ANTİK LİMAN KENTİ ‘’PİSİLİS’’

ANTİK LİMAN KENTİ ‘’PİSİLİS’’
DR. EŞREF ATABEY
Ortaca güneyi Sarısu Çayı’nın denize döküldüğü bölümde, Osmaniye Mahallesinde, ‘’Kaunos’’ antik liman kenti gibi M. Ö. 500-600’lü yıllarda şimdiki kıyıdan daha içeride kurulmuş ‘’Pisilis Liman Kenti’’ kalıntıları bulunmaktadır. Surlarla çevrili şehir merkezi, anıt mezarlar, dar caddeler ve sokaklar, birbirine yakın, dar ve genellikle iki katlı evlerin kalıntıları görülmektedir.
Antik Pisilis’i görmek için yazılı bir belge ve görevli refakatçı gerekli
2500 yıl öncesi uygarlığı kalıntılarının bulunduğu Ortaca ilçesi Sarıgerme’deki Antik Liman Kenti PİSİLİS’i görmek istenirse, burası halkın ziyaretine yasak. Kalıntılar üzerine inşa edilen otelin kapısında şöyle bir duyuru ile karşılaşılmakta.
‘’FETHİYE MÜZE MÜDÜRLÜĞÜNDEN YAZILI BİR BELGE VE MÜZE MÜDÜRLÜĞÜNDE GÖREVLİ REFAKATÇİ EŞLİĞİNDE ZİYARET GERÇEKLEŞTİRİLEBİLİR’’
Hangi mesafeden nasıl geldiğiniz önemli değil. Önce Ortaca’dan Fethiye’ye gidilecek. Müze Müdürlüğünden yazılı bir izin belgesi alınacak. Ancak yazılı izin belgesi yeterli olmayacaktır. Müzeden bir görevli eşliğinde ziyaret gerçekleştirebilecektir. Ziyaret sonunda görevliyi alınan yere Fethiye’ye tekrar bırakılması da gerekiyor. Ortaca’dan bir saat uzaklıktaki Fethiye’ye gidip, izin almak zahmetli ve masraflı olacağından PİSİLİS’i ziyaret etmek de mümkün olamıyor.

Şekil 1
Pisilis Antik Liman Kenti
Pisilis, arkeolojik açıdan olduğu kadar, jeomorfolojik yönden de önem taşıyan bir yerleşimdir. Bu tarihi kent, dolan limanı ile Dalaman Ovası’nın Holosen’deki (115.000 yıl) gelişimi için önemli bulgular taşır.
Dalaman Çayı alüvyonlarının, buradaki ‘’koy’’u doldurması ile bugünkü halini almıştır. Dar bir ağızla denize açılan bu ‘’koy’’un hemen karşısında bulunan Baba Ada, bu dönemde ‘’koy’’un ağzını hem fırtına dalgalarına karşı korumakta, hem de limana giren gemiler için feneri ile kılavuzluk yapmakta idi.
Kentin limanı olarak kullanılan ‘’koy’’, Bizans Dönemi’ni takip eden yüzyıllarda kısmen dolarak sığ bir göl (Kara Göl) haline gelmiştir. Antik kentin yapıları otel inşaatının başladığı 1987 yılına kadar büyük oranda sağlam bir şekilde varlıklarını sürdürmüştür.

Şekil 2
Dalaman Ovası, 2000-2500 yıllık bir sürede bugünkü şekline kavuşmuştur. Dalaman Çayı, M.Ö. 500’lü yıllarda yatağını Ortaca civarında güneye çevirmeden önce batıya doğru gelişen deltası ile eski bir körfezi ortasından doldurarak Köyceğiz Gölü’nü ve Dalyan Ovası’nı meydana getirmiştir. Daha sonra da yatağını güneye çevirmiş ve bir başka körfezi doldurarak Dalaman Ovası’nı oluşturmuştur.
Dalaman Ovası’nın güneybatı köşesinde bulunan Pisilis’in, konumu nedeniyle, Dalaman Çayının alüvyon birikiminden etkilenmesi ve limanının dolması, Klasik dönemden günümüze uzanan bir zaman dilimine rastlar. Pisilis Limanı’nın dolmasında Dalaman Çayı yanında, daha küçük bir akarsu olan, Sarısu Çayı’nın da payı olmuştur.
Pisilis Limanını çevreleyen yapıların dairevi dizilişi bize o döneme ait kıyı çizgisi hakkında fikir vermektedir. Kentin limanı olarak kullanılan koy, Bizans dönemini takip eden yüzyıllarda kısmen dolarak sığ bir göl (Kara Göl) haline gelmiştir.
Bu koyun dolmasında ve göle dönüşmesinde akarsu birikiminden çok kıyıda gelişen plaj etkili olmuş ve koyun denizle bağlantısı kumlarla kapatılmıştır. Denizle bir ayak vasıtası ile bağlantılı olan bu göl, 1987 yılına kadar varlığını korumuş, kentin yapıları da otel inşaatının başladığı 1987 yılına kadar büyük oranda sağlam bir şekilde varlıklarını sürdürmüştür. Kente ait yapılar içinde özellikle tonozlu mezarların bir bölümü sağlam olarak günümüze ulaşmıştır.
Pisilis’e 1987’den sonra ne oldu?
Dalaman Ovası kıyılarında Sarıgerme adı ile anılan plaj ve onun gerisinde tarihi bir liman yerleşmesi olan Pisilis çevresi 1987 yılında turizm yatırımlarına açılmış, 1.Derece Sit alanında ünlü otellerin yapımına geçit verilmiştir.
Burası yöredeki doğal çevreyi koruma çabalarından payını alamamış ve büyük ölçüde tahrip edilmiştir. 1988 yılında Güneybatı Anadolu kıyılarında yer alan Gökova Körfezi, Dalyan ve Köyceğiz Gölü ile Fethiye Körfezi’nin bazı bölümleri “Özel Çevre Koruma Bölgesi” içine dahil edilmiştir. Ancak, Dalaman Ovası kıyılarının bu kapsama niçin alınmadığını anlamak zordur.
Ortaca’ya bağlı Osmaniye Mahallesinin güneyinde uzanan plaja, Sangerme adı verilmektedir. Bu plaj ile Osmaniye Mahallesi arasında da Pisilis yerleşmesine ait kalıntılar yer almakta olup, bu eserler 1987 yılına kadar çatıları dışında büyük ölçüde ayakta kalabilmiş yapılar halinde varlıklarını koruyabilmişlerdir.
Sangerme plajının hemen gerisindeki Pisilis’in yerleşme alanı, bu çevrenin tek düz yeridir. Bu nedenle de 1987 yılında burada başlayan otel inşatları önce tarihi kentin limanı ve kalıntıları üzerinde, daha sonra da çevresindeki dağlık-tepelik alanda yükselmeye başlamıştır.
Pisilis Kenti ile Çevresinin Arkeolojik ve Jeomorfolojik Özellikleri Pisilis’e ait kalıntılar, en yoğun olarak Sangerme plajının 200-300 metre kadar kuzeyinde, bugünkü kıyı şeridinden alçak bir tepe ile ayrılan, yarım ay şeklindeki küçük düzlükte yer almaktadır. Plajın karşısındaki Baba Ada aynı döneme ait deniz feneri gibi yapılar mevcuttur.
Antik Pisilis kentinin tahribatı
Ali Fuat Doğu’nun 1994 yılında yayımlanan makalesinde Pisilis’in tahribatıyla ilgili şu bilgilere yer verilmektedir:
‘’Pisilis Kenti Çevresindeki Turistik Yapılaşma ve Meydana Gelen Tahribat Pisilis ve yakın çevresi, “Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu”nun 19.10.1981 gün ve A-3126 sayılı kararı ile tescil edilerek, I. derece arkeolojik sit alanı ilan edilmiştir. Aynı Kurul 25.12.1986 gün ve 2918 sayılı kararı ile Pisilis antik kentinde yapılaşmaya izin vermiştir. Daha sonra Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türkiye’nin birçok turistik yöresi ile birlikte Sarıgerme çevresinde de “Turizm Alanı Nazım İmar Planı” çalışması yapmıştır. 1/5000 ölçekli bu paftada Pisilis çevresi sit alanı olarak gösterilmekte fakat aynı yer “Tatil Köyü işletme alanı” olarak da belirtilmektedir.
Antik Pisilis kenti büyük ölçüde tahrip edilerek burada birden fazla otel kompleksi inşa edilmiş ve hizmete açılmıştır. Bu tesisin inşaatı sırasında tarihi eserlerin ne ölçüde tahrip edildiğini “Kültür ve Turizm Bakanlığı İzmir II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu”nun, 1.3.1989 tarih ve 599 sayılı raporunda görmek mümkündür.
Bu belgede yer alan “Kurulumuz üyelerinin ve Büro Müdürlüğü raportörlerinin 26.2.1989 günü yerinde yaptığı incelemede turistik tesisin yapı civarında yer alan Pisilis antik kentinde, harabelerden taş çekildiği, inşaat için kum çekimi sırasında sur duvarlarının tahrip edildiği, şehir duvarları ve antik evlere ait daha önce yıkılmış taşların alınarak turistik tesisin inşaatında kullanıldığı, ayrıca taş almak amacıyla kalıntıların yıkıldığı, antik kentteki taşların traktör yolu açılarak taşındığı, eski eser yanma şantiye binası yapılarak çöplük alanına dönüştürüldüğü görülmüştür“, “Muğla ili, Ortaca ilçesi, Osmaniye köyü, Sangerme Mevkii, Pisilis antik kentindeki yapılaşmalara ilişkin ilgili firmanın, Yüksek Kurulun aldığı kararda gösterildiği doğrultuda hareket etmediği ve yasal olmayan uygulamalarda bulunduğu, antik Pisilis kentine yukarıda sözü edilen uygulamalardan dolayı önemli ölçüde zarar verilmesi saptandığından tüm ilgililer hakkında yasal kovuşturma açılmasına karar verildi” gibi saptamalar, tahribatın boyutlarını ortaya koymaktadır.
Pisilisi’in tahrip edilmesi 1989 yılında basında da büyük yankı uyandırmış ve uzun süre gündemde kalmıştır.
Doğrudan antik kentin üzerine yapılan otel kompleksi dışında sit alanı içinde 3 büyük otel daha yapılmıştır. Ancak, bu 3 otel, tarihi yapılarla iç içe değildir. Fakat, büyük betonarme yapılan ile bu otellerin de çevre ile uyumlu oldukları söylenemez. Ayrıca bu otellerden biri plajın hemen gerisinde inşa edildiği için, gerek yapımı sırasında, gerekse yapıldıktan sonra plajın doğal yapısını ve güzelliğini bozmuştur. Pisilis kenti üzerinde kurulan otelin inşaatı sırasında, buradaki antik limandan arta kalan göl, ayağının bir kanal ile derinleştirilmesi sonucunda Turistik kompleksin büyük yapılan tarihi eserlerin bulunduğu alanda kurulmuş’’.
Tarihin izlerini taşıyan doğal ve tarihi varlıkların büyük bir özenle korunması gerekirken, turistik otel inşatlarıyla tahrip edilmesine izin verilmiştir.
Pisilis Antik Liman kenti halkın ziyaretine açılmalıdır.
Not: Yazının hazırlanmasında; ‘’Ali Fuat Doğu. 1994. Doğal ve tarihi çevre tahribine bir örnek: Pisilis (Sarıgerme-Muğla)’. Türkiye Coğrafya Uygulama ve Araştırma Merkezi Dergisi. Sayı:3, 309-321’’ makalesinden yararlanılmıştır.
Diğer kaynaklar
Eşref Atabey. 2023. Dalaman Ovası’nın 115.000 Yıl Öncesinden Günümüze Değişimi, Antik Kaunos ve Pisilis. https://www.bodrumguncelhaber.com/author/atabey
Eşref Atabey. 2013. Muğla ili tıbbi jeolojik unsurları ve halk sağlığı Muğla Belediyesi yayınları-13.
Yeni Asır Gazetesi; 16 Ocak 1989 “Antik Kentin Üzerine Tatil Sitesi Kurdular”
Günaydın Gazetesi; 19 Mayıs 1989 “Pisilis’te Tarih Betonlaşıyor.



