Anasayfa / FLAŞ HABER / KONYA TÜRK TASAVVUF MÜZİĞİ TOPLULUĞU VE SEMA GRUBU BODRUM’DA

KONYA TÜRK TASAVVUF MÜZİĞİ TOPLULUĞU VE SEMA GRUBU BODRUM’DA

Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü’nün katkıları ve Bodrum Belediyesi’nin destekleriyle Pekdemir Kültür Sanat tarafından düzenlenen Hz.Mevlanayı anma etkiliği 11 Ocak akşamı saat 20.30 da Bodrum Herodot Kültür Merkezinde gerçekleşecek. Her hafta Konya’da yapmış oldukları etkinliklerle ve ayrıca Yurt içinde ve dışında pekçok ülkede Hz.Mevlanayı tanıtan, felsefesini anlatan Konya Türk Tasavvuf Müziği Topluluğu ve Sema grubunun bu etkinliği Bodrumda heyecanla beklenmekte.Yusuf Kayya yönetimindeki grup 17 Aralıkta da Konya Şeb-i Arus törenini gerçekleşirmişti.
Arasız yaklaşık 90 dakika sürecek olan etkinlikte Ahmet Hatipoğlu’nun ‘Hicaz Nevbe’ eseri ve Hz. Mevlanayı anlatan ‘Hamdım,Piştim,Yandım ‘sinevizyon gösterisinden sonra Rakım Elkutlu’nun Karcığar makamında Sema Mukabelesi gerçekleşecek.
Bu etkinlikte değerli destekleri için;
Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü’ne
Bodrum Belediyesi’ne
Hakkı Mandalinci’ye
Mandarin Resort Hotel’e
Yaşar Kaya’ya
Nergiz Karatoprak’a
Teşekkür ederiz.
( Numan Pekdemir 0532.233 98 10 )

Bilgi için:
PEKDEMİR Kültür Sanat 0532.233 98 10
Bilet Satış:
İmge kitabevi Tel: 0252.317 05 93
Turgutreis Sanatçılar Derneği Tel:0543.361 30 38
MEVLEVİ SEMA TÖRENİ NEDİR ?

Allah’a ulaşma yolunun derecelerini sembolize eden, içinde dini öğe ve temalar barındıran ve bu haliyle ayrıntılı kural ve niteliklere sahip tasavvufî bir törendir. Mevlevîliğe özel bu seremoni, Mevlânâ Celâleddîn Rûmî (ö.17 Aralık 1273) zamanında belli bir kurala bağlı kalmaksızın yapılırken Sultan Veled ve Ulu Arif Çelebi zamanından başlayarak disiplinli bir şekilde icra edilmiştir. Bu kurallar, Pir Adil Çelebi zamanına kadar geliştirilmiş ve son şeklini alarak günümüze kadar gelmiştir.

Tören, birbiriyle bütünlük içinde farklı tasavvufî anlamlar içeren naat, ney taksimi, peşrev, Devr-i Veledî ve dört selâm bölümünden oluşmaktadır. Sema Töreni, Mevlevîlik kültürünün doğru olarak aktarılabileceği mekânlarda gelenekten gelen Mevlevî müziği ile icra edilir. Itri’nin rast makamında bestelediği 17. yüzyılın sonundan itibaren çalınmakta olan naat-ı şerif ile törene başlanır. Pir Adil Çelebi gibi bestekârlar tarafından bestelenmiş ilahiler, müzik eğitimi almış koro tarafından okunur. Ney, kudüm ve ut gibi enstrümanlar, koroya eşlik eder. Mevlânâ’nın Farsça yazılmış eserleri, tören süresince mutrib heyeti (ses ve saz topluluğu) tarafından icra edilen bestelerin temel kaynağıdır.

Törene, Hz. Muhammed’i (S.A.V.) öven naat-ı şerifin okunmasıyla başlanır. Naat-ı şerifin okunmasından sonra ney taksimine geçilir. Ney taksiminin bitiminde semazenler, semazenbaşının işaret ettiği yere geçip semaya başlarlar. Bundan sonra başlayan Devr-i Veledî ölümden sonra dirilmeyi betimler. Hırkası kabri; sikkesi mezar taşı olan semazen, otururken ölmüş sayılır. Devr-i Veledî’den sonra başlayan ayinde semazenler usulünce hırkalarını çıkarır, dünyevi işlerinden soyunurlar.
Sema törenlerinde selam bölümü dört kısımdan oluşmaktadır: 1. Selâm, insanın kulluğunu idrak etmesini; 2. Selâm, Allah’ın kudreti karşısında hayranlık duyulmasını; 3. Selâm, kudret karşısında duyulan hayranlığın aşka dönüşmesini; 4. Selâm, insanın kulluğa dönüşünü anlatır. Tören, okunan Kur’an-ı Kerim ve dualarla bitirilir.

Gökler âleminin bir sembolü olarak Mevlevî Sema’sında semazenler dönerken, semazenbaşı aralarında gezinir ve semazenlerin birbirlerine olan mesafesinin korunmasını sağlar. Postnişin olarak adlandırılan ve töreni yöneten kişi ise kırmızı postun ucunda ayakta durarak dualar okur.
Sema yapılan yer yuvarlak olmasından dolayı dünyaya, Postnişin güneşe, semazenbaşı aya ve semazenler de gezegenlere benzetilerek semanın güneş sistemini sembolize ettiği varsayılır.

İcra edilmesi özen ve dikkat gerektiren bu tören, başından sonuna kadar birçok aşamada mistik anlamda semboller taşır. Sema esnasında dönmek tüm mekân ve yönlerde Allah’ı seyretmeyi temsil eder. Ayak vurmak, nefsin sınırsız ve doyumsuz isteklerini ayaklar altına alıp ezmek ve onunla mücadele edip nefsi mağlup etmektir. Kollarını yana açmak, en mükemmel’e yönelik bir acziyettir. Semada sağ elin yukarı, sol elin ise aşağı doğru kollar açık bir hale gelmesi, sağ elle Tanrı’dan feyiz alıp O’ndan başkasına yüz çevirmek ve sol elle bu feyzin dağıtılması anlamına gelmektedir.

Töreni icra eden semazenler, manevi ve bedeni uzun bir eğitim süreci sonrasında ayin için hazır hale gelirler. Sema yapılan alandaki tüm hal ve tavırlar edep ve erkâna riayet edilerek gerçekleştirilir. Sema yapacak kişinin, Mevlânâ’nın yazılı eserlerini okuyup anlayabilecek kapasiteye ve müzik, kaligrafi gibi sanatlarla meşgul olabilecek yeteneğe sahip olması beklenir. Semazen için gerekli bu eğitim süreci onu, seyr-ü sülûk’a yani bilgiyi edindikten sonra değişimi ve gelişimi öngören İnsan-ı Kâmil yoluna ulaştırır. Maneviyat yolu; bağlılık, muhabbet, hizmet, Allah’ın hatırlanması ve inziva gibi pek çok aşamayı içermektedir.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

İlginizi Çekebilir

BESİAD TA KRİZ DÖNEMİNDE BANKALARIN ÖNEMİ KONUŞULDU

BESİAD, Geleneksel Perşembe Toplantısı’nda Halkbank Bölge Koordinatörü Deniz YILDIRIM’ı konuk etti. Samimi ...