BURHANİYE, SÜBEYLİDERE VE AVUNDUK ALTIN-GÜMÜŞ MADENİ ÇEVRESEL ETKİLERİ

BURHANİYE, SÜBEYLİDERE VE AVUNDUK ALTIN-GÜMÜŞ MADENİ ÇEVRESEL ETKİLERİ
DR.EŞREF ATABEY
Jeoloji Yüksek Mühendisi /Tıbbi Jeoloji Uzmanı / Yazar
Balıkesir Burhaniye ilçesi sınırları içindeki Sübeylidere Mahallesi Mevkii’nde açık ocak altın-gümüş madeni işletmeciliği, Avunduk Mahallesi Mevkii’nde ise kapalı ocak altın madeni işletmeciliği planlanmaktadır.
A- SÜBEYLİDERE ALTIN-GÜMÜŞ MADENİ
Balıkesir, Burhaniye ilçesinde Koza Altın İşletmeleri A.Ş. (Koza) tarafından Sübeylidere Mahallesinde, 22,75 hektar proje alanında, IV.Grup (c) maden için 8.9.2020 / 8.9.2030 arası 10 yıl süreyle “S:88078 Altın-Gümüş madeni açık ocak işletmesi” planlandığı, Projenin Tanıtım Dosyaları Balıkesir Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü internet sayfasında ‘’ÇED Süreci Başlayan’’ projeler kısmında 7.9.2023 tarihinde ilan edildiği görülmektedir.
Proje Tanıtım Dosyası birçok bölümü başka rapordan aktarma ve örneğin yerleşimlerin yönleri gibi hatalı bilgiler içermektedir.
Proje alanı; Burhaniye ilçe merkezinin kuş uçuşu 9 km güneydoğusunda, Yaylacık’ın 2,7 km güneyinde, Avunduk’un 1,8 km kuzeybatısında, Sübeylidere’nin 2,2 km kuzeybatısında, Tahtacı’nın 2,8 km kuzeydoğusunda ve Hisarköy’ün 2,8 km güneydoğusunda yer almaktadır. Proje alanına en yakın hane 800 m uzaklıkta ve Proje alanının batısında bulunmaktadır.

Şekil1
Üretilecek tüvenan cevher Ovacık Altın Madenine sevk edileceği, madenin ekonomik ömrünün yaklaşık 3 yıl, toplam kazı miktarının 776.643 ton, toplam cevher miktarının 315.000 ton ve toplam pasa miktarının ise 461.643 ton olacağı, açık ocak işletmeciliği ile üretilecek cevherin Altın ortalama tenörünün tonda 1 gram ve Gümüş ortalama tenörünün ise tonda 3 gram olarak öngörülmüştür.
Projenin toplam patlayıcı madde miktarları ANFO yılda 35.446 kg yani 35 ton, kapsüle duyarlı emülsiyon patlayıcı (dinamit ) miktarı yılda 915 kg olacağı planlanmış.
Açık ocak işletmeciliği sonucu doğal topoğrafyada derin çukurlar, şevler, birikintiler gibi tahribat olacaktır.
İşletmeden kaynaklı Toz Emisyonunun Kontrolsüz olarak saatte 7,82 kg, Kontrollü olarak saatte 3,91 kg olacağı,
Yer Seviyesindeki Partikül Madde (PM10) Konsantrasyonlarının 9,9 ve 4,5 µg/m3 olacağı, bu değerlerin 2024 yılı günlük ve yıllık sınır değerler olan sırasıyla 50 μg/m3 ve 40 μg/m3 sınır değerleri aşmadığı,
Kümülatif KVS ve UVS Çöken toz YSK değerleri sırasıyla 64,59 mg/m2 gün ve 17,656 mg/m2 gün hesaplandığı, bu değerlerin SKHKK Yönetmeliği’nde 2024’ten itibaren uyulması gereken sınır değerlerin altında kaldığı belirtilmektedir.
800 metre mesafedeki en yakın hanede oluşacak 47,99 dBA’lık gürültü seviyesi, gündüz çevresel gürültü sınır değeri olan 65 dBA sınır değerlerin altında kalacağı,
açık ocak alanına yaklaşık 900 metre mesafede yer alan en yakın alıcı için oluşması muhtemel titreşim hızının ise 0,23 mm/s hesaplandığı ve bunun sınır değerlerin altında olduğu,
Açık ocak alanına en yakın alıcı yaklaşık 900 m mesafede yer almakta olup, söz konusu alıcı için hesaplanan hava şoku değerinin 0,33 mbar, 124,4 dB hesaplandığı, hesaplanan hava şoku değerinin, yer alan gürültünün (ses dalgalarının) farklı seviyelerine insanların ve yapıların tepkileri, “Hasarsız Sınır” aralığında kaldığı,
en yakın hane 900 metre mesafede yer aldığı ve taş savrulma mesafesinin 62,68 metre kabul edildiği belirtilmektedir.
ÇED alanı planlanan Reşitköy Barajı’na 300 metre, Reşitköy sulama alanına ise 900 metre mesafede olup, çevresel etkileriyle risk taşımaktadır.
Jeolojik olarak sahada Porfiri andezitik kayaçlar, bölgenin kuzey kesimlerinde piroklastik kayaçlar yaygın olup, fay kontrollü, silisli ve kuvarslı yapılar, farklı dokularda gelişen kuvars damarları, ayrıca silisli ve kuvarslı yapılar içerisinde nadir baz metal sülfit gözlenir. Mineralizasyonlar genellikle kurşun, çinko, arsenik ve gümüş, nadiren altın olduğu, silisli ve kuvarslı yapıların genellikle kalsedonik kuvars, şekersi kuvars, sütlü kuvars ve ince taneli kristalin kuvarstan oluştuğu, bu kayaçlar içerisinde epitermal Altın mineralizasyonları yaygın olduğu belirtilmektedir.
Akarsu, gölet, baraj
Proje alanı içerisinde pek çok mevsimsel dere veya akar dere bulunur. ÇED alanı 39,81 km² su toplama alanı olan Karınca Dere Mikro Havzası içerisinde, ruhsat alanı ise 9,83 km² su toplama alanı olan Karınca Dere Mikro Havzası ve Kışla Çeşmesi Deresi Mikro Havzası içerisindedir.
ÇED alanı çevresinde gölet ve barajlar vardır. En yakın baraj, 400 metre batıda planlanan Reşitköy Barajıdır. Baraj, sulama amacıyla kullanılacaktır. Alanının 12,5 km güneybatı yönünde yer alan 1 adet sulama amaçlı da kullanılabilen Ulubeyler Göleti, 16,5 km güneydoğusunda sulama amaçlı kullanılan Çamavlu Göleti ve 15,4 km kuzeydoğusunda Köylüce Baraj’ı bulunur.

Şekil 2
Hidrojeoloji
Proje alanı; Alt Miyosen-Orta Miyosen yaşlı, kırıntılı, yarı geçirimli sedimanter kayaçlar ve Alt Miyosen-Orta Miyosen yaşlı, az geçirimli Piroklastik birimlerinde kalmaktadır. Bölgenin genel hidrojeolojik özelliği ‘’geçirimli’’ ve “az geçirimli” kayaç yapısına sahiptir. Bu özelliğiyle yer altı suları hareketi yönüyle önemli olup, maden ocağından yer altı suyu etkilenecektir.
B- AVUNDUK ALTIN MADENİ
Burhaniye ilçesi, Avunduk Mahallesinde Koza Altın İşletmeleri A.Ş. (Koza) tarafından 9,10 hektar proje alanında, 3.11.2014/3.11.2024 süreyle “S:84240 Yeraltı Altın Madeni İşletmesi” gerçekleştirilmesi planlandığı, Projenin Tanıtım Dosyası Balıkesir Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü internet sayfasında ÇED süreci başlayan projeler kısmında 28.9.2023 tarihinde ilan edildiği görülmektedir.
Proje Tanıtım Dosyası birçok bölümü başka rapordan aktarma ve örneğin yerleşimlerin yönleri, kapalı işletme yerine açık işletme ibarelerinin yer alması gibi hatalı bilgiler içermektedir.
Proje alanı; Burhaniye ilçe merkezinin kuş uçuşu 9 km güneydoğusunda, Yaylacık’ın 2,7 km Proje alanı; Burhaniye ilçe merkezinin kuş uçuşu 14,8 km kuzeybatısında, Yaylacık Mahallesinin 1,8 km güneyinde, Avunduk’un 0,74 km kuzeydoğusunda, Sübeylidere’nin 1,03 km kuzeydoğusunda, Kırtık’ın 2,3 km kuzeyinde ve Kurucaoluk’un 2,7 km güneybatısında, en yakın hane ise 580 m uzaklıktadır.
Saha orman alanı içerisindedir.

Şekil 3
Üretilen tüvenan cevherin Ovacık altın madenine sevk edileceği, madenin ekonomik ömrünün yaklaşık 10 yıl, toplam kazı miktarının 505.511 ton, toplam cevher miktarının 280.464 ton ve toplam pasa miktarının ise 225.047 ton olacağı, kapalı ocak işletmeciliği ile üretilecek cevherin Altın ortalama tenörü tonda 1,75 gram olarak öngörüldüğü,
S:84240 ruhsat numaralı saha içerisinde belirlenen 9,10 ha’lık proje alanı içerisinde 0,31 ha portal alanı, 0,25 ha bitkisel toprak depolama alanı, 0,11 ha cevher stok alanı, 1,12 ha pasa depolama alanı, 0,006 ha galeri giriş alanı, 0,0078 ha havalandırma alanı olarak planlandığı belirtilmektedir.
Projenin toplam patlayıcı madde miktarlarının ANFO patlayıcı 59.441 kg/yıl, kapsüle duyarlı emülsiyon patlayıcı (dinamit ) miktarı 5.355 kg/yıl,
İşletmeden kaynaklı Toz Emisyonunun Kontrolsüz olarak saatte 1,80 kg, Kontrollü olarak saatte 0,90 kg olacağı,
580 metre mesafedeki en yakın hanede oluşacak 49 dBA’lık gürültü seviyesi, gündüz çevresel gürültü sınır değeri olan 65 dBA sınır değerlerin altında kalacağı hesaplanmış.
Akarsu, gölet, baraj
Proje alanı içerisinde pek çok mevsimsel dere veya akar dere bulunur. ÇED alanında 2 adet mikro havza, ruhsat alanında ise 4 adet mikro havza vardır.
ÇED alanı Karınca Dere Mikro Havzası ve Erik Dere Mikro Havzası içerisinde, ruhsat alanı Karınca Dere Mikro Havzası, Erik Dere Mikro Havzası, Kışla Çeşme Deresi Mikro Havzası ve Ballık Deresi Mikro Havzası içerisindedir.
Karınca Dere Mikro Havzası’nın su toplama alanı 39,81 km²’dir. Karınca Dere Mikro havzası, yüzey sularını kuzeyden toplamakta olup güney yönünde devam eder. Kışla Çeşme Dere Mikro Havzası’nın su toplama alanı 9,83 km²’dir.
Kışla Çeşmesi Dere Mikro havzası, yüzey sularını kuzeyden toplamakta olup doğu yönünde devam eder. Erik Dere Mikro havzasının su toplama alanı 10,25 km²’dir.
Yüzey sularını kuzeyden toplamakta olup, güney yönünde devam eder. Ballık Dere Mikro havzasının su toplama alanı 13,48 km²’dir. Yüzey sularını güneyden toplamakta olup kuzeybatı yönünde devam eder.

Şekil 4

Şekil 5
Açık ocak ile kapalı ocak birbirlerine uzak mesafelerde olmasına rağmen, jeolojisi, alterasyon, mineralojisi, aynı zamanda pasa malzemenin kimyasal özelliklerinde, hidrojeolojik yönden aynı bilgiler mevcut olup, biri diğerinden kopyalamadır.
SÜBEYLİDERE ALTIN VE GÜMÜŞ MADENİ İLE AVUNDUK ALTIN MADENİ OLASI ÇEVRESEL ETKİLERİ
Sübeylidere’de planlanan açık ocak işletmeciliği altın-gümüş madeni ile Avunduk’ta planlanan kapalı altın madeni işletmeciliği faaliyete geçtiğinde yüzey ve yer altı sularına, ormana, toprağa, canlılara olası zararları olacaktır. Olası dememin nedeni, henüz işletmeye geçilmemiş olmasıdır.
Patlatmaların etkisi
Sübeylidere’de üretim sırasında ocakta ANFO yılda 35.446 kg, kapsüle duyarlı emülsiyon patlayıcı (dinamit ) miktarı yılda 915 kg olacağı planlanmış.
Ocak yakınında yaşayanlar, ‘’Evlerimizin duvarları çatlayacak mı, evimiz yıkılacak mı, çatıya taş mı gelecek’’ kaygı ve endişesiyle korkar ve psikolojileri bozulur. Kontrol ve denetimleri tam yapılamayan bazı maden ocaklarında dinamit patlatılması nedeniyle çevredeki yaşayanlar ve ocakta çalışanların yaralandığına tanık olunmuştur. Patlatmayla oluşan sarsıntıyla heyelanlar ve zeminde çökmelerin olması, evlerin duvarlarında çatlakların oluşması kuvvetle muhtemeldir. Ayrıca, patlatma anında çevreye savrulan kaya parçaları evlere, ekili alanlara, bitkilere, ağaçlara zarar verir.
Hava şoku
Ruhsat alanında çeşitli kayaç gruplarının yer aldığı, bunların fiziksel ve kimyasal özelliklerinin değişiklik gösterdiği ve her kayaç için ayrı ayrı hesaplamaların yapılmadığı görülmektedir.
ANFO ve Dinamit patlatmalarıyla çevredeki kayaç kütlesinin bütünlüğü bozulacak, kırık ve çatlaklı yapı oluşacak, yer altı sularının yönü değişecek, suların debileri azalacak ya da kaynaklar kuruyacaktır. Ortaya çıkan tozun sulara, bitkilere ve insan sağlığına olumsuz etkileri olur.
Morfolojik yapının bozulması
Altın ruhsat alanı ocağı eğimli bir topoğrafyadadır. Faaliyet ile alanın morfolojik yapısı bozulacak, orman ve bitki örtüsü yok edildiğinden, çıplak kalan ve özelliğini kaybetmiş eğimli zemin, yağmur suları ve buzlanmayla daha çabuk parçalanarak, ufalanacak, aşınan malzeme sellerle taşınarak erozyona yol açacaktır. Erozyon ve sel sularıyla dere suyuna karışan kil boyutundaki malzeme balıkların solungaçlarına yapışarak ölmelerine neden olacaktır.
Madenden kaynaklı tozların sağlığa etkisi
Sahada silisli kayaçlar ile sülfürlü mineraller ve toksik arsenik minerali bulunur.
Kuvars tozu maruziyeti
Her iki ÇED alanında yer alan granitik kayaların sokulumlarında kuvars vardır. Kuvarsın bileşimi silisyum dioksittir. Silis tozları solunum yoluyla alındığında akciğerlerde bir çeşit pnömokonyoz türü olan SİLİKOZİS nedenidir. Silis tozları ocak yakınındaki yerleşim yerleri ve ocakta çalışanlar için bir sağlık riski oluşturur.
Arsenik maruziyeti
Ruhsat sahasında görüldüğü üzere, kuvars damarlarda ve arjillit zonlarda arsenik minerali de vardır. Arsenik toksik bir mineraldir. Yer altı suları kayaç bünyesindeki arsenik mineralleriyle kimyasal tepkimeye girerek suda arseniğin artmasına neden olur. Arsenik kanserojendir. Deri ve akciğer kanserine yol açar.
Pasa (artık)
Faaliyet kapsamında Sübeylidere açık ocak alanlarından yıllık toplam 461.643 ton, Avunduk kapalı ocak alanında 225.047 ton maden atığı oluşacağı hesaplanmıştır. Gerekli önlemlerin alınacağı belirtilmiş.
Bu ifadeler, Türkiye’deki maden ocağı işletmelerinin tüm ÇED raporlarında ortak olan söylemlerdir. ÇED raporları birer taahhütler bütününden oluşmakta olup, bu taahhütlerin hiç birine sahada uyulmadığı uygulamalardan açıkça görülmektedir. Dolayısıyla tam tersine derelere pasalar dökülecek, kurutma çamurları ve diğer atıklar atılacak, yer altı suları ve toprak kirletilecektir.
Maden atığı
Altın cevheri ana kayaç içerisinde sülfür içeren mineraller ve toksik kurşun ve arsenik mineralleri bulunur. Pasaların asit maden drenajı yani asidik su üretme potansiyeli vardır. 15.07.2015 tarihli Maden Atıkları Yönetmeliğine göre pasaların yani artıkların atık kodu 01 01 01 olup, tehlikeli atık sınıfına girmektedir.
Asit maden drenajı etkisi
Başta pirit olmak üzere, sülfürlü metalik mineral içeren kömür, baz metal, uranyum ve değerli metal madenlerinde görülen asit maden drenajı, sülfürlü minerallerin nemli ortamda genellikle mikrobiyolojik katkıyla oksidasyona uğraması sonucu, drenaj sularının asidik karakter kazanmasıdır.
Asit Maden Drenajı (AMD) kaynağı; sülfürlü kayaç yığınları, atık barajına terk edilen proses artıkları, pirit konsantresi stokları, açık ve kapalı maden ocaklarında yapılan kazılarda açılan ve sürekli yüzeylerdir. Kimi zaman insan faaliyetlerinin dışında tamamen doğal olarak da gelişebilen AMD; düşük pH, yüksek asidite, yüksek iyon konsantrasyonu (zengin metal içeriği), askıda ve çözünmüş katı özellikleriyle yüzey akıntıları, sızma ve süzülme yoluyla yer üstü ve yer altı sularına karışarak insan, hayvan ve bitki yaşamında olumsuz etkiler yaratabilir.
Her iki ocak alanındaki kayaçlarda ve cevher yapısında sülfür içeriği saptanmıştır. Bu nedenle, proje alanında Asit Maden Drenajı oluşması söz konusudur. Asit Maden drenajı suları yüzey ve yer altı sularının asidik hale gelmesini, ağır metallerce zenginleşmesine, yine tarım toprağının kirlenmesine neden olur. Asit maden drenajı etkisinde kalan alanda bitki, sebze ve meyveler zarar görür, kuruma yapar.
Şev stabilitesi-yamaç eğimi
Her iki ocak alanındaki kayaçlar, zeminde kendine özgü mekanik ve yapısal özelliklerinin yanı sıra, patlatmaların, titreşimlerin, çevresel koşulların da etkisiyle farklı tipte süreksizlik düzlemleri boyunca kaymalar, heyelanlar, göçmeler, oturmalar, kaya yuvarlanmaları oluşabilir.
Erozyon
Madencilik faaliyetiyle çıplak kalan arazi yağmur, buz, sel ve rüzgar etkisiyle aşınarak, yüzeysel etkilere daha açık hale gelecek, erozyon hızlanacak, taşınan malzeme dere ve çaylara taşınacaktır.
Flora ve fauna
Ocak alanları orman ve bitki örtüsü içindedir. Faaliyetlerle alandaki fauna ve floranın zarar görmesi kaçınılmazdır.
Sahanın hidrolojisi ve hidrojeolojisi
Yağmur suları kırık ve çatlaklı yapısı sayesinde yer altına süzülür ve orada depolanır. Saha içinde dereler bulunur. Altın ve gümüş ocağı faaliyetiyle dere ve yer altı suyu kaynağı da ortadan kaldırılacaktır.
‘’Su yüzeyi ÇED alanında ve çevresinde mevsimsel akışlı dere bulunmaktadır. Dere yataklarına hiçbir şekilde müdahale edilmeyecek, pasa malzeme dökülmeyecek, katı ve sıvı atık verilmeyecektir’’ denilse de denetleme olmadığından bunun gerçekleşmesi mümkün değildir.
Su kaynaklarına etkisi
Altın-Gümüş üretimi yapılacak olan kayaçlar geçirimli olup, yağmur sularını bünyesinde depolar, yer altı su yolu ile yakınındaki kaynakları, tarım alanlarını besler. Ruhsat alanından süzülen yer altı suları gerek yer altı suyolu ile ve gerekse yağışlı mevsimlerde yüzeyden derelerle yakınındaki yerleşim alanına ve su kaynaklarına ulaşır.
Kayaçların mikro ve makro çatlaklı ve gözenekli yapısı içinde yağmur sularını depolayan tıpkı bir binanın çatısındaki su deposu gibi, birer su deposudurlar. Altın-Gümüş ocağı faaliyetiyle bu sistem ortadan kalkacaktır.
Ormanlık alandaki bu kayaların kırık ve çatlaklardan yağmur suları yerin derinliklerine doğru süzülür ve depolanır. Gözenekleri ile kırık ve çatlakları içinde, yağmur sularının zemin içerisine süzülmesiyle oluşan meteorik sular, daha önceden hapsolmuş formasyon suları vardır. Sedimantasyon sırasında hapsolmuş olan formasyon suları hidrolojik döngünün bir parçasıdır. Ayrıca çok eski jeolojik zamanda oluşan fosil sular bulunur. Özellikle kireçtaşı kayaları birer su deposudurlar.
Altın-Gümüş ocağı yarmaları kaya çatlak sistemlerini kestiklerinden, yer altı suyuna sızan suyun açığa çıkmasına, akış yönünün değişmesine, buharlaşmasına ve kaybına neden olur.
Altın-Gümüş ocağı ile kayaç kütlesi yapının ve kırıkların yok olmasına ve bunların doğal dengesinin bozulmasına neden olacaktır.
Ayrıca pasalardan (atıklardan) yer altı ve dere suyuna karışan sedimanlar suların sıcaklığını, pH, elektrik iletkenliği ve biyolojik oksijen ihtiyacı derişimini değiştirerek canlılar için zararı olacaktır.
Ormana etkisi
Ruhsat alanı içindeki orman ve bitki örtüsü yok edileceğinden yağışın toprağa süzülüşü ve toprağın tutuluşu olmayacak, erozyon hızlanacak, yer altı sularının beslenmesi kesilecektir. Ağaçlar “Dünyanın ciğerleri” olarak bilinir. Karbondioksitin depolanmasında ve oksijen üretiminde, toprağı dengelemede ve hava sıcaklığını, nemi ve taşkınları azaltmada kilit rol oynarlar. Ağaçlar, oksijen üretirken, liflerinde karbondioksit depolayarak havayı temizler. Karbondioksitin sera etkisini azaltarak iklim değişikliğine olumlu etki yapar.
Altın-Gümüş madeni sanal su tüketimi-su ayak izi
Altın-Gümüş madeni ocağı işletmesiyle yeşil su ayak izi diye nitelendirdiğimiz, yağmur sularının içlerine süzülmesini sağlayan ve yer altı suyu olarak mavi su ayak izini oluşturan kayalar yok edildiğinden sanal su kaybı olmaktadır. Altın-Gümüş madeni ocağından kaynaklı kayaların ortadan kaldırılmasıyla ne miktarda yeşil ve mavi su kaybı olacaktır bunun hesaplanması gerekiyor. Bu kaybedilecek su insan ve bitkiler için gereklidir.
Ayrıca ocaktaki faaliyetlerde, üretiminde doğrudan mavi su ayak izi yani yer altı tatlı suyu tüketilmektedir.
Diğer aşamalarda kirliliği gidermede kullanılan gri su söz konusudur.
Bunun bir de fosil su, formasyon suyu sanal su miktarları bulunmaktadır. Sahadaki kayalar gözeneklerinde su bulundururlar. Kireçtaşı, kumtaşı, çakıltaşı kayaları gibi sedimanter kayaçların gözenekleri ile kırık ve çatlakları içinde, yağmur sularının zemin içerisine süzülmesiyle oluşan ‘’meteorik sular’’, daha önceden hapsolmuş ‘’formasyon suları’’ vardır. Maden ocağı ile aslında ortadan kaldırılan yer altı su kaynaklarıdır. Bunu ülke genelindeki tüm maden ocakları üzerinden hesaplayacak olursak ülkemizin yer altı su kaynaklarının milyarlarca m3’ü kaybedilmiş olmaktadır.
Toprak ve tarıma etkisi
Toprak bir canlı varlıktır. Bünyesinde mikroorganizmalar, solucanlar, bakteriler bulunur ve toprağın oksijenli, havadar kalmasını ve besince zenginleşmesini sağlarlar. Bitkisel toprak sıyrılarak bir alanda stoklanmasıyla toprağın kimyasında ve biyolojik yapısında değişiklik olur, atmosferik şartlar, yağmur, kar, buzlanma, sıcaklık gibi nedenlerle toprak özelliğini kaybeder. Toprağın ana maddesi kayaçlardır. Kayaçlar olmazsa toprakta, bitkilerde, su da olmaz.
Altın-Gümüş madeni ocağıyla kayalar yerlerinden kaldırıldığı için çevresindeki toprak oluşumu da durur. Tarım alanlarına yakın dolomit ocağı tozları bitkilere ve ekili alanlara zararı olur. Tarım alanlarında toprağın nemi azalır ve toprak kurur; tarımsal faaliyette ve içme amaçlı kullanılan yer altı suyu azalır; kuyuların su seviyeleri düşer; açılacak ocak bitişiğindeki meyve ağaçları kurur.
Ocağın zeytinliklere etkisi
Altın-Gümüş ocağı çevresinde yakın mesafelerde zeytinlikler vardır. 3573 sayılı ‘’Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun, Madde-20: ‘’Zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede zeytinyağı fabrikası hariç zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevî atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez’’ diye ifade edilmektedir.
Tozların zararları
Maden ocağı yakınında yerleşimler vardır. Yayılan tozun tane boyutu 56 mikron altında olabilmektedir. Altın ve gümüş içeren ana kayaç silisli ve içerisinde arsenik gibi toksik mineraller vardır. Silis pnömokonyoz nedenidir. Özellikli kuru havalarda ve rüzgarlı günlerde ocak çevresinde ciddi toz kirliliği oluşur. Toz kirliliği çevredeki bitki ve ağaç örtüsüne ciddi zararlar verir.
Meyve ağaçları ve tohumlu bitkilerin yaprakları ile döllenmeye tozun etkisi
Altın-Gümüş madeni tozu, bitki yapraklarında stomaları kapatır ve bitki zayıf düşer. Bitki zayıf düşünce parazitler bitkiye hücum ederler ve bitki ölür. Toz, bitkilerin yapraklarında solunumu ve fotosentezi engeller; döllenmeyi önler ve meyve oluşumunu azaltır. Ayrıca ocaktan kaynaklı toz, çevrede arıcılık faaliyetlerine zarar verir.
1- Toz yaprak yüzeyine konar.
2-Gece nemi ile nemlenen toz, gündüz kuruyarak yaprak yüzeyinde kabuklaşır. Yüzeyi toz kabuğu ile kaplanmış olan yaprak yeterli güneş enerjisi alamaz, fotosentez ve solunum gücü azalır. Bu azalma bitkinin beslenme, meyve verme ve büyütme gücüne olumsuz etki yapar.
3- İnce toz yaprağın solunum gözeneklerini tıkar. Gözenek kapakçıklarının kapanmasını engeller. Gözenek kapakçıkları kapanamayan yaprak devamlı terleme ile su kaybeder ve bir tür “fizyolojik kuraklık etkisi” olayı gerçekleşir.
4- İnce tozlar dişi çiçeğin yumurtalık borusunun ağzına konar ve buradaki yapışkan sıvıyı kurutur. Çiçek tozları yumurtalığın ağzına yapışamaz ve yumurtalığa taşınamaz. Bu durumda ağaç çiçek açar. Ama döllenme gerçekleşemediği için meyve verimi azalır.
Atık çamuru zararı
Atık çamurunun çevreye yayılması, ocak ve çevresinde biriken tozun yağışlarla çamur haline gelmesiyle, ciddi kirlilik olur. Çamurdaki partiküllerin boyutları 200 mm’nin altındadır. Ocaktan kaynaklı çamurlar gelişi güzel döküldüğü zaman eko sistemin fiziksel, kimyasal ve biyolojik yapısı için ciddi tehdit oluşturmaktadır. Maden atık çamuru toprağa döküldüğü zaman, toprağın su süzme kapasitesini azalttığından dolayı arazinin üretkenliğini ters etkiler.
Alıcı ortam suyunun bulanıklığını artırır ve faydalı kullanımını azaltır. Toprağa dökülmüş maden atık çamurları, bitki örtüsünün geliştirmesini önler veya bodur bırakır. Dere yataklarının doldurur ve dere kesitinin daralmasına neden olur. Bazı dereler bu atıklarla doldurulmuştur. Toprağa dökülmüş maden atığı çamuru kuruduğu zaman küçük partiküller havada uçuşarak ciddi hava kirlenmesine neden olur. Yağmurlu mevsimlerde demir ve feldispat çamuru ÇED alanındaki karstik boşluklardan yer altı suyuna ulaşır ve kirletir.
Atık çamuru alıcı derelere ulaştığında kil boyu partiküller balıkların solungaçlarına yapışarak, tıkar ve oksijensiz bırakarak toplu ölmelerine yol açar. Toprağa uzun süreli çökelmeden dolayı, daha küçük partiküller, su taşıma rejimini düşürmekte, bu durumdan yer altı suyu ciddi şekilde olumsuz etkilenecektir.
Ocakların tehlike oluşturması
Altın-Gümüş madeni ocağı bulunduğu alanda işletme sırasında kontrolsüz olarak kopan kayalar aşağıda insan hayatını ve ormana zarar verecektir. Ocak faaliyeti sonunda, geride dik şevli-falezli sarp, uçurumlu, suyla dolabilen devasa çukurlar kalır. Türkiye’deki örneklerinden görüldüğü üzere, terk edilen ocak çevresinde koruma önlemleri alınmadığından bu durum, çevredeki insanlar ve hayvanlar, yaban hayatı için tehlikeli oluşturacaktır.
Faaliyeti biten maden ocağının eski haline getirilmesi
Türkiye’de terk edilmiş hiçbir maden ocağı eski haline getirilmediği gibi, bu da olanaklı değildir. İşletme sonunda geride dik şevli, kayalardan oluşan çıplak, devasa çukurlar kalmaktadır. Toprak olmayınca kayaların üzerinde dikimle ağaçlandırma yapılamaz. Toprağın hammaddesi kayaçlardır. Kayaç olmazsa toprak da olmaz. Toprak oluşumu uzun yıllar almaktadır.
Kayaçların toprağa dönüşmesi yüzlerce, binlerce yılları almaktadır. Ve oluşan toprakta ağaçlar, bitkiler yetişmektedir. Toprak bir canlıdır. Bir gram kuru toprakta milyarlarca mikroorganizma vardır ve canlıları besleyen toprağa hayat verir. Terk edilen ocakların ağaçlandırılması ve eski haline getirilmesi olanaklı değildir. Çünkü dikilen ağaçların yeşermesi ve boy vermesi için, henüz toprak oluşmamıştır.
Altın ve gümüş ocağı çukurları arazinin yer altı suyu akışını engeller. Çukur bölüm ağaçlandırılamadığı için çöp ve atık maddelerin doldurulduğu, lağım atıklarının boşaltıldığı depoya dönüşmektedir. Eğimli bir yamaçta ocağın eski haline getirmesi mümkün değildir.
Halk onayı olmadan madencilik faaliyeti yapılamaz
Maden işletmesi için yerel halkın, asıl mağdur olanların onayı gerekir. Yöre halkının onayı olmadan her iki Altın-Gümüş ocağı faaliyette bulunamaz.
Kümülatif değerlendirme
Kümülatif değerlendirme yapıldığında, Altın-Gümüş madeni ocağının yüzey ve yer altı suyuna zararları, topoğrafyanın, morfolojinin bozulucağı, erozyona yol açacağı, orman ve bitki örtüsüne, tarım alanlarına zararı olacağı, tozlarının bitki, sebze ve meyve ağaçlarına zararı olacağı, oluşacak dik falezli ve derin çukurların insan ve canlılar için tehdit oluşturacağı ortadadır.
Toprağın ana maddesi kayaçlardır. Kayaçlar olmazsa toprak, bitkiler, su da olmaz. Yer altı suyu; içme suyu, kullanma suyu ve ovadaki tarım alanlarının sulanması, bitkisel üretimin arttırılması, halkın beslenmesi için kullanılmaktadır.
Bu ilişki ‘üstün kamu yararı’ kapsamında kavranır ve değerlendirilir.
Bilimsel sonuçları ortaya konmadan, çevreyi ve su kaynaklarını, ormanı yok edecek Altın-Gümüş madeni ocağı açılmamalı, su depolama alanı, yer altı suyunu besleyen önemli bir akifer olan bu kireçtaşı kayalarının bulunduğu alanda Altın-Gümüş madeni faaliyetlerine izin verilmemelidir.
Kaynaklar
Eşref Atabey. 2023. Madencilik ve Çevre. 196s. Sarmal Kitabevi. ISBN: 9786256885042. İstanbul.
Koza Altın İşletmeleri A.Ş. S:84240 Yeraltı Altın Madeni İşletmesi Balıkesir ili, Burhaniye ilçesi, Avunduk Mahallesi Mevki Proje Tanıtım Dosyası Eylül-2023
Koza Altın İşletmeleri A.Ş. S:88078 Altın-Gümüş Madeni Açık Ocak İşletmesi Projesi Balıkesir İli, Burhaniye İlçesi, Sübeylidere Mahallesi Mevki Proje Tanıtım Dosyası Eylül-2023



