KÖYCEĞİZ VE ULA’DA PLANLANAN RÜZGÂR ENERJİ SANTRALİ ÇEVRESEL ETKİLERİ

KÖYCEĞİZ VE ULA’DA PLANLANAN RÜZGÂR ENERJİ SANTRALİ ÇEVRESEL ETKİLERİ
DR. EŞREF ATABEY
Jeoloji Yüksek Mühendisi / Tıbbi Jeoloji uzmanı / Yazar
Muğla, Köyceğiz ve Ula ilçeleri, Turgut ve Kavakçalı Mahalleleri sınırları içerisinde “Rüzgâr Enerji Santrali (RES) (20 Adet Türbin-84 MWm/61 MWe) Projesi”nin yapılması ve işletilmesi planlandığı, Muğla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü web sayfası ÇED duyuruları arasında 2.4.2024 tarihinde ilan edilen ‘’Nihai ÇED Kararı’’ndan anlaşılmaktadır. Rüzgar türbinleri Turgut Mahallesi güneyi ile Kavakçalı Mahallesi kuzeydoğusunda yer alan dağ silsilesi üzerinde konumlanmıştır.

Şekil 1
“En 2 Rüzgar Enerjisi Yatırım Anonim Şirketi” tarafından “Gaia Rüzgâr Enerji Santrali (20 Adet Türbin-84 Mwm /61 Mwe) Projesi” planlamasında yörenin yoğun orman varlığı, ekolojik özelliği, fauna ve florası, kuşlara, bal arılarına, arıcılığa zararları göz ardı edildiği, kamu yararı dikkate alınmadığı görülüyor.
Her şeyden yararlanmayı öngören Newtoncu yaklaşım, bilimsel olmayan akıl yine iş başında. Her yeri ve şeyi kendine hususi gören, herkesin malı olanı sahiplenme, mal olarak satılıp para kazanılan anlayış. ‘’Kırlarında koşulduğu, ağaçların gölgesinde serinlendiği, pınarlarından su içildiği, bütüncül doğayı! hayal edemiyor. Onun hayalinde sadece satma ve daha fazla para kazanma hırsı var.
Rüzgar türbinleri saniyede 80 metre bir hızla dönen ve en az 30 metre yükseklikte uçları olan devasa kanatlara sahiptir. Bu da onu tehlikeli kılan özelliğidir. Kuşlar, bu bıçakların oluşturduğu akım yoluna uçarak korkunç bir şekilde ölür. Bu durumdan en çok etkilenen ötücü kuşlardır ve yaklaşık yüzde 10’u yırtıcı kuşlardan oluşur.
Güneşte parlayan devasa türbin kanatlarının dönme hareketleri, çıkardığı aerodinamik ses, kuledeki yanıp sönen kırmızı ışıkların ve görüntü etkisi insanlarda sağlık sorunlarına yol açabilir. Rüzgâr Türbini Sendromu uyku bozuklukları, baş ağrıları, kulak çınlaması, titreşimler, kardiyak aritmi, mide bulantısı, sinirlilik gibi ortaya çıkan ve stibüler sistem organlarıyla ilgili çeşitli semptomlarla karakterize edildiği bilim insanlarınca belirtiliyor [1].
Söz konusu RES projesi, ÇED raporu sayfa 23’de, ‘’rüzgâr ölçümü, değerlendirme ve tasarım çalışmaları halen devam ettiği’’ belirtiliyor. Bundan, projenin fizibilite çalışmalarının henüz tamamlanmadığı anlaşılıyor.
RÜZGÂR ENERJİ SANTRALLARİ, SANILDIĞI KADAR TEMİZ BİR ENERJİ KAYNAĞI, ÇEVRE DOSTU DEĞİLDİR
Rüzgar enerji santrallari yenilebilir enerji olup, sanıldığı gibi çevre dostu değildir. Her şey sadece faydalı olamaz. Faydalı yanında zararlı yönü de bulunur. Rüzgar enerji santrallerin arazi kullanımı, kuşlara ve yarasalara, bal arılarına etkisi, gürültü, görüntü, gölge parlaması, elektromanyetik etki gibi zararlı yönleri bulunur [1].
Doğa hakkı, insan hakkının önündedir. Bu dünya bize atalarımızın mirası değil, gelecek nesillerin bir emanetidir.
Ekosistemin sürdürülebilirliği, biyolojik çeşitlilik, yaban hayatının devamlılığı, içilebilir su ile güvenli gıdaya ulaşabilmek için bazı alanlar RES faaliyetlerine kapatılmalı. Her yerde her koşulda RES kurulamaz. Bunlar arasında Köyceğiz, Ula, Dalaman, Fethiye yöresi yer alır. Köyceğiz’de kurulmak istenen RES sık Karaçam ormanında yer alır.
Söz konusu bu alan da bu kategoride değerlendirilmeli, rüzgar enerjisi temiz enerji diyerek, fizibilite çalışmaları tam yapılmadan her tepeye, dağların sırtlarına RES kurulmamalı; çevre ve insan sağlığına olumsuz etkileri göz ardı edilmemeli.
ŞİRKETİN RÜZGÂR TÜRBİNLERİNİ OGM KORUYACAK
Raporun 97’inci sayfasında ‘’Gaia RES Projesi’’ kapsamında; Orman Genel Müdürlüğünün (OGM) 09.01.2024 tarihli görüşünde, ‘’yangın kulelerine enerji sağlanması, personele ücretsiz internet imkanı verilmesi, kurulacak kamera görüntülerinden OGM’nin faydalanması, Kurulacak anten direklerinden gerektiğinde OGM ücretsiz olarak yararlanması’’ için ilgili şirketten bazı tavizlerin verilmesi istenmiş; buna karşın OGM nün herhangi bir orman yangınında RES direklerinin korunması [2] taahhüt edilmiş.
T1-T11-T20 RES direklerine 3 adet IP kamera kurulması, bu kamera görüntülerinin kuruma iletilmesi ile ilgili internet ve bilgisayar v.b. teçhizatın temin edileceği belirtilmiş.
‘’Orman yangınlarıyla mücadelede Yangın Gözetleme kuleleri için gözetleme konusunda görüşe olumsuz etkisi olacak ve Hava Araçları için de müdahale zorluğu oluşturacakları belirtilerek, Alataş Yangın Gözetleme Kulesinin etkili kullanımına T5 ve T6 RES direkleri, T5 ve T6 RES direklerinin olumsuz etkilerini ortadan kaldırmak için Orman Bölge Müdürlüğünün uygun göreceği bir yere Bölge Müdürlüğünce belirlenen projeye uygun olarak Yangın Gözetleme Kulesinin firma tarafından yapılacağı, Orman Bölge Müdürlüğünün uygun göreceği yere 1 adet 1200 tonluk su toplama çukurunun yapılacağı’’, kurulacak RES direklerinin yangınlardan korunması ve muhtemel orman yangınlarına etkin müdahale için 1 Mayıs-30 Kasım döneminde 2 personel ile teçhiz edilen Su ve Köpükle yangınlara müdahale edebilecek İlk Müdahale Aracının Hazır bulundurulmasının sağlanacağı ve Tl-T5-T10-T14-TI7-T20 RES direklerinin yanında en az 3,5 Ton su kapasiteli ve 350 metrelik hortum ile yangına müdahale edecek sistemin kurulması’’ [2] taahhüt edilmiş.
Bir kamu kurumu, orman yangınlarına karşı bazı ihtiyaçlar için bir özel şirketle karşılıklı taahhütlerde bulunamaz.
RÜZGÂR TÜRBİNLERİ BİTKİLERE ZARAR VERİR
Türbin kanatları döndüğünde yerden yukarıya doğru havayı karıştırır ve savurur. Savrulan hava akımıyla zemindeki nem yukarıya doğru yükselir ve ekolojik ortam değişir, çiçekli bitkilerin döllenmeleri zarar görür.
Alanda yapılan saha çalışmaları neticesinde 45 farklı familyaya ait toplam 158 adet tür ve tür altı seviyede takson tespit edildiği, tespit edilen bu taksonlardan 17’i endemik olduğu, endemik taksonlardan 1’ i bilim dünyası için yeni tür, 4’ü lokal endemik, 7’si bölgesel endemik, 5’i ise geniş yayılışlı endemik olduğu tespit edilmiş [2]. Türbinlerden bu türler zarar görecektir.

Şekil 2

Şekil 3

Şekil 4
Türbin noktalarının rakımları 1000 ila 1500 m arasında değişiyor. Alanın genel habitat yapısı ağırlıklı olarak Karaçam ormanıdır.

Şekil 5
Mitchell-Jones ve Carlin (2012) tarafından kurulacak türbinlerin kanat açıklığı kadar çevresindeki ağaçlardan temizlenmesi gerektiği, yarasa ölüm riskinin azaltılması için türbinlerin kurulmaması gereken alanları belirtmişlerdir.

Şekil 6
RÜZGÂR TÜRBİNLERİ YABAN HAYATA ZARAR VERİR
Alanda bulunan ve bulunma ihtimali olan 6 adet amfibi türleri arasında endemik olan bir adet amfibi türü bulunduğu, listelenen sürüngen türlerinden 12 tanesi Bern Sözleşmesi EK II listesinde, 15 tür ise Bern Sözleşmesi EK III listesinde yer aldığı, alanda IUCN tehlike kategorilerine göre VU (Hassas) kategorisinde yer alan bir sürüngen türü Tosbağa (Testudo graeca) bulunduğu, bu tür ayrıca CITES listelerinden EK II listesinde yer aldığı, memeli türlerinden 4 tanesi Bern Sözleşmesi EK II listesinde, 6 tür ise Bern Sözleşmesi EK III listesinde yer aldığı belirtiliyor. Rüzgar türbinleri çevresinde yaşayan yaban hayvanların yaşam alanlarını terk ettikleri biliniyor.
