ANAMUR DOLOMİT OCAĞI ÇEVRESEL ETKİLERİ

ANAMUR DOLOMİT OCAĞI ÇEVRESEL ETKİLERİ
DR. EŞREF ATABEY
Jeoloji Yüksek Mühendisi / Tıbbi Jeoloji uzmanı / Yazar
Mersin İli, Anamur İlçesi, Emirşah ve Ovabaşı Mahallelerinde 19,86 hektar alanda Dolomit Ocağı işletilmesi planlandığı, ÇED Gereklidir kararı verildiği ve 53,23 hektar alana ÇED talep edildiği belirtilmektedir. Açık işletme, basamaklar oluşturulacak ve patlama yöntemi kullanılarak yılda 440.000 ton/yıl pasa ile 1.760.000 ton/yıl dolomit üretimi olacağı, ÇED alanının Orman arazisi içinde kaldığı, işletmenin ömrünün 9 yıl olacağı belirtilmektedir.
ÇED raporunda belirtilenler hep taahhütlerden ibarettir. Nasıl gerçekleştirileceği belirsiz olup, bunun uygulamada böyle olmadığı ocağın mevcut durumundan açıkça görülmektedir. Kontrol ve denetimler yapılamadığından, işletmeci ÇED raporunda belirtilen taahhütleri yerine getirmemektedir.
Madencinin doğa ve çevre tahribatına karşı, ormanları yok etmesini, su kaynaklarını, tarım alanlarını, toprağı kirletmesini önlemek için Devletin madenciyi kontrol ve denetleme görevini yerine getirmesi gerekirken, böyle olmayıp Milas Akbelen’de olduğu üzere yaşam alanlarını korumak adına vatandaşlar bu görevi üstlenmek zorunda kalmaktadırlar.
Devletin desteğini arkasına alan madencinin karşısında vatandaş güçsüz kalmakta, birkaç kişinin çıkarı için, kendi doğal yaşam alanları, suyu, toprağı, havası kirletilmekte, göç ettirilmekte, işsiz bırakılmakta, tarımdan koparılmaktadır. Söz konusu bu dolomit ocağı faaliyetinde kamu yararı bulunmamaktadır.
ÇED alanındaki kaya birimi tümü dolomit değildir
Her ne kadar ruhsat, dolomit ve kalkeri içine alan II-a grubu maden için alınmışsa da ÇED raporunda dolomit ocağı diye anılmaktadır. Jeolojik olarak geniş bir alanda dolomit minerali oluşması mümkün değildir. Nitekim fotoğrafta ocakta açık renkli dolomit ile kırmızı kiremit renginde radyolarit kaya birimi olduğu, kırmızı Terra Rossa tipi toprakla da karışık görülülüyor. Ruhsat sahasındaki Dolomit kayası blok şeklinde kökü olmayan bir kütle şeklinde olup, devamlılığı yok. Blok alındıktan sonra rezerv tükenir. Dolomit zonu yanlara doğru kırmızı radyolarit kaya birimine geçiyor. Bu durum sahanın jeolojik, sedimantolojik, petrografik, mineralojik incelemelerinin, dağılımı, geometrisi, rezerv hesaplamalarının sağlıklı yapılmadığını gösteriyor.

Şekil 1
Ocaktan çıkarılan malzeme kalitesiz olup, ayıplı, hileli mal anlamına da gelmekte ve kullanımı risklidir
Fotoğrafta görüldüğü üzere, ocaktan çıkarılan malzeme dolomit kaya parçaları, radyolarit kaya parçaları ve toprak karışımı bir malzeme olup, kalitesiz olduğu anlaşılıyor. Çıkarılan malzeme ocakta kurulu beton santralinde, mıcır olarak, daha ince malzemenin de kum olarak değerlendirildiği anlaşılıyor. Kum halinde olanı muhtemelen sıvada kullanılmak için. Ocaktan çıkarılan malzeme karışık halde olup, betonda, mıcır ve kum olarak sıvada, yol sergi malzemesi, asfaltta kullanılması risklidir. Malzemenin kalitesiz oluşu ayıplı, hileli anlamına da gelebilmektedir.

Şekil 2
Hazır betonda dolomit kullanımı depremde yapı güvenliği için risklidir
21.9.2015 tarihli ve 30187 sayılı Maden Yönetmeliği Madenlerin gruplandırılması,
Madde 5: II. Grup madenler:
- a) Kalsit, DOLOMİT, kalker, granit, andezit, bazalt gibi kayaçlardan agrega, mıcır, geometrik şekil verilmeden yol, baraj, gölet ve liman gibi alanlarda kullanılan taşlar, dolgu, istinat ve diğer yapı duvarı gibi yerlerde kullanılan yapı taşları (dekoratif amaçlı kullanılan taşlar hariç), hazır beton ve asfalt üretiminde kullanılan kayaçlar’’ ibaresinde DOLOMİT adı geçmektedir.
Ruhsat II-a Grubu maden için alındığına göre, çıkarılacak DOLOMİT malzemenin de amacına uygun olarak agrega ve mıcır üretiminde kullanıldığı anlaşılıyor.
Ancak,
Dolomit minerali; agrega, mıcır, sergi ve dolgu malzemesi, hazır beton ve asfalt için uygun değildir.
Muğla Dalaman’da işletilen iki adet taş ocağında dolomit malzeme üretilmesi, bu malzemenin mıcır ve hazır betonda kullanılmasının yapı güvenliği açısından uygun olmayacağı gerekçeleriyle iki ocak Bakanlıkça kapatılmıştır.
Ocaktan çıkarılan dolomit malzemenin hazır beton, agrega, mıcır, sergi ve dolgu malzemesi, asfaltta kullanımı niçin uygun değildir?
Dolomit kalsiyum-magnezyum karbonat CaMg(CO3)2 bileşimlidir. Gözenek hacmi yüksektir. Asidik ortamda ve yağmur suyu ile kolayca eriyebilir, toz haline gelir, mukavemeti düşer. Beton içinde agrega olarak dolomit kullanıldığında, çimento içindeki alkali hidroksitlerle alkali-karbonat reaksiyonu yapar ve hacim genişlemesi olur. Gözeneklerindeki su donar ve genişleme ile parçalanır ve asfalt yollarda çukurlar oluşur. Beton çatlar, mukavemeti zayıflar. Dolomitin bileşimindeki magnezyum, betonun kalitesini düşürür ve binaların güvenliği tehlikeye girer. Üretilen dolomit malzeme, deprem riski açısından ve binaların güvenliği bakımından yapılarda kullanılmamalıdır.
Kireçtaşı ve dolomit içinde tane, matriks, karbonat çimento ile doldurulmamış boşluklar gözenekler bulunur. Bu boşluklar taneler arası, tane içi, kristaller arası ve kalıp porozitesi şeklinde olmakta ve gözenek suyu bulunmaktadır.
Karbonat minerallerinden olan kalsit, kalsiyum karbonat (CaCO3), dolomit ise kalsiyum-magnezyum karbonat CaMg(CO3)2 bileşimlidir. Dolomit minerali kalsit mineralinin bir çeşit diyajenez geçirmesiyle olur. Kalsitin 108.7 cm3 mol hacmi, Dolomitleşmede 94.6 cm3 mol olur. Ve yüzde olarak eksi 13 molekül eksilmesi olur; yani boşluk oluşur. Kalsitin gözenek hacmi düşük, dolomitin gözenek hacmi porozitesi diğer kayaçlara göre yüksektir.
Dolomit asidik ortamda ve yağmur suyu ile kolayca eriyebilir, toz haline gelir, mukavemeti düşer. Beton içinde agrega olarak dolomit kullanıldığında, çimento içindeki alkali hidroksitlerle alkali-karbonat reaksiyonu yapar ve hacim genişlemesi olur. Gözeneklerindeki su donar ve genişleme ile parçalanır ve asfalt yollarda çukurlar oluşur. Betonda çatlamalar olur ve mukavemeti zayıflar.
Dolomitin bileşimindeki magnezyum, betonun kalitesini düşürür ve dolayısıyla depremde binaların güvenliği tehlikeye girer.
Türkiye Afrika-Anadolu levhasının biri diğerinin altına daldığı ve çarpıştığı levha sınırları üzerindedir. Oluşabilecek yıkıcı bir depremde can ve mal kaybına yol açmamak için, şu ana kadar Anamur ilçesi Emirşah ve Ovabaşı Mahalleleri Dolomit ocağından çıkarılan agrega ve hazır betonda kullanılan malzeme ile yapılmış evler, tesisler, okullar, kamu binaları tespit edilerek, beton malzemenin depremsellik yönünden dayanıklılığının test edilmesi, depreme dayanıksız, yapı kalitesini olumsuz etkileyen malzeme kullanıldığının tespiti halinde, halkın can ve mal güvenliğini tehlikeye atmaktan sorumlular hakkında gereğinin yapılması gerekir.
Dolomit minerali jeolojik olarak doğada yaygın değildir. Belli formasyonlarda dolomit ve dolomitleşme vardır. Mineraller milyonlarca yılda oluşan ve tüketildiğinde yerine konulamayan materyellerdir. Dolomit de endüstriyel açıdan çok önemli olup, böyle bir mineral agrega, beton malzemesi, yol sergi malzemesi için kullanılması amacına aykırı, ülke kaynaklarını hatalı yere kullanma, israf, kaynakları verimli kullanmama anlamına gelecek, ülke ekonomisine zararı olacaktır.
Ocaktan çıkarılan dolomit malzeme entegre çimento, demir çelik tesisleri, enerji santrali ve metal üretimine yönelik tesislerde hammadde olarak da kullanılamaz
Maden yönetmeliği II-c grup madenler ‘’Kalsit, DOLOMİT, kalker, granit, andezit, bazalt gibi kayaçlardan entegre çimento, kireç ve kalsit öğütme, demir çelik tesisleri, enerji santrali ile metal üretimine yönelik tesislerde hammadde olarak kullanılan kayaçlar’’ ibaresinde yer verilen dolomit, II-c de sayılan amaç için de kullanmak istense bile, ruhsat II-a grubu için alındığından bu mümkün görülmemektedir. Maden Yönetmeliğine göre, alınan Ruhsatlar başka amaçla kullanılamaz.
Dolomit; seramik, refrakter ve cam sanayide kullanılan endüstriyel bir mineral olup, amacı dışında kullanılamaz
Başlıca dolomit, cam ve soda üretiminde, beyazlatıcı, boyada, ziraatte, gübre yapımında dolgu maddesi olarak ve toprak ıslahında, seramikte, suyun filtrasyonunda, metalik Magnezyum üretiminde, refrakter tuğla ve harçların üretiminde, demir-çelik sanayiinde demir cevherinin sinterlenmesinde, çelik üretiminde cüruf yapıcı ve refrakter tuğlaları koruyucu olarak kullanılır.
Endüstride yaygın olarak ihtiyaç duyulan dolomitin agrega, mıcır, agrega, beton malzemesi için amacı dışında kullanılıyor olması ekonomik bir kayıptır. Değerli bir endüstri minerali amaç dışı kullanılamaz. Bu yönüyle de faaliyetine izin verilemez.
Dolomit ıv.grup (a) endüstriyel hammaddeler içinde adı sayılmadığından, bu grup için de ruhsat izni verilemez
Çıkarılan dolomit minerali endüstriyel amaçlı kullanılmak istense de, ruhsat müracaatı yapılacak Endüstriyel hammaddeler içinde DOLOMİT minerali sayılmadığından ruhsat alınamaz ve bu amaçla da kullanılamaz.
‘’IV. Grup madenler: a) Endüstriyel hammaddeler; kaolen, dikit, nakrit, halloysit, endellit, anaksit, bentonit, montmorillonit (%50’den fazla montmorillonit minerali), baydilit, nontronit, saponit, hektorit, illit (%50’den fazla illit minerali), vermikülit, allofan, imalogit, klorit, sepiyolit, paligorskit (atapuljit), loglinit ve bunların karışımı killer, refrakter killer, şiferton, alçıtaşı (jips, anhidrit), alünit (şap), halit, sodyum, potasyum, lityum, kalsiyum, magnezyum, klor, nitrat, iyot, flor, brom ve diğer tuzlar, bor tuzları (kolemanit, uleksit, borasit, tinkal, pandermit veya bünyesinde en az %10 B2O3 içeren diğer bor mineralleri), stronsiyum tuzları (selestin, stronsiyanit), barit, vollastonit, talk, steattit, pirofillit, diatomit, olivin, dunit, sillimanit, andaluzit, dumortiorit, disten (kyanit), fosfat, apatit, asbest (amyant), manyezit, huntit, tabiî soda mineralleri (trona, nakolit, davsonit), zeolit (%50’den fazla zeolit minerali), pomza, pekştayn, perlit, obsidyen, grafit, kükürt, flüorit, kriyolit, zımpara taşı, korundum, diyasporit, kuvars, kuvarsit ve bileşiminde en az %80 SiO2 ihtiva eden kuvars kumu, feldispat (feldispat ve feldispatoid grubu mineraller), mika (biyotit, muskovit, serisit, lepidolit, flogopit), nefelinli siyenit, kalsedon (sileks, çört), harzburgit, radyolarit’’ sayılmış.
DOLOMİT bir endüstriyel mineral olduğu halde, görüldüğü üzere IV.Grup (a) içinde DOLOMİT minerali sayılmamıştır. Dolayısıyla endüstriyel amaç için de DOLOMİT ocağına ruhsat verilemez. Maden Yönetmeliğine göre, alınan Ruhsatlar başka amaçla kullanılamaz.
Yukarıdaki başlıklar halinde gerekçelerini açıkladığım nedenlerle söz konusu ocaktan çıkarılan dolomit malzeme amacı dışında kullanılamayacağından, işletme ruhsatı geçersiz olup, ocağın faaliyetine son verilmelidir.
Sahanın jeolojik özelliği
Proje alanındaki kireçtaşlarında dolomitleşme görülmektedir. Kaya birimi dolomit, dolomitik kireçtaşı ve kireçtaşıdır. Ruhsat alanında ayrıntılı jeolojik, mikrofasiyes haritalaması, sondajlama, örnekleme, laboratuvar analizleri sonucunda kaya türü dağılımı belirlenmeden DOLOMİT olarak nitelendirildiği ve ruhsat alındığı görülmektedir. Kaya birimi bol kırıklı, çatlaklı ve karstik yapılıdır.
Morfolojik yapının bozulması ve erozyonu
Dolomit ocağı eğimli bir topoğrafyadadır. Faaliyet ile alanın morfolojik yapısı bozulmakta, orman ve bitki örtüsü yok edildiğinden, çıplak kalan ve özelliğini kaybetmiş eğimli zemin, yağmur suları ve buzlanmayla daha çabuk parçalanarak, ufalanacak, aşınan malzeme sellerle taşınarak erozyona yol açacaktır.
Ormana etkisi
Ruhsat alanı orman alanı içerisinde kalmaktadır. Alanda makilik, kızılçam ve birçok bitki türü yer alır. İşletilen ocak alandaki orman örtüsü yok edilmiş olup, genişletme halinde daha fazla ormanın yok edilmesine yol açacaktır. Ormanın ve bitki örtüsünün olmadığı yerde, yağmur suları tutulamayacak, suyun toprağa süzülüşü olmayacak, alanda erozyon hızlanacak, yer altı suyu yok olacaktır.
Ruhsat alanında bulunan iğne yapraklı en çok oksijen üreten ve karbondioksit emen ağaçlardan kızılçam ormanı bulunur. Ağacın bir adet yaprağı 1 saat içerisinde ortalama 5 mililitre oksijen üretmektedir. Bir hektar iğne yapraklı orman yılda 30 ton oksijen üretmektedir.
Bu orman alanındaki dolomit ocağı, yerel iklim ve mikro klimasında değişimlere yol açacak, topraktaki canlıların yok olması, nemli ve verimli toprağın kaybı ile abiyotik minerallerin, faunanın etkilenmesi, toprak suyunun kaybıyla ağaçların büyümeleri olumsuz etkilenecektir. Dağlık ve tepelik arazideki ormanlar ve bitkiler su da üretirler. Yere düşen yağış, gözenekli orman toprağından sızarak ana kaya çatlak sistemine, oradan da kaynaklara, derelere ve yer altı suyuna ulaşır. Dolomit ocağıyla bu sistem zarar görür.

Şekil 3
Ağaçlar “Dünyanın ciğerleri” olarak bilinir. Karbondioksitin depolanmasında ve oksijen üretiminde, toprağı dengelemede ve hava sıcaklığını, nemi ve taşkınları azaltmada kilit rol oynarlar.
Ağaçlar, oksijen üretirken, liflerinde karbondioksit depolayarak havayı temizler. karbondioksitin sera etkisini azaltarak iklim değişikliğine olumlu etki yapar.
Bir ağaç, gezegenimizdeki tüm canlılar için temel bir yaşam sağlama yeteneğine ve soluduğumuz havayı daha sağlıklı hale getiren karbondioksit gibi zararlı gazları giderme gücüne sahiptir.
Bir ağaç yaklaşık %5 yapraklar, %15 dallar, %60 gövde ve %20 köklerinden oluşur. Fotosentez sürecinde yapraklar karbondioksit ve suyu çeker ve güneş enerjisini kullanarak, ağacı besleyen glikoza dönüştürür.
Ağaçlar, karbondioksit ve sudan glikoz yapmak için güneş ışığından enerji kullandıklarında oksijeni serbest bırakırlar. Büyük bir ağacın, 4 kişiye kadar bir günlük oksijen sağlayabileceği belirtilmektedir.
Altı karbon, 12 hidrojen ve altı oksijen molekülünden oluşan (C₆H₁₂O₆) kimyasal bileşimiyle basit bir şeker olan GLİKOZ yaşam için en önemli karbonhidratlardan biridir. Hücreler onu bir enerji kaynağı ve metabolik reaksiyonlarda bir ara ürün olarak kullanırlar. Glikoz yani besin; ağaç dallarına, gövdeye veya köklere ulaşır ve daha sonrasında selüloza, nişastaya ya da yağa dönüşür.
Bir dönüm ağaç yılda ortalama 42.000 km giden bir arabanın ürettiği karbondioksite eşdeğer miktarda karbondioksit tüketir. Aynı dönüm ağaç aynı zamanda 18 kişinin bir yıl boyunca nefes almasına yetecek kadar oksijen üretir.
Ortalama olarak, bir ağaç her yıl yaklaşık 118 kilogram oksijen üretir. İki olgun ağaç, 4 kişilik bir aile için yeterli oksijen sağlayabilir.
Olgun bir çam ağacı yaklaşık 12 m boyunda, kökleri ve yaprakları dahil 2 ton ağırlığında olabilir. Her yıl %5 büyürse, 38 kilogramı karbon olmak üzere yaklaşık 100 kilogram odun üretir. Oksijen ve karbonun bağıl moleküler ağırlıklarını hesaba katarsak bu, yılda ağaç başına 100 kilogram oksijene eşittir.
Ağaçların hektar başına ortalama net yıllık oksijen üretimi (%100 ağaç örtüsü), yılda 19 kişinin oksijen tüketimini dengeler. Bu ağaç örtüsünün dönümü başına 8 kişi eder. Ancak gölgelik örtüsünün hektarı başına dokuz kişi arasında değişir.
Ağaçlar gündüz saatlerinde fotosentez yapar. Geceleri oksijeni kullanır ve karbondioksiti serbest bırakırlar.
Karbon emme kapasitesi değişebilse de, genel olarak bir ağacın yılda yaklaşık 167 kilogram karbondioksit veya 6 olgun ağaç için yılda 1 ton karbondioksit depolayabileceği kabul edilir.

Şekil 4
Sahanın hidrolojisi ve hidrojeolojisi
ÇED alanı sınırları içerisinden Koçu ve İngüney kuru dereleri geçmektedir. Hidroloji ve hidrojeolojik yönüyle bakıldığında; Ruhsat alanı ve ÇED alanı çevresinde kuru dere yatakları bulunmaktadır. Faaliyet boyunca dere yataklarının daraltılacak, atık veya malzeme dökülecektir. Proje alanındaki dolomit kayası kuvvetli bir akifer özelliği taşımaktadır. Bu akifer yok olacaktır.

Şekil 5

Şekil 6
Su kaynaklarına etkisi
Dolomit kayası karstik özellikli olup, yağmur sularını bünyesinde depolar, yer altı su yolu ile yakınındaki kaynakları, tarım alanlarını besler. Harita ve krokilerde görüldüğü üzere ruhsat alanından süzülen yer altı suları gerek yer altı suyolu ile ve gerekse yağışlı mevsimlerde yüzeyden derelerle yakınındaki yerleşim alanına ve su kaynaklarına ulaşır.
Nitekim karstlaşma ile kayaç yüzeylerinde karren yapıları, çöküntü çukurluklar oluşmuştur. Kireçtaşları erime yüzeyli ve gözeneklidir. Kireçtaşları mikro ve makro çatlaklı ve gözenekli, içinde karstik boşluklar barındıran, kar sularını depolayan tıpkı bir binanın çatısındaki su deposu gibi, birer su deposudurlar. Dolomit ocağı ile bu sistem ortadan kalkacaktır.
Ormanlık alandaki bu karstik kireçtaşı, dolomit kayaları kırık ve çatlaklardan yağmur suları yerin derinliklerine doğru süzülür ve depolanır. Gözenekleri ile kırık ve çatlakları içinde, yağmur sularının zemin içerisine süzülmesiyle oluşan meteorik sular, daha önceden hapsolmuş formasyon suları vardır. Sedimantasyon sırasında hapsolmuş olan formasyon suları hidrolojik döngünün bir parçasıdır. Ayrıca çok eski jeolojik zamanda oluşan fosil sular bulunur. Özellikle kireçtaşı kayaları birer su deposudurlar.
Dolomit ocağı yarmaları kaya çatlak sistemlerini kestiklerinden, yer altı suyuna sızan suyun açığa çıkmasına, akış yönünün değişmesine, buharlaşmasına ve kaybına neden olur.
Dolomit ocağı ile karstik yapının ve kırıkların yok olmasına ve bunların doğal dengesinin bozulmasına neden olacaktır.
Emirşah ve Ovabaşı mahallerinin su ihtiyacını karşılayan yer altı suyu azalacak ya da kuruyacaktır. Ayrıca pasalardan (atıklardan) karstik suyollarıyla yer altı ve dere suyuna karışan sedimanlar suların sıcaklığını, pH, elektrik iletkenliği ve biyolojik oksijen ihtiyacı derişimini değiştirerek canlılar için zararı olacaktır.
Dolomit ocağı için sanal su tüketimi-su ayak izi
Dolomit kayası işletmesiyle yeşil su ayak izi diye nitelendirdiğimiz, yağmur sularının içlerine süzülmesini sağlayan ve yer altı suyu olarak mavi su ayak izini oluşturan dolomit kayaları yok edildiğinden sanal su kaybı olmaktadır.
Dolomit ocağından kaynaklı kayaların ortadan kaldırılmasıyla ne miktarda yeşil ve mavi su kaybı olacaktır bunun hesaplanması gerekiyor. Bu kaybedilecek su insan ve bitkiler için gereklidir.
İklim krizi yaşanıyorken su kaybına yol açabilecek böyle bir işletme kabul edilemez.
Ayrıca ocaktaki faaliyetlerde, üretiminde doğrudan mavi su ayak izi yani yer altı tatlı suyu tüketilmektedir. Diğer aşamalarda kirliliği gidermede kullanılan gri su söz konusudur.
Bunun bir de fosil su, formasyon suyu sanal su miktarları bulunmaktadır. Kireçtaşı ve dolomit kayaları gözeneklerinde su bulundururlar.
Kireçtaşı kayaları gibi sedimanter kayaçların gözenekleri ile kırık ve çatlakları içinde, yağmur sularının zemin içerisine süzülmesiyle oluşan ‘’meteorik sular’’, daha önceden hapsolmuş ‘’formasyon suları’’ vardır.
Özellikle kireçtaşı ve dolomit içinde tane, matriks, karbonat çimento ile doldurulmamış boşluklar gözenekler bulunur. Bu boşluklar taneler arası, tane içi, kristaller arası ve kalıp porozitesi şeklinde olmakta ve gözenek suyu bulunmaktadır.
Karbonat minerallerinden olan kalsit, kalsiyum karbonat (CaCO3), dolomit ise kalsiyum-magnezyum karbonat CaMg(CO3)2 bileşimlidir. Dolomit minerali kalsit mineralinin bir çeşit diyajenez geçirmesiyle olur. Kalsitin 108.7 cm3 mol hacmi, Dolomitleşmede 94.6 cm3 mol olur. Ve yüzde olarak eksi 13 molekül eksilmesi olur; yani boşluk oluşur. Kalsitin gözenek hacmi düşük, dolomitin gözenek hacmi porozitesi diğer kayaçlara göre yüksektir.
Dolayısıyla oluşan bu boşluklarda yer altı suyu depolanır. Dolomit ocağının ortadan kaldıracağı kireçtaşı kayalarıyla aslında ortadan kaldırılan yer altı su kaynaklarıdır.
Bunu ülke genelindeki tüm maden ocakları üzerinden hesaplayacak olursak ülkemizin yer altı su kaynaklarının milyarlarca m3’ü kaybedilmiş olmaktadır.
Toprak ve tarıma etkisi
ÇED alanında Terra Rossa tipi kırmızı topraklar bulunur. Toprak bir canlı varlıktır. Bünyesinde mikroorganizmalar, solucanlar, bakteriler bulunur ve toprağın oksijenli, havadar kalmasını ve besince zenginleşmesini sağlarlar. Bitkisel toprak sıyrılarak bir alanda stoklanmasıyla toprağın kimyasında ve biyolojik yapısında değişiklik olur, atmosferik şartlar, yağmur, kar, buzlanma, sıcaklık gibi nedenlerle toprak özelliğini kaybeder.
Toprağın ana maddesi kayaçlardır. Kayaçlar olmazsa toprakta, bitkilerde, su da olmaz. Dolomit ocağıyla kireçtaşı kayaları yerlerinden kaldırıldığı için çevresindeki toprak oluşumu da durur. Tarım alanlarına yakın dolomit ocağı tozları bitkilere ve ekili alanlara zararı olur. Tarım alanlarında toprağın nemi azalır ve toprak kurur; tarımsal faaliyette ve içme amaçlı kullanılan yer altı suyu azalır; kuyuların su seviyeleri düşer; açılacak ocak bitişiğindeki meyve ağaçları kurur.
Zeytinliklere etkisi
Dolomit ocağı fotoğrafta görüldüğü üzere zeytinliklere sınırdır. 3573 sayılı ‘’Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun, Madde-20: ‘’Zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede zeytinyağı fabrikası hariç zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevî atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez’’ diye ifade edilmektedir.
Bu Kanuna göre taşocağı ya da mermer ocağı çevresinde zeytinlikler bulunmakta ise ve zeytinliklere mesafesi 3000 metreden daha az ise taşocağı ya da mermer ocağına faaliyetine izin verilemez.
Patlatmaların etkileri
ÇED raporunda,
ANFO 342.624 kg/yıl
Dinamit 8.256 kg/yıl patlatma yapılacağı belirtilmektedir. Ocak yakınında Emirşah ve Ovabaşı Mahalleleri bulunur. Patlatma sırasında, mermer ocağı yakınında yaşayan insanlar, ‘’Evlerimizin duvarları çatlayacak mı, evimiz yıkılacak mı, çatıya taş mı gelecek’’ kaygı ve endişesiyle korkar ve psikolojileri bozulur.
Kontrol ve denetimleri tam yapılamayan bazı taş ocaklarında dinamit patlatılması nedeniyle çevredeki yaşayanlar ve ocakta çalışanların yaralandığına tanık olunmuştur. Patlatmayla oluşan sarsıntıyla heyelanlar ve zeminde çökmelerin olması, evlerin duvarlarında çatlakların oluşması kuvvetle muhtemeldir. Ayrıca, patlatma anında çevreye fırlayan kaya parçaları evlere, ekili alanlara, bitkilere, ağaçlara da zarar verir.

Şekil 7
Tozların zararları
Dolomit ocağı Emirşah ve Ovabaşı Mahalleleri yakınındadır. Dolomit ocağından yayılan tozun tane boyutunun 56 mikron altında olabilmektedir.
Dolomit ve kalker tozu inert, yani akciğerlerde bir zarara yol açmayan toz olarak kabul edilmektedir. Dolomit tozu inerttir; dolayısıyla akciğerlerde zarara yol açmaz; bilgisi doğru değildir. Dolomit içinde demir, silis, arsenik gibi kanserojen ve pnömokonyoz nedeni mineraller de bulunabilir.
Özellikli kuru havalarda ve rüzgarlı günlerde ocak çevresinde ciddi toz kirliliği oluşur. Toz kirliliği çevredeki bitki ve ağaç örtüsüne ciddi zararlar verir.
Meyve ağaçları ve tohumlu bitkilerin yaprakları ile döllenmeye tozun etkisi
Dolomit tozu, bitki yapraklarında stomaları kapatır ve bitki zayıf düşer. Bitki zayıf düşünce parazitler bitkiye hücum ederler ve bitki ölür. Toz, bitkilerin yapraklarında solunumu ve fotosentezi engeller; döllenmeyi önler ve meyve oluşumunu azaltır. Ayrıca mermer ocağı kaynaklı toz, çevrede arıcılık faaliyetlerine zarar verir.
– Toz yaprak yüzeyine konar.
-Gece nemi ile nemlenen toz, gündüz kuruyarak yaprak yüzeyinde kabuklaşır. Özellikle kül ve küldeki sönmemiş kireç tozu (CaO) gece hava nemi ve çiğ ile önce Ca(OH)₂ sonra da Ca(HCOз)₂‘a dönüşür. Bu kalsiyum bikarbonat gündüz hava ısındığında kuruyarak diğer toz ve kül taneciklerini de birbirine yapıştırır. Yüzeyi toz kabuğu ile kaplanmış olan yaprak yeterli güneş enerjisi alamaz, fotosentez ve solunum gücü azalır. Bu azalma bitkinin beslenme, meyve verme ve büyütme gücüne olumsuz etki yapar.
– İnce toz yaprağın solunum gözeneklerini tıkar. Gözenek kapakçıklarının kapanmasını engeller. Gözenek kapakçıkları kapanamayan yaprak devamlı terleme ile su kaybeder ve bir tür “fizyolojik kuraklık etkisi” olayı gerçekleşir.
– Kül ve ince tozlar dişi çiçeğin yumurtalık borusunun ağzına konar ve buradaki yapışkan sıvıyı kurutur. Çiçek tozları yumurtalığın ağzına yapışamaz ve yumurtalığa taşınamaz. Bu durumda ağaç çiçek açar. Ama döllenme gerçekleşemediği için meyve verimi azalır.
Dolomit-kireçtaşı çamuru zararı
Ocak ve çevresinde biriken tozun yağışlarla çamur haline gelmesiyle, ciddi kirlilik olur. Dolomit ocağında oluşan çamurunun önemli bir miktarı kalsiyum oksit ve magnezyum oksittir. Az miktarda kuvars içerir. Çamurdaki partiküllerin boyutları 200 mm’nin altındadır.
Ocaktan kaynaklı çamurları gelişi güzel döküldüğü zaman eko sistemin fiziksel, kimyasal ve biyolojik yapısı için ciddi tehdit oluşturmaktadır. Dolomit çamuru toprağa döküldüğü zaman, toprağın su süzme kapasitesini azalttığından dolayı arazinin üretkenliğini ters etkiler. Alıcı ortam suyunun bulanıklığını artırır ve faydalı kullanımını azaltır. Toprağa dökülmüş mermer çamurları, bitki örtüsünün geliştirmesini önler veya bodur bırakır. Dere yataklarının doldurur ve dere kesitinin daralmasına neden olur. Bazı dereler bu atıklarla doldurulmuştur. Toprağa dökülmüş mermer çamuru kuruduğu zaman küçük partiküller havada uçuşarak ciddi hava kirlenmesine neden olur.
Yağmurlu mevsimlerde mermer çamuru ÇED alanındaki karstik boşluklardan yer altı suyuna ulaşır ve kirletir. Çevrede otlayan hayvanlar mermer çamuru birikintilerine, havuzlarına saplanabilirler.
Dolomit çamuru alıcı derelere ulaştığında kil boyu partiküller balıkların solungaçlarına yapışarak, tıkar ve oksijensiz bırakarak toplu ölmelerine yol açar.
Toprağa uzun süreli çökelmeden dolayı, daha küçük partiküller, su taşıma rejimini düşürmekte, bu durumdan yer altı suyu ciddi şekilde olumsuz etkilenecektir.
Pasaların – katı atıkların etkisi
ÇED alanında moloz ve pasaya giden malzeme, yakınındaki yerleşimi, orman ve bitki örtüsünü, tarımı ve arıcılığı, su kaynaklarını tehdit edecektir.
Atık suları arıtılmadan dereye verildiğinde çevreyi ciddi olarak kirletir.
Dolomit ocağı iş makinaları yağlar, petrol ve türevleri, bazı kimyasallar karstik yapıda olan alanda toprak ve yer altı suyunu kirletir.
Dolomit, kalker aranması, çıkarılması ve fiziksel işlemlerle işlenmesi sonucunda oluşan maden atıkları, 2017 yılı Maden Atıkları Yönetmeliğinde İnert Atık Listesinde yer almaktadır.
Maden Kanununda geçen bu ifade doğru değildir. Kireçtaşı ve dolomit tanımı içinde yer alan ve işletilen arsenik, demir, silis gibi pnömokonyoz ve yapan ve toksik mineraller de olabilir. Bu kayaların tozları hastalık yapabilir ve dolayısıyla inert değildirler. Bir malzemenin tozu canlılara ve çevreye zararı oluyorsa o toz inert kabul edilemez.
Gürültü kirliliği
Dolomit ocağı Emirşah ve Ovabaşı Mahalleleri yakınında olduğundan, beton santrali, kırma eleme makinalarından ve patlatmayla gürültü oluşacaktır. İş makinelerden kaynaklanan gürültü çevrede yaşayanların sağlığını etkileyebilir.
Görüntü kirliliği
Dolomit ocağı Emirşah ve Ovabaşı Mahalleleri yakınındadır. Dolomit ocağı potansiyel görsel etki kaynakları ocağın yapısal özellikleri, hareketli alanlar ve inşaat alanlarıdır. Ocağın genel görüntüsü, çeşitli boyutlardaki çukurlukları ile toprak ve kaya artıklarından oluşan yığma tepeler (döküm sahaları) şeklinde görülmektedir. Bu manzara görüntü kirliliği yaratmakta, insanda psikolojik rahatsızlık oluşturmaktadır.
Tehlike oluşturması
Dolomit ocağı bulunduğu alan eğimli bir yamaç üzerindedir. İşletme sırasında kontrolsüz olarak kopan kayalar aşağıda insan hayatını ve ormana zarar verecektir. Ocak faaliyeti sonunda, geride dik şevli-falezli sarp, uçurumlu, suyla dolabilen devasa çukurlar kalır. Türkiye’deki örneklerinden görüldüğü üzere, terk edilen ocak çevresinde koruma önlemleri alınmadığından bu durum, çevredeki insanlar ve hayvanlar, yaban hayatı için tehlikeli oluşturacaktır.
Faaliyeti biten maden ocağının eski haline getirilmesi
Türkiye’de terk edilmiş hiçbir maden ocağı eski haline getirilmediği gibi, bu da olanaklı değildir. İşletme sonunda geride dik şevli, kayalardan oluşan çıplak, devasa çukurlar kalmaktadır. Toprak olmayınca kayaların üzerinde dikimle ağaçlandırma yapılamaz. Toprağın hammaddesi kayaçlardır. Kayaç olmazsa toprak da olmaz. Toprak oluşumu uzun yıllar almaktadır.
Kayaçların toprağa dönüşmesi yüzlerce, binlerce yılları almaktadır. Ve oluşan toprakta ağaçlar, bitkiler yetişmektedir. Toprak bir canlıdır. Bir gram kuru toprakta milyarlarca mikroorganizma vardır ve canlıları besleyen toprağa hayat verir. Terk edilen ocakların ağaçlandırılması ve eski haline getirilmesi olanaklı değildir. Çünkü dikilen ağaçların yeşermesi ve boy vermesi için, henüz toprak oluşmamıştır.
Dolomit ocağı çukurları arazinin yer altı suyu akışını engeller. Çukur bölüm ağaçlandırılamadığı için çöp ve atık maddelerin doldurulduğu, lağım atıklarının boşaltıldığı depoya dönüşmektedir. Dolomit ocağı çukuruna doldurulan kirletici atıklar yer altı sularına sızarak, içme sularını kirletir. Bu kadar eğimli bir yamaçta ocağın eski haline getirmesi mümkün değildir.
Halk Onayı olmadan dolomit ocağı faaliyete geçemez
ÇED raporunda ‘’08.12.2022 tarihinde Mersin İli, Anamur İlçesi, Emirşah Mahallesi Emirşah Sokak, Emirşah Merkez Camii Altındaki Toplantı Yerinde saat 11:00 de “Halkın Katılımı Toplantısı” için gazete ilanları verildiği, ancak yöre halkının bilgi almak istememesi nedeniyle bilgilendirme, görüş ve önerileri alınamadığı’’ belirtilmektedir. Yöre halkının onayı olmadan dolomit ocağı faaliyete geçemez.
Kümülatif değerlendirme yapıldığında, dolomit ocağının yüzey ve yer altı suyuna zararları, topoğrafyanın, morfolojinin bozulucağı, erozyona yol açacağı, orman ve bitki örtüsüne, tarım alanlarına zararı olacağı, tozlarının bitki, sebze ve meyve ağaçlarına zararı olacağı, oluşacak dik falezli ve derin çukurların insan ve canlılar için tehdit oluşturacağı ortadadır.
Toprağın ana maddesi kayaçlardır. Kayaçlar olmazsa toprak, bitkiler, su da olmaz. Yer altı suyu; içme suyu, kullanma suyu ve ovadaki tarım alanlarının sulanması, bitkisel üretimin arttırılması, halkın beslenmesi için kullanılmaktadır.
Bu ilişki ‘üstün kamu yararı’ kapsamında kavranır ve değerlendirilir.
Bilimsel sonuçları ortaya konmadan, çevreyi ve su kaynaklarını, ormanı yok edecek dolomit ocağı açılmamalı, su depolama alanı, yer altı suyunu besleyen önemli bir akifer olan bu kireçtaşı ve dolomit kayalarının bulunduğu alanda dolomit ocağı faaliyetlerine izin verilmemelidir.
Kaynaklar
Eşref Atabey. 1997. Karbonat Sedimantolojisi, TMMOB Jeoloji Müh. Odası Yayınları, 45, 130s. Ankara
Eşref Atabey. 2020. Deprem ve Tsunami. Asi Kitap. 309s.İstanbul.
Doğan Kantarcı.2015. Açık taş ocağı işletmesinin çevreye etkileri ve sürdürülebilirliği. 7. Ulusal Kırmataş Sempozyumu bildiriler kitabı.
Yüksel Önem. 2002. Sanayi madenleri.386s. Ankara
Resmi Gazete. 21.9.2015 tarihli ve 30187 sayılı Maden Yönetmeliği



