Jannah Theme License is not validated, Go to the theme options page to validate the license, You need a single license for each domain name.
ALİ DİZDARFLAŞ HABERHABERLER

Ali Dizdar’ın yazısı, İnadım İnat…

İNADIM İNAT…

 

14 Eylül 2025… İkizköy yaşayanı Akbelen ormanındaki katliamı önlemek için ağaçlara sarılarak verdiği direnişle hafızalara kazınan, direnişin simge ismi Zehra Nine, (Zehra YILDIRIM) 79 yaşında vefat etti. Unutulmayacaklar arasına girdi. Tıpkı 20 yıldır süren KİSSEBÜKÜ mücadelemizin baş aktörlerinden Arif YILMAZ’ı unutmadığımız gibi.

 

Ezelden beri nice çevre mücadelesi veren cengaverlerimiz zamanı gelince göçüp gittiler. Yenileri gelmekte ve gelecek elbet… Bu sözü hiç unutmayacağız…

 

“BİZ BİTTİ DEMEDEN BİTMEZ”

FOTO… İİ 001

FOTO… İİ 002

 

Bu günkü konumuz “SÜLALEMİZİ YEDİ DAHA DOYMADI” dediğimiz Muğla’ya dayatılan termik santraller.

 

2019’da başlayan, Gökova Yeniköy ve Kemerköy termik santrallerine kömür sağlamak için İkizköy’deki Akbelen ormanını yok etmeye, o da yetmedi zeytin ağaçlarını da kesmeye varan doğa katliamına direnen İkizköylüler aynı direnci geçmişte de göstermişlerdi ve hala direniyorlar.

 

Yasa çıkararak direnci kırmak, yargı kararlarından korunmayı seçen yönetim, enerji ve madencilik faaliyetlerini hızlandırmayı amaçlayan yeni kanunla Akbelen’de zeytinliklerin sökümüne/kesimine (sözüm ona başka bir yere taşınmasına) yasal yolu sağladı. 7554 Sayılı Kanun, 24 Temmuz 2025 de 32965 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanarak yasalaştı.

 

Kanunun 11. maddesine eklenen geçici bir maddeyle, Muğla’da İkizköy ve çevresindeki 50’den fazla mahalle kömür istimlak sahası olarak belirlendi.

 

((((((( MADDE 11- 3213 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde ve ekli haritalar ile listeler eklenmiştir. GEÇİCİ MADDE 45- Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte ruhsat sahibi veya rödövansçı olan gerçek veya tüzel kişiler tarafından ülkenin elektrik ihtiyacını karşılamak üzere yürütülen madencilik faaliyetlerinin tapuda zeytinlik olarak kayıtlı veya fiilî olarak üzerinde zeytinlik bulunan bu Kanuna ekli Harita ve Koordinat Listesi sınırları içindeki alanlara denk gelmesi ve faaliyetlerin başka alanlarda yürütülmesinin mümkün olmaması durumunda, madencilik faaliyeti yürütülecek kısımdaki zeytin ağaçlarının maden sahalarının bulunduğu ilçe ve il sınırlarına öncelik vermek suretiyle taşınmasına, sahada madencilik faaliyetleri yürütülmesine ve bu faaliyetlere ilişkin geçici tesisler inşa edilmesine kamu yararı dikkate alınarak Bakanlıkça izin verilebilir.))))))))

 

GÖKOVA KEMERKÖY TERMİK SANTRALİ

 

Muğla’nın en büyük, Türkiye’nin ise 30’uncu en büyük elektrik santrali olan Kemerköy (Gökova) Termik Santrali’nin inşa edilmesi kararı 15 Eylül 1983’te alındı. Polonya merkezli ELEKTRİM firmasınca 1984 yılında 95 milyon ton rezerve sahip Hüsamlar linyit yatağını değerlendirmek üzere inşa edilmeye başlandı. 1993’te 300 metrelik bacası tamamlandı, 1994’te 1’inci ve 2’inci üniteler, 1995’te 3’üncü ünite üretime başladı.

FOTO… İİ 003

 

FOTO… İİ 004

 

İLK EYLEM KADINLARDAN

 

Yapılma kararı alınmasından itibaren Kemerköy Termik Santrali’nden en çok etkilenecek Milas-Ören Gökova’da bulunan Türkevleri Köyü kadınları 12 Ekim 1984’te nöbet eylemi başlattı. 20 gün köy girişinde direnen kadınların eylemi birçok medya organında yer aldı.

FOTO… İİ 005

 

Türkevleri Köyü kadınları sabah ezanıyla uyanıp soluğu köyün girişinde alıyorlar, kazı için gelen iş makinalarına geçit vermiyorlardı. Yaşlı, genç, çocuk işleri güçleri köy girişinde beklemek olmuştu. Kimi yün eğiriyor, kimi kazak örüyor. Çocukların en büyük eğlencesi ise köye girmek için gelen iş makineleri olmuştu. Akşama kadar üstünden inmiyorlardı.

 

Köyde bir asparagas haber yayıldı “SANTRAL BAŞKA BİR YERE YAPILACAK” bunun üzerine sevinen köylüler direnişe son vermişlerdi. Savunucuların gardı düştü. Ardından gelen Başbakan Turgut ÖZAL’ın “Santral Gökova’da kurulacak beyanatı” ile inat devam etti, aynı ölçüde eylemler de devam etti.

FOTO… İİ 006

 

DANIŞTAY’DA DAVA AÇILDI

 

4 Aralık 1984’te Gökova Körfezi’nde termik santral inşaatının durdurulması için Milas’a bağlı Türkevleri, Hüsamlar, Akçalar ve Çamlıca köylerinin muhtarları Başbakanlık aleyhine Danıştay’da dava açtı. “Yürütmenin durdurulması ve idari işlemin iptali” istendi. Dava dilekçesinde termik santral yapımının “Anayasa’nın 56’ıncı maddesinin açıkça ihlal edildiği bu nedenle yer seçiminin sakat olduğu ve iptali gerektiği” belirtildi. Ayrıca santral yapımının Turizmi Teşvik Yasası’nın 6/4’üncü maddesi, Çevre Yasası’nın 1,2,3,10 ve 13’üncü maddelerine, Kültür ve Doğa Varlıklarını Koruma Yasası’nın çeşitli hükümlerine, 5 yıllık kalkınma planının çeşitli bentlerine aykırı olduğu kaydedildi.

 

67 BİN İMZA TOPLANDI

 

8 Mayıs 1993’te ise Gökova’da düzenlenen “Termik Santrale Hayır” şölenine Muğla ve civar illerden yaklaşık 3 bin kişi katıldı. Yoğun yağış altında gerçekleştirilen etkinlikte çevre mücadelesinin demokrasi mücadelesi olduğu vurgulandı. Yoğun güvenlik önlemlerinin dikkat çektiği etkinlikte dönemin Belediye Başkanı Kazım TURAN, yalnızca 15 günde 67 bin imza topladıklarını, bu imzalardan yalnızca 15’inin santrala “evet” dediğini belirterek,

 

“BU İKTİDAR 15 KİŞİNİN Mİ? 67 BİN KİŞİNİN Mİ? İKTİDARI” diye sordu.

FOTO… İİ 007

FOTO… İİ 008

 

SÜRESİZ AÇLIK GREVİ YAPILDI

 

1994 yılında ise ikinci ünitesinde de deneme üretimine başlanan Kemerköy Termik Santrali’nin kapatılması talebiyle çeşitli çevre örgütlerine üye eylemciler Ören’de bir araya gelerek “serbest kürsü” oluşturdu. 23 Nisan 1994 günü bir grup eylemci süresiz açlık grevine başladı. Gökova Sürekli Eylem Kurulu Sözcüsü Saynur GELENDOST eylemle ilgili yaptığı açıklamada, Gökova Termik Santralı’nın çalıştırılmaması için ne gerekiyorsa yapacaklarını vurguladı.

FOTO… İİ 009

 

Gelendost, “23 Nisan’da eylemlere yeniden başlıyoruz. Oldukça anlamlı bir gün. Ulusumuz, Gökova Termik Santrali’nin çalışmasına karşı. Eğer ulusal egemenlik varsa, yönetenlerimiz ulusal egemenliğe saygı gösterirler. Eğer çocuklarımız gerçekten önemliyse, Atatürk’ün baktığı gözle bakıyorlarsa, onlar için bu cinayetten vazgeçilir. Gökova Sürekli Eylem Kurulu olarak açlık grevine biz başlayacağız ve duyarlı olan herkesi nöbete çağıracağız” açıklamasında bulunmuştu.

FOTO… İİ 010

FOTO… İİ 011

 

MAHKEME KARAR VERDİ, ÇEVRECİLER KİLİT VURDU

 

Aydın Bölge İdare Mahkemesi’nin termik santral için “çalışmaların durdurulması” kararı vermesi üzerine 1996 yılının 19 Mayıs’ında ise Türkiye’nin birçok ilinden gelen çevre aktivistleri, termik santralin kapısına zincir vurarak kilitledi. Santralin mahkemenin durdurma kararına rağmen çalıştırıldığı iddiaları üzerine aynı yılın Ekim ayında Greenpeace ekibi, kendilerini Gökova Santrali’ne zincirledi. Danıştay, Gökova Termik Santrali için İzmir Çevre Hareketi’nin açtığı davada, Aydın İdare Mahkemesi’nin 17 Haziran 1998 verdiği “Çalıştırılamaz” kararını onayladı. Bu kararlar Danıştayca da onandı. Ancak kararlar uygulanmadı. Bunun üzerine AİHM’e başvuru yapıldı. 2005 yılında AİHM bu santrallerin kapatılması kararını onayladı. Fakat bu da uygulanmadı.

FOTO… İİ 012

FOTO… İİ 013

 

GEÇİCİ FAALİYET BELGESİ (GFB) İLE ÇALIŞIYORDU

 

Gökova Körfezi’nin ortasında yükselen Yeniköy ve Kemerköy Termik Santralleri ile Linyit Maden İşletmesi, İÇTAŞ Enerji ve LİMAK Enerji ortaklığı ile 23 Aralık 2014 tarihi itibari ile işletilmek üzere devralındı. Kemerköy Termik Santrali, çevre mevzuatına uygun olmayan 13 santral arasında yer alırken, santrallerin faaliyetleri, 1 Ocak 2020’de durdurulmuş fakat geçici faaliyet belgesiyle (GFB) çalışmalarına devam etmişti.

 

Santrallerin 2,5 yıl içinde mevzuata uygun hale gelmesi gerekiyordu ancak İklim Derneği’nin, 4 Haziran 2021’de açıkladığı raporunda; santrallerin çevreyi koruyacak hiçbir yatırım yapmadan faaliyetlerine devam ettiği, atıkların ormanlık alana “vahşi” depolama yöntemi ile depolandığı, Kemerköy Termik Santrali’nin, 05 Nisan 2017 tarihinde 5 yıl geçerli olan çevre izni aldığı, tesisin atık depolama izni için 30 Aralık 2019 tarihinde geçici faaliyet belgesi aldığı ancak bir yıllık süre içerisinde atık sahasını çevre mevzuatına uygun hale getiremediği için bu belgenin 30 Aralık 2020 tarihinde iptal edildiği, 13 Ocak 2021 tarihinde ise bakanlık tarafından tekrar geçici faaliyet belgesi verildiği belirtildi.

FOTO… İİ 014

 

ÜÇ TERMİK SANTRALİN DOĞAYA VE BİZE VERDİĞİ ZARARLAR

 

***Çevre Mühendisleri Odası’nın hazırladığı rapora göre 1984-2017 yılları arasında Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy termik santralleri atmosfere 360 milyon ton karbondioksit saldı. Santraller 2018-2043 yılları arasında çalışmaya devam ederse 328 milyon ton karbondioksit daha salacağı tahmin ediliyor. Santrallerden kaynaklanan hava kirliliği yılda 280 erken ölüme yol açarken, 1984 yılından, 2017 yılı sonuna kadar, üç santralin yarattığı hava kirliliğinin toplamda 45 bin insanın erken ölümüne neden olduğu tahmin ediliyor.

 

***Termik bacaların, civar köylerine ve körfeze yaydığı partikül tabakasına her gün biraz daha katkı verdiğini unutmayalım. Yanı başındaki Ören Beldemizde artık kavun karpuz sebze yetiştirilemiyor. Herkesim evinin önü bahçesi her gün kül atıkları ile kirleniyor.

 

***Kemerköy, Yatağan, Yeniköy termik santralleri için kullanılan, açık kömür ocakları tarım arazilerini neredeyse yok olma noktasına getirdi. Meyveler daha olgunlaşmadan etrafında siyah bir tabaka oluşuyor ve dalından dökülmeye başlıyor. 150 kilogram cıva ormanların üstüne, 120 kilogram cıva ise tarım alanlarının üstüne çökerek toprakta ve bitkilerde birikiyor.

 

***Muğla’da bulunan üç termik santralin etki analizini yapan Avrupa İklim Ağı (CAN Europe) Çevre Mühendisleri Odası ve Muğla Çevre Platformunun (MUÇEP), raporunda belirttiği gibi; 1983-2017 yıllarında 45 bin erken ölüm görüldü, kalp-damar ve solunum yolu hastalıkları nedeniyle 46 bine yakın kişi tedavi gördü. Santral 50 yaşını dolduruncaya kadar çalışmaya devam ederse 5270 erken ölüm daha yaşanacak.

 

Üç santral toplamda her yıl doğaya 1100 kilogram cıva salıyor. 220 kilogram cıva Akdeniz’de deniz suyuna karışıyor, balıkların dokularında birikerek besin zincirine karışıyor.

 

***Milas’ta 1978-2020 yılları arasında yaklaşık 3 bin 400 hektar alan termik santral ve kömür ocakları tarafından yok edildi.

 

***Yatağan ilçesinde 1979-2020 yılları arasında yaklaşık 3 bin 600 hektar alan yok edildi.

FOTO… İİ 015

 

Köylülere “sizi Gökçeada’ya taşıyacağız” gibi vaatler veriliyor. Topraklarına üç kuruş para verilerek insanları nesiller boyu yaşadıkları yurtlarından kovarak kaderlerine terk ediyorlar.

 

***Kömür işletme ruhsat sınırları içerisinde Yatağan-Menteşe bölgesinde 31 mahalle; Milas bölgesinde 29 mahalle olmak üzere 60 mahalle bulunuyor.

 

***Yaklaşık 40 yıl boyunca 8 köy tamamen, 4 köyün büyük bir bölümü ve 11 köyün bir kısmı yok edildi. Geriye kalan ve 15’i büyük zarar gören 52 mahalle yok olma tehdidi altında.

FOTO… İİ 016

 

***MİLAS: İkizköy, Sekköy, Hüsamlar yok edildi. Dereköy, Türkevleri, Çamlıca ve Alatepe Mahallelerinin büyük bölümü yok edildi. Karacaağaç, Bağdamları, Çakıralan, Gürceğiz, Pinar bir bölümü yok edildi.

 

***YATAĞAN-MENTEŞE ; Tınaz, Kafaca yok edildi. Eskihisar, Yeşilbağcılar, Bağyaka, Karakuyu-Kafaca yok edilip yeni yerlerine taşındı. Şahinler, Turgut, Kapubağ, Çaybükü, Salihpaşalar, Akçaova kısmen yok edildi.

 

“Muğla’da Kömür İçin Yok Edilen Köyler Belgeseli”ni izlemelisiniz…!

 

***Yatağan Termik Santrali’nin bir yılda kullandığı soğutma suyunun miktarı 19 milyon metreküptür ve bu su tahsisi Lagina kaynağından temin edilmektedir. Yeniköy Termik Santralinin Kullandığı su miktarı ise 14,5 milyon metreküptür. Santrale tahsis edilen suyun 9,5 milyon m3’ü Geyik Barajı’ndan, geri kalan 5 milyon m3’ü ise Milas Dereköy yeraltı suyu varlıklarından alınmaktadır. Yani 2 termik santral, toplam 33,5 milyon m3 içilebilir kalitede su kullanmaktadır.

 

Susuzluğa mahkûm edilen Bodrum’un ihtiyacı olan su miktarının iki katından fazlasını bu iki santral tüketmektedir.

 

Bodrum’un yıllık su ihtiyacı 44,42 milyon metreküp olarak öngörülmüş, bu ihtiyacın yalnızca 28,14 milyon metreküpü mevcut kaynaklardan DSİ tarafından, MUSKİ Genel Müdürlüğü aracılığıyla sağlanabilmektedir. Dolayısıyla Bodrum yarımadasının su ihtiyacında 16 milyon metreküp açık vardır. Bodrum’da su kesintilerinin sebebi bu iki santraldir.

 

***Gökova termik santralı makinaları soğutma suyu olarak deniz suyunu kullanıyor ve günde yaklaşık 1 milyon litre deniz suyunu devir daim ile 8 derece ısıtarak tekrar denize veriyor. Kemerköy Termik Santrali, tam 30 yıldır denizden aldığı suyu Biyositlerle kirletilmiş ve ısınmış olarak gözümüzün bebeği gibi bakıp korumamız gereken eşsiz Gökova Körfezi’ne bırakıyor. Deniz ekosistemini oluşturan canlılar hayatlarını kaybediyorlar. Yeni yabancı popülasyonlar hakimiyet kuruyor. Gökova Körfezi’nde balık popülasyonunda belirgin bir azalma var.

 

***Gökova Körfezinin çoğu yerinden gözlenebilen Termik Santralın Mavi Yolculuk Turizmine vurduğu darbeyi hissetmemiş olmak vurdum duymazlıktır.

 

YARGI KARARLARI UYGULANSAYDI…!

 

1996 yılında Muğla bölgesindeki Yeniköy, Kemerköy ve Yatağan termik santralleri hakkında santrallerin faaliyetlerinin durdurulmasına dair verilen yargı kararları uygulansaydı, termik santrallerin faaliyetine son verilmiş olurdu ve bugün Akbelen’de orman yok edilmeyebilirdi. Ve aşağıda belirttiğim onca zararı da önlemiş olurduk. Enerji açığımızı kapatmak için de güneş ve rüzgar enerjilerinin kullanımına son sürat önem verirdik.

FOTO… İİ 017

 

BİR İNAT UĞRUNA NE GÜNEŞLER BATIYOR…

 

18 Kasım 1984 “Gökova’ya santral yaptırtmayız” diyen Halkçı Parti Genel Başkanı Necdet CALP’e Başbakan Turgut Özal’ın yanıtı da hafızalardan silinmedi. Özal, “Köprüyü sattırmayız diyorlardı, sattık. Bu santrali de yaparız” dedi.

FOTO… İİ 018

FOTO… İİ 019

 

Kaptan olarak her Gökova gezimde uzaktan da olsa termik santralın bacasına doğru okkalı bir küfür savururdum. Onca dirence rağmen yapılmış olması bugün hala faaliyette olmasını sağlamamalı diye düşünüyorum.

 

Bu yasal olmayan ancak yasalmış gibi çalışan bu üç termik santralin kapanma zamanın geldi, geçti, gidiyor. Sanayi Sitesinin altında kaldı diye yalan yanlış fetva veren, yağmalanmış Hipodrom taşlarının kalanlarından turizme ivme kazandırmayı umanlara kapılıp abesle iştigal etmemeliyiz. Enerjimizi faydalı işlerde kullanmalıyız. Önümüzde dev bir sorun var ve bizi bekliyor. Onların inadına karşı bizim de inadım inat olmamız gerek. Güneş ve rüzgâr zenginiyiz, bu santraller kapanmalı…

 

Saygılarımla. Ali DİZDAR

 

YARARLANDIĞIM KAYNAKLAR ;

https://marksist.net/okurlarimizdan/kemerkoy-termik-santralinin-dogaya-ve-insana-zararlari

https://www.gazeteduvar.com.tr/yanginda-tahrip-olan-kemerkoy-termik-santralinin-37-yillik-oykusu-ozaldan-beri-direnis-var-haber-1530889

 

https://www.bbc.com/turkce/articles/c1mxg0e5d99o

 

https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2025/07/20250724-1.htm

 

“Muğla’da Kömür İçin Yok Edilen Köyler” Belgeseli

https://ekolojibirligi.org/muglada-komur-icin-yok-edilen-koyler-belgeseli/

 

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu