DR. EŞREF ATABEY’İN YAZISI : SU HAKKI

YAZARIN DİĞER YAZILARI İÇİN

 https://www.bodrumguncelhaber.com/author/atabey/

 

 

SU HAKKI

 

  1. EŞREF ATABEY

Jeoloji Yüksek Mühendisi / Tıbbi Jeoloji Uzmanı / Yazar

 

Suya erişebilir olmak insan hakkı mıdır, yoksa sadece bir ihtiyaç mıdır?  Su, hava gibi kamusal mal mıdır, yoksa ticari bir mal mıdır? Çeşmeyi açma ya da kapatma hakkı ya da gücü kime aittir; halka mı, hükümetlere mi, yoksa piyasanın görünmez eline mi? Su, 1948 İnsan Hakları Bildirgesinde yoktu. Kimse bir gün suyun biteceğini öngörmemişti. 2010 yılında Birleşmiş Milletler Dünya SU VE HIFZISIHHA HAKKI tanındı.

 

SU HAKKI NEDİR?

 

“Bir insan hakkı olarak su hakkı, herkesin yeterli, güvenli, kabul edilebilir, fiziksel olarak erişilebilir ve karşılanabilir suya hakkı olduğunu öngörmektedir.”

DÜNYADA SUYUN DAĞILIMI 

 

Yeryüzünün alanı 510 milyon km2 olup, toplam su miktarı 1.4 milyar km3’tür; ekteki şekilde yeşil sütunda gösterildiği üzere, bu suyun yaklaşık olarak %97’sini deniz ve okyanuslardaki tuzlu sular; geriye kalan %3’lük kısım ise tatlı sulardır. Kahverengi sütunda gösterildiği üzere, Tatlı suların %68,3’ünü buz dağları ve buzullar, %31,4’ünü yer altı suyu, %0,3’ünü yüzey suyu oluşturur. Mavi sütunda da gösterildiği üzere,  Tatlı yüzey suyu bataklık ve göl suları olup, bataklıklar %11, göller %87’sidir (ORSAM, 2011).

DÜNYADA SU TÜKENİYOR 

 

Dünya’da su kullanan nüfus

1900 yılında 1.600.000.000 kişi iken, 

2020 yılında 7.780.000.000 kişi olmuştur.

    Birleşmiş Milletlerin yaptığı araştırmalarda, dünya üzerinde yaşayan 2 milyar insan, ileri derecede su sorunuyla karşı karşıyadır. 

    Dünya nüfusunun %25’i sağlıklı içme suyuna ulaşamamaktadır. 

    2025 yılında dünya nüfusunun 8.3 milyar olacağı ve yaklaşık 2.3 milyar insanın ciddi düzeyde içme suyu sorunu yaşayacağı tahmin edilmektedir. 

    İçme suyu tüketiminde, 20. yüzyılda 7 kat, son 20 yılda da 2 kat artış kaydedilmiştir. 

    Görüldüğü üzere su kaynakları üzerindeki nüfus baskısı önemli bir sorundur. 

    Söz konusu nüfus baskısının diğer bir boyutunu kentsel alanlardaki suya erişim sorunları oluşturur.     

    Tatlı suyun çoğunluğu insanlar tarafından kirletilmiş durumdadır. 

 

DÜNYADA FİZİKSEL SU STRESİ SEVİYELERİ 

 

Su stresi altındaki ülkeler ekteki Dünya haritasında kırmızı ve sarı gösterilmiştir (WWAP (UNESCO World Water Assessment Programme), 2019) 

Küresel su ihtiyacı, 2050 yılına kadar bu oranda artması beklenmekte olup, bu da endüstriyel ve yerel sektörlerin artan talebine bağlı olarak mevcut su kullanım seviyesini %20 ile %30’un üzerinde bir artışa neden olacağı düşünülmektedir. 2 milyarı aşkın kişi, su stresi olan ülkelerde yaşamaktadır. Son tahminlere göre 31 ülkenin %25 ile %70 arasında su stresi yaşadığını belirtilmektedir. Ayrıca, %70’in üstünde su stresi yaşanan 22 ülke bulunmaktadır. Bunlara ek olarak, yaklaşık 4 milyar kişi yılın en az bir ayında şiddetli su kıtlığı yaşamaktadır. Su talebi arttıkça ve iklim değişikliğinin etkilerinin şiddetlenmesi ile stres seviyeleri artmaya devam edeceği belirtilmiştir (WWAP (UNESCO World Water Assessment Programme), 2019). 

SU HAKKI PRENSİPLERİ (Barlow, 2016).

 

Prensip 1: Su insan hakkıdır

Prensip 2: Su ortak bir mirastır

Prensip 3: Suyun da hakları vardır

Prensip 4: Su bize nasıl bir 

arada yaşayacağımızı öğretebilir.

Şimdi sırasıyla bu prensipleri açıklayalım.

 

PRENSİP 1: SU İNSAN HAKKIDIR

 

    Bu prensip, insanların ya da toplulukların içme suyuna ve sağlığa erişimini yadsımanın insan haklarının ihlali olduğunu söyler. Bugün dünyada, zengin insanlar ve şirketler istedikleri bütün suya erişim olanağına sahipken, milyonlarca insanın bu olanağı yoktur. Çünkü onlar suyun parasını ödeyemezler ya da suya ulaşamazlar.

 

SU ADALETSİZLİĞİ 

 

    3.6 milyon kişi (bunun 1.5 milyonu çocuk) tifo, dizanteri, kolera gibi hastalıklarla boğuşuyor.

    Bir milyar kişi açık alana tuvaletini yapıyor.

    2.5 milyar kişi temel hıfzısıhha hizmetlerinden yoksun.

Kuzey Amerika ve Japonya’da kişi başı günlük su tüketimi 350 litre

    Avrupa’da 200 litre  

    Sahra altı Afrikası’nda ise 10-20 litredir.

    Belediyeler bireylere günde 25 litre, ayda 6000 litre su vermek zorundalar. 

 

SU TÜKENİYOR

 

    2050 yılında Latin Amerika’da 80-170 milyon kişi su bulamayacaktır.

    Çad Gölü’nün %90’ı artık yok olmuştur.

    Batı Afrikada 30 milyon insan tehlikededir. 

    Brezilya’da toprakların 600.000 km2’si çöl olmuştur. 

    Meksika’da her yıl 250.000 km2 toprak çöle dahil olmaktadır. 

Aral Gölü, pamuk sulama faaliyeti sonucu kurumasıyla, çevredek nüfus göç etmiştir. 

    İran’daki Urmiye Gölü’nün %60’ı kurumuştur. 

Çin’in batısında 24.000 köy çölün genişlemesiyle göç etmiştir. 

    ABD’nin tahıl ambarı sayılan Ogallala Akiferi kurumuştur. 

    İtalya Milan Bölgesi’ndeki yer altı suları %80 azalmıştır. 

    Türkiye’de Hatay-Amik, Karapınar-Meke, Yeşilova-Yarışlı Gölü, Gölyazı-Acıgöl, Cihanbeyli-Bolluk, Konya-Ereğli-Akgöl ve  Karaman-Hotamış Gölü tamamen, birçok göl de kısmen kurumuştur.  

 

SU MÜLTECİLERİ

 

    Birleşmiş Milletler 2020 yılına kadar Sahra Altı Afrikası ve Kuzey Afrika’dan Avrupa’ya 60 milyon insanın göç edeceğini, 2050 yılına kadar zengin bölgelerine her yıl 2.2 milyon göçmenin gideceğini öngörüyor.

 

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SU HAKKI TANIMA

 

    ‘’Suya erişebilir olmak insan hakkı mıdır, yoksa sadece bir ihtiyaç mıdır?  

    Su, hava gibi kamusal mal mıdır, yoksa ticari bir mal mıdır? 

Çeşmeyi açma ya da kapatma hakkı ya da gücü kime aittir; halka mı, hükümetlere mi, yoksa piyasanın görünmez eline mi?

    Su, 1948 İnsan Hakları Bildirgesinde yoktu. Kimse bir gün suyun biteceğini öngörmemişti.

    Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 28 Haziran 2010’da aldığı karar ile su hakkını temel bir insan hakkı olarak tanımıştır. 

    Söz konusu karar; “güvenli ve temiz içme suyu ve yeterli sağlık koşulları hakkını, yaşam hakkı ve tüm insan haklarından yararlanmak için temel olan bir insan hakkı” olarak ele almaktadır. 

Birleşmiş milletler tüm insan haklarının gerçekleştirilmesinin ayrılmaz bir parçası olarak, adil, güvenli ve temiz içme suyu ve suya dayalı sağlık hakkını kabul eder.” maddesiyle su hakkı uluslararası alanda tanınmıştır. Böylece su, tüm insan haklarının bir parçası olarak ilan edilmiştir.

    Ancak bu karara, Türkiye’nin de içinde yer aldığı 41 ülke çekimser oy kullanmıştır. 

 

ANAYASALARINA SU HAKKI KONAN ÜLKELER

 

Güney Afrika’daki bazı ülkeler yasalarına su hakkını insan hakkı olarak koydular. 

    Bazı Avrupa ülkeleri de yasalarına su hakkı koydular.

    Vatikan bile su ticari bir ürün değildir, herkese ait kamu malıdır diye su hakkını tanımıştır.

    Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Güney Afrika, Filipinler, Malavi, Gambiya, Uganda, Dominik Cumhuriyeti, Belçika, Maldivler, Nijer, Tunus, Kenya, Ekvador, Etiyopya, Zambiya, Uruguay, Meksika, Panama, Kolombiya, Venezüella, Bolivya ve Nikaragua Anayasalarında su hakkına yer verilmiştir.

 

Uruguay Anayasası Madde 47: “Çevrenin korunması bir genel çıkar konusudur… Su yaşam için gerekli olan doğal bir kaynaktır. İçme suyuna erişim ve sanitasyona erişim temel insan haklarını oluştururlar.[…]”

   

    Sanitasyon: Halk sağlığını korumak amacı ile yüzeylerden gıda kalıntıları, mikroorganizmalar, yabancı maddeler ve temizlik maddeleri kalıntıları gibi kirlerin uzaklaştırılması için alınan önlemlerin tümünü ifade eder.

 

    Bolivya Anayasası Madde 20: “(…) Su ve kanalizasyona erişim insan haklarıdır ve bu hizmetlerin özelleştirilmesi yasaktır.”

   

    Demokratik Kongo Cumhuriyeti Anayasası Madde 48: “Devlet nezih bir konut, içme suyuna ve elektriğe erişim hakkını garanti altına alır.”

 

Ekvador Anayasası Madde 23: “(…) Devlet insanların aşağıdaki haklarını tanır ve garanti eder. Sağlık, beslenme ve içme suyu, temiz bir çevre, sosyal eğitim, iş, rekreasyon, barınma, giyim ve diğer gerekli hizmetleri sağlayan kaliteli bir yaşam hakkı.”

 

    Kenya Anayasası Madde 65: “ Her kişinin yeterli miktar ve uygun nitelikte su hakkı vardır.”

 

    Nigaragua Anayasası Madde 105: “(…) enerji, iletişim, su… temel kamusal hizmetlerin sunumunu teşvik etme, imkan tanıma ve düzenleme Devletin yükümlülüğüdür ve halk bu hizmetlere devredilemez erişim hakkına sahiptir.”

   

Güney Afrika Anayasası Madde 27: “ Herkes erişim hakkına sahiptir: …yeterli gıda ve su…”

 

Endonezya, Su Kaynakları Hakkında Kanun Madde 5:

    “Devlet her kişinin sağlıklı, temiz ve üretken bir yaşamı gerçekleştirmek için, minimum temel günlük kullanım için su alma hakkını garanti eder.”

 

    Cezayir, Su Kanunu Madde 3: “Su kaynaklarının kullanımı, yönetimi ve sürdürülebilir gelişmesi konusundaki ilkeler : Eşitliğe ve kamusal su ve sanitasyon hizmetleriyle ilgili mevcut mevzuat tarafından ortaya konulan kurallara saygı göstererek, nüfusun temel ihtiyaçlarını tatmin etmek amacıyla su ve sanitasyona erişim hakkı.(…)”

 

T:C.ANAYASASI’NDA SU HAKKINA İLİŞKİN DOĞRUDAN BİR DÜZENLEME BULUNMASA DA SU HAKKI İLE İLİŞKİLENDİRİLEBİLECEK HÜKÜMLER MEVCUTTUR.

Bu hükümler şu şekildedir:

 

1982 Anayasası;

 

Madde 17:

    “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir(…)”

 

Madde 56:

    “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek devletin ve vatandaşların ödevidir. (…)”

 

    Görüldüğü gibi bu hükümlerde suya bir insan hakkı olarak yer verilmemiştir.

    Ancak su içme, temizlik, tarım, hayvancılık, sanayi gibi nedenlere bağlı olarak yaşam hakkından ayrı düşünülemez. 

 

MAHKEMELERİ KULLANMAK

 

     Necef Çölünde yaşayan bedeviler su hakkını tanımayan İsrail’i mahkemeye taşıdılar. Ve kazandılar.

    2002 de Botsvana hükümeti, Kalahari yerlilerini topraklarından attı.  Yerlilerden yasa dışı yollardan su temin edenleri tutuklamışlar. Su varilleri, su kuyularını tahrip etmişlerdir. 

    Qoroxloo adında yaşlı kişi, gençlere su vermiş ve kalmalarını sağlamıştır. Yaşlı adam bir ağacın altında ölü bulunduğunda, susuzluktan öldüğü saptanmıştır. 2011’de temyiz mahkemesi bu durumu onur kırıcı bularak su hakkını tanımıştır.

 

Kolombiya: 2018’de Mahkeme Kolombiya Amazon’unu hükümetin koruması için hükmetti.

 

    Hindistan: 2018’de Yüksek Mahkeme, hayvanlar alemi ile yaşayan bir kişinin haklarını ilan etmiştir.

 

    Yeni Zelanda: Maori kabileleri ve hükümet arasında dağlardan denize Whanganui Nehri hakkında 2017’de yasasını kabul etmiştir.

 

    Amerika Birleşik Devletleri: 2006’de Pensilvanya doğal topluluk ve ekosistemlerin haklarını korumak için yasa çıkartmıştır.

 

HİZMET BEDELİNİN KURALLARINI BELİRLEMEK

 

Su kamu hizmetidir. Özelleştirilemez. Hesap verebilir bir kuruluş tarafından  kar’a dayalı olmayan bir ilkeye dayanmalı.

    Su hizmeti almanın 3 yolu:

1-Hane ve işyeri başına tek fiyat

2-Kullanılan suyun hacmine göre fiyatlandırma

3- İki kademeli olarak kullanılan suyun hacmine göre fiyatlandırarak, daha az tüketenden az, daha fazla tüketenden daha fazla ücret almaktır.

Neden suyu bol bol kullananlarla, onu korumaya çalışanlar aynı bedeli ödesinler?

 

BÜYÜK KULLANICILARI FİYATLANDIRMA

 

    Otel, golf sahaları, turizm endüstrisi çok fazla su tüketiyor. Hanelerden daha az ücret ödüyorlar. Endüstriyel ve ticari kullanıcılardan lisans ücreti alınmalı. Su tarife ücreti farklı düzenlenmeli.

 

PRENSİP 2: SU ORTAK BİR MİRASTIR

 

    Bu prensip suyun insanlığın bizim kuşağımıza olduğu kadar gelecek kuşaklara da ait olan ortak bir miras olduğunu söyler.

    Çünkü su, yaşam ve ekosistem sağlığı için gerekli bir akaryakıttır. Onun yerini alabilecek başka hiçbir şey yoktur. Su kamusal bir emanet sayılmalı ve kanunlarda ve pratikte bu şekilde korunmalıdır. 

    Suyu satmak için elinde tutanlar var, bir de suya ihtiyaç duyduklarında satın alanlar var!

    İngiltere’de suyu yöneten Thames Water şirketi 2013 yılı raporunda hiç vergi ödemediği gibi ayrıca 7.5 milyon dolar krediyi ödememiş.

   

Şili suyunu tamamen şirketlere devretmiş.

Su özelleştirmeden muaf tutularak kamusal emanet olarak kalmalı.

 

PRENSİP 3: SUYUN DA HAKLARI VARDIR

 

    Bu prensip, suyun insanlar için kullanışlı olmasının dışında onun da hakları olduğunu ve suyun bize olduğu kadar gezegene ve diğer türlere de ait olduğunu kabul eder. Büyük barajlar canlı nehirleri yok ediyor.

    Çin’de 1994’de yapılan Üç Boğaz Barajında 1.4 milyon kişi taşındı, 13 şehir, 140 kasaba, 1350 köy su altında kaldı.

Orta Doğu’nun suyu azalıyor. Tuzdan arındırma tesislerinin %70’i Suudi Arabistan, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve İsrail’de bulunur. Arıtma tuzunu da denize boşaltıyorlar.

    Biyoyakıtlar suyu boşa harcıyor. ABD ve Brezilya ilk sırada. Bir litre mısır etonali üretmek için 1700 litre suya ihtiyaç vardır.

Brezilya’da bir litre şeker kamışı etonali için 2655 litre suya ihtiyaç vardır.

    Amerika Birleşik Devletleri’nde kaya gazı için açılan kuyulara kimyasallarla birlikte çok miktarda su basılır.  Yer altındaki su kirlenmiş oluyor.

    Nükleer enerji santralları için çok büyük miktarlarda suya ihtiyaç vardır. Mojava Çölünde kurulan güneş enerji santrali yılda 6 milyar litre su kullanmaktadır.

Su gibi düşünmeli: Su önüne gelen tüm engelleri aşar. Kaynak, göl ve nehirler arasında bağ vardır.

 

PRENSİP 4: SU BİZE NASIL BİR ARADA

 

 YAŞAYACAĞIMIZI ÖĞRETEBİLİR

 

    Bu prensip mevcut politik ve ekonomik rekabet, sınırsız büyüme, toprağın yağmalanması ve kar için su çerçevesine itiraz edilmemesi durumunda ortaya çıkabilecek potansiyel çatışma tehlikesini kabul eder.

Ekonomi ne içindir? Ne kadarı yeterlidir?

Dünyayı şirketler yönetiyor. 

Ticaretin kurallarını şirketler yazıyor.

    2000 yılında Dünyada 111 milyarder varken, 2016 da 1426 olmuş.

    2012 ‘deki 100 milyardarın 240 milyar dolar serveti, dünyadaki yoksulluğu 4 defa giderecek düzeyde.

    Toprağın ve suyun koruyucuları sürülüyor.

    Toprak ve su zorla alınıyor (toprak ve suyun köylüsüzleştirilmesi).

 

ADİL BİR EKONOMİ YARATMAK

 

    İnsanlara adil ve onurlu bir şekilde davranılan,  çevreye saygı gösterilen ve gelişmesine yardımcı olunan,  ticaretin sürdürülebilir topluluklar ve işbirliği, dayanışmaya dayalı küresel toplumu teşvik ettiği adil bir küresel ekonomi.

 

SUYU KORUYAN BİR TİCARET

 

    Su ticareti yapılabilir bir mal olmamalı. Hükümetler suyuna zarar veren ürünü yasaklama hakkına sahip olmalı. 

Örneğin Özbekistan ve Pakistan’dan gelen pamuk, Aral Denizi’nin kuruması ve İndüs Nehri’nin kirlenmesiyle ilgilidir.

 

TOPRAĞI KORUMAK, SUYU KORUMAK

 

    Yerel, organik ve devamlılığı olan tarımı teşvik etmek.

Arazi ve su hırsızlığını reddetmek.

    Suyu koruyacak şekilde yiyecek yetiştirmek. Örneğin Biyoyakıt üretmek gibi suyu kötü kullanımlar kalkmalıdır.

 

GIDA TEKELLERİNE KARŞI ÇIKMAK

 

    Gıda ve tohum tekelleri kaldırılmalı. Gıda güvenliği reforme edilmeli.

    Gıda spekülasyonunu dizginlenmeli.

Hükümetler, şirket çiftlikleri ve endüstriyel tarıma mali yardımda bulunmamalı.

    Kırsal ekonominin canlandırılmasına yardımcı olunmalı.

 

MADEN İŞLETMELERİNE DUR DEMELİ Mİ?

 

    Madencilik endüstrisi yılda 7-9 milyar metre küp su kullanıyor. Ormanları yok ediyor. 

    Ayrıca maden şirketleri yılda 180 milyon ton atığı dünyanın her yerindeki nehir, göl ve okyanuslara boşaltıyor. Bazı ülkeler yabancı maden şirketlerinin gücünü dizginliyorlar. Örneğin Bolivya’da hükümetin, bütün minerallerin Bolivya halkına ait olduğunu ileri sürerek, 500 yıllık yabancı endüstri hakimiyetine son verdiği bilinmektedir.

Dünyada su savaşı yaşanacaksa, savaşa yol açan suyun kendisi değil, suyu piyasaya sunma ve tesis etme arayışı olacak.

    Asya’da giderek artan su gerilimleri (Çin, Nepal, Vietnam, vd.) Orta Doğu’da bir silah olarak su. Boşaltma havzalarını paylaşmak. Su aracılığıyla barış yaratmak. 

    Suyu paylaşmak için karşılıklı bağımlılığı oluşturmak. Suyu insanlara emanet etmek. Sular yereldir. 

 

SU HAKKININ UNSURLARI

 

Mevcudiyet, kalite ve erişebilirliktir.

 

MEVCUDİYET 

 

    Suyun ev içi ve kişisel kullanım için yeterli ve sürekli miktarda olmasını, ev içi ve kişisel kullanım içme suyu, kişisel temizlik, çamaşır yıkama, yemek hazırlama, hane halkı ve evin temizliği anlamına gelir. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre ortalama bir kişi evi içi ve kişisel kullanım olarak günlük 20 litre su tüketir. Bu miktarı 50 litreye kadar çıkaran görüşler de mevcuttur.

 

KALİTE 

 

    Su güvenilir olmalı ve insan sağlığını tehdit edecek mikro organizmalar, kimyasal maddeler ve radyoaktif atıklar içermemelidir. Bunun yanında su herkes için kabul edilebilir bir renkte, tatta ve kokuda olmalıdır.

 

ERİŞEBİLİRLİK

 

Fiziksel, ekonomik, ayrımcılık yapmama ve bilgiye erişebilmeyi kapsar.

 

FİZİKSEL

 

    Suya ev içinde ve birden fazla muslukla erişim olsa da mekânsal olarak 100 m ve zamansal olarak 5 dakika içerisinde suya erişim “orta düzey erişim” mekansal olarak 1 km, zamansal olarak 30 dakika erişim sınırdır; bu aşıldığında su hakkının ihlali anlamına gelir.

 

EKONOMİK

 

    İlk bakışta zaten “kıt” olan suyun, ücretsiz olduğu düşünüldüğünde israfa neden olacağı endişesi uyandırır. Ancak günlük kullanımla sınırlandırılan ücretsiz su temini, belirlenen limitin aşılması halinde para ödenecek olması bilinciyle suyun daha da tasarruflu kullanımını teşvik edici nitelikte bir uygulamadır.

 

AYRIMCILIK YAPMAMA 

 

    Dünyada kullanılan suyun %85’ini nüfusun %12’sinin tüketir. Suyun %90 sanayide, %10’u evlerde kullanılır.

 

BİLGİYE ERİŞEBİLME

 

Suyla ilgili konularda bilgi talep etme, bilgi alma ve verme.

 

Sonuç olarak su hakkı bir insan hakkıdır. Belediyeler bireylere günde 25 litre, ayda 6000 litre su vermek zorundalar.  Su hakkı 160’tan fazla ülke tarafından kabul edilmiş, 28 ülke tarafından da anayasal koruma altına alınmıştır. Mevcudiyet, kalite ve erişebilirlik su hakkının unsurlarıdır.

Prensip 1: Su insan hakkıdır

Prensip 2: Su ortak bir mirastır

Prensip 3: Suyun da hakları vardır

Prensip 4: Su bize nasıl bir arada yaşayacağımızı öğretebilir.

 

Bu yazı, yazarı olduğu ‘’Suyun Hikayesi’’ kitabından alıntıdır.

 

Kaynaklar

Eşref Atabey. 2018. Suyun Hikayesi. 615s. Asi Kitap: 65, Araştırma: 45,1.Baskı Şubat 2018. ISBN: 978-605-9331-87-6. 

Maude Barlow. 2016 (Tükçe’de 1.baskı). Su hakkı. Yeşil politika kitaplığı. 351s. Yeni İnsan yayınevi. İstanbul. 

ORSAM. 2011. Günümüz staratejik kaynak: Sınıraşan yer altı suları. ORSAM Rapor No: 63. Orta Doğu Stratejik Araştırmalar Merkezi Su Araştırmaları Programı Rapor No: 7, Ağustos 2011. Ankara.

Ayşenur Narin. 2016. su hakkı ve bir müdahale aracı olarak suyun özelleştirilmesi. TAAD, Yıl:7, Sayı:27.

 

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

Check Also

VÜCUDUMUZDAKİ TAŞLAR: BÖBREK VE MESANE TAŞLARI

VÜCUDUMUZDAKİ TAŞLAR: BÖBREK VE MESANE TAŞLAR (Tıbbi Jeolojik açıdan bakış)     EŞREF ...