ÇEVRE - DOĞADR. EŞREF ATABEY

KÜRECİK BARAJI VE SULAMASI PROJESİ ÇEVRESEL VE SOSYOLOJİK ETKİLERİ

KÜRECİK BARAJI VE SULAMASI PROJESİ ÇEVRESEL VE SOSYOLOJİK ETKİLERİ

 

 

DR. EŞREF ATABEY

Jeoloji Yüksek Mühendisi / Tıbbi Jeoloji uzmanı

 

 

DSİ 9. Bölge Müdürlüğü tarafından Malatya, Akçadağ ilçesi, Kepez Mahallesi sınırları içerisinde, Dipsiz Çayı üzerinde gerçekleştirilmesi planlanan “Kürecik Barajı ve Sulaması Projesi”nin hammadde ihtiyacının karşılanması amacıyla; 1 adet kil, 1 adet kum-çakıl malzeme ocağı ve 3 adet kireç taşı/kaya malzeme ocağı Kaya-1, Kaya-2 ve Kaya-3 ile rezervuar alanı içerisinde kurulması planlanan; kırma-eleme, yıkama-eleme ve hazır beton üretim tesislerinin işletilmesi çalışmalarını kapsayan proje planlandığı, 20.10.2023 tarihli Nihai Proje Tanıtım Dosyasının Malatya Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü WEB sayfası ÇED duyuruları arasında 6.11.2023 tarihinde ilan edildiği görülüyor.

Toplam 24,70 hektar alanda ÇED izin alanı, 266.000 ton/yıl kapasiteli kırma-eleme tesisi, 110.000 ton/yıl kapasiteli yıkama-eleme tesisi ve 9,63 ton/saat (3,61 m3/saat) kapasiteli hazır beton tesisi için entegre hazırlanan 25 Mart 2022 tarihli bundan önceki ÇED başvuru sürecinde,

‘’Malatya Büyükşehir Belediye Başkanlığı Malatya Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü İşletmeler Dairesi Başkanlığı’nın 15.04.2022 tarihli kurum görüşünde;

Gölet sahası aks sınırının yaklaşık 90 metre güneyinde; Akçadağ-Demirciler Mahallesine ait 1,5 lt/sn debiye sahip içme suyu amaçlı keson kuyunun,

Kürecik Gölet Rezervuar sınırları içerisinde; Akçadağ-Kepez Mahallesi yeni yerleşim yerine ait 5 lt/sn debiye sahip içme suyu amaçlı keson kuyu,

Akçadağ-Güneşli Mahallesine ait 5 lt/sn debiye sahip içme suyu amaçlı keson kuyunun kaldığı ve bahse konu keson kuyulardan yaklaşık 2000 kişinin içme ve kullanma suyu ihtiyacı karşılandığı belirtilerek, proje kapsamında yapılacak kazıların etkisi sonucu zeminde oluşacak hareketlerle yeraltı ve yüzey sularının olumsuz etkileneceği, ayrıcı su kaynaklarını besleyen havzalarda iş makinası ile yapılacak çalışmaların mevcut su kaynaklarının akış yönünü değiştireceği ve debilerini olumsuz etkileyeceği ve bu doğrultuda da faaliyetin uygun görülmediği dile getirildiği’’ şeklinde sürecin sonlandırılması uygun mütalaa edildiği görülüyor,

Ancak, proje sahibince, içme suyu amaçlı keson kuyunun deplase işlemlerinin gerçekleştirileceği ve gerekli olması halinde isale hatlarının yenileneceği taahhüt edilerek ilk başvuru ÇED alanlarında ve kapasitelerinde herhangi bir değişiklik olmaksızın Nihai Proje Tanıtım Dosyasının tekrar sunulduğu belirtiliyor.

 

GELİNEN AŞAMADA SULAMA BARAJINA İHTİYAÇ KALMAMIŞTIR

 

Raporda, ‘’Kürecik Göleti ve Sulaması Projesi ile brüt 333 ha olan tarımsal alan basınçlı – borulu sulama sistemi ile modern bir sulama olanağı ile tanışacak, birim alandan elde edilecek önemli tarımsal gelir artışı ile başta yöre çiftçisi olmak üzere, bölge ekonomisi ve sonuçta ülke ekonomisi adına önemli sayılabilecek katkılar sağlanacaktır’’ diye söz ediliyor.

Bu tür ifadeler, hazırlanan tüm ÇED raporlarında tekrarlanan klasik söylemler olup, yöre halkını yanıltmaya iknaya yönelik ifadelerdir.

Proje için 264 dönüm tarlanın kamulaştırılması planlanmış. Bu durum barajın sulama amacına aykırı. Bir taraftan sulamadan bahsediliyor, diğer yönden sulanacak topraklar ortadan kaldırılıyor.

Kürecik Göleti, Dipsiz Çayı üzerinde talvegten yüksekliği 26,50 metre ve 1.361.680 m3 aktif hacimde, tamamlama süresi 5 yıl hesaplanmış. Bu durumda göletin 2030 yılından önce faaliyete geçmesi düşünülmüyor.

Günümüzde önceki yıllara göre tarımla uğraşan genç nüfus azalmış, uğraşanların da yaş ortalaması 60 dolayıdır. Tarımsal girdi maliyetleri artmış, gelir azalmıştır. Bazı tarlalar miras yoluyla bölüşülerek alanı daralmış, ortada gelir getirecek toprak parçası küçülmüştür. Mevcut durum böyleyken iyimser tahminle 5-6 yıl sonra barajın tarımsal sulamayla ekonomiye katkısının olacağını belirtmek, gerçekçi olmamaktadır.

 

Şekil 1

 

Şekil 2

 

Şekil 3

 

 

YERLEŞİM YERLERİNE MESAFELER

 

Raporda,1 Şubat 2023 tarihinde Çevre İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce yer incelemesi yapıldığı, tutulan tutanakta malzeme ocaklarının en yakın yapıya mesafeleri 60-65, 15-160 metreler gibi yaklaşık ve aralıklı rakamlarla belirtildiği, bu durumda yerinde mesafe ölçümü yapılmadığı anlaşılıyor. Yer incelemesinin ve İnceleme Tutanağının Bakanlık yetkilileri tarafından yapılması gerekirken, ÇED firması ile Müşavir firma yetkilisi tarafından tutanağın doldurulduğu ve imzalandığı görülüyor. Bu işin ciddiyetten ne kadar uzak olduğunu gösteriyor.

 

Şekil 4

 

Şekil 5

 

En az 10 metre derinliğinde geniş ve uzun bir çukur oluşacaktır. Malzeme alımı şev stabilitesi ve yer altı suyu dengesini bozacağından, göçme ve heyelan olması muhtemeldir. Yakınındaki bahçeler ve evler zarar görür.

 

Şekil 6

 

Kireçtaşı ocakları su deposu olan kireçtaşı kayaları ortadan kaldırılır. Tehlike saçan devasa çukurlar oluşur.

 

ARAZİ KULLANIMI

 

Proje alanında toplam 264.700 m2 yani 264 dönüm diğer bir ifadeyle 26,47 hektar alan tarım arazisi olup, 4650 sayılı Kamulaştırma Kanunu çerçevesinde kamulaştırılacak. Kürecik’te 264 dönüm arazi daha tarım dışı bırakılacaktır.

Kireçtaşı-1 ocağı içinde 27.700 m2 27.7 dönüm

Kireçtaşı-2 ocağı içinde 46.000 m2 46 dönüm

Kireçtaşı-3 ocağı içinde 44.500 m2 44.5 dönüm

Kil ocağı içinde 44.600 m2 44.6 dönüm

Kum-çakıl ocağı içinde 96.600 m2 96.6 dönüm

Rezervuar alanı içinde 5000 m2 5 dönüm

Tarım arazisi kullanılacağından, kamulaştırılacaktır.

 

4650 sayılı Kamulaştırma Kanunu çerçevesinde vatandaşların sahip olduğu tarım topraklarına el konulacağı anlamına gelmektedir.

3.7.2005 tarihli Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu Madde 25- gereğince ‘’Tarım arazileri, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda belirtilen izinler alınmadan tarımsal amaç dışında kullanılmak üzere plânlanamaz’’.

 

MALZEME OCAKLARI

 

Projenin malzeme ihtiyacı için 1 adet kil ocağı, 1 adet kum-çakıl ocağı ile 3 adet kireçtaşı ocağı planlanmış.

 

Kil Malzeme Ocağı

 

Kepez Mahallesi sınırları içerisinde MAPEG tarafından 3416729 Erişim Ruhsat numarası ile 4,39 hektar alana 23.11.2021 tarihinde (5 yıl süreyle) Hammadde Üretim İzni verildiği, 4,39 ha ÇED Alanı içerisinde 0,27 hektar bitkisel toprak depolama alanı belirlenmiş.

 

Malzeme ocağı üzerinde 30 cm kalınlığına ulaşan bitkisel toprak örtüsü bulunmakta. Mevcut durumda taban kotu 1614 metre, üretim sonrasında taban kotu ise 1611,5 m olacağı bu durumda 2.5 metre derinliğinde bir çukur oluşacağı anlaşılıyor. Ocak alanında oluşacak boşluk ve çukurlar suyla dolacak ve göl oluşacaktır.

Rezerv alanı: 43.900 m2

İşletme derinliği: 2.5 metre

Rezerv: 277.667 ton

Kamulaştırma: 44.600 m2

 

Kum-Çakıl Malzeme Ocağı

 

Kürecik Göleti Rezervuar alanı içerisinde yer alır. 9,56 ha alanı kapladığı, rezervuar alanı maksimum su seviyesi ile kret kotu altında kaldığı için; Maden Yönetmeliği’nin Madde 52- (7) hükmü gereği ruhsat veya hammadde üretim izni alınması gerekmediğinden İzin Başvurusunun yapılmadığı, çıkarılan malzemenin ticarete konu edilmeyeceği belirtiliyor. Çakıl ve kum yıkama suyu için 2 gözlü “Çökeltme Havuzu” planlanmış. Kirli suyun dereye deşarjı söz konusu olmadığı belirtiliyor. Ancak bunun nasıl denetleneceği belli değil.

Rezerv alanı: 95.600 m2

İşletme derinliği: 2.5 metre

Rezerv: 638.130 ton

Kamulaştırma: 96.600 m2

 

Kireçtaşı-1 Malzeme Ocağı

 

Kepez Mahallesi sınırları içerisindeki ocak için MAPEG tarafından 3418907 Erişim Ruhsat numarası ile 2,32 hektarlık alana 06.01.2022 tarihinde (5 yıl süreyle) Hammadde Üretim İzni verildiği, alan içerisinde 0,15 hektar pasa depolama alanı ve 0,10 hektar bitkisel toprak depo alanı belirlendiğinden bahsediliyor. 266.000 ton malzemenin çıkarılması planlanmış. Basamak şev açısı 60o -75o olacağı, 1599 metre tavan kotundan olup, 1589 metreye inileceği ve 10 metre derinliğinde çukur oluşacak.

 

Rezerv alanı: 23.200 m2

İşletme derinliği: 10 metre

Rezerv: 617.120 ton

Pasa miktarı: 7.980 ton/yıl

Kamulaştırma: 27.700 m2

ANFO patlayıcı:34.909 kg/yıl yaklaşık 35 ton,

Dinamit: 880 kg/yıl hesaplanmış.

 

Kireçtaşı-2 Malzeme Ocağı

 

Kepez Mahallesi sınırları içerisindeki ocak için MAPEG tarafından 3418901 Erişim Ruhsat numarası ile 4,20 hektar alana 06.01.2022 tarihinde (5 yıl süreyle) Hammadde Üretim İzni verildiği, alan içerisinde 0,26 hektar pasa depolama alanı ve 0,17 hektar bitkisel toprak depo alanı belirlendiğinden söz ediliyor. 359.100 ton malzemenin çıkarılması planlanmış. Basamak şev açısı 60o -75o olacağı, 1598 metre tavan kotundan olup, 1588 metreye inileceği ve 10 metre derinliğinde çukur oluşacak.

Rezerv alanı: 42.000 m2

İşletme derinliği: 10 metre

Rezerv: 1.117.200 ton

Pasa miktarı: 10.773 ton/yıl

Kamulaştırma: 46.000 m2

 

Kireçtaşı-3 Malzeme Ocağı

 

Kepez Mahallesi sınırları içerisindeki ocak için MAPEG tarafından 3418898 Erişim Ruhsat numarası ile 4,03 hektar alana 06.01.2022 tarihinde (5 yıl süreyle) Hammadde Üretim İzni verildiği, alan içerisinde 0,25 hektar pasa depolama alanı ve 0,17 hektar bitkisel toprak depo alanı belirlendiğinden bahsediliyor. 359.100 ton malzemenin çıkarılması planlanmış. Basamak şev açısı 60o -75o olacağı, 1610 metre tavan kotundan olup, 1601 metreye inileceği ve 10 metre derinliğinde çukur oluşacak.

 

Rezerv alanı: 40.300 m2

İşletme derinliği: 10 metre

Rezerv: 1.071.980 ton

Pasa miktarı: 10.773 ton/yıl

Kamulaştırma: 44.500 m2

Kaya-2 ve Kaya-3 malzeme ocaklarında ayrı ayrı uygulanacak patlatma ANFO: 47.604 kg/yıl yani 47,5 ton,

Dinamit: 1200 kg/yıl hesaplanmış.

 

MALZEME OCAKLARI İLE MORFOLOJİK YAPI BOZULUR VE EROZYON OLUR

 

Taş ocağı eğimli bir topoğrafyadadır. Faaliyet ile alanın kaya kütleleri kaldırıldığından morfolojik yapısı bozulur bitki örtüsü yok edildiğinden, çıplak kalan ve özelliğini kaybetmiş eğimli zemin, yağmur suları ve buzlanmayla daha çabuk parçalanır, ufalanır, aşınan malzeme sellerle taşınarak erozyona yol açar.

 

PASALAR (ARTIKLAR)

 

Projede oluşacak atıklar da (pasalar) asit oluşumu göstermeyeceğinden inert atık kategorisinde değerlendirilmiş. Kireçtaşı kayaları içinde demir, mangan, silis, arsenik, kurşun, çinko gibi metalik mineraller bulunabilir. Kurşun, arsenik toksik elementtir. Demir tozu siderosiz, silis tozu silikozis akciğer hastalığına neden olur. Ayrıca tozların meyve ve sebze bahçelerine, çiçeklerin döllenmelerine olumsuz etkisi vardır. Dolayısıyla kireçtaşı kayaları tozu inert kabul edilemez. Kireçtaşı malzemesi bu yönüyle incelenmediği anlaşılıyor.

 

BİTKİ ÖRTÜSÜNE ETKİSİ

 

Ocak alanlarındaki bitki örtüsü tahrip edilecektir. Bitki örtüsünün olmadığı yerde, yağmur suları tutulamaz, suyun toprağa süzülüşü olmaz, alanda erozyon hızlanır, yer altı suyu yok olur.

Ağacın bir adet yaprağı 1 saat içerisinde ortalama 5 mililitre oksijen üretmektedir. Bir hektar iğne yapraklı orman yılda 30 ton oksijen üretmektedir.

Ağaçlar “Dünyanın ciğerleri” olarak bilinir. Karbondioksitin depolanmasında ve oksijen üretiminde, toprağı dengelemede ve hava sıcaklığını, nemi ve taşkınları azaltmada kilit rol oynarlar.

Ağaçlar, oksijen üretirken, liflerinde karbondioksit depolayarak havayı temizler. Karbondioksitin sera etkisini azaltarak iklim değişikliğine olumlu etki yapar.

Bir ağaç, gezegenimizdeki tüm canlılar için temel bir yaşam sağlama yeteneğine ve soluduğumuz havayı daha sağlıklı hale getiren karbondioksit gibi zararlı gazları giderme gücüne sahiptir.

Orman alanındaki taş ocağı, yerel iklim ve mikro klimasında değişimlere yol açacak, topraktaki canlıların yok olması, nemli ve verimli toprağın kaybı ile abiyotik minerallerin, faunanın etkilenmesi, toprak suyunun kaybıyla ağaçların büyümeleri olumsuz etkilenecektir.

Dağlık ve tepelik arazideki ormanlar ve bitkiler su da üretirler. Yere düşen yağış, gözenekli orman toprağından sızarak ana kaya çatlak sistemine, oradan da kaynaklara, derelere ve yer altı suyuna ulaşır. Taş ocaklarıyla bu sistem zarar görür.

 

TOPRAK VE TARIMA ETKİSİ

 

Gölet yapımı için çok sayıda tarım arazisi kamulaştırılacaktır. Kamulaştırılacak tarım arazileri aşağıdaki krokilerde belirtilmiştir.

Kayaçların yüzeyi toprakla kaplıdır. Toprak bir canlı varlıktır. Bünyesinde mikroorganizmalar, solucanlar, bakteriler bulunur ve toprağın oksijenli, havadar kalmasını ve besince zenginleşmesini sağlarlar. Toprağın ana maddesi kayaçlardır. Kayaçlar olmazsa toprakta, bitkilerde, su da olmaz. Taş ocağıyla kayalar yerlerinden kaldırıldığı için çevresindeki toprak oluşumu da durur. Tarım alanlarında toprağın nemi azalır ve toprak kurur; tarımsal faaliyette ve içme amaçlı kullanılan yer altı suyu azalır; kuyuların su seviyeleri düşer; açılacak ocak bitişiğindeki meyve ağaçları kurur.

 

BİTKİSEL TOPRAK

 

Kil ocağında yıllık sıyrılacak bitkisel toprak miktarı yılda: 21.072 ton

Kireçtaşı-1 Ocağından yıllık sıyrılacak bitkisel toprak miktarı yılda: 7.424 ton

Kireçtaşı -2 Ocağından yıllık sıyrılacak bitkisel toprak miktarı yılda: 13.400 ton

Kireçtaşı -3 Ocağından yıllık sıyrılacak bitkisel toprak miktarı yılda: 12.896 ton

Toplam sıyrılacak bitkisel toprak miktarı yılda 54.792 ton, 5 yılda ise toplam 273.960 ton bitkisel toprak sıyrılacak.

 

Bitkisel toprak sıyrılarak bir alanda stoklanmasıyla toprağın kimyasında ve biyolojik yapısında değişiklik olur, atmosferik şartlar, yağmur, kar, buzlanma, sıcaklık gibi nedenlerle toprak özelliğini kaybeder.

 

 

HİDROJEOLOJİ, HİDROLOJİ, YER ALTI SUYUNA ETKİSİ

 

43 kişi su tüketimi günde 12,64 m3

yolların sulanmasında günde 56 m3,

Patlatmada günde 0,69 m3,

pulvarizasyonda günde 0,51 m3,

pasa depolamada günde 9,9 m3,

yıkama-eleme tesisinde günde 47,5 m3,

hazır beton tesisinde günde 2,3 m3 su kullanılacağı bu durumda günde toplam 130 m3 su kullanılacak. 5 yılda 130x365x5= 54.750 m3 su kullanılacaktır.

 

 

Kum-çakıllı kayalar, Kireçtaşı kayaları yağmur sularını bünyesinde depolar; yakınındaki kaynakları, tarım alanlarını besler. Ruhsat alanından süzülen yer altı suları gerek yer altına süzülerek, gerekse yağışlı mevsimlerde yüzeyden derelerle yakınındaki yerleşim alanına ve su kaynaklarına ulaşır. Kayaçlar yağmur sularını depolayan tıpkı bir binanın çatısındaki su deposu gibi, birer su deposudurlar. Taş ocaklarıyla bu sistem ortadan kalkar.

Kayaların kırık ve çatlaklardan yağmur suları yerin derinliklerine doğru süzülür ve depolanır. Gözenekleri ile kırık ve çatlakları içinde, yağmur sularının zemin içerisine süzülmesiyle oluşan meteorik sular, daha önceden hapsolmuş formasyon suları vardır. Sedimantasyon sırasında hapsolmuş olan formasyon suları hidrolojik döngünün bir parçasıdır.

Ayrıca çok eski jeolojik zamanda oluşan fosil sular bulunur. Dolayısıyla kayalar birer su deposudurlar.

Taş ocağı yarmaları kaya çatlak sistemlerini kestiklerinden, yer altı suyuna sızan suyun açığa çıkmasına, akış yönünün değişmesine, buharlaşmasına ve kaybına neden olur.

Ayrıca pasalardan (atıklardan) yer altı suyuna karışan sedimanlar suların sıcaklığını, pH, elektrik iletkenliği ve biyolojik oksijen ihtiyacı derişimini değiştirerek canlılar için zararı olur.

Söz konusu malzeme çukurları da yer altı suyu seviyesine kadar erişmiş olup, kayaçların çatlak sistemlerinden hareket eden suyun yolunu keserek, meyve bahçelerine, tarlalara ulaşmasını engeller.

 

 

‘’Proje kapsamında, mevcut dere yataklarına pasa malzeme, katı veya sıvı atık dökülmeyeceği, kesitlerin daraltılmayacağı, dere yataklarının mevcut ve kadastrafol genişliğinin korunacağı, derelerin her iki sahilinde şev üstlerinden itibaren ilgili kurum tarafından belirlenecek asgari mesafede hiçbir şekilde kazı ve dolgu yapılmayacağı, dere yataklarına ve kenarlarına üretim faaliyetlerinden kaynaklı atık, üretim firesi vb. malzeme de konulmayacağı, faaliyetler esnasında söz konusu alanda açığa çıkacak ocak artığı malzeme erozyonla oluşacak rüsubatın dere yataklarına intikalinin saha içerisinde alınacak önlemlerle engelleneceği hususu faaliyet sahibi tarafından taahhüt edildiği’’ belirtiliyor.

Bu ifadeler tüm ÇED raporlarında geçen ortak bir söylemdir. Şimdiye kadar uyulduğuna da şahit olunmamıştır. Proje faaliyetleri sırasında yüzey ve yer altı sularının hareket yolları kesilecek, kaynakların debileri azalacak ya da kuruyacak, su kuyuları olumsuz etkilenecektir.

Nitekim, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanlığı Malatya Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü İşletmeler Dairesi Başkanlığı’nın 15.04.2022 tarihli kurum görüşünde;

Gölet sahası aks sınırının yaklaşık 90 metre güneyinde; Akçadağ-Demirciler Mahallesine ait 1,5 lt/sn debiye sahip içme suyu amaçlı keson kuyunun,

Kürecik Gölet Rezervuar sınırları içerisinde; Akçadağ-Kepez Mahallesi yeni yerleşim yerine ait 5 lt/sn debiye sahip içme suyu amaçlı keson kuyu,

Akçadağ-Güneşli Mahallesine ait 5 lt/sn debiye sahip içme suyu amaçlı keson kuyunun kaldığı ve bahse konu keson kuyulardan yaklaşık 2000 kişinin içme ve kullanma suyu ihtiyacı karşılandığı belirtilerek, proje kapsamında yapılacak kazıların etkisi sonucu zeminde oluşacak hareketlerle yeraltı ve yüzey sularının olumsuz etkileneceği, ayrıcı su kaynaklarını besleyen havzalarda iş makinası ile yapılacak çalışmaların mevcut su kaynaklarının akış yönünü değiştireceği ve debilerini olumsuz etkileyeceği ve bu doğrultuda da faaliyetin uygun görülmediği dile getirildiği’’ açıkça belirtiliyor.

 

SANAL SU TÜKETİMİ-SU AYAK İZİ

 

Kum ve çakıllı kayalardan sonra en fazla su depolayan kayaçlar kireçtaşlarıdır. Taş ocağında kireçtaşı kayasının çıkarılmasıyla yeşil su ayak izi diye nitelendirdiğimiz, yağmur sularının içlerine süzülmesini sağlayan ve yer altı suyu olarak mavi su ayak izini oluşturan kireçtaşı kayaları yok edildiğinden sanal su kaybı olmaktadır.

Taş ocağından kaynaklı kayaların ortadan kaldırılmasıyla ne miktarda yeşil ve mavi su kaybı olacaktır. Bunun hesaplanması gerekiyor. Bu kaybedilecek su insan ve bitkiler için gereklidir. İklim krizi yaşanıyorken su kaybına yol açabilecek böyle bir işletme kabul edilemez. Ayrıca ocaktaki faaliyetlerde, üretiminde doğrudan mavi su ayak izi yani yer altı tatlı suyu tüketilmektedir. Diğer aşamalarda kirliliği gidermede kullanılan gri su söz konusudur. Bunun bir de fosil su, formasyon suyu sanal su miktarları bulunmaktadır. Volkanik tüf kayaları gözeneklerinde su bulundururlar. Kayaçların gözenekleri ile kırık ve çatlakları içinde, yağmur sularının zemin içerisine süzülmesiyle oluşan ‘’meteorik sular’’, daha önceden hapsolmuş ‘’formasyon suları’’ vardır. Taş ocağının ortadan kaldıracağı tüf kayalarıyla aslında ortadan kaldırılan yer altı su kaynaklarıdır.

 

PATLATMALARIN ETKİSİ

 

Kireçtaşı ocaklarından malzeme çıkarılması sırasında,

ANFO patlayıcı toplam : 82.513 kg/yıl, 82.5 ton,

Dinamit: 2.080 kg/yıl yani 2 ton kullanılacağı hesaplanmış.

Proje ömrünün 5 yıl olduğunu düşünürsek

Toplam patlayıcı miktarı

ANFO: 82.513×5=412.565 kg yani 412.5 ton,

Dinamit:2.080×5=10.400 kg yani 10.4 ton patlayıcı kullanılacaktır. Bu devasa bir patlayıcı miktarıdır.

● Patlatma esnasında taş savrulması,

● Hava şoku ve gürültü,

● Yer sarsıntısı,

● Toz emisyonu olmaktadır.

 

Patlatmalarla mevcut su kaynaklarının yolu değişecek, su kaynakları azalacak ya da kuruyacaktır. Taş ocağı yakınında yaşayan insanlar, evlerinin duvarları çatlayacak mı, ev yıkılacak mı, çatıya taş mı gelecek endişesiyle korkacak, psikolojileri ve huzuru bozulacaktır.

 

HAVA ŞOKU

 

Patlatma sonucu oluşan ve atmosferde ilerleyen basınç (ses) dalgaları normal hava basıncından daha yüksek basınç oluşturur.

 

TAŞ SAVRULMASI

 

Taş savrulması da hava şoku sorunu gibi patlayıcının kaya kitlesi içine yeterince gömülmemesi, hapsedilmemesi durumunda meydana gelir. Bu durum çevrede yaşayanlar için tehlike oluşturur. Patlatma anında çevreye fırlayan kaya parçaları evlere, ekili alanlara, bitkilere, ağaçlara, meyve ağaçlarına zarar verir.

 

TOZ ETKİSİ

 

Malzeme ocakları ile kırma eleme tesisleri faaliyetleri sırasında,

Kontrolsüz 163,74 kg/saat

Kontrollü 38,226 kg/saat toz oluşacağı hesaplanmış.

Proje ömrü olan 5 yıl boyunca tonlarca tozun çevreye yayılacağı aşikar.

Partikül Madde Günlük Sınır değeri 50 µg/m3 belirlenmiş, PM’nin 35 kereden fazla olmadığı ve sınır değerleri aşmadığı görülmüş.

 

ÇEVREYE YAYILAN TOZUN MEYVE AĞAÇLARI VE TOHUMLU BİTKİLERİN YAPRAKLARI İLE DÖLLENMEYE ZARARI OLUR

 

Taş ocağından yayılan toz, bitki yapraklarında stomaları kapatır ve bitki zayıf düşer. Bitki zayıf düşünce parazitler bitkiye hücum ederler ve bitki ölür. Toz, bitkilerin yapraklarında solunumu ve fotosentezi engeller; döllenmeyi önler ve meyve oluşumunu azaltır.

Bu yönüyle yörede yetişen Kayısı ağaçları zarar görecektir.

Ayrıca taş ocağı kaynaklı toz, çevrede arıcılık faaliyetlerine zarar verir.

1- Toz yaprak yüzeyine konar.

2-Gece nemi ile nemlenen toz, gündüz kuruyarak yaprak yüzeyinde kabuklaşır. Yüzeyi toz kabuğu ile kaplanmış olan yaprak yeterli güneş enerjisi alamaz, fotosentez ve solunum gücü azalır. Bu azalma bitkinin beslenme, meyve verme ve büyütme gücüne olumsuz etki yapar.

3- İnce toz yaprağın solunum gözeneklerini tıkar. Gözenek kapakçıklarının kapanmasını engeller. Gözenek kapakçıkları kapanamayan yaprak devamlı terleme ile su kaybeder ve bir tür “fizyolojik kuraklık etkisi” olayı gerçekleşir.

4- Kül ve ince tozlar dişi çiçeğin yumurtalık borusunun ağzına konar ve buradaki yapışkan sıvıyı kurutur. Çiçek tozları yumurtalığın ağzına yapışamaz ve yumurtalığa taşınamaz. Bu durumda ağaç çiçek açar. Ama döllenme gerçekleşemediği için meyve verimi azalır.

Nitekim, ocaklardan çevreye yayılan toz; sebze ve meyvelere zarar vermiştir. Zeytin verimi düşmüş ve ağaçlarda kuruma olmaktadır. Tozdan endemik bitkiler kurumuştur.

 

TAŞ OCAĞI ÇAMURU KİRLİLİK OLUŞTURUR

 

Ocak ve çevresinde biriken tozun yağışlarla çamur haline gelmesiyle, ciddi kirlilik olur. Çamurdaki partiküllerin boyutları 200 mm’nin altındadır. Ocaktan kaynaklı çamurlar gelişi güzel döküldüğü zaman eko sistemin fiziksel, kimyasal ve biyolojik yapısı için ciddi tehdit oluşturmaktadır.

 

Toprağın su süzme kapasitesini azalttığından dolayı arazinin üretkenliğini ters etkiler. Alıcı ortam suyunun bulanıklığını artırır ve faydalı kullanımını azaltır. Toprağa dökülmüş çamurlar, bitki örtüsünün geliştirmesini önler veya bodur bırakır. Kuruduğunda küçük partiküller havada uçuşarak ciddi hava kirlenmesine neden olur.

Yağmurlu mevsimlerde çamur yer altı suyuna ulaşır ve kirletir. Toprağa uzun süreli çökelmeden dolayı, daha küçük partiküller, su taşıma rejimini düşürmekte, bu durumdan yer altı suyu ciddi şekilde olumsuz etkilenecektir.

 

GÜRÜLTÜ KİRLİLİĞİ OLUR

 

Kil ve kireçtaşı malzeme alanları ile kırma-eleme, yıkama eleme ve hazır beton üretim tesislerinden kaynaklı gürültü seviyeleri

10 m mesafede: 93.1 bBA

30 m mesafede: 83,4 bBA

50 m mesafede: 78,8 bBA

100 m mesafede: 72.4 bBA

130 m mesafede: 69,9 bBA

216 m mesafede: 65 bBA

750 m mesafede: 52,1 bBA

1 km mesafede: 49 bBA

1,5 km mesafede: 44 bBA

2 km mesafede: 41 bBA olarak hesaplanmış.

 

Kil malzeme alanına en yakın yerleşim yeri, 60 m mesafedeki Kepez Mahallesi yerleşimine bağlı konuttur. İş makinelerden kaynaklanan gürültü çevrede yaşayanların sağlığını etkiler. Araç trafiğinden kaynaklı gürültü, makinelerden gelen gürültü söz konusu olacaktır.

 

GÖRÜNTÜ KİRLİLİĞİ OLUR

 

Malzeme ocakları mahalle ve karayolu kenarında olup, görüntüsü iyi olmaz. Taş ocağı potansiyel görsel etki kaynakları ocağın yapısal özellikleri, hareketli alanlar ve inşaat alanlarıdır. Ocağın genel görüntüsü, çeşitli boyutlardaki çukurlukları ile toprak ve kaya artıklarından oluşan yığma tepeler (döküm sahaları) şeklinde görülür. Bu manzara görüntü kirliliği yaratır, insanda psikolojik rahatsızlık oluşturur.

 

İNSAN VE HAYVANLAR İÇİN TEHLİKE OLUŞTURUR

 

Kireçtaşı ocaklarının bulunduğu alan eğimli bir yamaç üzerindedir. İşletme sırasında kontrolsüz olarak kopan kayalar yamaç aşağısı yuvarlanır. Ocak faaliyeti sonunda, geride dik uçurumlu falezli, sarp, uçurumlu, suyla dolabilen devasa çukurlar bırakılır. Türkiye’deki örneklerinden görüldüğü üzere, terk edilen ocak çevresinde koruma önlemleri alınmadığından bu durum, çevredeki insanlar ve hayvanlar, yaban hayatı için tehlikeli oluşturur.

 

FAALİYETİ BİTEN TAŞ OCAĞININ ESKİ HALİNE GETİRİLMESİ MÜMKÜN DEĞİLDİR

 

Türkiye’de terk edilmiş hiçbir taş ocağı eski haline getirilmediği gibi, bu da olanaklı değildir. İşletme sonunda geride dik uçurumlu, kayalardan oluşan çıplak, devasa çukurlar kalmaktadır. Toprak olmayınca kayaların üzerinde dikimle ağaçlandırma yapılamaz.

Toprağın hammaddesi kayaçlardır. Kayaç olmazsa toprak da olmaz. Toprak oluşumu uzun yıllar almaktadır.

Kayaçların toprağa dönüşmesi yüzlerce, binlerce yılları almaktadır. Ve oluşan toprakta ağaçlar, bitkiler yetişmektedir.

 

Toprak bir canlıdır. Bir gram kuru toprakta milyarlarca mikroorganizma vardır ve canlıları besleyen toprağa hayat verir. Terk edilen ocakların ağaçlandırılması ve eski haline getirilmesi olanaklı değildir. Çünkü dikilen ağaçların yeşermesi ve boy vermesi için, henüz toprak oluşmamıştır.

Taş ocağı çukurları arazinin yer altı suyu akışını engeller. Çukur bölüm ağaçlandırılamadığı için çöp ve atık maddelerin doldurulduğu, lağım atıklarının boşaltıldığı depoya dönüşmektedir.

Taş ocağı çukuruna doldurulan kirletici atıklar yer altı sularına sızarak, içme sularını kirletir. Bu kadar eğimli bir yamaçta ocağın eski haline getirmesi mümkün değildir.

 

 

DEPREMSELLİK

 

 

Proje alanı en riskli deprem bölgesinde yer alır. Olası büyük depremlerde bent yıkılması riski olabilir.

 

 

HALK ONAYI OLMADAN TAŞ OCAĞI FAALİYETTE BULUNAMAZ

 

 

Kepez Mahallesi halkının onayı olmadan taş ocağı faaliyette bulunamaz.

 

KÜRECİK BARAJINI KAMU YARARI BULUNMAMAKTADIR

 

Bilimsel sonuçları ortaya konulmadan açılmış olan taş ocağı, çevreyi ve su kaynaklarını, ormanı yok etmektedir. Su depolama alanı, yer altı suyunu besleyen önemli bir akifer olan kireçtaşı kayasını ortadan kaldırır.

Yüzey ve yer altı suyuna zararları, topoğrafyanın, morfolojinin bozulması, erozyona yol açması, orman ve bitki örtüsüne, tarım alanlarına zararı, tozlarının bitki, sebze ve meyve ağaçlarına, özellikle kayısı ağaçlarına zararı, oluşturduğu dik falez ve derin çukurların insan ve canlılar için tehdit oluşturacağı açıkça ortadadır.

Kil ve Taş ocağı nedeniyle kirlenen çevrenin; nüfus, fauna, flora, jeolojik ve hidrojeolojik özellikler, doğal afet durumu, toprak, su, hava (atmosferik koşullar), iklimsel faktörler, mülkiyet durumu, mimari ve arkeolojik miras, peyzaj özellikleri, arazi kullanım durumu, hassasiyet derecesi ortaya konulmadan malzeme ocakları açılmamalıdır.

Yer altı suyu; içme suyu, kullanma suyu ve ovadaki tarım alanlarının ve kayısı bahçelerinin sulanması, bitkisel üretimin arttırılması, halkın beslenmesi için kullanılmaktadır. Bu ilişki ‘üstün kamu yararı’ kapsamında kavranır ve değerlendirilir.

Çok sayıda tarım arazisi kamulaştırılacaktır. Bir kısım vatandaş topraksız, işsiz kalacaktır. Bu anlamda Kürecik Göletinin Kamu yararı bulunmamaktadır.

T. C. Anayasası ‘’Madde 56-Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir’’

2872 Sayılı Çevre Kanunu İlkeler başlıklı Madde 3, (a) bendinde geçen ‘’Başta idare, meslek odaları, birlikler ve sivil toplum kuruluşları olmak üzere herkes, çevrenin korunması ve kirliliğin önlenmesi ile görevli olup, bu konuda alınacak tedbirlere ve belirlenen esaslara uymakla yükümlüdürler’’

 

GENEL OLARAK BARAJLARIN SAKINCALARI

 

Barajların enerji, sulama, taşkın önleme, içme ve kullanma suyu temini gibi yararlarına karşın çak sayıda zararları bulunmaktadır.

 

●Arazinin bütünlüğü – fiziksel – doğal yapı bozulur. Malzeme alınan yerlerde devasa, uçurumlu çukurlar oluşur. Bu da yaban hayatı, can ve mal emniyeti bakımından tehlikelidir.

 

●Baraj suları altında kalacak alanlar kamulaştırılarak, belki bazı kişilerin göç etmesine neden olur.

● Aşağıya bırakılan su miktarındaki azalma derenin aşağı bölgesindeki ekosistemi farklılaştırır. Toprak yapısı, bitki örtüsü, hayvan varlığı ve bakteri sistemi dahil her şey bozulur.

 

● Baraj gölünde canlı kütlenin çürümesi sonucu atmosfere önemli miktarda sera gazı (çoğunlukla metan) yayar.

 

● Kürecik Barajının kurulacağı derelerin erozyonla malzeme taşıma enerjilerinin yüksek olduğu görülmektedir. Dolayısıyla yapılacak baraj gölü kısa sürede sedimanla dolma riski bulunur.

 

● Barajlarda ötrofikasyon olur.

 

● Barajlar balıkların geçişini engeller.

 

● Barajlar ürün verimini azaltır. Toprak verimsizleşir.

 

● Barajda buharlaşma fazla olur.

 

● Deprem ve aşırı yağışta yıkılmalar olabilir.

 

● Toprağın (arazilerin) nemlilik oranı düşer.

 

● Kuyuları besleyen suyun miktarı düşer.

 

● Kil boyu malzeme derede balıkların solungaçlarına yapışarak oksijensiz kalmalarına ve toplu ölümlerine yol açar.

Barajlar çözümün değil daima sorunun bir parçası olmuştur.

 

Kaynaklar

Eşref Atabey. 2023. Yenilenebilir Enerji Kaynakları ve Çevre. 154s. Sarmal Kitabevi. ISBN: 978-625-6885-04-2. İstanbul.

Eşref Atabey. 2023. Madencilik ve Çevre. 196s. Sarmal Kitabevi. ISBN: 9786256885042. İstanbul.

Eşref Atabey. 2018. Suyun Hikayesi. 615s. ISBN: 978-605-9331-87-6 Asi Kitap. İstanbul. Tarım ve Orman Bakanlığı Dsi 9. Bölge Müdür

lüğü Kürecik Göleti Ve Sulaması Projesi Kapsamında Kullanılacak B Geçirimsiz (Er: 3416729), D Geçirimli, Kaya‐1 (Er: 3418907), Kaya‐2 (Er: 3418901) Ve Kaya 3 (Er: 3418898) Malzeme Sahaları İle Kırma‐Eleme, Yıkama‐Eleme Ve Hazır Beton Üretim Tesisleri. Nihai Proje tanıtım Dosyası. Ekim‐2023.

 

 

 

 

 

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu