Anasayfa / ÇEVRE - DOĞA / Muğla Marmaris Datça balı Bodrum da

Muğla Marmaris Datça balı Bodrum da

Muğla Marmaris Datça balını tattırmaya gelen

Gazeteci Yazar Rifat Kalakoğlu Bodrum’da…

Marmaris’te ilk matbaayı kuran ve ilk günlük gazeteyi yayınlayan yedi kitap yazarı Kalakoğlu, yıllar sonra Bodrum’a demir attı!

 

ZEKİ ÖZKESKİN/ Bodrum

 

Hemen hemen aynı yıllarda gazeteciliğe başladığımız Rifat Kalakoğlu ile arkadaşlığımız 80’li yıllara dayanır. Ben Bodrum’da ticaretle uğraşırken, Ege Bölgesinin en büyük gazetesi olan Yeni Asır ve SABAH gurubunda ve TRT yurt Muhabirliği Bodrum muhabirliği ve temsilciliğine başladım.

Aynı yıllarda Rifat Kalakoğlu da yine aynı gazetelerin Marmaris muhabiri ve temsilcisi olarak çalışmaya başladı. Gazete sayfalarında başlayan dostluğumuz zaman zaman bir araya gelerek daha bir samimi meslektaşlıkla bugüne kadar sürdü geldi.

 

Rifat KALAKOĞLU, MARMARİS POSTASI isimli gazetesiyle yerel ve genel basında bir hayli başarılı ve etkin gazetecilik örneği sergilerken çeşitli ödüllerin de sahibi oldu. Marmaris yerelinde yayın yapan KANAL 48 Televizyonunda da genel yayın yönetmeni olarak görev yaparken moderatörlüğünü yaptığı Basın Kulübü programıyla yerel siyasetin oluşmasında kamuoyunu tetikleyen etkinlikte yaptığı yayıncılık bugün hala hatırlanmaktadır.

 

Muğla Gazeteciler Cemiyetinin de Bodrumlu gazeteci hemşerimiz rahmetli Ender USLU ile birlikte beş kişilik ilk kurucularından olan Rifat Kalakoğlu, daha sonra Marmaris Gazeteciler Derneğinin de kurucu başkanlığını yaptı. Halen Çeşitli gazete, dergi ve sosyal medyada yazılarına devam etmekte olan KALAKOĞLU, en sonunda dayanamayıp kitap yazmaya başladı. 

 

ZÖ— Kitap yazmak nerden aklına geldi Dostum?

RK — “Zeki’cim, yıllarca haber, röportaj köşe yazısı derken zaten elimiz alışkındı yazmaya ama kitap hiç aklıma gelmemişti. Önceden olsaydı kendi matbaamda basardım kitaplarımı.

Ben ta ortaokul zamanında ufak ufak şiirler yazardım. Lisede rahmetli gazeteci arkadaşımız sen de tanırsın, Yükselecek DEMİREL, bir gün bana şiirlerimi derleyip kitaplaştırmayı önerdi. Israr etti diyebilirim. İlk kitabım GÖKKUBBE çıkınca ardından bana ilham geldi.. 

Gazetemizde FİSKOS diye bir dedikodu köşemiz vardı ve çok ilgi çekerdi. Tarih öncesi Marmaris’in ismi de Fiskos imiş!.. Yayınladığımız yıllarca biriken fiskoslardan seçmelerle Marmaris’in hem güldüren hem düşündüren yerel olaylarını ve kahramanlarını tanıtan kitabım çıktı.” 

 

Ardından 600 sayfalık DÜNDEN BUGÜNE MARMARİS, Çay İçmeyen Çiğdem, Cumhuriyete Marmaris Katkısı, Muğla Düşü ve son olarak da önceki ay yayınlanan Güzelbişeyler Söyle Ben Artık Yokum isimli kitaplarıyla Kalakoğlu, üçü şiir olmak üzere toplamda yedi kitaba imza atmış oldu. 

ZÖ — Ee gelelim balcılığa ve Bodrum’a… Neden Bodrum?

RK — “Ben yıllardır Bodrum’u çok severim. Muğla’da öğrenciyken en çok okul gezileriyle Bodrum’a gelirdik. Ben fotoğrafçılıktan harçlığımı çıkarırdım. O kalabalık gruplar halinde çektiğim fotoğraflarda en çok Bodrum bana kazanç sağlamıştır. Ayrıca sosyal denge sağladığına inandığım mimari yapısıyla eşitlikçi bir yan görürüm burda. Renk birlikteliği görürüm. Marmaris’te bu yoktur. Orda, geçmişte, karman çorman karmaşık bir çarpık yapılaşma şanssızlığı yaşanmıştır.”

 

ZÖ — Bala gel bala?

RK — “İzmir’de Ticari Bilimlerde bir süre okuduktan sonra gittiğim İstanbul’da çeşitli firmalarda çalışırken tüm Türkiye’yi yıllarca dolaştım. Pazarlama yaptım. Daha sonra Piyale Makarnalarının bayiliğini yaptım. Marmaris’ten evlenince eşimin ailesi balcılık yapardı. Onlardan balcılığı öğrendim. Rahmetli kayınpederimin zeytinliği vardı, arıcılık yapardı. Ilk 70’li yıllarda İstanbul’da marketlere makarna yanında bal da pazarlar satardım. Ada çayı defne yaprağı kekik papatya gibi yöresel ürünlerimizi ben ilk İstanbul piyasasına soktuğumda kimseler bunları bilmezdi. Adaçayını makarnanın yanında zorla verirdim bakkallara. Etiketlerinde tariflerini faydalarını etraflıca yazardım. Migros en büyük müşterimizdi.

Marmaris’te kendi markamızla bal işini yaparken çeşitli ülkelere de toptan bal satardık. Ülke çapında bal ve arı sütü gibi önemli ürünleri üretip pazarlamak benim en büyük merakımdı. Halen de öyleyimdir. Ticareti severim.”

 

ZÖ — Bodrum’a gel artık…

RK — Bodrum’dayım zaten.. Hemen her gün Muğla’dan gelip giderim. Çoğunluk kalırım. Torunum burda Bodrum Anadolu Lisesinde okumakta. Antalya Fen Lisesinde parasız yatılıydı. Uzaklık vs gibi çeşitli sorunlar yaşayınca puanı tutuyordu Bodrum’a geçiş yaptırdık. Annesi, Kızım Melis ayrılmaz çocuğundan. Yerleştiler buraya. “Baba, bal dükkanı açalım buraya da..” deyince neden olmasın dedik sıvadık kolları.. Yöresel ürünlere öncelik verdik. Marmaris’ten Datça’dan bal ve badem çeşitleriyle yine yöremizden ben özellikle Milas başta olmak üzere tüm ilimizi, Muğla’yı, Ayvalık ve Edremit’ten sonra adeta bir Zeytin Cumhuriyeti olarak değerlendiririm. Yörenin en seçme en güzel zeytinyağlarından özellikle de meraklılar için, adeta ilaç diyebileceğimiz özellikleri bulunan yöremiz yağlarından seçmeler sunuyoruz.

 Buna benzer yöresel çeşitlerimizle Bodrumluları ve Bodrum konuklarını yöremiz ürünleriyle tanıştırıp buluşturmak istedik.

Yılbaşından beri uğraşıyoruz hazırlıklarla. Tam bitirdik derken, Korona olayına denk gelince epey bir süre dinlenmeye çekildik zorunlu olarak.. Haziran başından beri açtık dükkanımızı üniversitelerden ve değişik laboratuvarlardan analiz ve tahlil raporlu sağlıklı ürünlerimizle sağlığına önem veren meraklı tüketicileri bekliyoruz.

DAMAK tadına önem veren tüm Bodrumluları ve Bodrum gönüllülerini Atatürk Caddesindeki yerimizde ürünlerimizi beğenmeye davet ediyoruz.

Zeki’ciğim, reklama mı girdi yoksa bu?”

 

ZD — Hayır girmedi.. Çünkü, yöremiz zeytinleri genellikle uluslararası çevrelerde özellikle de sofralık oluşu yanında özellikle yağı ile isim yapmıştır. Marmara bölgesi zeytinleri çoğunluk sofralıktır. Ama, bizim bölgemiz zeytinleri hem sofralık hem yağlık yanıyla sevilmektedir. Hemen her yıl yöremizde üretilen zeytinyağlarımız çeşitli uluslararası yarışmalarda birinciliklerle dönmektedirler. Bu da bizi bölge insanı olarak sevindirmektedir.

Peki, en iddialı olduğunuz konu hangisi?

RK — Tabii ki balcılık… Arı Sütü.. Pollen gibi yan ürünlerde iddialıyız.. Ayrıca, meşhur Datça badem çeşitlerinden Acı Badem Macununa, Sığla yağından meşhur Muğla Tarhanasına varana kadar ürün gamını çoğaltıyoruz.

 

ZÖ —Böylesi önemli ürünleri, bal badem zeytinyağı gibi yöresel gıdalarımızı hem tanıtım ve hem satış amaçlı bir araya getirmenize sevindim. 

İnşallah hayırlı olur. Hayırlı işler diliyorum.

Bu arada, kitaplarınızdan da dükkana koysaydınız bari?

RK — Çok teşekkür ederim. Küçük bir stant yaptık, kitaplarımı da sergiliyoruz.

ZÖ— Tekrar kolaylıklar ve hayırlı işler diyorum.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

Check Also

Muğla OBM Araç Parkına Taze Kan

  Muğla Orman Bölge Müdürlüğü araç parkına ormancılık faaliyetleri ve orman yangınlarıyla ...