DR. EŞREF ATABEYFLAŞ HABER

TÜRKİYE’DE FLORÜRLÜ İÇME SULARI VE FLOROZİS VAKALARI

TÜRKİYE’DE FLORÜRLÜ İÇME SULARI VE FLOROZİS VAKALARI

 

 

DR.EŞREF ATABEY

Jeoloji Yüksek Mühendisi / Tıbbi Jeoloji uzmanı

 

 

İçtiğimiz suda farklı oranlarda flor (florür) elementi bulunur. Florür, özellikle kemik ve diş yapısı için yararlıdır. Ancak, uzun süreli litrede 0,5 mg’dan az ya da litrede 1,5 mg’dan fazla içme suyu ile florür alındığında insan ve hayvan sağlığını olumsuz yönde etkiler. Litresinde 1,5 mg florür bulunan içme suları sürekli tüketildiğinde dişlerde testere dişi gibi kahverengi lekelenmelere, iskelet ve eklemlerde bozukluğa, kamburlaşmaya, hatta ölüme yol açabilir.

 

İÇME SUYUNDA FLORÜR VE SAĞLIĞA ETKİLERİ

 

Dünya Sağlık Örgütü içme suyunda florürün en yüksek limit değerini litrede 1,5 miligram olarak belirlemiştir [1]. Ülkemizde geçerli olan içme suyu standartlarına (TSE-266) ve Sağlık Bakanlığı’nca çıkartılan “İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik”e (17. 04. 2005 tarih ve 25730 sayılı Resmi Gazete) göre izin verilen florür düzeyi litrede 1,5 mg’dır.

 

Bir litre içme suyunda florürün hiç olmaması (sıfır) durumunda: Sınırlı gelişim ve doğurganlıkta bozulma olur.

Bir litre içme suyunda 0,0-0,5 mg arası florür olması durumunda: Diş çürümesi olur.

Bir litre içme suyunda 0,5-1,5 mg florür olması durumunda: Diş sağlığını artırır; diş çürümesini önler.

Bir litre içme suyunda 1,5-4,0 mg florür olması durumunda: Diş florozisi-hareli dişler olur.

Bir litre içme suyunda 4,0-10,0 mg florür olması durumunda: Diş florozisi, iskelet florozisi olur.

Bir litre içme suyunda 10,0 mg’dan fazla florür olursa: Sakat bırakan florozis hatta ölüm olur.

[2, 3, 4].

 

Florozisin tipik belirtileri; diş florozisi veya diş minesinin lekelenmesi ya da hareli yapı kazanması, eklem hareketsizliği, bacakta çarpıklaşma, belkemiği ile ilgili kamburlaşma gibi dış görüntüler içeren değişik oluşumları içerir. Çocuklarda beslenme eksikliği ile birleşen florozis, kemikte şiddetli bozulmalara neden olabilir [2, 4].

 

Çeşitli nedenlerle vücudumuza aldığımız flor elementinin gereken günlük optimal dozu aşıldığında, aşılan fazla dozun miktarına göre vücutta çeşitli sistemik etkiler ortaya çıkmaktadır. Bunlardan en yaygını florozistir. İleri evrelerinde flor alımının şiddetine göre değişen diş minelerindeki şiddetli renk koyulaşması ve iskelet bozukluklarına yol açan florosiz hastalığı, ilk olarak kriyolit tesislerinde çalışan işçilerde tanımlanmıştır [2, 4].

Şekil 1

[2]

Şekil 2

[2]

Şekil 3

[2, 5]

 

FLOROSİZ HASTALIĞININ BELİRTİLERİ

 

Florosiz hastalığının belirtileri diş minelerinde anormal renk değişimleri, iskelette romatizmayı andıran ağrılar, omur ve kaburgaların hareketlerinde sıkıntılar, nefes darlığı şeklinde açığa çıkarken, sinir sistemi bozuklukları, kanda eritrosit miktarının azalması, kas hücreleri ve sperm yapısında bozukluk ve iştahsızlık şeklinde de ortaya çıkmaktadır [6].

 

Florozis hastalığının belirtilerinin ortaya çıkış nedeni gerek fosfatlara ve gerekse anaerobik glikoz ile kalsiyum fermantasyonunu engellemesi, kanda kalsiyum oranının düşmesine ve bunun sonucu olarak da fosfat oranına bağlı artışına neden olmaktadır. Bu süreçte çözünürlüğü çok düşük olan florapatit kanda kemiklerde depolanmaktadır. Fermantasyonun değişimi kan şekerinin artmasına, kasların rahatsızlanmasına ve tüm bunların sonucu olarak da tüm sağlık sisteminin bozulmasına yol [6].

 

Dişlerde flor artışı, tükürükte pH yükselmesine neden olmakta, oluşan bazik ortamda, dişlere yerleşmiş olan flor iyonları serbest kalmakta, yapabileceğinden çok daha fazla zehirleyici etki yapmakta sonuçta diş minesi önce grileşmekte gittikce sararıp, en sonunda diş kararmakta ve çürüyüp dökülmektedir [4, 7].

 

Kemiklerdeki değişmeler, kalınlaşma, deformasyon ve çeşitli yumruların oluşması şeklinde ortaya çıkabilmektedir. Bütün bu değişimler çok uzun bir sürede (2-5 yıl) ortaya çıkabilmektedir. Belirtiler röntgen çekimlerinde anlaşılabilir. En fazla etkilenen leğen kemikleri, daha sonra sırasıyla omurlar, kaburgalar ile kol ve bacak kemikleridir. İskelet bozuklukları çoğunlukla protezle düzeltilmekte ancak eklemlerde oluşan kasılma ve kemiklerdeki kalınlaşma ve sertleşmeler kalıcıdır [1, 4].

 

Florun bir diğer etkisi de florit tozlarının zehirleyici etkisidir. Bu tozlar konusunda değişik görüşler vardır. Saf florit tuzları oldukça zararsızdır. Ancak sindirim sistemine giren florit, var olan klor iyonlarıyla reaksiyona girerek, tehlikeli çift tuzlar oluşturur. Florit ve kuvars tozlarının karışımı fibrojen tozlardan sayılmaktadır. Etkisi, kuvarsın vücuttan atılmasını engelleyen Florür içeriğinin iltihaplanmaya yol açması ve zehirleyici etkiyi arttırması şeklinde açıklanmaktadır.

 

TÜRKİYE’DE FLORÜRLÜ İÇME SULARI VE FLOROZİS VAKALARI

 

Florit cevherleşmesinin bulunduğu ve yer altı suyu florür derişimi sınırın üstünde (sınır 1,5 mg/l) olan, Türkiye’deki florozis belirlenen bölgeleri; Kırşehir ili Kaman ilçesi İmancı, Bayındır ve Yeniyapan köyleri, Çiçekdağı ilçesi Pöhrenk köyü, Akpınar ilçesi Karaova köyü, Nevşehir Ürgüp ilçesi Sarıhıdır köyü, Hacıbektaş ilçesi Karaburna ile Killik köyü, Isparta il merkezi, Deregüme ile Yakaören köyleri, Güllü köyü (Eşme-Uşak), Ağrı Doğubayazıt Gökçekaynak köyü, Van Çaldıran ilçesi, Eskişehir Beylikova Kızılcaören köyü olarak saptanmıştır. Bunlar arasında, Doğubeyazıt, Çaldıran, Tendürek volkanı çevresi içme suları, Nevşehir ilinde bazı yerleşim yerleri, Kaman’a bağlı bazı köylerin içme suları, Isparta merkeze bağlı Deregümü ve Yakaören köyleri, Eskişehir Beylikova ilçesi Karacaören içme sularının florür yönünden sağlık riski oluşturmaktadır [1].

 

Şekil 4

Şekil 5

 

Kaynaklar

[1] WHO. 1996. Trace Elements in human nutrition and health, Geneva.

[2] Atabey, E. 2010. Türkiye’de İçme Suyunda Flor ve Etkileri, MTA Yerbilimleri ve Kültür Serisi: 9, 100s. ISBN: 978-605-4075-80-5.

[3] Eşref Atabey. 2021. Elementler ve Sağlık, Sarmal Kitabevi. 491s. 1.Baskı, Mayıs 2021. İstanbul. [ISBN 978-625-7647-42-7

[4] Dissanayake, C. B. 1991. The fluoride problem in the groundwater of Sri Lanka-Environmental Management and Health. Int. J. Environ. Stud. 38, 137-156.

[5] Finkelman, R. B., Skinner, H. C. W., Plumlee, G. S. ve Bunnell, J. E., 2001. Medical Geology. Geotimes, 20-23.

[6] Susheela, A. K. 2000.A treatesaon florosis.19-22.

[7] Oruç, N. 2008. Endemik florozise iki ayrı örnek: 1-Türkiye’de yüksek düzeyde florürlü kaynak suları, 2-Çin’de fluorürce zengin kömür yakılması, Uluslararası Katılımlı Tıbbi Jeoloji Sempozyumu Kitabı, 103-105. (Ed. E. Atabey). ISBN: 978-975-7946-33-5.

 

 

 

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu