Anasayfa / ÇEVRE - DOĞA / DR.EŞREF ATABEY’İN YAZISI: SALDA GÖLÜ’NÜN ÖNEMİ

DR.EŞREF ATABEY’İN YAZISI: SALDA GÖLÜ’NÜN ÖNEMİ

SALDA GÖLÜ’NÜN ÖNEMİ

 

 

  1. EŞREF ATABEY

Jeoloji Yüksek Mühendisi / Tıbbi Jeoloji Uzmanı /Araştırmacı yazar

 

 

Yazar Fakir Baykurt’un hayal hanesi de bu Salda suyuyla yıkanmış olmalı. Doğal güzelliği, bembeyaz kumsalı, beyaz, mavi, yeşil ve turkuaz rengi,  güncel hidromanyezit oluşumu, fauna ve flora açısından, Dünyada tek olan Salda Gölü.

Salda Gölü ve çevresi, 14.06.1989 tarihinde 1.derece Doğal Sit Alanı olarak tescil edilmiş ve koruma altına alınmış iken, bu karar Antalya Kültür ve Tabiat Varlıkları Kurulunun 28.07.1992 tarih ve 1501 sayılı yeni kararı ile tadil edilerek, Salda Gölü kıyısındaki bazı mahaller, 2.derece Doğal Sit Alanı olarak tescil edilmiştir.

 

SALDA GÖLÜ’NÜN ÖZELLİĞİ VE ÖNEMİ* 

 

 Salda Gölü Burdur Yeşilova’ya 6 km uzaklıktadır. Jeolojik olarak 2 milyon yıl öncesi bir çöküntü havzasında oluşmuştur. Denizden yüksekliği 1139 m’dir. Yaklaşık 35-45 km alana yayılır. Derinliği 185 m olup, az tuzlu, Ağustos ayı su sıcaklığı 25 derece, 30 m derinlikten sonra ise eksilere düşmektedir. Kuzey ve güney kıyıları arası 8 km’dir. Göl kıyısında kumlu plajları, çamur düzlükleri oluşmaktadır. En tipik özelliği mavi-yeşil alglerin yoğun oluşu ve bunların güncel hidromanyezit üretiminde katkılarının oluşudur. Dolayısıyla göl kıyısı bembeyazdır. Ayrıca stromatolitik yapılar yaygındır [1]. Bu özelliği ile karbonat çökelmesine uygun ortam hazırlanmıştır. Magnezyumun yüksek oluşu magnezyum karbonat şeklinde çökelme ile manyezit oluşumuna neden olmaktadır. Salda Gölü’nde beyaz, mavi, yeşil ve turkuaz renklerin dünyası vardır. Uzaktan bakıldığında mavi suyun üstünde beyaz bulut kümeleri gibi görüntü yansımaktadır [1]. 

Göl suyu pH’ı 8.5-9.2, sıcaklığı 17.8-35.4 oC arasında değişmektedir. Ortalama toplam alkalinite yaklaşık 1700 mg/l; magnezyum 321.5 mg/l, sodyum 344.1 mg/l ve kalsiyum 16.9 mg/l’dir [2].

Kıyıdan 50-60 m gidildikten sonra aniden derinleşmektedir. Doğuda Kale Tepe tarafı ile batı ve kuzeydoğusu dik ve kayalık, güneyi çayırlık ve diğer sahilleri kumsal ve bembeyazdır. Algal manyezit oluşumları ıslak iken yumuşak ve dağılgan, kuru iken serttir. Göl tabanında su yutanlar bulunduğu belirtilmektedir. Göl suyu 14 yılda bir gerilemekte ve tekrar çoğalmaktadır [1]. 1996 ile 2001 arasında 100 m su çekilmesi olduğu belirtilmektedir. 

Salda Gölü’nün, batı ve güneyi sık çam ormanıyla kaplı serpantin kayalarıyla, kuzeyi ve doğusu makilerle kaplı kireçtaşı kayalarıyla çevrilidir. Bu tatlı su ortamındaki magnezyum kaynağı gölün çevresinde bulunan ileri derecede altere olmuş serpantinitlerden ve bu serpantinitlerin çakıllarını bulunduran alüvyal deltalardan geçerken magnezyum ve kalsiyumca zenginleşen yüzey sularıdır. Bu meteorik sular aracılığıyla göl ortamına taşınan magnezyum, mavi-yeşil algler olarak bilinen siyanobakteri ve diatoma florası tarafından fotosentez yoluyla hidromanyezit olarak çökeltilir [1, 3]. Göl suyunun yüksek alkali değeri hidromanyezit çökelimi için uygun koşullar oluşturmaktadır. Bu stromatolit çökelimleri gölün güneybatısında adalar oluşturmuş ve gölün özgünlüğünü artırmıştır. Ayrıca bu tür oluşumların fotosentez yoluyla yeryuvarı atmosferinde serbest oksijenin artmasına neden olması ve yeryuvarında canlı yaşamına katkıda bulunması gölün önemini daha da artırmaktadır. Salda Gölü çevresindeki beyaz topraklar, manyezitlerin yazın göl sularının çekilmesi ile kıyıda kalan çamurların atmosferle temas etmesi ve atmosferdeki karbondioksiti bünyelerine absorbe etmeleri sonucu oluştukları belirtilmektedir.

Barındırdığı endemik türler ile Önemli Bitki Alanı, Önemli Doğa Alanı ve Önemli Kuş Alanı kriterlerini sağlayan uluslararası öneme sahip bir sulak alandır. Bir sığırkuyruğu türü olan Verbascum dudleyanum ve Verbascum flabellifolium’un yaşam alanı gölün güney kıyıları ile sınırlıdır.  Göl, nesli küresel ölçekte tehlike altında olan dikkuyruk (Oxyura leucocephala) ile Önemli Bitki Alanı statüsünü, Salda dişli sazancığı (Aphanius anatoliae) ve göle endemik olan Aphanius saldae ile birlikte ise Önemli Doğa Alanı statüsünü kazanmıştır [4]. 

Salda Gölü’nün en önemli biyolojik zenginliklerinden biri de doğal göllerimizde ender olarak büyüme gelişme gösteren, gölün kıyı bölgesinde hidromagnezit stromatolit kayaçlar üzerinde yaşayan göle uyum sağlayan Spongillidae familyasından “tatlı su” süngeri kolonileri, Spongilla cf. Lacustris’tir [4].

 

ÖNERİLER*

 

Salda Gölü, mutlaka doğal alanın yapısı ve biyo-çeşitliliğin korunması ve tüm canlıların uyumlu olarak kullanıma sunulması gerekmektedir. Geçtiğimiz yıllarda Salda Gölü kıyı kesiminde yapılan insan etkinlikleri manyezitli topraklarının kararmasına, canlılık içeren yapının tahrip edilmesine neden olmuştur. Bu aktiviteler kapsamında göl kıyısında offroad ve bisiklet festivali yapıldığı ve kurulan çadırların meydana getirdiği çeşitli atıklarla üzücü manzaralar ve sonuçlar ortaya çıkmıştır. Salda Gölü’nün kıyısında artan turizm talebi 29 Haziran-01 Temmuz 2018 tarihleri arasında Salda Gölü kıyısında 10 bin çadır ve 40 bin kişi katılımlı “Salda Gençlik ve Müzik Festivali düzenlenmesi girişimiyle sonuçlanmıştır [5]. Düzenlenmesi düşünülen festival sivil toplum kuruluşları ve bilim insanlarının çabalarıyla engellenerek Salda Gölü’nün büyük bir çevre baskısına maruz kalmasının önüne geçilebilmiştir. Ardından Salda Gölü’ne “Millet Bahçesi” yapılacağı, T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca geçtiğimiz yıl duyuruldu. Açıklamaya göre içerisinde otopark, mescit, tuvalet, bungalov, kafe gibi yapılar olacağı basında yer almıştı. 

 

Çevresinde az sayıda yerleşim bulunan göl kıyıları yöredeki önemli turizm merkezlerinden biridir. Güncel stromatolit oluşumu ile dünyadaki sayılı yerlerden biridir. Burada hidromanyezit/manyezit ve stromatolit oluşumlarının tüm aşamaları gözlenebilmektedir ve eğitim potansiyeli çok yüksek olan jeolojik miras niteliğindedir. Salda gölü bilimsel araştırmalar açısından oldukça önemli bir yerdir ve korunarak gelecek kuşaklara aktarılması önemlidir.

Hem göl suyu hem de göl çamurunun insan sağlığına faydası bilinmektedir. Göl bu yönüyle sağlık turizmi açısından yüksek potansiyele sahiptir. Göl suyunun yara ve mantar hastalıklarına iyi geldiği saptanmıştır.

Salda Gölü’nün var olan koruma sınırlarının göz ardı edilerek, koruma ve kullanma ilkelerinin yerine geleneksel piknik alanı, otopark muamelesi gösterilerek kullanımı, çok hassas dengelere sahip olan ekosistemde kayıplara neden olunmuştur ve olacaktır da. Salda Gölü çok hassas bir alan olup, yine hassas alanlarımızdan Pamukkale gibi özene ve yönetime ihtiyaç duyulmaktadır [4]

Salda Gölü, Salda yerleşim alanı göl littoral ve yamaç kesimlerindeki koyu içeren bölge ve su çekilmesiyle oluşan süksesyonun en iyi görülebildiği yer olması nedeniyle önemlidir. Aynı zamanda bilimsel bir laboratuvar özelliği ve yaban hayatı yaşam alanıdır. Ayrıca göl çevresindeki karaçam ve kermes meşesi ağaç topluluklarının oluşturduğu alanların korunması gereklidir. Gölün biyolojik kaynaklarının ve önemli ekosistemlerin korunması amacıyla göl çevresinde “Mutlak Kuruma Alanı” ilan edilmelidir [4]

Salda Gölü yurt içi ve uluslararası düzeyde çok önem arz eden turizm ve ekoturizm gücüne sahiptir. Göle yıllardır çok sayıda ziyaretçi peyzaj güzelliklerini görmek, su kuşlarını izlemek, fotoğraf çekmek ve gölde yüzmek için gelmektedir. Bu amaçlar için gölün kullanımında özel gezi yerleri ve koridorlar belirlenmeli, ne toprağı ne de suyu olumsuz olarak etkilenmemelidir. Salda Gölü’nün beyaz topraklarına bırakın arabalarla girmeyi, piknik ve ateş yakmak, ayakkabıyla basmak, şampuan gibi kirletici unsurlarla girmek yasaklanmalıdır. Salda Gölü’nün tanıtımı ve önemi ile ilgili koruma sınırlarının dışında şenlikler yapılabilmelidir. Gölün bitki ve hayvan gen kaynaklarını, endemik türlerini tanıtan bilgilendirici tabela ve panolar konulmalıdır. Ekoturizm konulu eğitim çalışmaları yapılmalıdır. Sosyoekonomik yapının değerlendirilmesi için muhtarlar, belediye başkanları, yerel yönetimler, kamu kurumları ve STK’larla yüz yüze görüşmelerle yönetim planın koruma, kullanma ve gereksinimlere göre bilgilerin paylaşımı ve işbirliğinin artırılması gerekmektedir [4] 

Salda Gölü’nün sürdürülebilir doğal kaynak kullanımında ve yönetimindeki eksiklikler gölün ekosisteminin giderek bozulmasının yanı sıra çevresindeki habitat ve biyolojik çeşitlilik kayıplarına neden olmaktadır. Festival veya benzeri aktivitelerde çevresel sorunlar sadece “çöp ve evsel atık” olarak değerlendirilmemelidir. Salda Gölü’nün korunması bütüncül bir yaklaşımla ele alınmalıdır [4].

Salda Gölü Syanobakteri (mavi-yeşil alg) etkisiyle hidromanyezit oluşumunun olduğu Dünyada ender yerdir. İngiltere’den Jeoloji öğrencilerinin ve bazı meslek gruplarının bu güncel oluşumları yerinde görmek için geldiklerini biliyoruz. Bu değerli doğa harikası JEOSİT/JEOPARK alanına dönüştürülmelidir.

 

Kaynaklar

* Eşref Atabey. 2019. Dünyada tek olan Salda Gölü’nün önemi. Herkese Bilim Teknoloji 

    Dergisi, 6 Eylül 2019, Sayı: 180, sayfa: 16 ve 22.

[1] Eşref Atabey. 2001. Salda Gölü Jeolojik Miras koruma alanı olmalıdır. UNESCO 

Jemirko’ya öneri (https://www.jemirko.org.tr/download/envanter-listesi-detayli/?wpdmdl=180).

[2] Nurgül Balcı, Cansu Demirel ve Mehmet Ali Kurt. 2018. Salda Gölü’nün 

jeomikrobiyolojisi ve güncel stromatolit oluşumunda mikrobiyal etkiler. Yerbilimleri, 39 (1), 19-40.

[3] Elife Akgül, Korhan Çakır, Hafize Funda Kavurmacı, Bilge Karaman, Devrim Erşen 

ve Yıldırım Güngör. 2017. Güncel hidromanyezit stromatolitleri ve Salda Gölü. 70. Türkiye Jeoloji Kurultayı 10-14 Nisan 2017.

[4] Erol Kesici, Kutsal Kesici ve Cevdan Kesici. 2018. Salda gölü korunan alanının 

    sürdürülebilirliği. Doğanın sesi. Yıl:1 Sayı:1, Sayfa: 3-11. 

[5] Sabah Gazetesi, 09.06.2018.

 

Yukarıdaki yazı, Herkese Bilim Teknoloji Dergisi, 6 Eylül 2019, Sayı: 180, Sayfa: 16 ve 22’de yayımlanmıştır. 

 

SALDA GÖLÜ’NÜN BİR JEOSİT/JEOPARK OLMASI İÇİN UNESCO- JEMİRKO’YA 2001 YILINDA YAPMIŞ OLDUĞUM ÖNERİM

 

JEOLOJK MİRASI KORUMA DERNEĞİ (JEMİRKO) JEOLOJİK MİRAS ENVANTER ÖNERİ FORMU 

 

Önerilen Yer: Salda Gölü

Öneren: Dr. Eşref Atabey

Önerme tarihi: Aralık 2001 

Bulunduğu bölge: Burdur ili, Yeşilova ilçesi 6 km batısında 

Koordinatları: 

Özellikleri: *Salda Gölü, Yeşilova’ya 6 km uzaklıktadır. 2 milyon yıl öncesi oluşan bir çöküntü havzasında oluşmuştur. Denizden yüksekliği 1139 m’dir. Yaklaşık 35-45 km alana yayılır. Derinliği 185 m olup, Ağustos ayı su sıcaklığı 25 derece, 30 m derinlikten sonra ise eksilere düşmektedir. Kuzey ve güney kıyıları arası 8 km’dir. Göl kıyısında kumlu plajları, çamur düzlükleri oluşmaktadır. En tipik özelliği mavi-yeşil alglerin yoğun oluşu ve bunların güncel hidromanyezit üretiminde katkılarının oluşudur. Dolayısıyla göl kıyısı bembeyazdır. Ayrıca stromatolitik yapılar yaygındır. Göl suyu bazik özellikli olup Ph’ı yaklaşık 9 dur. Mg 200 ppm, Ca 3 ppm ve Na ise 75 ppm dolayındadır. Bu özelliği ile karbonat çökelmesine uygun ortam hazırlanmıştır. Magnezyumun yüksek oluşu MgCO3 eklinde çökelme ile manyezit oluşumuna neden olmaktadır. Salda gölünde mavi, yeşil ve beyaz renklerin dünyası vardır. Uzaktan bakıldığında mavi suyun üstünde beyaz bulut kümeleri gibi görüntü yansımaktadır. Yeşilova’dan çıkma yazar Fakir Baykurt’un hayal hanesi de bu Salda suyuyla yıkanmış olmalı. Göl suyu 50-60 m gidildikten sonra aniden derinleşmektedir. Doğuda Kale Tepe tarafı batı ve kuzeydoğusu dik ve kayalık, güneyi çayırlık ve diğer sahilleri kumsal ve bembeyazdır. Algal manyezit oluşumları ıslak iken yumuşak ve dağılgan, kuru iken serttir. Göl tabanında su yutanlar bulunduğu belirtilmektedir. Salda 1989 yılından bu yana doğal ST alanı içerisindedir. Göl suyu 14 yılda bir gerilemekte ve tekrar çoğalmaktadır. Son 5 yıldan bu yana 100 m su çekilmesi olduğu belirtilmektedir. Göl suyunun yara ve mantar hastalıklarına iyi geldiği saptanmıştır. (Göl ve çevresiyle ilgili görüntüler mevcuttur). Koruma açısından durum Salda Gölü Siyanobakteri (Mavi-yeşil alg) etkisiyle hidromanyezit oluşumunun olduğu ender yerdir. İngiltere ‘’en Jeoloji öğrencilerinin ve bazı meslek gruplarının bu güncel oluşumları yerinde görmek için geldiklerini biliyoruz. Bu değerli doğa harikası JEOST-JEOPARK alanına dönüştürülmelidir. 

Kaynak bilgiler/Yayınlar:  Göl çevresindeki incelemeler 1997 yılı MTA‘nın Gölhisar-Acıpayam çevresi kil aramaları-huntit projesi kapsamında yapılmıştır. Atlas Dergisi’nin 1999 yılı sayısında Salda Gölü işlenmiştir. 

Ekleri: Önerilen yere ait görsel döküman (harita, fotoğraf, slayt v.b.)’’

 

SALDA GÖLÜ’NÜN DURUMU

 

Basında yer alan haberlere göre; ‘’ T. C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından Millet Bahçesi yapımı için 31.07.2019 tarihinde ihale açılmıştır. İhalenin amacı; ‘’Salda Gölü’nün daha kullanışlı hale getirilmesi, yoğun ziyaretçi baskısının alan üzerinde oluşturduğu tahribatı azaltmak ve ziyarete gelen vatandaşların ihtiyaçlarına cevap vermek” olarak açıklanmıştır. Millet Bahçesi; hidromanyezit oluşumlarının yer aldığı Beyaz Adalar bölgesi ile Tabiat Parkı ve Belediye Plajının bulunduğu alanda inşa edilecektir. Millet bahçesindeki yapıların, Salda Gölü kumsalına yaklaşık 300 metre mesafede olacağı açıklanmıştır. 

Basından öğrendiğimize göre, ihaleyi alarak 1.derece Doğal Sit Alanı olarak tescil edilmiş alanda inşaat çalışmalarına başlayan yüklenici firma, Salda Gölü’nün milyonlarca-binlerce yılda oluşan ve Dünya’da başka eşi bulunmayan beyaz kumlarını kepçeler ile kazarak kamyonlara yükleyip saha dışına taşımıştır. Ziyaretçilerin dahi ayakkabı ile girmemesi gereken kumsal alanı önemli ölçüde tahrip edilmiştir. Geriye 1 metre derinliğinde kot farkı oluşmuş ve geniş bir alanda bozulma olmuş; göl kıyısı doğal halini yitirmiştir.

 

Bazı haber linkleri

https://www.dogadernegi.org/salda-golu/
https://cevreonline.com/salda-golu/

https://www.sozcu.com.tr/2020/gundem/salda-golundeki-tahribattan-geriye-derin-cukur-ve-lastik-izleri-kaldi-5750595/  https://www.toki.gov.tr/haber/salda-golu-millet-bahcesinin-ihalesi-yapildi 

http://www.yesilova.gov.tr/trkiyenin-en-derin-en-temiz-maviligin-sembol-salda-gl

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

Check Also

İÇTİĞİMİZ SUYUN RENGİ NEDEN ÖNEMLİ?

İÇTİĞİMİZ SUYUN RENGİ NEDEN ÖNEMLİ? OKYANUS, DENİZ VE GÖL SUYUNUN RENGİ NEDEN ...