ORTACA-SARIGERME-DALAMAN DOĞAL SİT ALANLARI KORUMA STATÜSÜ DEĞİŞTİ

ORTACA-SARIGERME-DALAMAN DOĞAL SİT ALANLARI KORUMA STATÜSÜ DEĞİŞTİ
DR. EŞREF ATABEY
Jeoloji Yüksek Mühendisi / Tıbbi Jeoloji uzmanı/Yazar
Ortaca-Sarıgerme-Dalaman kıyıları 1. 2. Ve 3. Derece Doğal Sit alanlarına ait koruma statüsü, yeni koruma ilke kararlarına göre, “Kesin Korunacak Hassas Alan”, “Nitelikli Doğal Koruma Alanı’’, ‘’Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı” olarak revize ve tescil edilerek değiştirilmiştir.
ÖNCEKİ KORUMA STATÜSÜ
Ortaca-Dalaman kıyıları Muğla Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 11.07.2003 tarihinde 1. 2. ve 3. Derece Doğal Sit Alanları olarak ilan edilmiştir. Muğla Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 28.04.2011 tarihinde söz konusu doğal sit alanları sayısal sınırları ile yeniden tescil etmiştir. Buna göre haritada yeşil görünen alanlar 1.Derece, sarı alanlar 2.Derece ve kahverengi alanlar ise 3.Derece doğal sit alanlarıdır. Sarıgerme’de otellerin bulunduğu alan 2.ve 3.Derece doğal sit alanı görülüyor.

Şekil 1
DOĞAL SİT ALANLARI OTEL VE TURİZM TESİSLERİNE AÇILDI
Dalaman-Ortaca kıyılarında Sarıgerme adı ile anılan plaj ve onun gerisinde tarihi bir liman yerleşmesi olan Pisilis çevresi 1987 yılında turizm yatırımlarına açılmış, 1.Derece Sit alanında ünlü otellerin yapımına geçit verilmiştir.
Burası yöredeki doğal çevreyi koruma çabalarından payını alamamış ve büyük ölçüde tahrip edilmiştir. 1988 yılında Güneybatı Anadolu kıyılarında yer alan Gökova Körfezi, Dalyan ve Köyceğiz Gölü ile Fethiye Körfezi’nin bazı bölümleri “Özel Çevre Koruma Bölgesi” içine dahil edilmesine karşın, turizm yatırımları için Dalaman Ovası kıyıları bu kapsama alınmamıştır.
1987 yılından başlayarak günümüze kadar kıyıda çok sayıda otel ve turizm tesisleri kurulmuştur.

Şekil 2
Sangerme plajı ile Osmaniye Mahallesi arasında Pisilis yerleşmesine ait kalıntılar yer almakta olup, bu eserler 1987 yılına kadar çatıları dışında büyük ölçüde ayakta kalabilmiş yapılar halinde varlıklarını koruyabilmişlerdir. Pisilis antik kenti kalıntıları üzerinde otel inşa edilmiştir.
Antik liman kenti Pisilis hakkındaki yazı için linkten ulaşılabilir. https://www.bodrumguncelhaber.com/antik-liman-kenti-pisilis/

Şekil 3
DOĞAL SİT ALANLARI STATÜSÜNDE DEĞİŞİKLİK
Doğal Sit Alanları, 1- “Kesin Korunacak Hassas Alan”, 2- “Nitelikli Doğal Koruma Alanı”, 3- “Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı” olarak sınıflandırılmıştı.
Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair 19 Temmuz 2012 tarih ve 28358 sayılı yönetmelikte 5 Mart 2022 tarih 31769 sayılı yönetmelikle yapılan değişiklikle, madencilik, baraj ve gölet yapımı, HES, RES ve GES santralleri kurulabilmenin de yolu açılmış oldu.
T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı 16 Ekim 2019 tarihli ‘’Doğal Sit Alanları Koruma ve Kullanma Koşulları İlke Kararı’’ ile kesin korunacak hassas alanlar, nitelikli doğal koruma alanları ve sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanları olarak tescil edilen doğal sit alanları için koruma ve kullanma koşulları belirlenmişti. Yeni yönetmelik değişikliğiyle bu ilke kararlarının, bazı eklemelerle hayata geçirilmiştir.
Bakanlığın ilke kararlarında; KESİN KORUNACAK HASSAS ALANLAR ile NİTELİKLİ DOĞAL KORUMA ALANLARINDA madencilik faaliyeti yapılamaz, taş, toprak, kum alınamaz, toprak, cüruf, çöp, sanayi atığı vb. malzeme dökülemez denilmekteydi. Yeni yönetmelik değişikliğinde bu koruma alanlarında madencilik yapılabileceği gibi, ilave olarak hidroelektrik, rüzgâr ve güneş enerji santralleri yapılabilecektir.
ORTACA-DALAMAN-SARIGERME DOĞAL SİT ALANLARI STATÜSÜNDE DEĞİŞİKLİK
Ortaca-Sarıgerme-Ortaca sahilleri 1. Derece doğal Sit alanlarıyken;
Muğla Ortaca ve Dalaman ilçeleri, Sarıgerme-Dalaman Kumsalı ve çevresinde yer alan Doğal Sit Alanlarına ait koruma statüsünün bir kısmının, haritada yeşil gösterilen alanar “KESİN KORUNACAK HASSAS ALAN” olarak revize ve tescil işlemi, 18.04.2022 tarih ve 5427 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile onaylanmış ve 19.04.2022 tarih ve 31814 Resmi Gazete ‘de yayımlanarak ilan edilmiştir.
Muğla Ortaca ve Dalaman ilçeleri, Sarıgerme-Dalaman Kumsalı ve çevresinde yer alan Doğal Sit Alanlarına ait koruma statüsünün bir kısmının, haritada sarı gösterilen alanlar “NİTELİKLİ DOĞAL KORUMA ALANI’’, kahverengi gösterilen alanlar ise ‘’SÜRDÜRÜLEBİLİR KORUMA VE KONTROLLÜ KULLANIM ALANI” olarak revize ve tescil işlemi, 11.03.2022 tarih ve 3168340 sayılı Bakanlık Makam Olur’u ile onaylanmış olup 30.04.2022 tarih ve 31825 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanmıştır.

Şekil 4
Doğal sit alanları statüsünde yapılan bu değişikliğe göre,
ORTACA-SARIGERME-DALAMAN SAHİLİ
a- Kesin korunacak hassas alanda
KESİN YAPI YASAĞI olmakla birlikte,
Kamu menfaati gereği zorunluluk arz eden hallerde mevcut yol güzergâhı kullanılması koşuluyla atıksu, içme suyu, doğal gaz ve elektrik hatları,
Ulusal güvenlik için zaruret arz eden tesisler,
Orman yangın yolu açılmasına, ormanların bakım ve onarımına, biyotik zararlılarla ve abiyotik (yangın, sel, fırtına) etkenlerle mücadele edilmesine yönelik çalışmalar,
Dalyan ve lagün ekosistemlerinde doğal dengenin devamlılığının sağlanması amacıyla ilgili kamu kurum görüşleri doğrultusunda ve herhangi bir yapı yapılmamak şartıyla alanın özelliğinden kaynaklanan geleneksel avcılık yöntemleriyle yapılan balıkçılık faaliyetleri yapılabilecek.
b- Nitelikli koruma alanında
Entegre tesis içermeyen tarım faaliyetleri,
Geleneksel yaşam biçiminin gerektirdiği nitelikte, entegre tesis içermeyen hayvanların barınması ve beslenmesi için gerekli olan yapılar,
Tıbbi ve aromatik bitki yetiştiriciliği,
Rekreatif amaçlı iskele ile imar planı kararıyla yapılan ve yüzer sistem kullanılan iskele,
Doğal kaynak suyunun çıkarılmasına yönelik uygulamalar,
Geleneksel balıkçılık ve kültür balıkçılığı faaliyetleri,
Ulaşım hatları ile bunların zorunlu yapıları, elektrik iletim hattı/tesisi, içme ve kullanma suyu hattı, atıksu hattı, trafo, haberleşme servisleri, açık otopark ve alanın korunmasına katkı sağlayacak arıtma tesisleri ile faaliyetlerinin özelliği ve alanın coğrafi yapısı gereği başka güzergâhtan geçirilmesi kamu menfaatiyle bağdaşmayan enerji iletim hatları,
Ulusal güvenlik için zaruret arz eden tesisler,
Yöre halkının ihtiyaçlarıyla sınırlı kalmak ve toplam yapılaşması kara alanın %2’sini geçmemek kaydıyla balıkçı barınakları,
Hidroelektrik, rüzgâr ve güneş enerji santralleri,
İçme suyu amaçlı baraj ve göletler ile tarımsal sulama amaçlı göletler,
Alanın doğal yapısıyla uyumlu, beton, asfalt gibi malzemelerin kullanılmadığı açık spor alanları, çadırlı kamp ve karavan ile günübirlik faaliyetler yapılacaktır.
c-Sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanında
Kesin korunacak hassas alanlarda ve nitelikli doğal koruma alanlarında izin verilen faaliyetlere ek olarak doğal ve kültürel bakımdan uyumlu düşük yoğunlukta faaliyetlere, tarım ve hayvancılık amaçlı entegre tesislere, hidroelektrik, rüzgâr ve güneş enerji santralleri ile turizm ve yerleşimlere izin verilen alanlardır. Bu alanda izin verilen faaliyetler, kesin korunacak ve nitelikli korunacak alan için getirilen sınırlamalara tabi olmayacaktır.
Dalaman-Ortaca sahili ‘’Sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı’’nda hidroelektrik, rüzgâr ve güneş enerji santralleri ile turizm ve yapılaşmalara, yerleşimlere izin verildiği anlaşılmaktadır.
BAKANLIKÇA HAZIRLATILAN EKOLOJİK TEMELLİ BİLİMSEL RAPORU DEĞERLENDİRME
- C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünce 2016 yılında 13 kişilik bir bilimsel ekibe hazırlatılan ‘’Muğla ili doğal sit alanlarının ekolojik temelli bilimsel araştırma projesi sonuç raporu’’nda,
‘’Doğal sit alanının genellikle Sarıgerme’ye dahil olan kısımlarındaki yerleşim yerleri ve turizm amaçlı kurulan oteller ile bu otellere ait iskelelerden oluşmaktadır. Bu yapısı itibari ile alanın tümünden doğal alan olarak söz edilemez. Alanın doğallığı özellikle modifiye alanlarda ve yerleşim yerlerinde tamamen ortadan kalkmıştır. Yerleşim yerleri ve liman bölgesinin bulunduğu alanlar ise doğal özelliğini tamamen kaybetmiştir. Modifiye alan olarak değerlendirilen bu alanın geri dönüşümü mümkün değildir’’ denilmektedir.
Söz konusu alanlar doğal sit alanı iken, yıllar öncesinden kurallar ihlal edilerek, sahile bu oteller yapılmıştır. Son ekolojik temelli incelemede ise doğallığı kaybolmuştur denilmektedir.
Bu, önce sit alanlarına bir şekilde müdahale edilmesine izin verilip, oralara tesisler, turizm adı altında oteller yapmak ve sonra 13 kişilik bir ekibe hazırlatılan ‘’ekolojik temelli bilimsel rapor’’u dayanak göstererek, sit kategorisinden çıkartma yönteminden başka bir şey değildir.
Önceki statüde oteller olmasına rağmen, 2.Derece doğal sit alanı olan yerleri, inceleme ekibi bu nitelikli koruma alanına bile sokmadan tamamen turizm tesislerine açılması için statüyü değiştirmiştir.
Bundan sonraki yıllarda da kesin korunacak alanlarda bir takım tesislere izin verilerek, bu alanlar da zamanla kesin korunacak alan olmaktan çıkartılacaktır.
Doğal sit alanına müdahale edilerek, tesisler yapıldıysa o tesisleri oradan kaldırmak çözüm olmalıdır.
Önce koruma alanına tesis yaparak, sonra o alan doğallıktan çıkmış deyip koruma statüsünden çıkartmak yöntem olmamalıdır.
Bakanlıkca hazırlatılan raporda, alansal hesaplama puanlaması yapılarak, istatistiksel hesaplamalar sonucunda 1. 2. ve 3. doğal sit alanındaki mevcut doğal, yarı-doğal, modifiye alanlar ve yerleşim yerlerine ait hesaplanan AHP değerleri ‘’Doğal, yarı-doğal ve modifiye alanlarının “NİTELİKLİ DOĞAL KORUMA ALANLARI”, yerleşim yerlerinin ise “SÜRDÜRÜLEBİLİR KORUMA VE KONTROLLÜ KULLANIM ALANLARI” özelliği gösterdiği bulunmuş.
Önce sit alanlarına bir takım müdahalelerle tesisler yapılarak alanın doğallığı bozulup, sonra da bir takım puanlamalarla sit kategorisinden çıkartmanın doğru olmadığını, ihlalin ortadan kaldırılarak doğallığın korunması gerektiğini belirtmeliyim.
Nitekim ekolojik temelli raporda ‘’Doğal alanların kendi haline bırakılırsa kendini yenileyebilme ve klimaksa ulaşma yeteneği oldukça fazladır. Yarı-doğal alanların kendi kendini yenileyebilme yeteneği küçük müdahalelerle mevcuttur’’ denilmektedir.
Bu yöntemle devam edilirse, 1. 2. 3. Derece sit alanları nasıl ki, şimdi kesin korunacak, nitelikli ve sürdürülebilir koruma alanlarına dönüştürüldüyse, bu şekilde bir takım tesislere açılan alanlar da, sonraki yıllarda bu niteliğini kaybedecek ve sonunda Ortaca-Sarıgerme-Dalaman sahilinde koruma alanı diye bir alan olmayacaktır.
Söz konusu alana ait “Nitelikli Doğal Koruma Alanı ve Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı” olarak revize ve tescil edilmesine dayanak oluşturan Ekolojik temelli raporda, jeolojik, arkeolojik (örneğin Pisilis Antik kenti dikkate alınmamıştır), jeomorfolojik, tarımsal ve kültürel, doğa tehlikeleri yönüyle değerlendirmelerin yer almadığı görülmektedir.
Sadece ekolojik temelli fauna ve flora dikkate alınarak puanlama yapılmış ve bu puanlamalara göre alanlar büyük ölçüde koruma statüsünden çıkarılmıştır.
Koruma alanında Kritik türlerden flora, balıklar, iki yaşamlılar, sürüngenler, kuşlar, memeliler ve böcekler bulunur. Ekolojik temelli puanlama yapılsaydı raporda yer alan Kritik türlere göre, Sarıgerme’de Pisilis antik kentinin bulunduğu alan ile Sarı Çayı’n denize kavuştuğu sulak alanlar “SÜRDÜRÜLEBİLİR KORUMA VE KONTROLLÜ KULLANIM ALANLARI” diye önerilen alanlar ‘’KESİN KORUNACAK HASSAS ALAN’’ olması gerekirken, bu durum göz ardı edilmiştir.

Şekil 5
Oysa biliyoruz ki,
Dalaman Çayı’nda su taşkını yaşandığı, Dalaman-Ortaca-Sarıgerme sahili jeolojik yapısı dolayısıyla en yüksek tsunami riski altındadır. Koruma alanları statü değişikliğine temel oluşturan ekolojik temelli konularda bu husussun dikkate alınmadığı görülmektedir.
Kıyı Kanunu, ‘’Madde 5-Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Kıyılar, herkesin eşit ve serbest olarak yararlanmasına açıktır. Kıyı ve sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir. Kıyıda ve sahil şeridinde planlama ve uygulama yapılabilmesi için kıyı kenar çizgisinin tespiti zorunludur’’.
Sit alanlarında statü değişikliğine dayanak oluşturan ve bu vesileyle bir takım tesislerin yapılmasının önünü açan, Bakanlıkca hazırlatılan ‘’Ekolojik temelli bilimsel rapor’’da bu kıyı çizgisi tespiti ve kanun maddesi dikkate alınmamıştır.
DALAMAN-ORTACA SAHİLİ DOĞAL KORUMA ALANINDA TSUNAMİ RİSKİ
Tarihsel kayıtlara bakıldığında Ege Denizi ve Akdeniz kıyılarına yakın karada ve deniz tabanında olacak 7 üzeri büyüklüğünde depremlerde kıyılarda tsunami olma olasılığı yüksektir. Girit Adası’nın kuzeydoğusu ile Türkiye’nin Güney Ege sahilleri yüksek risk altındadır. Dalaman-Ortaca-Fethiye sahili çok yüksek riskli tsunami olma olasılığı kıyılardır.
Dalaman ve Ortaca sahillerinde çok yüksek tsunami riski bulunmaktadır. En yıkıcı tsunami hasarı kıyıdan 1 km içerilerde kara üstlerinde de olabilmektedir. Deniz seviyesine olan yüksekliğe bağlı olarak tsunaminin etki alanı değişmektedir.
Dalaman şehir merkezi kıyıdan 5 km içeride Dalaman deltası üzerinde olup, hemen hemen tüm ovada yerleşim görülmektedir. Sarıgerme kıyısında turistik oteller yer almaktadır.
Dalaman Uluslararası Havaalanı pisti, kıyıda kumsaldan itibaren başlamakta, tesisleri kıyıdan 3 km içeride ve denizden yüksekliği 3 metreyi bulmaktadır. SİT alanı değişikliğiyle Dalaman sahilinde bundan sonra kurulacak olası turizm tesisleri, hatta uzun zamandan beri Acısu ile Camuzoturağı arasında inşa edilmesi düşünülen yat limanı, deniz otobüsü yanaşma yerleri ve kruvazör liman tesisleri olası tsunamiden etkilenecektir. En çok hasara uğrayacak olan, can ve mal kaybının yaşanacağı alanlar olacaktır.
Doğal Sit değişikliğinin yapıldığı alanlar, Afrika-Arap levhası ile Anadolu levhasının birleşme sınırında kuzey Helenik yayı ve Akdeniz’in en derin çukurunun kuzeydoğu ucunda yer almaktadır.
Dalaman sahilini etkisi altına alacak olan tsunami dalgalarının yüksekliğinin 10 metreyi aşması durumunda kıyıdaki mevcut oteller, bu SİT alanı değişikliğine dayanarak inşa edilecek olan turizm tesisleri, bir takım yerleşimler ve tesislerde kaçınılmaz bir sonu yaşatacaktır. Sarıgerme-Dalaman sahil şeridi ve Dalaman Uluslararası Havaalanı tsunamiden etkilenebilecek kıyı alanlarıdır.

Şekil 6

Şekil 7
Dalaman-Ortaca-Sarıgerme sahilinde olası bir tsunami etkisi can kaybıyla sonuçlanabilir. Çünkü mevcut oteller tsunaminin etkileyeceği kadar deniz kıyısındadır.
Dalaman-Ortaca-Sarıgerme sahili doğal koruma alanında yapılan değişikliğe bağlı turizm amaçlı otel, tesis yapıldığında, olası tsunamiden kaynaklı ziyaretçilerin hayatlarını kaybetmeleri durumunda, tesislere izin verenler de, inşa edenler de sorumlu olacaklardır.
Bir bilim insanı ve bir mühendis olarak olabilecek doğa tehlikelerini önceden kestirip, halkı ve yetkilileri uyarmak görevimdir.
Dolayısıyla Dalaman-Ortaca-Sarıgerme sahilindeki doğal sit alanında yapılan değişiklik iptal edilerek, kesin korunacak hassas alan ilan edilmelidir.
Sonuç olarak Bakanlığın görevlendirdiği İnceleme Ekibinin bilimsel verilere göre değil, gözlemlerine göre doğal sit alanı statüsünde değişiklik önerisinde bulundukları anlaşılıyor.
Kaynaklar
Eşref Atabey. 2023. Antik Liman Kenti ‘’Pisilis’’. https://www.bodrumguncelhaber.com/antik-liman-kenti-pisilis/
Eşref Atabey. 2021. Yer kökenli Tehlikeler. Doğa ve Antropojenik Tehlikeler-1, Sarmal
Kitabevi. 151s. 1.Baskı, Mayıs 2021. İstanbul. ISBN 978-625-7647-39-7.
Eşref Atabey. 2021. İklimsel ve Biyolojik Tehlikeler. Doğa ve Antropojenik Tehlikeler-2,
Sarmal Kitabevi. 231s. 1.Baskı, Mayıs 2021. İstanbul. ISBN 978-625-7647-41-0
Atabey, E. 2020. Deprem ve Tsunami. Asi Kitap 83, Araştırma 55, 309s. ISBN: 978-605-
7760- 14-2. İstanbul.
Eşref Atabey. 2003. Kıyılarımızı bekleyen doğal bir afet: Tsunami. JMO Mavi Gezegen. S:
- 21-23.
Eşref Atabey. 2005. Dalaman (Muğla) kıyılarında tsunami riski var. Cumhuriyet Bilim
Teknik Dergisi, sayı: 937, 5 Mart-2005.
Eşref Atabey. 2020. Muğla kıyılarında tsunami riski yüksek.
https://www.bodrumguncelhaber.com/dalaman-ortaca-fethiye-kiyilarinda-cok-yuksek-riskli/
Eşref Atabey. 2013. Muğla ili Tıbbi jeolojik Unsurları ve Halk sağlığı. Muğla Belediyesi
yayını-13.
- C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü. 2016.
Muğla ili doğal sit alanlarının ekolojik temelli bilimsel araştırma projesi.



