kişiler anne-babalarının değer ve kalıplarına körü körüne inanmış ve bağlı kalmış kişiliklerdir. Davranışlarını, etrafındaki otoritenin değer ve yargılarına göre şekillendirir. En büyük özellikleri ise kendilerine dâhil hiç kimseye güvenmezler. Kalıplanmış kişinin kendine ait düşünceleri ve değer yargıları yoktur. Kişinin hayatı boyunca etkili olan akrabaları, ebeveyni, arkadaşları yaşamsal kararlarında etkili rol oynar. Böylece kişi attığı her adımda “onlar ne der?, ya duyarlarsa ?” gibi soruların verdiği tedirginlikle olmak istediği konumda yaşayamıyor. Bu mahalle baskısı hepimizi zaman zaman etkisi altına alıyor. Eminim ki her birimiz dönem dönem bu baskı nedeniyle gerçekleştirmek istediğimiz bir hayali ertelemişizdir.
İnsanlığın yeni umudu, sanal yaşam oyunları…


Tüm bu baskılar karşısında kurtuluş yolunu yine sanal ortamda bulma çabasındayız. Kişi bilinmeyenle karşılaşmaya direnme, karşılaşmaktan kaçınmak için kendi özel yollarını geliştirir. Gerçek hayatta tutunduğu dalda başarı sağlayamayan, ümidini kaybetmiş, çaresizlikler arasında sıkışmış, gerçek dünyada etkinliği kalmamış bireyler son çareyi gerçeğe hem uzak hem de benzer olan sanal yaşam oyunlarına sığınır.
Bu oyunlar bazı spesifik konularda yararlı olsa da , bozuk kişilik yapılarında olumsuz sonuçlar doğuruyor. Sınır tanımayan bu sanal oyunlar bireyleri giderek gerçeklikten koparıp, uzaklaştırıyor. Bir yandan insan ilişkilerini güçlendirir, sosyalleşmeye olanak tanır gibi gözükse de aslında birebir dünyevi ilişkilerden, bağlantılardan koparıcı bir işlev görüyor. Daha çok insanı internete, bilgisayara pasif uygulamalı bir yaşama sürüklüyor. İnternet üzerinde gelişen her yenilik hepimizi bu kablo dünyasına her geçen gün daha çok prangalıyor.  Biz bu süreç içerisinde hayatımıza yenilik kattığımızı düşünsekte, aslında mahkûmiyetin tam ortasına düşüyoruz. Giderek dijitalleşiyoruz. Gerçek ve sanal arasındaki sınır giderek bulanıklaşıyor. Sanal dünyanın vaat ettikleri, sunduğu düşler karşısında gerçek dünyada yaşananlar sönük kalıyor. Bu dünyaya kapılan bir birey gerçek dünyayı monoton buluyor. Bu yaşanan depresyon kişiyi sanal aleme daha çok bağlıyor. Sanal yaşam oyunları karşısında başarı sağlayan birey bazı konularda aşırı ümide kapılıp gerçek dünyada büyük hayal kırıklıkları yaşıyor. Öte yandan böyle bir sanal gerçeklik sayesinde alternatif cisimsiz bir doğa gerçekliği yaratılıyor ve böylece arzu edilen, merak uyandıran deneyimleri yaşama fırsatı tanınıyor. Burada denetim sadece sizin elinizde. Denetleme isteği ve arzusu kişinin fiziksel cisimlerin kusurlarından ve düzensizliklerinden kaçma arzusunun bir ifadesidir. Bunlara ek olarak kişiyi zaman ve mekan kısıtlamasından kurtarma potansiyeli, herhangi gerçek yaşam tehlikesinin olmayışı, tanrılardan tanrı olabilmek kişiyi büyüler. Sanal dünyanın bu denli çekici olmasının nedeni aslında uzak, dokunulmaz ve kurgusal olmasıdır.

Hayallerinizi aşamalandırın.
Dört bir yanımızı saran böyle bir dünya karşısında ruhsal yaşantımızı en az zararla kurtarmak yine bizim elimizde. Bu sürecin ilk adımı hayallerimizi aşamalandırmak. Yüksek beklentiler, gerçekleşemeyecek istekler, ulaşılamaz arzu ve dileklerle dolu bir yaşam mutsuzluğun, umutsuzluğun, çaresizliğin hüküm sürdüğü bir mahkumiyetten başka bir şey değildir. Kişinin hayata karşı beklentileri ne derece ulaşılabilir olursa başarı o kadar yakınınızda. Hayallerinizi basamaklandırın. Her adımda hayale ulaşmak, her adımda mutluluğa ulaşmak size doyulmaz bir haz tattıracaktır. İsteklerinizi uzun bir süreye dağıtın. Böylece çabalarınızın ve çalışmalarınızın sonuçlarını almak için daha rahat olacaksınız. Bu rahatlık size gerçek performansınızı ortaya koymanızı, daha verimli sonuçlar almanızı sağlayacaktır.

Uzman Psikolog Melisa Küçük Dedeoğlu / www.bodrumpsikologu.com


Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

İlginizi Çekebilir

Bodrum’un iki zorlu yanı ergen ve ebeveyn olmak….

  ***Uzman Psikolog Melisa Küçük Dedeoğlu*** ***www.bodrumpsikologu.com*** Ergenlik hepimizin de yakından bildiği ...