TGC Burhan Felek Ödülleri sahiplerini buldu

Türk basınının önde gelen kalemlerinden ve Türkiye Gazeteciler
Cemiyeti önceki başkanlarından Şeyhül Muharririn Burhan Felek adına
konulan TGC Burhan Felek Basın Hizmet Ödülleri töreni bu yıl Covid-19
salgını nedeniyle yapılamadı.
Bu yıl ödül alan gazetecilere Alev Anakök, Engin Aktel, Faik Kaptan,
Fahri Kaytaz, Faruk Zabcı, Erkan Özmen, Müveddet Anter, Nevin Akkaya,
Olay Tan, Selahattin Duman, Tufan Türenç, Uğur Dündar, Yalvaç Ural,
Yavuz Yücetürk, Zafer Nuri Eraslan’ın ödülleri kendilerine gönderildi.
Ödül alan Olay Tan: Gazetecilik düzgün yapılırsa çok onurlu bir meslektir
“Koronavirüs salgını nedeniyle tüm insanlara, dostlarıma
meslektaşlarıma sağlıklı yıllar diliyorum. Türkiye Gazeteciler
Cemiyeti Seçici Kurulu’nun yaptığı değerlendirme sonunda Burhan Felek
Basın Hizmet Ödülü’ne değer görülmem beni çok gururlandırdı. 50 yıllık
gazetecilik meslek hayatımda geriye iz bırakmış olmaktan çok mutluyum.
Basın hizmet ödülünü almış bir gazeteci olarak çektiğim fotoğraf ve
yazdığım haberler ile tarihe tanıklık ettim.
Gazetecilik, düzgün yapılırsa çok onurlu bir meslektir.50 yıl
dururşunıuzu bozmadan, enseyi karartırmadan, ilke ve kurallarınızdan
vazgeçmeden çalışmak çok kolay bir iş değildir .
Bana basın hizmet ödülünü veren Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Seçici
Kuruluna çok teşekkür ediyorum. Salgın nedeniyle 38.’si düzenlenecek
Burhan Felek Basın Hizmet Ödülü Töreni Cemiyet tarafından iptal
edildi. Tören yapılsaydı medyanın içinde bulunduğu sorunları
tartışacaktık, konuşacaktık. Bunları dile getirecektik. Ne yapalım,
sağlık olsun. Sağlıklı kalın. Hepinize kucak dolusu sevgiler.”
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Turgay Olcayto, Burhan Felek
Ödülleri Töreni’ni Covid-19 salgını nedeniyle yapamadıklarını
belirterek “TGC’nin önceki başkanlarından, yerleşik lakabıyla da
şeyh-ül muharririn Burhan Felek’ i 38. ölüm yıldönümünde bir kez daha
saygıyla, özlemle anıyorum. Burhan Felek adına konulan ödüllerin
sahibi 15 meslektaşımızı kutluyorum. Bu yıl salgın dolayısıyla çok
zorlu geçti günlerimiz. Her yıl yaptığımız gibi Burhan Hoca’nın
mezarını da ziyaret edemedik. Töreni yüz yüze yapmak için bekledik ama
salgın koşulları giderek kötüleşti. Ödülü ve ödül kitabını
meslektaşlarımıza gönderdik. Bu yılki ödül törenini meslektaşlarımızın
gönderdikleri video ve mesajlarıyla medyaya ulaştırdık.
Meslektaşlarımızın çektikleri videolarla bu yıl ki töreni duyurmak
zorunda kaldık. Umarım gelecek yıllarda yüz yüze yapabileceğimiz güzel
bir törenle meslektaşlarımızla bir arada oluruz” diye konuştu.
“Bugün pek çok şeyi Burhan Felek’e borçlu olduğumuzu her gün biraz
daha anlıyoruz”
TGC Başkanı Turgay Olcayto, Burhan Felek’in karizmatik bir başkan
olduğunu belirterek şöyle devam etti: “Değerli arkadaşlar Burhan
Felek, 26 yıl gibi uzun bir süre Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin
başkanlığını yaptı. Bu süreçte çok sıkıntılı günler geçirdi Cemiyet,
ama Burhan Felek bunların hepsinin üstesinden geldi. Sıkıntılıyı biraz
açayım isterseniz, şöyle diyebilirim, darbeler, sıkıyönetimler, sık
sık değişen iktidarlar Cemiyetin üzerine hep bir baskıydı ama bütün bu
baskıları zarafeti ile kültürü ile insanlara yaklaşımıyla atlatmış
oldu Burhan Felek. Adına konmuş ödüller de birtakım zorluklar içerir.
70 yaşından gün almış olmak, 50 yıl süreyle gazetecilikten kopmamış
olmak önemli ölçütlerdir. Bu ölçütlere uyan arkadaşların sayısı da her
yıl bir hayli fazla. Örneğin bu yıl 60’ın üzerinde arkadaşın arasından
15 arkadaşa bu ödülü verebildik. İnanıyorum ki, geride kalan
arkadaşlar içinde bu ödüle değer daha pek çok arkadaş vardı. Ama
yönetmeliğe göre de daha fazlasına ödül verme şansımız yoktu. Burhan
Felek, Türkiye’de spordan siyasete kadar her alanda kalem oynatmış,
her alanda pek çok değerli işe imza atmıştır. Bunlardan biri sporda
olimpik fikrini Türkiye’ye getirmesi, amatör branşlarda katkı
sağlaması, onlara destek vermesi. Bir de iletişim alanında İstanbul
Üniversitesi İletişim Fakültesi’nin kurulmasına öncülük etmesi
gösterilebilir. Bunlar gerçekten Burhan Felek’in unutulmaz
hizmetlerindendir. Burhan Felek, Cemiyetin kurumsallaşması açısından
da büyük hizmetler verdi.
Bugün pek çok şeyi Burhan Felek’e borçlu olduğumuzu her gün biraz daha
anlıyoruz. Onun yaşadığı sıkıntıların belki daha fazlasını yaşıyoruz
ama Burhan Felek’in o zamanki gösterdiği güç, bize rehber oluyor. Bu
yıl 15 meslektaşımıza ödül verdik. Hepsini yürekten kutluyorum, bundan
sonraki hayatlarında sağlık ve başarı dolu günler diliyorum. Onlara bu
ödülü veren seçici kurullarımıza da teşekkür ediyorum. Burhan Hocaya
da hem benim, hem Türkiye Gazeteciler Cemiyeti yönetim kurulundaki
arkadaşlarımın saygılarını, sevgilerini sunuyorum. Işıklar içinde
uyusun değerli başkanımız.”
Ödil kazanan gazeteciler duygularını şu sözlerle anlattı…
Alev Anakök: En çok gittiğim salon Burhan Felek’ti
“Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin Burhan Felek Basın Hizmet Ödülü’ne
layık görülmek beni çok mutlu etti, onur duydum. Mesleğimin büyük bir
bölümünü salonlarda maç izleyerek ve bu izlediğim maçları çalıştığım
gazetelere yollayarak geçirdim. Bu salonların içinde de en çok
gittiğim yer Burhan Felek Spor Salonu’ydu. Bu açıdan bakınca
meslektaşlarım içinde belki de en çok bu değerli büyüğümüzün adını
kullanan kişi ben oldum. Bu da beni ayrıca mutlu etti çünkü Burhan
Felek adına bir ödül kazanmış oldum. Bu arada ödül alan
meslektaşlarımı da kutluyorum.”
Engin Aktel: Kalem aklın dilidir, o kalem gazetecinin onurunu taşır
“Gazeteciliğe başladığımdan bu yana 56 yıl geçmiş. Hiç unutmam,
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’ne üye olarak kabul edildiğim gün, yakama
takılan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti rozeti 704 numarayı taşımaktaydı.
Akıp geçen 56 yıldan sonra beni bu ödüle layık gören ve tarifi sonsuz
bir onur kazandıran, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’ne ve seçici kurula
çok teşekkür ederim.
Şunu da söylemeden geçemeyeceğim: Bir gazeteci unutmamalıdır ki,
‘kalem aklın dilidir ve o kalem, gazetecinin onurunu taşır.’ Çalışma
hayatı boyunca, bu onuru kırmamaya ve kalemini sağlam tutmaya çalışmak
en büyük görevi olmalıdır. Her şey için tekrar tekrar teşekkürlerimi
sunar, meslektaşlarımın aydınlık günler içinde, görevlerini
yapmalarını dilerim.”
Erkan Özmen: Ödülü hapiste yatan gazeteci arkadaşlarım adına alıyorum
“Üyesi olmaktan büyük gurur duyduğum meslek örgütü Türkiye Gazeteciler
Cemiyeti tarafından 2020 yılında Burhan Felek Hizmet Ödülü ile
onurlandırıldım. 75 yaşına girmiş, yarım asırdan fazla gazetecilik
yaptığım süre içinde almış olduğum en anlamlı bu büyük ödülü, hapiste
yatan bütün gazeteci arkadaşlarım adına alıyorum ve kabul ediyorum.”
Fahri Kaytaz: Dilerim hep beraber güzel günlerde olabiliriz
“2020 Burhan Felek Basın Hizmet Ödülleri için bir araya gelme şansımız
bu sene ne yazık ki olmadı. Dilerim bir dahaki zamanlarda başka güzel
beraberlikler içinde oluruz. Bu yılki ödüle bizleri layık gören
Gazeteciler Cemiyeti Başkanımız Turgay Olcayto ve seçici kurulun
hepsine teşekkür ederim. Dilerim hep beraber tekrar tekrar güzel
günlerde olabiliriz. Bu nedenle Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’ne ve tüm
arkadaşlarım adına teşekkür ediyorum hoşça kalın, sevgiyle kalın.”
Faik Kaptan: Bu anlamlı ödül için teşekkür ediyorum
“Öncelikle üstadımız hocamız şeyh-ül muharririn Burhan Felek
başkanımız ve tüm hayata veda eden gazeteci büyüklerimizi
kardeşlerimizi rahmetle anıyorum. Bu şekilde ödül almak bize nasipmiş.
Yapılan bilimsel araştırmalara göre bütün dünyadaki hacmi ancak birkaç
çay kaşığını doldurabilen Covid 19 denen bu illet bu yazgımıza neden
oldu. İnşallah yeneceğiz. Mesleğe profesyonel olarak Dünya
Gazetesi’nde 1970 yılında başladım.
Üniversite mezunu olduğum için basın kartımı altı ayda aldım. Önce
Sansaryan Han’da polis muhabirliği sonra aralarında sevgili rahmetli
Vasfiye Özkoçak ablamız ve Ulvi Yanardağ’ın da olduğu Sultanahmet’teki
adliye binasında adliye muhabirliği yaptım. Daha sonra 1973’te
Hürriyet Haber Ajansına çağrıldım. Burada 1974 Temmuz ayına kadar
görev yaptım. Neredeyse tüm Anadolu’yu dolaştım. 74 Kıbrıs Barış
Harekâtı’nda Hürriyet Haber Ajansı muhabiriydim. O zaman genel
müdürümüz rahmetli Nezih Demirkent’ in talimatıyla Kıbrıs’a Hürriyet
muhabiri olarak gönderildim. 1976’da döndüm. İki yıl Hürriyet merkezde
çalıştıktan sonra 1978’de havalimanı muhabiri oldum. 2018 yılında da
havalimanı muhabiri olarak emekli oldum. İşte o arada geçen 40 yılın,
havalimanı muhabiri olarak geçen 40 yılın kitabını yazdım. 2018’de
emekli olduktan sonra da İstanbul Havalimanı’nda basın odasında
durmaya başladım.
Eksik olmasınlar havalimanı muhabir arkadaşlarım beni bir ağabeyleri
olarak oraya oturttular. Âmâ şimdi pandemi kurbanı olduk, evdeyiz.
Efendim son olarak bu çok anlamlı ödülü aldığım için sevgili
Cemiyetimize, jüriye çok teşekkür ediyorum. Burhan Felek Hocamızın da
hayatta kalan aile efradına sağlıklı ömür diliyorum. Hoşça kalın.”

Olay Tan: Gazetecilik düzgün yapılırsa çok onurlu bir meslektir
“Koronavirüs salgını nedeniyle tüm insanlara, dostlarıma
meslektaşlarıma sağlıklı yıllar diliyorum. Türkiye Gazeteciler
Cemiyeti Seçici Kurulu’nun yaptığı değerlendirme sonunda Burhan Felek
Basın Hizmet Ödülü’ne değer görülmem beni çok gururlandırdı. 50 yıllık
gazetecilik meslek hayatımda geriye iz bırakmış olmaktan çok mutluyum.
Basın hizmet ödülünü almış bir gazeteci olarak çektiğim fotoğraf ve
yazdığım haberler ile tarihe tanıklık ettim.
Gazetecilik, düzgün yapılırsa çok onurlu bir meslektir.50 yıl
dururşunıuzu bozmadan, enseyi karartırmadan, ilke ve kurallarınızdan
vazgeçmeden çalışmak çok kolay bir iş değildir .
Bana basın hizmet ödülünü veren Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Seçici
Kuruluna çok teşekkür ediyorum. Salgın nedeniyle 38.’si düzenlenecek
Burhan Felek Basın Hizmet Ödülü Töreni Cemiyet tarafından iptal
edildi. Tören yapılsaydı medyanın içinde bulunduğu sorunları
tartışacaktık, konuşacaktık. Bunları dile getirecektik. Ne yapalım,
sağlık olsun. Sağlıklı kalın. Hepinize kucak dolusu sevgiler.”
Faruk Zabcı: Heyecan ve gurur verici bir ödül
“Heyecan ve gurur verici bir ödül. Bir ayağım çukurdayken geldim,
gördüm, gidiyorum diyebilecek morali buldum.”
Müveddet Anter: Yetiştirdiğim öğrenciler başarılı işlere imza atıyor,
gururlanıyorum
“Ödülü almam beni çok mutlu etti ancak bir de şunu düşündürdü; Mesleğe
başlayalı tam 50 yıl geçmişti. Oysa bana hep dün gibi geliyordu. Bu 50
yıl boyunca gencecik bir spiker, stajyer spiker olarak TRT İstanbul
Radyosu’nun o tarihi binasının kapısından içeri girdiğim günün
üzerinden gerçekten 50 yıl geçmişti. Bu 50 yıl boyunca ben kamuda ve
özel sektörde, radyo ve televizyonlarda binlerce program hazırladım,
sunuculuk yaptım, yönetici olarak çalıştım. Ve o yıllar boyunca
İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde ve özel eğitim
kurumlarında Radyo Televizyonda Röportaj Tekniği derslerinde
öğrenciler yetiştirdim.
O öğrenciler şu anda görsel ve işitsel medyada başarılı işlere imza
atıyorlar ve ben onların hepsi ile çok gururlanıyorum. Bu mutlu
günümde mutluluğumu paylaşan önce çalışma yıllarımı da paylaşan
sevgili çocuklarıma ve sevgili torunlarıma Nisan’a, Can’a, Nev ve
Erol’a, yine mutluluğumu paylaşan radyo ve televizyonlardaki
meslektaşlarıma, arkadaşlarıma ve dostlarıma, hepinize çok teşekkür
ediyorum.”
Nevin Akkaya: Yıllarca bu mesleğe verilen emeğin bir karşılığı
“Saygıdeğer Cemiyet üyeleri, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin
kurumsallaşmasında büyük katkı sağlayan Burhan Felek Hocamızın anısına
konulan bu ödüle değer görüldüğüm için çok gururluyum. Burhan Felek
Hizmet Ödülleri hepimizin bildiği gibi zorlu bir ödül. Yıllarca bu
mesleğe verilen emeğin bir karşılığı. Burhan Felek Hizmet Ödülleri
Seçici Kurulu’na ve bu ödülü yaşatmak için emek veren Türkiye
Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kuruluna teşekkür etmek istiyorum.
Hepinize saygılar.”
Tufan Türenç: Çizginizi kırmadan, ilke ve kurallarınızdan vazgeçmeden
çalışmak çok kolay bir iş değil
“Burhan Felek üstatla yıllarca Milliyet Gazetesi’nde birlikte
çalıştık. Ona daima saygı ve sevgi duymuşuzdur. Onun adına konan ödülü
almak benim için bu açıdan çok anlamlıdır. Babıali’de 50 yıl çizginizi
kırmadan, ilke ve kurallarınızdan vazgeçmeden çalışmak çok kolay bir
iş değildir. Ben bu ödülü alan bütün arkadaşlarımı kutluyorum. Halen
çalışmakta olan arkadaşların da bu ödülü almalarını diliyorum. Herkese
sevgiler ve saygılar.”
Uğur Dündar: TGC’ye çok teşekkür ediyorum
“Toplumun gerçekleri öğrenme hakkına hizmetle geçen yarım asırlık
meslek hayatımın Türkiye Gazeteciler Cemiyeti tarafından Burhan Felek
Basın Hizmet Ödülleri kapsamında değerlendirilmesi ve ödüle layık
görülmem nedeniyle büyük mutluluk içindeyim. Türkiye Gazeteciler
Cemiyeti’ne çok teşekkür ediyor herkese sevgi ve saygılarımı
sunuyorum.”
Yalvaç Ural: Çocuk dünyasına hizmet eden bir gazecinin bu ödülü
olmasından mutluluk duyuyorum
“Burhan Felek Hizmet Ödülü, bir gazetecinin ‘Namık Kemal’in dizesinden
alarak söylüyorum’ son rütbesidir bir gazetecinin Burhan Felek Ödülü.
Onun için bugün ben gerçekten çok mutluyum. Bunca yıllık gazetecilik,
yayıncılık, dergicilik, kitapçılık hayatımda, ben de artık yaş alıp bu
ödüle layık görüldüm. Başta Cemiyetime ve seçici kurula çok teşekkür
ediyorum. Ve çocuk dünyasına hizmet eden bir gazetecinin özellikle
ağırlıklı olarak, bu ödülü almasından da büyük mutluluk duyuyorum.
Herkese çok teşekkür ederim.
Burhan Felek Hizmet Ödülü’nü bugün almaktan gerçekten çok mutluyum.
Pek çok arkadaşımızla birlikte, bugün hizmet ödülünü ben de aldım.
Burhan Felek hocayı tanımaktan, onun hatta bir kitabına editörlük
yapmış olmaktan da çok mutluyum. Milliyet’te onunla kısa bir süre de
olsa aynı katta çalışmış olmaktan da çok mutluyum. Saygıdeğer insanın,
bir duayenin ödülü gerçekten onur verici.”
Yavuz Yücetürk: Tarafsız kamu yayıncılığının tek yolu, özerklik
“Burhan Felek gibi bir Büyük Usta’nın adını taşıyan bu ödüle beni
layık gördükleri içinTürkiye Gazeteciler Cemiyeti’ne ve Seçici Kurula
sonsuz teşekkürler. Benim için büyük bir onur. Sizlere bu mesajı
Hüseyin Kırcalı’nın çektiği ve Milliyet Gazetesi’nde yarım yüzyıl önce
yayınlanan çok anlamlı bir fotoğrafın önünden gönderiyorum. Bu
vesileyle Kırcalı’yı saygı ve rahmetle anıyorum. Meslek hayatımın çok
büyük bir bölümü kamu radyo yayıncılığının gelişmesi ile geçti.
1965 yılında TRT’nin ilk kuşak prodüktörlerinden biri olarak hizmete
başladığım Ankara Radyosu’nda gün boyu sürekli bir radyo yayını yoktu.
Sabah 06.00-10.00’da kapanırdı. Öğle yayınları 12.00-14.00
arasındaydı. Akşam da 18.00-23.00 Kendimi çok şanslı hissediyorum, bu
durumdan yirmi dört saat sürekli ve çok kanallı yayına geçişte görev
aldığım için. Kendimi çok şanslı hissediyorum, Turgut Özakman, Doğan
Soylu ve Adnan Öztrak gibi çok değerli ustalarla çalışma fırsatı
bulduğum için.
Kendimi çok şanslı hissediyorum, 1960 öncesi Vatan cephesi
radyoculuğunun olumsuz izlerini silip güvenilir bir yayıncılığın
gerçekleşmesinde payım olduğu için. Kendimi çok şanslı hissediyorum,
TRT’nin özerk olduğu dönemlerde dinleyicimizin eğitimi, kültürel
gelişimi, yaşam tarzlarının olumlu yönde değişmesi, Cumhuriyetimizin
temel değerlerinin ve Atatürk devrimlerinin benimsetilmesi amacıyla
programlar yapabildiğim için. Kendimi çok şanssız hissediyorum
özerkliğin ve tarafsızlığın kaybolduğunu gördüğüm için. Tarafsız kamu
yayıncılığının tek yolu, özerklik. Özel yayınları başıboşluktan
kurtarabilmenin tek yolu da siyasi parti adaylarının değil alanlarında
kendini kabul ettirmiş uzmanlardan oluşan politize olmamış yeni bir
üst kurul oluşturmak. Bunların yapılabileceği günü umutla bekleyerek
saygılar sunuyorum.”
Zafer Nuri Eraslan: Bu ödül bir onur madalyası olacak
“Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Burhan Felek Basın Hizmet Ödülü’ne layık
görülmek, bu ödülün sahibi olmak, yaşamımın bundan sonraki
bölümlerinde de hep gururla taşıyacağım bir onur madalyası olacaktır.
Bu mutluluğu bizlere yaşatan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’ne ve
değerli jüri üyelerine sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.
Gazeteciliğin çeşitli dallarında uzun yıllar gerçekleştirdiği
çalışmalarla bizlere örnek olan, ülkemizin en sıkıntılı dönemlerinde
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığını başarıyla yürüten, usta
yazar, değerli hocamız Burhan Felek’i de saygı ve rahmetle anıyorum.
Bu ödülü TRT İstanbul Radyosu ve TRT İstanbul Televizyonu’nda uzun
yıllar birlikte görev yaptığım çalışma arkadaşlarımla paylaşıyor, bu
ödüle değer görülen tüm gazeteci arkadaşlarımı, gerçekleştirdikleri
çalışmalarla ülkemiz basınına yapmış olduğu katkılardan dolayı
kutluyorum.”