“GAİA “RÜZGÂR ENERJİSİNE DAYALI YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAK ALANLARI VE BAĞLANTI KAPASİTELERİNİN TAHSİSİNE İLİŞKİN YARIŞMA İLANI” KAPSAMINDA DEĞİL
‘’14.6.2022 tarihinde yapılan Rüzgâr Enerjisine Dayalı Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları ve Bağlantı Kapasitelerinin Tahsisine İlişkin Yarışma İlanı” kapsamında YEKA RES-3 yarışmalarına katılmaya hak kazanan başvuru sahipleri arasında Muğla ili bulunmadığı gibi, GAİA şirketinin de yarışmada adı görülmüyor.
Söz konusu şirketin ‘’30.05.2019 tarihinde Muğla Bağlantı Bölgesi için düzenlenen Yarışmayı en düşük teklif sahibi olarak kazandığı, Rüzgar Enerjisine Dayalı Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları ve Toplam Bağlantı Kapasitelerinin Tahsisine İlişkin Sözleşmeler imzalandığı, toplam 250 MWe bağlantı hakkı kazandığı’’ [2] görülüyor. Şirkete bu haklar hangi kriterlere bakılarak, bilimsel temele, kamu yararına dayanılarak verilmiştir?
RÜZGÂR TÜRBİNLERİ
Rüzgâr türbini genellikle kule, kanatlar, rotor, dişli kutusu, jeneratör (alternatör), elektrik-elektronik elemanlardan oluşur. Kule uzunluğu 120 metre ve kanat uzunluğu 80 metreyi buluyor. Böylece, türbinlerin toplam uzunluğu 200 metreye ulaşıyor. Çoğu rüzgâr türbini 2 veya 3 adet pervane kanadına sahiptir. Rotor tarafından dakikada 30-60 dönüş yapacak şekilde düşük hızların oluşturulmasını sağlar [1, 3].
Rüzgâr enerji santrallarin arazi kullanımı, kuşlara ve yarasalara, bal arılarına etkisi, gürültü, görüntü, gölge parlaması, elektromanyetik etki gibi zararlı yönleri bulunur.

Şekil 7
ARAZİ KULLANIMI
Türbinlerin kurulacağı yerlere yolların açılmasında orman ve bitki örtüsü ortadan kaldırılır. Türbinler için belli bir alan kullanılır.
Tek türbin için kullanılan alan 700-1000 m2/Mw düzeyinde, RES birim kurulu güç başına toplam alan ihtiyacı 0,1-0,2 km2/Mw seviyesinde, türbinlerin kapladığı alan arazinin yaklaşık %1-2’sine karşılık gelir [[1, 3, 4].

Şekil 8
GAİA RES projesinde 20 adet türbin alanından 18 tanesi tamamen Muğla OBM Yılanlı OİM Namnam OİŞ sınırlarında bulunmakta olup, 2 adet türbin alanı (T14, T15) Muğla OBM ve Denizli OBM ortak sınırında kalıyor. Şalt alanı da Muğla OBM Yılanlı OİM ve Denizli OBM Eskere OİM ortak sınırında yer alır. İzne konu edilebilecek alan miktarı 379.712,25 m2 türbin alanı, 173.800,68 m2 yol alanı, 15.044,09 m2 şalt alanı ve 144.469,70 m2 kazı fazlası malzeme depo alanı olmak üzere toplam 713.026,72 m2’dir. İzne konu edilmesi muhtemel toplam 71.30 hektar ormanlık alanda Amenajman plan verilerine göre 11,065 adet ağaç ve 5.712,434 m3 servet bulunduğu [2] belirtilmekte.
Ağaç Türleri; Karaçam, Kızılçam Denizli Orman Bölge Müdürlüğü, Eskere Orman İşletme Müdürlüğü/Doğançay Orman İşletme Şefliği verilerine göre GAİA RES ÇED inceleme alanı; Orman Sayılan Alan: 1.200.900 m²’dir [2].

Şekil 9- Kesilecek ağaç sayıları (Muğla OBM- GAİA ÇED).
Proje kapsamında yer alan 20 adet türbin alanından 2 adedi (T14 ve T15 No’lu türbin alanlarının bir kısmı) ile Şalt sahasının bir kısmı Denizli OBM, Eskere OİM sınırları dahilinde kalıyor. Doğançay Şefliği sınırlarında izne konu edilebilecek alan miktarı 11.297,04 m² türbin alanı, 22.524,27 m² yol alanı ve 4.283,29 m² şalt alanı olmak üzere toplam 38.104,60 m²’dir. İzne konu edilmesi muhtemel toplam 3.81 hektar ormanlık alanda Amenajman plan verilerine göre 1405 adet ağaç ve 629.650 m3 servet bulunduğu [2] belirtiliyor.

Şekil 10- Kesilecek ağaç sayıları (Denizli OBM-GAİA ÇED).
GÖRÜNTÜ VE ESTETİK ETKİ
Görsel etkileri rüzgar türbinlerindeki gölge titreşimi ve parıltı şeklinde olur. Güneşin doğuşu ve batışı sırasında rüzgar türbinlerinin dönmekte olan kanatları gölge oynamasına ve gölge titreşimine sebep olabilir. Benzer şekilde cilalı kanatlara gelen güneş ışığı da etrafa yansıyarak parıltı etkisine neden olabilir [1, 3, 5].
ELEKTROMANYETİK ALAN ETKİSİ
Rüzgâr türbinleri, elektromanyetik alan oluşturarak kurulduğu bölgedeki havacılık ve denizcilik haberleşmelerini, radyo ve televizyon yayınlarını olumsuz etkileyebilmektedir. Bu etki, rüzgar türbinlerindeki gövde ve kanatların bir ayna görevi görmesinden kaynaklanır.
Alıcıdan gelen sinyaller yansıtılmakta ve bu sinyaller alıcıya giden sinyalleri doğrudan etkilenir [1, 3, 5].
Sahada ve yakındaki yerleşim yerlerinde elektrik ve manyetik alan ölçümleri yapıldığı görülüyor. Bunun türbinlerle ilgisi kurulamamıştır.
RÜZGÂR TÜRBİNLERİNİN GÜRÜLTÜ ETKİSİ
Gürültüyü oluşturan sesin şiddeti desibel ile dB(A) ölçülür. Gürültünün zararlı olmaya başladığı sınır, değişik ülkelerde yürürlükte olan yönetmeliklere göre çok az değişiklikler gösterir.
Rüzgâr türbinlerinde gürültü sorunu iki nedenle oluşur. Biri mekanik, diğeri aerodinamik nedenledir.
Mekanik gürültü: Dişli sistemi, jeneratör, soğutma fanları gibi sistemlerden kaynaklanır. Büyük ölçüde önlenebilir.
Aerodinamik gürültü: Rüzgâr ve kanat etkileşimi nedeniyle oluşan gürültüdür. Aerodinamik gürültü üzerine iyileştirme çalışmaları yapıldığı, 600 kW güç kapasiteli rüzgâr türbininden 200 m uzaklıkta duyulan gürültü seviyesi 46,5 dB iken; 2 MW güç kapasiteli rüzgâr türbininden aynı uzaklıkta duyulan gürültü seviyesi 47 dB olarak belirlenmiştir [1, 3, 6, 7, 8]. Rüzgâr türbini gürültü kaynağı kanadın ucu değil, ucuna yakın bir bölgedir.
RÜZGÂR TÜRBİNLERİNİN SAĞLIĞA ETKİLERİ
Rüzgâr türbinlerinin ürettiği darbeli ses ötesi dalga ve düşük frekanslı gürültü doğrudan uyku bozukluğu ve ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Türbinlerin ürettiği darbeli ses ötesi dalgalar ve düşük frekanslı gürültü semptomlara ve duyarlılığa neden olduğu ortaya konulmuştur.
RÜZGÂR TÜRBİNLERİNİN BAL ARILARI VE ARICILIĞA ETKİLERİ
Tozlaşmayı sağlamaya yardımcı olduklarından dolayı meyve ve tarımın devamı büyük ölçüde arılara ve böceklere bağlıdır. Dönen rüzgâr kanatları böcekler ve arılar için ölümcül bir mekanizma durumundadır.
Türbin dönen rüzgar kanatları böcekler ve arılar için ölümcül bir mekanizma durumundadır. Bu öldürücü etkinin yanı sıra türbin çevresinde oluşan türbülans ve basınç farkı arıların kalıcı fiziksel hasar almalarına neden olmaktadır. Ek olarak türbin kanatlarından kaynaklı böcek ve arı ölümleri, parçalanmış böceklerin etrafa saçılmasına ve bununla beraber koku oluşumuna neden olarak diğer kanatlı hayvanları da çekecektir. Böylelikle bu durum artarak devam edecektir [1, 9, 10].
Ayrıca arılar; hava sıcaklığını, rüzgârın hızını ve gürültü düzeyini de yine antenlerinde bulunan alıcılar sayesinde algılar. Rüzgâr türbinleri kanatlarından oluşan; gürültü ve kaçak akımların sebep olduğu kaçak gerilim nedeniyle arıların yönlerini şaşırmaları ve kaybolmalarına neden olabilir.
Rüzgâr türbinleri kanatlarına ulaşan rüzgarın yarısından fazlasını hareket enerjisine dönüştürür. Gerisi kalan rüzgâr ise yüksek hız ile savrulur. Buna bağlı olarak yerdeki nemli havanın yukarıya çıkmasına neden olabilmekte ve çevredeki arı varlığına önemli zararlar verebilir.
Bal arılarının, karınlarında, demir partikülleri içeren çok küçük manyetik kristalleri taşıdıkları biliniyor. Manyetik alanı algılamaları engellenen arıların, besin kaynağını veya kovanı bulamadıkları gözlenmiştir. Arılar çiçekleri sadece renkleri ve kokusundan değil, aynı zamanda onların elektrik alanlarını da algılayabilmektedir.
Diğer bir varsayım, rüzgâr türbinleri kanatlarından oluşan; gürültü ve kaçak akımların sebep olduğu kaçak gerilim nedeniyle arıların yönlerini şaşırmaları ve kaybolmaları şeklindedir.
Ege Bölgeleri’nde kızılçam ormanlarında ağacın kabuğu altına girip öz suyunu emen çam pamuklu koşnili (Marchalina hellenica Genn.) emdiği şekerli özsuyunu beyaz köpük halinde (balsıra) dışkılamaktadır. Arılar bu balsıradan çam balı üretmektedirler. Türkiye bal üretiminde ve özellikle Muğla ili arıcıların geçiminde çam balı çok önemli bir gelir kaynağıdır. Kızılçam ormanlarının deniz etkisini alan yörelerinde balsıra oluşmaktadır. İklim değişikliği (Isınma ve kuraklaşma süreci) balsıra yapan kabuklu koşnilin daha yüksek araziye taşınmasına sebep olur [1, 9, 10].
Kızılçam ormanları içine kurulacak rüzgâr enerji santrallerin; orman içi iklimi değiştirmesi ve balsıra yapan koşnilin verimliliğini azaltması veya yaşamasını engellemesi mümkündür. Böyle olumsuz etkileme ormanlara zarar vermek yanında, halkın geçim kaynağına da olumsuz etki yapması söz konusudur [1, 9, 10].
Böcek ve arı varlığı türbin performansına da etki etmektedir. Türbin kanatları üzerindeki böcek kalıntıları rüzgâr türbini performansında azalmalara neden olabilmektedir. Böcek kalıntıları bıçakların yüzeyi boyunca toplandığında, bıçağın pürüzsüz yüzeyi pürüzlü hale gelir. Havayı döndürür ve güç çıkışını yüzde 50’ye kadar azaltır. Ayrıca türbinlerin göbeği yüksekliğinde rüzgâr hızında bir azalmaya neden olur ve bir türbinden gelen türbülansın hava katmanlarını karıştırır. Türbinler, yağışta, sıcaklıkta ve buharlaşmada artış gibi rüzgâr yönündeki değişikliklere neden olur [1, 9, 11]. Ek olarak temizlik sorununu da beraberinde getirmektedir.
PLANLANAN RÜZGÂR ENERJİ SANTRALİNİN ARICILIĞA ETKİSİ OLUR
Doğal tozlayıcıların, ballı, polenli bitkilerin, bölge sakinlerinin arıcılık faaliyetleri ve arılık alanlarının tespiti amacıyla proje alanı ve çevresinde, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesine yaptırılan çalışmada, rüzgâr enerji santrallerinin polen ve nektar kaynağı olan yerel bitki örtüsünün büyüme ve gelişmesi üzerindeki etkilerinin önemsiz veya tespit edilemez olduğuna, Rüzgâr Enerji Santrallerinin çevresindeki bitki örtüsünde belirli düzeylerde tespit edilen değişikliklerin literatürle uyumlu olduğu sonucuna varılmış. Oysa dünyada yapılan çalışma örneklerinden RESlerin arıcılığa önemli olumsuz etkisi olduğu biliniyor. Saha araştırmasına bağlı olmayan uzaktan algılama yöntemiyle yapılan görüntülere bağlı denilerek,
‘’Çalışma sonucunda, geniş yapraklı ormanların %3-5 eğimli alanlarda RES kaynaklı hasara daha yatkın olduğu öne sürülmüş ancak net bir yargıya varılamamıştır. İğne yapraklı ormanlarda en yüksek bozulmanın %0-1 eğimde ve kuzey yönünde Rüzgâr Enerji Santrallerinden uzak olan alanda olduğu tespit edilmiş. Sağlanan verilere göre, bu inceleme sonucunda iğne yapraklı ormanlarda Rüzgâr Enerji Santralleri kaynaklı bozulma gözlemlenememiştir (Aksoy ve ark. (2023)’’ diye başka bir rapordan kopyalama yapılıp, burada etki yok demek bilimselliğe aykırıdır.

Şekil 11
Muğla’da bilindiği üzere çam balı yüksek oranlarda üretilmektedir. Çam balı, Çam pamuklu biti Hemiptera takımına mensup Marchalina hellenica Gennadius, 1883 tarafından salgılanan tatlımsı sıvıları arıların alarak kovanda işlemesi sonucu oluşmaktadır. Çam pamuklu biti yoğun olarak Kızılçam (Pinus brutia) üzerinde bulunur [2].
Raporda ‘’Proje sahasında kızılçam türleri bulunmakla birlikte, çam pamuklu koşniline rastlanmamıştır. Yani proje sahası lokal olarak çam balı üretim alanı değildir. Fakat özellikle Turgut mahallesinde çok sayıda arıcı bulunmakta hatta içlerinde 500-600 kovana sahip olanları vardır’’
Sabit arıcılık yapan birkaç arıcı yıl boyu arılarını, proje sahasına 2 km uzaklıktaki bu mahallede konaklatmaktadırlar. Gözlem sırasında proje sahasına en yakın arılığın Turgut mahallesinde sınırları içinde olduğu belirlenmiştir ve proje sahasına uzaklığı kuş uçumu 5 km’dir ve arıların uçuş mesafesi dışındadır. Yaz aylarında ekili alanlardaki mısır (Zea mays) bitkisinden arıların polen ihtiyacını karşılaması nedeniyle arıcıların bazıları arılarını bu mahallelerde konuşlandırmaktadır [2]. Diye belirtilmiş.

Şekil 12
Sıtkı Koçman Üniv uzmanlarının, ‘’İşletme aşamasında türbinlerin Elektromanyetik alan ve gürültü oluşturduğuna ve polinatör böcekler ve arı ölümlerine, kovan kayıplarına neden oldukları dair sosyal medyalarda yazılar ve haberler mevcuttur. Hatta kanatlarda metal kullanımı elektromanyetik alan ve gürültüyü çoğalttığı da dillendirilmektedir. Ancak hiçbir bilimsel çalışmalarda rüzgâr türbinlerinin yaban hayatına zarar verecek düzeyde elektromanyetik alan ve gürültü oluşturduklarına dair herhangi bir bilimsel veri bulunmamak olup, bu haberler gerçeği yansıtmamaktadır.’’ [2] İfadesi bilimsel olmayıp, şirket lehine ifadelerdir. Uzmandan beklenen arıcılığa etkileri hakkında verileri aktarmak olmalı, RES‘in gerekliliğinden bahsetmek değil.
RÜZGÂR TÜRBİNLERİ ELEKTROMANYETİK ALANLARI ARILARI ETKİLİYOR
İklim değişikliğinin yanı sıra elektromanyetik alanların değişmesi ve farklılaşmasının arıları tehdit ettiğine dair birçok çalışmanın olduğunu belirten Sevgi Durna Daştan; “Etrafımızdaki elektromanyetik alanların değişmesi ve farklılaşması arıların kovanı ve besini bulma faaliyetlerini olumsuz etkilemektedir. Bal arılarının, kovan ve besinlerini bulmalarında onlara yol gösteren bir manyetik etkileşimin olduğuna yönelik çalışmalar vardır. Bu konuya yönelik oldukça ciddi çalışmalar “Journal of Experimental Biology” de ve “Prooceeding of the National Academy of Science” dergilerinde yayımlanmıştır. İsviçre, Amerika Birleşik Devletleri gibi farklı ülkelerde bal arıları üzerinde de elektromanyetik dalgaların etkisi çalışılmıştır. Daha ayrıntılı, daha uzun süreli çalışmaların yapılmasının gerekliliği ortaya konulmuştur.” diye belirtmektedir [1, 3, 12].
“Yapılan çalışmalarda bal arılarının, karınlarında, demir partikülleri içeren çok küçük manyetik kristalleri taşıdıkları gösterilmiştir. Manyetik alanı algılamaları engellenen arıların, besin kaynağını veya kovanı bulamadıkları gözlenmiştir. Arılar çiçekleri sadece renkleri ve kokusundan değil, aynı zamanda onların elektrik alanlarını da algılayabilmektedir. Çiçekler bu alanları kullanarak polen taşıyıcı böcekleri ve arıları kendilerine çekebilmektedirler.” [1, 3,12].
RÜZGÂR TÜRBİNLERİNİN KUŞLARA ETKİSİ
RES’ler/rüzgâr türbinlerinin kuşlar ve yarasalara etkileri üzerine yapılmış uluslararası birçok araştırma bulunmaktadır. Genel görüş, rüzgâr türbinleri pervanelerine takılma ve çarpmayla tehlike altında olan canlıların kuşlar olduğu, türbinlerin çalışması sırasında pervanelerine çarpmayla kuş ölümleri olduğu vakalarıya ilişkindir. Rüzgâr türbinlerinden kuş ölümlerinin nedeni türbin kanat yapılarından kaynaklanmaktadır. Üç adet olan kanatlar 10 ile 200 metre uzunlukları arasında değişmektedir. Çeşitlerine göre kanatlar dakikada ortalama 15 tur atabilmektedir. Bu dönüş esnasında kuşlar kanatlara çarpmaktadırlar [1, 3, 13].
Rüzgâr türbinleri saniyede 80 metre bir hızla dönen ve en az 30 metre yükseklikte uçları olan devasa kanatlara sahiptir. Bu da onu tehlikeli kılan özelliğidir. Kuşlar, bu bıçakların oluşturduğu akım yoluna uçarak korkunç bir şekilde ölürler. Bu durumdan en çok etkilenen ötücü kuşlardır ve yaklaşık yüzde 10’u yırtıcı kuşlardan oluşur. Rüzgâr türbinleri; altın ve kel kartallar, oyuk baykuşlar, kızıl kuyruklu ve Swainson’ın şahinleri, Peregrine ve kır şahinleri, Amerikan kerkenezleri, Beyaz kuyruklu uçurtmalar gibi tehdit altında ve koruma değeri yüksek olan kuş türlerinin ölümüne sebep olabiliyor. Özellikle şahinler ve kartallar gibi büyük yırtıcıların ölümleri ekosistemi olumsuz etkiliyor [1, 3, 13, 14, 15, 16].
KUŞ GÖÇ YOLLARI ÜZERİNDE RÜZGÂR TÜRBİNLERİ TEHLİKESİ
İlkbahar ve sonbahar göç dönemlerinde İstanbul ve Çanakkale boğazları, Arhavi-Borçka (Artvin) ile Belen (Hatay) bölgeleri süzülen kuşlardan leylekler, pelikanlar ve yırtıcılar gibi görece iri kuşlar açısından en önemli göç alanlarıdır. Ötücü kuşlar ise geniş alanları kapsayan cephe göçü yaparlar. Kuş göç yolları açısından önemli üç ana göç yolu tespit edilmiş olsa da geniş kapsamlı yeterince araştırma yapılmamış olması nedeni ile alternatif birçok tali yolunda bulunuyor olması muhtemeldir [1, 3, 13, 17, 18]. Söz konusu proje sahası göçmen kuşları göç yolu üzerinde bulunur. Bu yönüyle uygun değildir.
RÜZGÂR TÜRBİNLERİNİN YARASALARA ETKİSİ
Yarasaların rüzgâr türbinlerine yönelme nedenini saptamak amacıyla yapılan araştırmalarda kesin olmamakla birlikte bu nedenler şöyle sıralanmıştır [1, 19];
İşitsel hareket (sese yönelme)
Elektromanyetik alan (yön duygusunun kaybolması)
Isı etkisi
Tünekleme/geceleme için
Doğrusal koridor (sırt üstüne kurulan çiftlikler mesafe kat etmek için iyi bir seçenek olabilir)
Çiftleşme (göç yolu üzerindeki yüksek bir alan olması nedeniyle yönelme).
BAĞLANTI YOLLARINDA PATLATMA YAPILMASI VE TAŞ SAVRULMAS
Türbinlere bağlantı yolu yapımı sırasında ağaç kesimi yapılacak, yüzey toprak sıyrılacak, sert kayalarda patlatma yapılacak, taş savrulması ve toz yayılması olacaktır.
Projenin Toplam Patlayıcı Madde Miktarı ANFO:500.756,50 kg/yıl, Dinamit:23.291,00 kg/yıl olarak planlanmış [2];. Patlatma sırasında taş savrulmaları olacak ve yakındaki flora ve fauna zarar görecektir.
TÜRBİN KULESİNDEKİ KIRMIZI IŞIK ETKİSİ
Türbine monte edilen sürekli yanıp sönen kırmızı ışık, uzaktan bile görüldüğünden zamanla insanın dikkatini dağıtır ve psikolojisini bozar.
TÜRBİN KANATLARININ GÖLGE TİTREMESİ ETKİSİ
Rüzgar türbinlerinde gölge titremesi olur. Türbinlerin dönen kanatları, kanatların arkasındaki güneşin konumu nedeniyle etraflarına hareketli bir gölge düşürebilir. Bir pencerede bir gölgenin bu dönen projeksiyonu, kapalı alanlardaki açma ve kapama etkisinden dolayı genellikle gölge titremesi olarak adlandırılır.
Türbin kanatları güneşli havada gölge oynaması yapmaktadır. Gölge oynaması kanatların dönüş hızına göre tekrarlanır. İnsanların gözünün önünden sürekli kanatların gölgesinin geçiyor olması rahatsız edici ve asap bozucu ve görmeyi sekteye uğratan bir durum. Devamlı şekilde türbin kanatlarının gölge oynaması olması insanların psikolojisini bozar [1, 3].
HALK ONAYI OLMADAN RES’E İZİN VERİLEMEZ
Yerel halkın görüş ve önerileri çok önemlidir. Broşür dağıtarak halkın bilgilendirilmesi yapılamaz. Projenin, başından itibaren şeffaf biçimde yerel halk bilgilendirilmelidir. Bilgilendirmenin tam yapılabilmesi ancak yapılanın iyi yönlerini anlatarak değil, çevre ve insan sağlığına olumsuz yönlerini de açıklamakla olabilir. Halkın onayı olmadan RES’in kurulumuna izin verilemez.
RES’DE KAMU YARARI GÖZETİLMEMİŞTİR
Burada kamu yararından ziyade, bir şirketin çıkarı söz konusudur. Bu denli yoğun ormanlık sahada, RES kurmanın kamu yararı bulunmuyor. Habitata, çevre ve insan sağlığına zararı daha fazla olacaktır.
RES İŞLETME RUHSATI
Raporun ek-2/I da DSİ görüşünde, RES yerine Jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli su ruhsatının olması RES’le ilgisi kurulamamıştır. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı 10.01.2024 tarihli görüşünde RES projelerinin koru, bozuk koru ve muhafaza orman alanlarına kurulmaması gerektiği tespit edilmiştir [2];.
Projenin jeolojisi, depremselliği, hidroloji, hidrojeoloji, toprak yapısı vs verilen bilgiler kopyalama ve gereksiz raporda format gereği bir prosüdürü yerine getirmeden ibarettir.
Kaynaklar
[1] Eşref Atabey. 2023. Yenilenebilir Enerji Kaynakları ve Çevre. 154s. Sarmal Kitabevi. ISBN: 978-625-6885-04-2. İstanbul. [2] EN 2 Rüzgar Enerjisi Yatırım A.Ş. 2024. Muğla İli, Köyceğiz ve Ula İlçeleri Turgut ve Kavakçalı Mahalleleri. GAİA Rüzgâr Enerji Santrali (20 Adet Türbin-84 MWm/61 MWe) Projesi. Nihai ÇED Raporu. [3] Eşref Atabey. 2022.Rüzgar türbinlerinin çevresel etkileri. (https://www.bodrumguncelhaber.com/ruzgar-turbinlerinin-cevresel-etkileri/) [4] Karadeli, S.2001. Rüzgar Enerjisi, Elektrik Enerjisi Etüt İdaresi Genel Müdürlüğü, Ankara, s. 1-38. [5] Obert M. May, windturbinesyndrome.com [6] Eşref Atabey. 2022. Rüzgar türbinlerinin gürültü etkisi (https:/www.temizmekan.com/ruzgar-turbinlerinin-gurultu-etkisi/) (https://www.bodrumguncelhaber.com/ruzgar-turbinlerinin-gurultu-etkisi/) [7] Doğanlı, M.2010. Ruzgar Türbini Gürültüsü, Sağlık Etkileri ve düzenleme önerileri, Novosim Mühendislik. [8] M. C. Şenel ve E. Koç, 2017. Rüzgâr Türbinlerinde Çevresel Etkilerin Değerlendirilmesi. Rüzgâr Enerjisi, 10-14. [9] Eşref Atabey. 2022. Rüzgâr türbinlerinin bal arıları ve arıcılığa (etkileri- https://www.temizmekan.com/ruzgar-turbinlerinin-bal-arilari-ve-ariciliga-etkisi/) (https://www.bodrumguncelhaber.com/ruzgar-turbinlerinin-bal-arilarina-etkileri/) [10] M. Doğan Kantarcı. 2015. “Rüzgâr Enerji Santrallarının (RES) ekolojik etkileri üzerine değerlendirmeler”, İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Toprak İlmi ve Ekoloji Anabilim dalı, 6. Ulusal Hava Kirliliği ve Kontrolü Sempozyumu, 7-9 Ekim 2015, İzmir s.563-564. [11] Eve Newman ve Laramie Boomerang. 2017. New research examines wind turbines and insect communities https://www.wind-watch.org/news/2017/01/21/new-research-examines-wind-turbines-and-insect-communities/ [12] Erman Kaya.2021. A’dan Z’ye Rüzgâr santrali. Rüzgâr enerji santrallerinin çevresel etkileri (https://www.ruzgarenerjisi.com.tr/bolum-10-ruzgar-enerji-santrallerinin-cevresel-etkileri/) [13] Eşref Atabey. 2022. Rüzgâr türbinlerinin kuşlar ve yarasalara etkileri- (https://www.temizmekan.com/ruzgar-turbinlerinin-kuslara-ve-yarasalara-etkisi/) (https://www.bodrumguncelhaber.com/ruzgar-turbinlerinin-kuslara-etkisi/) [14] www.science.howstuffworks.com [15] www.evwind.es [16] https://www.ceyrekmuhendis.com/ruzgar-turbinlerinin-kus-ve-yarasa-olumlerindeki-rolu/ [17] Drewitt, A. L. ve Langston, R. H.2006. “Assessing the impacts of wind farms on birds”, Ibis, 148, 29-42. [18] Bekir Kabasakal1 ve Ali Erdoğan1. 2019. Rüzgar enerji santrallerinin kuşlara etkileri ve çözüm önerileri. YEKSEM 2019. TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Antalya Şubesi. [19] https://electrical-engineering-portal.com/why-bats-are-insanely-attracted-to-wind-turbinesMitchell-Jones T. and Carlin C. 2012. Bats and onshore wind turbines interim guidance. Natural England Technical Information Note TIN051.



