DR. EŞREF ATABEYFLAŞ HABER

DALAMAN OVASI’NIN 115.000 YIL ÖNCESİNDEN GÜNÜMÜZE DEĞİŞİMİ, ANTİK KAUNOS VE PİSİLİS

DALAMAN OVASI’NIN 115.000 YIL ÖNCESİNDEN GÜNÜMÜZE DEĞİŞİMİ, ANTİK KAUNOS VE PİSİLİS

DR. EŞREF ATABEY

Jeoloji Yüksek Mühendisi /Tıbbi Jeoloji Uzmanı / Yazar

 

Muğla Dalaman Ovası, güneybatı Anadolu kıyılarında yer alan tektonik kökenli alüvyon dolgulu bir ovadır. Dikey yönlü tektonizma hareketleriyle üç tarafının yükselmesine karşılık ovanın bulunduğu alan tümüyle çökerek içerisinde irili ufaklı adaların olduğu sığ bir koy haline gelmiştir. 

 

Jeolojik olarak 115.000 yıl öncesinden Günümüze kadar Holosende meydana gelen deniz seviyesindeki yükselme ve Dalaman Çayı’nın taşıdığı çakıl, kum, silt, kil malzemeden oluşan alüvyonun birikmesiyle gelişmiştir. Dalaman Çayı bu dönemde 4 defa yatak değiştirmiştir. Bu yatak değişimlere bağlı olarak Kaunos ve Pisilis gibi bazı tarihi yerleşim alanlarının kuruluşu da şekillenmiştir [1].

Şekil 1

 

Dalaman Çayı yatak değişimleri

 

Dalaman Çayı, birçok kez yatak değiştirmiştir. Bu yatak değişimlerinin ilkinde Dalaman Ovası’nın üst batı yarısı ve kısmen de doğu yarısı, ikinci yatak değişikliği sonucunda Dalaman Ovası’nın üst doğu yarısı oluşmuştur. Dalaman Çayı, son yatak değişimi sonrasında günümüz mecrasına yerleşmiş ve taşınan alüvyonlarla ova güneye doğru genişleyerek ilerlemiştir.

 

Haritada açık yeşil çayın ilk yatağını, kırmızı ve mor ikinci yatağı, sarı üçüncü yatağı ve mavi dördüncü yani günümüzdeki yatağını ve akarsu tarafından taşınan malzemenin ovada yelpaze şeklinde biriktiğini göstermektedir.

Şekil 2

 

Dalaman Çayı 1.8 milyon yıl ile 115.000 yıl arası dönemde Çaylı ve Ekşiliyurt arasında doğu-batı yönlü ilk deltasını oluşturmuştur. Dalaman Çayı, bu yönde Holosen’de de ilerleyerek Dalyan köyü ve Gedova Tepe arasında geliştirdiği deltası ile bir set meydana getirerek buradaki körfezi Köyceğiz Gölü’ne dönüştürmüştür [2]. Gedova Tepe güneyinde yapılan bir sondajda, M.Ö. 3000, Dalaman Çayı’na ait çakıllar saptanmıştır [3].

 

 Dalaman Çayı’nın Dalyan Ovası boyunca Akdeniz’e doğru ilerleme sürecini de Kaunos kentinin kuruluş ve gelişmesi ile tarihlendirmek mümkündür. Kaunos, Dalaman Çayı’nın yatağını Dalaman Ovası yönünde değiştirmesinden ileri gelir. Dalyan’daki lagüner ortam ürünü Turbiyerler, bataklık karakterinde gelişebilen topraklardır. 

 

Dalyan Ovasının güneyinde bulunan lagün, buradaki kıyı seti gerisinde meydana gelmiş olup, 2000-3000 yıllık turbiyer ve bataklıklar içerir. Bu turbiyerlerden hareket ederek, Dalaman Çayı yatağının 2000-3000 yıl önce değişmiş olabileceği sonucuna varılmıştır [4].

 

Dalaman Çayı yatağındaki bu gelişme, Kaunos liman kentinin M.Ö. 500’lerden itibaren en parlak dönemini yaşamasının ve bunu sağlayan limanının M.S. da açık kalabilmesinin sebebini açıklamaktadır. Bu yatak değişikliği olmasaydı bu tarihi liman, önündeki alüvyon birikme hızı nedeni ile çok daha önce kapanacaktı. Bugün bile Akdeniz’le bağlantısı tamamen kesilmemiş olan bu kentin tarihsel gelişimi diğer eski kıyı yerleşmelerinden farklı olmuştur. 

