ALİ DİZDARFLAŞ HABER

ALİ DİZDAR’IN YAZISI, KANUN NAMINA TESLİM OL!

KANUN NAMINA TESLİM OL!

Eski Türk filmlerimizde polisin suçlulara klasik ikazıdır. “Kanun namına teslim ol” Ve bu söylem de çok yerinde bir ikazdır. Polisler kanunları temsil eden ve kanunlar çerçevesinde suçluları engellemek için görevlendirilen kişilerdir.

Bu söylemi, günümüzde, bizleri koruyup kollaması için seçtiğimiz ve atanmış yöneticilere de söylemek gerekeceğini hiç düşünmemiştik. Nasıl bir devre evrildiysek?

Bodrum’un koyları kıyıları öyle işgallere ve tahribata uğratıldı ki, kimi suçlayıp kimi nereye şikâyet edeceğimizi şaşırdık. Çünkü bu kanunsuz ve doğamızı tahrip eden uygulamaların büyük bölümüne kentimizi yönetenler sebep olmaktalar. Bu suçlardan elbette kendimizi de soyutlayamayız. “Ben Ne yaptım Ki? Demeyin görüp susmak da suç ortaklığıdır. 

Kumbahçe sahili, Bodrum’da sosyal ve fiziksel yaşamımızın ne kadar hunharca tahrip edildiğinin en çarpıcı ve görünür olanıdır.

Kumbahçe ve sahili çok eski zamanlarda tahminen 1800 lü yılların sonlarına doğru, büyük bir ihtimalle de yüz yılın üçüncü çeyreğinden itibaren, Kıyı ve Kıyı Kenar çizgisi gibi kavramların henüz oluşmadığı keyfi davranışların bol olduğu zamanlarda oluşmuş bir yerleşim yeridir. 

Ve zamanımıza doğru gelirken, yaşamımıza bir çerçeve çizdiğimiz ve sistemli bir yaşam oluşturmaya başladığımızda, bu oluşmuş yerleşimlerde şehir ve kıyı planlarını yaparken kıyı ve kıyı kenar çizgilerini mecburen mevcut duruma göre çizdik. Oluşmuş bu duruma yapılacak başka bir şey yoktu. Ancak Türkiye Cumhuriyeti kurulup, kanunlar oluşturulduktan, planlar haritalar çizildikten sonra artık keyfi davranışların olmaması gerekir.

“Herkes konulan kurallara ve kanunlara uymak zorundadır.”,

Kumbahçe sahilinin de “Kıyı ve Kıyı Kenar Çizgisi” net olarak çizilmiştir. Ve Kanun derki:

KIYI KANUNUNUN UYGULANMASINA DAİR YÖNETMELİK

(Resmî Gazete Tarihi: 03.08.1990 Resmî Gazete Sayısı: 20594)

Madde.1…

Kıyı Çizgisi: Deniz, tabii ve suni göl ve akarsularda, taşkın durumları dışında, suyun kara parçasına değdiği noktaların birleşmesinden oluşan meteorolojik olaylara göre değişen doğal çizgidir.

 

Kıyı Kenar Çizgisi: Deniz, tabii ve suni göl ve akarsuların, alçak-basık kıyı özelliği gösteren kesimlerinde kıyı çizgisinden sonraki kara yönünde su hareketlerinin oluşturduğu kumsal ve kıyı kumullarından oluşan kumluk, çakıllık, kayalık, taşlık, sazlık, bataklık benzeri alanların doğal sınırı; dar-yüksek kıyı özelliği gösteren kesimlerinde ise, şev ya da falezin üst sınırıdır.

Bu sınır doldurma suretiyle arazi elde edilmesi halinde de değiştirilemez.

FOTO…..KNT…..001

 

Yukarıdaki resmi krokide belirtilen KIYI olarak nitelenen kısım Kıyı Kanununca koruma altına alınmıştır.

 

Kıyı Kanunu Madde 6 – Kıyı, herkesin eşitlik ve serbestlikle yararlanmasına açık olup, buralarda hiçbir yapı yapılamaz; duvar, çit, parmaklık, tel örgü, hendek, kazık ve benzeri engeller oluşturulamaz.

Kıyılarda, kıyıyı değiştirecek boyutta kazı yapılamaz; kum, çakıl vesaire alınamaz veya çekilemez.

Kıyılara moloz, toprak, cüruf, çöp gibi kirletici etkisi olan atık ve artıklar dökülemez.

 

KIYI KANUNUNUN UYGULANMASINA DAİR YÖNETMELİK

Madde 17-  Sahil şeridinde Planlama

Sahil şeridinde uygulama imar planı yapılıp onaylanmadan uygulamaya geçilemez. Tamamen veya kısmen yapılaşmamış sahil şeritlerinde yapılacak plânlar: Kanunun 5 inci maddesindeki esaslar dikkate alınarak aşağıdaki şekilde düzenlenir.

Sahil şeritlerinin birinci bölümünü içeren uygulama imar planları, tümüyle açık alan olarak toplumun kullanımına tahsis edilecek şekilde düzenlenir. Bu alanlarda sadece yaya yolları, gezinti ve dinlenme alanları, seyir teras ve alanları ile bu Yönetmeliğin 4 üncü maddesinde tanımlanan rekreaktif amaçlı kullanımlar ile bu Yönetmeliğin 13 üncü maddesinde belirlenen yapı ve tesisler yer alabilir. Bu alan içinde toplumun yararlanmasına açık yapılar da dahil olmak üzere başka hiçbir yapı ve tesis yapılamaz.

 

Bodrum Yarımadası’nda en büyük tahribatın yaratıldığı kıyı parçamız olan Kumbahçe sahilinde neler olduğunu tekrar tekrar anlatıyorum. Ve bu tahribatın ana sorumlusu yerel yönetimlerdir.

 

Daha önce de defalarca yayınladığım Kumbahçe’de Sosyal Yaşam ve Doğa Tahribatları konulu yazımda (okumak isterseniz metnin altından linki var) anlattığım konular paralelinde Kumbahçe’nin kıyısının yasalara göre yapılmış olan kıyı planlarına rağmen nasıl tahrip edildiğini anlatacağım.

 

Aslında bu anlattıklarımın SUÇ DUYURUSU olarak ele alınması gerekir.

 

1800’lü yılların son çeyreğinde Rum Mahallesi olarak oluşmuş ve yıllar içinde gelişmiş Kumbahçe Mahallesi’ne mübadele sonrası Giritli Türkler yerleştirilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti’nde Kadastrolar yapılıp şehir planları ve kıyı planları yapıldığı yakın tarihimizde Kumbahçe sahilinin de kıyı ve kıyı kenar planları yapılmıştır. Belediyemizin elinde mevcuttur. Yukarıda yazılı yönetmelik gereğince isteyen talep edebilir.

 

KIYI KANUNUNUN UYGULANMASINA DAİR YÖNETMELİK

 

Madde 11- Kıyı Kenar Çizgilerinin Aleniyeti:

 

Kıyı kenar çizgisi paftaları alenidir. Belediye veya valilikler kıyı kenar çizgisi paftalarının tamamını veya bir kısmının kopyalarını tespit edilecek ücret karşılığında isteyenlere verir.

 

Ben size Kumbahçe sahilinin durumunu mevcut fotoğraflar üzerinde tarif etmeye çalışacağım.

 

Kumbahçe Sahlinin, kıyı kenar planları çizilirken, Bodrum Kalesi ile Kumbahçe Deresi ağzına kadar olan kısmında konutlar denize sıfır durumunda olduğundan, kıyı kenar çizgisi, konutları yalayacak şekilde çizilmiştir.

Kumbahçe sahilinin aşağıdaki fotoğrafta görülen, Kumbahçe dere ağzından aynı zamanda Artemis Otelden, Halikarnas Disko olarak ünlenmiş eskiden Kilise olup konuta çevrilmiş binaya kadar olan kısmı en çok tahribata uğramış olduğundan projektörleri oraya tutacağım.

FOTO…..KNT…..002

 

Yukarıda ve aşağıda gördüğünüz fotoğraflardaki mavi ile çizdiğim mevcut ve yasal olan Kıyı Kenar çizgisidir. Ve bu çizginin kara tarafında kalan ve yönetmelikte BİRİNCİ BÖLÜM olarak nitelendirilen bölümünde Kumbahçe sahilinin ana ulaşım yolu olan “Cumhuriyet Caddesi” ismini koyduğumuz cadde vardır. Aslında kıyı kenar çizgisi bu Cadde kenarı baz alınarak çizilmiştir. Çok eski tarihlerde oluşmuş bu yol yasal olan kamunun kullanımındaki yoldur. Bizim Kumbahçe Mahallemizde kıyı kenar planlarında bahse konu edilen İKİNCİ BÖLÜM zaten mevcut değildir çünkü bu bölümde konutlar vardır.

FOTO…..KNT…..003

FOTO…..KNT…..004

FOTO…..KNT…..005

 

Hal böyle iken, turizm furyası ile Kumbahçe’de çoğalan iskelelerden kurtulmak için, zamanın belediyesince tüm iskeleler sökülerek sahil arındırılmıştı (1998).  Ardından mahalleliye şirin görünmek ve turizme hizmet etmek açısından kendine görev çıkartan Belediyemiz iskelelerden arındırılan Kumbahçe sahiline plaj düzenlemesi adı altında yasaya aykırı olan uygulamayla mıcır dökerek dolgu yapmaya başladı.

FOTO…..KNT…..006

 

Fırtınalarla bozulan sahile her yıl aynı düzenleme tekrarlanınca sahil dolgusu genişlemeye başladı. Bir ara Halk Plajı olarak nitelendirilen ve Mavi Bayrak ile ödüllendirilen bu mıcırdan oluşmuş plaj, kıyıda işletmesi olan ticarethanelerce işgal edilmeye başlandı. Engellenmeyince bu işgaller birkaç yıl içerisinde tüm sahili kapladı. Halk plajı falan yalan oldu. Kent yönetimleri de bu işgallerden Ecri-Misil cezası ve İşgaliye parası adı altında nemalanır oldular.

 

Yıllar içinde bu sahilde plaj düzenleme geleneği artarak devam edince sahil iyice genişledi. Çin fikirler üreten Belediyemizin aklına sivriltilmiş bir fikir geldi. Cumhuriyet Caddesi olarak adlandırdığımız sahil yoluna bitişik, kıyı kenar çizgisi ile kıyı çizgisi arasında kalan KIYI olarak belirtilen ve yasaların hiçbir müdahaleye izin vermediği bu bölüme yasanın üzerine basa basa bir yol daha yapıldı.

FOTO…..KNT…..007

FOTO…..KNT…..008

FOTO…..KNT…..009

FOTO…..KNT…..010

 

Yasal olan eski yola, yani Cumhuriyet Caddesine cephesi olan ve sahili zaten işgal etmiş olan işletmeler nasıl olsa yeni yol var diye ufaktan ufaktan Cumhuriyet Caddesi üzerini işgal etmeye başladılar. Her yıl yine sahil dolguları devam etti.

FOTO…..KNT…..011

FOTO…..KNT…..012

 

Belediye izin veriyor diye işgaliyeler önceleri masa sandalye atmakla başladı. Kimi işletmeler çiçekliklerle sınır duvarları bile koydular. Belediye bu da benden size kıyak olsun dedi ve izin vererek işgaliye almaya başladı. İşletmelerin bu özgürlükten yararlanmak istemeleri normaldir. İşgaliye ücreti ne ki üç kuruş.

 

BELEDİYE GELİRLERİ KANUNU

İKİNCİ BÖLÜM

Konu: İşgal Harcı

Madde 52 – Belediye sınırları içinde bulunan aşağıdaki yerlerden herhangi birinin satış yapmak veya sair maksatlarla ve yetkili mercilerden usulüne uygun izin alınarak geçici olarak işgal edilmesi, İşgal Harcına tabidir:

  1. Pazar veya panayır kurulan yerlerin, meydanların, mezat yerlerinin her türlü mal ve hayvan satıcıları tarafından işgali,
  2. Yol, meydan, Pazar, iskele, köprü gibi umuma ait yerlerden bir kısmının herhangi bir maksat için işgali,……..

 

Harcın tarifesi:

Madde 56 – İşgal harcı aşağıda gösterilen hadler içinde düzenlenecek tarifeye göre alınır.

(Değişik Tarife: 30/12/2004-5281/19 md.) Harcın Tutarı (YTL)
En az En çok
1. 52 nci maddenin (1) ve (2) numaralı bentlerinde yazılı işgallerde beher metrekare için günde: 0,5 2,5

 

Bu işgaliye harçları meclis kararları ile yükseltilmiş midir bilemem. Ne kadar yükseltirsen yükselt yine de cadde üzerinde mekan elde etmek çok caziptir.

 

Başladılar cadde üzerine, yanları kapalı, üzerleri kapalı mekanlar monte etmeye. Zamanla işletmelerin önlerine kalıcı ilaveler yaparak Cumhuriyet Caddesi tümüyle kalıcı olarak işgal edilmiş oldu. Alan razı veren razı pozisyonundaki bu durumda unutulan bir şey var. Yukarıda yazılı Madde 52 de işgallerin, caddenin bir kısmı ve geçici olması şartı var.

 

Yani, yasaya göre anlatılmak istenen; “Sabah dükkanın önüne çıkardığın tezgahını, akşam dükkanı kapatırken içeri alman şartıyla yaptığın işgaliye, İŞGALİYE HARCINA tabidir.”

 

Buradaki işgaller gece gündüz, (7/24) yaz kış 12 ay sürmekte ve caddenin tamamını kapsamaktadır. Yani Ecri-Misil’in kapsamına girmekte ve cezası sonrası tahliyesi gerekmektedir.

FOTO…..KNT…..013

FOTO…..KNT…..014

 

İşgaliye ve Ecri-Misil in yanlış kullanılması bir yana Kumbahçe Sahilindeki uygulamalar yasadışılıkta zirvede.

 

—Kıyıya yasa dışı dolgu yapılmış,

—Kıyı kenar çizgisi ihlal edilmiş,

—Kıyıya yasa dışı yol yapılmış,

—Kamunun kullanımındaki Cadde tümüyle işgal ettirilmiş ve kamuya kapatılmış,

—Kıyı çizgisi dolgu nedeniyle keyfe göre değişmiş.

—Kamunun serbest kullanımındaki kıyı bandı, şezlonglar ve şemsiyelerle işgal edilerek ticarete açılmış durumda.

   

Bu kadarla bitmiyor elbet. Daha anlatmadığım kıyının kalan bölümü de var. Onu da başka zaman ele alalım.

FOTO…..KNT…..015

Screenshot

FOTO…..KNT…..016

 

Bu durumdan utanmalı mıyız, suçlanmalı mıyız, kimi suçlamalıyız bilemedim. Bildiğim bir şey var bıçak kemiğe dayanmış durumda.

 

Bu tahribatın ve işgalin sona erdirilmesi ve mümkün olduğunca tahribatın geri alınması gerekiyor.

 

—Kumbahçe sahiline plaj düzenlenmesi adı altında yapılan kanunsuz dolgunun durdurulmasını ve mümkün olduğu miktarlarda geri alınmasını istiyorum,

—Çocukluğumuzdan beri gidip geldiğimiz yasal olan Cumhuriyet Caddemizi geri istiyorum.

—KIYI bölgesinde yapılmış olan yol duvar ne varsa kaldırılmasını istiyorum.

—KIYI bölgesinde işgal edilmiş alanların boşaltılıp halkın serbest kullanımına açılmasını

İstiyorum.

— Çiçeği burnunda yeni Belediye Başkan ve çalışanlarına bu yasa dışı yapılanları devam ettirip suça ortak olmamaları konusunda uyarmak istiyorum

 

Yöneticiler Kıyı ve Kıyı Kenar çizgilerini mevcut duruma göre yeniden planlara işletmek istiyorlarsa önce kendilerini mahkemeye vermeleri gerekiyor. Çünkü bu planlar yargı kararı olmadan değiştirilemiyor.

 

Fotoğraflarını kullandığım Gülten UZBİLGE, Azmi TAN ve Eski Bodrum Fotoğrafları arşivcisi Ali ŞENGÜN’e teşekkür ederim.

Saygılarımla… Ali Dizdar

https://www.bodrumguncelhaber.com/ali-dizdar-yazdi-denk-geldi-manzara-koydum/

 

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu