Anasayfa / KÖŞE YAZARLARIMIZ tüm yazılar için fotografa tıklayınız / ALİ DİZDAR / YETENEKLİ GÖNÜLLÜLER. ALİ DIZDAR’IN YAZISI

YETENEKLİ GÖNÜLLÜLER. ALİ DIZDAR’IN YAZISI

YETENEKLİ GÖNÜLLÜLER…

Yangınlarla canımızın yandığı günlerde gözlemlerim ve düşüncelerimden yola çıkarak hızlıca bir düşünce fırtınası yaşatmak istedim.

Belki de çoğunuz biliyordur asker emeklisi olduğumu Dz.K.K lığında 21 yıl görev yaptım. Diğer kuvvet komutanlıklarında nasıldır bilemem ancak bizim Deniz Kuvvetlerinde bilhassa gemilerde görev yapan her bireyin bir ROLE KARTI vardır. Bu role kartında barışta ve savaşta, herhangi bir olağan üstü durumda veya sakinlikte yapman gereken hal ve hareketini gösteren davranış şekilleri yazılıdır. Savaşıyorken görevin, gemi batıyorsa ne yapacağın, gemide yangın çıkarsa ve daha birçok durumda ne yapacağın bu kartta yazılıdır ve sık sık bu yazılanların eğitimi yapılır, bunlara ROLE EĞİTİMİ deriz hiçbir personel bu organizasyondaki görevini hafife almaz ve savsaklamaz çünkü hayatı buna bağlı olduğu gibi görevini yapması da buna bağlıdır. Çok uzun süre bakımda kalan gemiler göreve başlarken personel hamlaşmıştır diye bu eğitimler yoğun bir teste tabi tutulur. Gemilerde bu görev dağılım şemaları çok ciddiye alınıp hazırlanır ROLE talimlerinde yapılması gerekenlere zaman tutulur, gecikmeler azarlanır ve de tekrarlanır, başarılar övünç kaynağı olur.

Bizim ülke olarak böyle bir hazırlığımız yok, yangın çıkıp her yer yandıktan sonra organize oluyoruz, depremler ve seller sonrasında ahlar vahlarla dövünüp duruyoruz. Ben Bodrum özeline değinmek isterim.

Bu bizim gemilerimizdekine benzer bir hazırlığımız olsaydı bu geçirdiğimiz yangın felaketinde yaşadığımız kaosları yaşamazdık. Asker kökenli bir Belediye Başkanının kriz yönetim becerisi ve çok iyi organize etme karakterine sahip Kent Konseyi Başkanının kişisel çabaları yanı sıra halkın çok iyi organize olma içgüdüsü ve bu güdüye yön veren birkaç yetenekli gönüllü sayesinde bu yangın felaketinin çok daha büyük olmasını önledik.

YA BU YETENEKLİ GÖNÜLLÜLER OLMASAYDI?

İşte önceden organize olmanın önemi burada ROLE ORGANİZASYONUNDA yatıyor. Yapmak hiç zor değil yardım almak çok kolay, bu organizasyonu yapan Deniz Kuvvetlerinden kısa bir brifing almak bile yeterli olabilir, gerisini biz kendimiz organize edebiliriz, kafamız o kadar çalışıyordur herhalde.

Validen ya da kaymakamdan başlayarak bir şema oluşturup görev dağılımı yaparız. Önceden belirlenmiş Kaymakamın da görevi olur Şoförler Odası Başkanının da, falanca dernek yöneticilerinin de görevi bellidir, Deniz Ticaret Odası yönetiminin de. Araç lazım olduğunda şoförler odası yönetimi devrededir, yangın tüpü gerektiğinde Esnaf Odası Başkanı devrededir. Ticaret Odası yönetim Kadrosu yangında ne yapacağını biliyordur ya da sel felaketinde. Belediye başkanının yangın mahallinde eli yüzü kara içinde medyada dolaşan fotoğraflarını seyretmek yerine olaylara ne kadar çabuk müdahale edildiğini izleriz. Görevlendirmeler kişilerin şahsına değil makamlara verilir. O makama kim gelirse o görevi yapmaya kendini hazırlaması gerekir. Eğitimi yapılabilir mi bilemem ancak sık sık bu durumlarla karşılaşacak gibi duruyoruz.

Böyle bir organizasyon vardı da işletilmediyse hatalı organizasyon yapılmış demektir. Emirle harekete geçen bir organizasyon emir veren uyursa işlemez. ROLE ORGANİZASYONUNDA oluşan durum çerçevesinde her birim otomatikman harekete geçer öyle çabuk ve verimli bir netice alınır ki kendinizle gurur duyarsınız. Arbede olmaz, kargaşa olmaz, gereksiz yığılmalar yaşanmaz, enerji israfı olmaz.

YAPMAK ZOR DEĞİL YETERKİ İSTENSİN.

Türkiye’nin her neresinde olursa olsun yangına koşan canını riske atan geçici ve daimi görevlilere minnet borçluyuz. Bodrum’da yangın nedeniyle organize olan gönüllülere ve hala etkin bir çaba içerisinde olan kendini gönüllü olarak adayan ekip elemanlarına kendi adıma ve hatta Bodrumlular adına tek tek teşekkür ederim. Kızılağaç yolundaki yol kenarına dizilmiş su bidonlarını koyanlara her geçişimde teşekkür ediyorum.

Bizler Deniz Kuvvetlerinde ROLE ORGANİZASYONU dedik siz ne derseniz deyin gerekli olan bu organizasyonu yapmaktır. Her zaman ve her durumda lazım olacaktır.

Bu yangınlarda gördük ki merkezi yönetimler savsaklarsa canımız çok yanacak. O zaman hazırlanmalıyız, kendi yangın helikopterlerimiz olmalı, bu edinimlere öncelik vermeliyiz, makyaj yapmaktan biraz geri durup, çok iyi organize olmalıyız, hem kurumsal görevliler hem de araç gereç olarak. Yetenekli birileri çıkarda günü kurtarırız beklentisinden kurtulun artık.

Yetkili ve sorumlulara da bir çift sözüm var kendine görev edinmiş gönüllülere işi yıkıp kenara çekilmeyin henüz yangın mevsimimiz bitmiş değil…

Saygılarımla Ali Dizdar  

 

Bir yorum

  1. Ali bey çok doğru bir konuya değinmişsiniz. Aslında bu konuda kağıt üzerinde bir çalışma var. Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) Afad’ın web sitesinde boş halini bulabilirsiniz. TAMP en üst düzeyden Yani Ankara’dan en alt düzeye yani ilçelere kadar herkesin yetki ve görevleri sıralanmış, afetler sırasında nelerin yapılacağı, kimin hangi görevleri üstleneceği belirlenmiş bir sistemdir. 28 Çalışma grubu belirlenmiş bu grupların hangi kurumlardan oluşacağı net bir şekilde belirlenmiş. Bize düşen yerel düzeyde bu grupların aktif olarak çalıştırılması ve koordinasyonun sağlanması olmalı.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

Check Also

KİTAP VE KIRBAÇ… ALİ DİZDAR’IN YAZISI

Cevat Şakir Kabaağaçlı (Halikarnas Balıkçısı) sürgün edildiği Bodrum’a 3,5 ayda gelmiş, çok ...