 

Dalaman Çayı’nın M.Ö. 500’lü yıllardan itibaren şimdiki Dalaman Ovası’na doğru, Ortaca civarında akmaya başladığını söyleyebiliriz. Köyceğiz Gölü’nün fazla sularını Akdeniz’e taşıyan Dalyan Suyu (Calbis Irmağı) da Dalyan Ovası’nın alüvyon gelişimini etkilemiş ve Kaunos Limanı’na sürekli açık bir kanal olmuştur. 

 

Güneybatı Anadolu kıyılarında, tarihi çağlar boyunca gelişen çöküntü hareketleri, akarsuların kısa mesafelerde kat ettiği yüksek dağlık alandan taşıdığı malzemenin süratle yığılmasına ve bu işleyiş, akarsu yataklarını zaman zaman tıkayarak Dalaman Çayı’nda olduğu gibi değişik yönlerde alüvyon gelişimine neden olmuştur. 

 

M.Ö. 500’lerden itibaren Ortaca önlerinden Akdeniz’e akan Dalaman Çayı, Dalaman Ovası’nın, önce daha sığ olan batı yarısını daha sonra da doğu yarısını 2500 yıl gibi kısa sayılabilecek bir sürede meydana getirmiştir [1]. Bu süreç tarihi yerleşmelerle de yakın ilişkilidir. 

 

Dalaman Ovası’nın oluşumu

 

Würm Buzul Çağı yaklaşık 115.000 ila 11.700 yıl arası, gerilemesini takip eden dönemde M.Ö. 3.000 ile 4.000 yılları arasında deniz seviyesindeki yükselmeler, Kuvaterner boyunca (1.8 milyon yıl-Günümüz arası) devam eden tektonik hareketler eski kıyı şehirlerinin doğal çevre şartlarını hızla değiştirmiştir. 

 

Tektonik hareketler, Dalaman-Köyceğiz çevresinde kuzeydoğu-güneybatı yönlü eski yapısal çizgileri doğu-batı yönlü yeni faylarla kesmişlerdir. 

 

Güneybatı Anadolu’da geniş bir alan kaplayan Miyosen (23-5.3 milyon yıl arası) aşınım yüzeyi, tektonik hareketlerden çok etkilenmiş ve Menderes Masifi’nden güneye, Akdeniz’e doğru basamaklı bir şekilde parçalanmış; bu parçalanmanın en büyük basamağını, Gökova Körfezi’ni belirleyen ve Köyceğiz-Dalaman çöküntülerinin de açılmasını kontrol eden büyük bir fay oluşturur [5].

 

Morfolojide çok etkin olan Gökova Fayı Köyceğiz Gölü’nün kuzeyindeki birikinti konilerinin gerisindeki dik yamaçlardan geçer. Bu kırık hattı ile kuzeyindeki yüksek platodan ayrılan bölüm Akdeniz’e doğru çökmüştür. Çöken kıyı bölümü, kuzeydeki platoya Sandıras Dağı’na (Çiçekbaba Dağı) oranla daha alçakta kalır. 

 

Datça’dan başlayarak Köyceğiz ve Dalaman çevresini de içine alıp Fethiye’ye kadar uzanan bu kıyı bölümü “Dağlık-tepelik tektonik bloklardan” oluşur [1]. Bu bloklar arasında açılan Köyceğiz ve Dalaman çöküntüsü Akdeniz’in birer koy’u iken, bugün Dalaman Çayı’nın taşıdığı malzemeyle dolmaları sonucu bir alüvyon ovasına dönüşmüştür. 

 

Küresel iklim değişimleri ve tektonik olaylar, Kuvaterner boyunca Köyceğiz ve Dalaman çöküntülerinde hızlı bir alüvyon birikimine neden olmuş; 1.8 milyon yıl ile 115.000 yıl arası dönem Pleistosen’de çöküntülerin daha çok kuzey bölümleri, 115.000 yıl ile Günümüz arası dönem Holosende ise güney bölümleri alüvyonla dolmuştur. 

 

Pleistosen’de kuzeyden gelen akarsuların taşıdığı materyal ile Kargıcık ve Çamlıçay birikinti konileri, Çokmaşat sekilerinin sedimanları, Yuvarlak Çayı ve Namnam Çayı’nın ilk delta oluşumları, Köyceğiz çöküntüsünde gelişmeye başlamıştır [1]. 

 

KAUNOS

 

Kaunos, Köyceğiz ilçesi Çandır Mahallesi sınırları içinde, Köyceğiz Gölü’nü Akdeniz’e bağlayan Dalyan Çayı’nın (Calbis) batı yakasında, Dalyan’ın hemen karşı kıyısında yer alır. M.Ö. 500-600’lü yıllarda bir liman şehri olarak gelişen Dalyan’daki Kaunos’un en erken yerleşim izleri M.Ö. 7. yüzyıldan eskiye gitmemektedir [6, 7]. 

 

Kaunos, jeolojik olarak Dalaman Çayı’nın eski deltası olan Dalyan Ovası’nın batı kenarında, dik fay yamaçlarının önünde kurulmuştur. Döneminde bir liman kenti olan şehir, bugün ise alüvyon materyal ile dolmuş ve deniz kıyısından uzaklaşmıştır. 

 

Kaunos kenti kökeninde Karia’lılar tarafından kurulmuş bir yerleşimdir. Kaya oyma mezarları, kenti koruyan yaklaşık 3 km uzunluğundaki sur duvarları, stoa, agora, çeşme, hamam, tiyatro ve ruhani toplanma yeri kalıntıları vardır. 

Kaunos, özellikle Doğu Akdeniz’den Ege Denizi’ne geçişin olduğu bir noktada bulunan limanı ile stratejik önemi olan bir liman kentiydi. Büyük Pers Krallığının satrapları, Hellen, Spartalı, Diadokh, Ptolemaios, Rhodoslu ve son olarak da Romalılar tarafından yönetilmiştir [6, 7].

Şekil 3

 

PİSİLİS

 

Ortaca’nın güneyinde Sarısu Çayı’nın denize döküldüğü bölümde, Kaunos yerleşkesi gibi M. Ö. 500-600’lü yıllarda başlayarak şimdiki kıyıdan daha içeride, Osmaniye Mahallesinin hemen batısında, o zamanki kıyı çizgisi üzerinde kurulmuştur.  Kalıntılar, surlarla çevrili şehir merkezi, anıt mezarlar, dar caddeler ve sokaklar, birbirine yakın, dar ve genellikle iki katlı evler görülmektedir. 

 

Pisilis, arkeolojik açıdan olduğu kadar, jeomorfolojik yönden de önem taşıyan bir yerleşmedir. Bu tarihi kent, dolan limanı ile Dalaman Ovası’nın Holosendeki gelişimi için önemli bulgular taşır [5]. 

 

Dalaman Çayı alüvyonlarının, buradaki koyu doldurması ile bugünkü halini almıştır. Dar bir ağızla denize açılan bu koyun hemen karşısında bulunan Baba Ada, bu dönemde koyun ağzını hem fırtına dalgalarına karşı korumakta, hem de limana giren gemiler için feneri ile kılavuzluk yapmakta idi. 

 

Kentin limanı olarak kullanılan koy, Bizans Dönemi’ni takip eden yüzyıllarda kısmen dolarak sığ bir göl (Kara Göl) haline gelmiştir. Antik kentin yapıları otel inşaatının başladığı 1987 yılına kadar büyük oranda sağlam bir şekilde varlıklarını sürdürmüştür [5].

Şekil 4

 

Kaynaklar

Eşref Atabey. 2023. Dalaman’ın depremselliği. https://www.bodrumguncelhaber.com/dalamanin-depremselligi/

Eşref Atabey. 2023. Dalaman Ovası sulaması. https://www.bodrumguncelhaber.com/72739-2/

Ali Çeker. 2015.Sürdürülebilir Tarım Kapsamında Dalaman Ovası’nın Mekânsal Analizi. İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Coğrafya Anabilim Dalı. Doktora Tezi.345s.

[1] A. Fuat Doğu.1986. “Köyceğiz-Dalaman Ovaları ve Çevresinin Jeomorfolojisi”, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Coğrafya Ana Bilim Dalı, (Doktora Tezi), Ankara, s. 64-66.

[2] Darkot Besim ve Erinç, Sırrı, 1953-54. Güneybatı Anadolu’da Coğrafi Müşahedeler, İstanbul Üniversitesi Coğrafya Enstitüsü Dergisi, Sayı: 5-6, İstanbul, s. 179-196.

[3] Pons. L.J. ve C.H. Edelman. 1963. Köyceğiz Dalaman sahası toprak etüdü. (Çeviren. Mesut Özuygur), Ankara: Toprak ve Gübre Araştırma Enst. Müd. Toprak Etütleri Serisi, No. 5, 1963.

[4] Ali Çeker. Doğal Ortamın (Jeomorfoloji-Hidrografya) Tarımsal Faaliyetlere Etkileri Bağlamında Bir Alan İncelemesi: Dalaman Ovası Örneği. Yenifikir Derg, 7/16. 29-50.

[5] Fuat Doğu. Doğal ve tarihi çevre tahribine bir örnek: Pisilis (Sarıgerme-Muğla) 

[6] (B. Öğün, 1971, “Kaunos Raporu” Arkeology Dergisi. Ankara: Sayı 20, s. 163-164, 1971.

[7]  Ufuk Çörtük. 2022. Kaunos Antik Kenti Araştırma Tarihçesi. Edebiyat Fak. Derg, Cilt 2, Sayı 4.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu