Hayvan Dostları Tepki Gösterdi

Bodrum Kent Konseyi Hayvanların Yaşam Hakkını Koruma Çalışma Grubu, sokak hayvanlarıyla yasal ilgili düzenlemenin birinci yılında düzenlemeye tepki gösterdi.
17 maddelik “160 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” geçen yıl meclisten geçerek yasalaştı. Kamuoyunda tepkilere neden olan sokak hayvanları düzenlemesinin birinci yılında Bodrum’daki vatandaşlar tepkilerini dile getirdi.
Bodrum Kent Konseyi Hayvanların Yaşam Hakkını Koruma Çalışma Grubu’nun çağrısıyla Bodrum Belediye Meydanı’nda toplanan vatandaşlar, yasaya karşı sloganlar attılar.
Sahipsiz hayvanlar toplandı
Bodrum Kent Konseyi adına basın açıklamasını okuyan Ayşe Doğancı, şunları dile getirdi;
“2 Ağustos 2024’te yürürlüğe giren 7527 sayılı yasa, hayvanları korumak için değil, sistematik şekilde yok etmek için çıkarılmış bir yasal kılıftır. Son bir yılda Türkiye genelinde, sahipsiz hayvanlar hukuka aykırı biçimde toplandı, barınaklara kapatıldı, kayıt dışı şekilde kayboldu, açlık, hastalık ve işkenceyle can verdi. Belediyeler ve kamu görevlileri eliyle sürdürülen bu uygulamalarda yüksek doz anesteziyle öldürülen, havasız araçlarda boğularak can veren, tedavi edilmeden ölüme terk edilen binlerce hayvanın kanı hâlâ yerde. Yaban eşekleri, hiçbir bilimsel, ekolojik veya hukuki gerekçeye dayanmadan doğal yaşam alanlarından toplanmış; ördekler dar kafeslerde hapsedilmiş; hayvanat bahçesi esaretinden kaçmaya çalışan aslanlar öldürülmüştür. Doğal yaşam alanları tahrip edilip betonlaştırıldıktan sonra, köpeklerin sokaklardan toplanmasıyla şehir merkezlerine inmek zorunda kalan domuzlar, nefret söylemleriyle hedef gösterilmiş; sürek avlarını andıran, sistematik ve vahşi yöntemlerle, yasal kılıfa büründürülerek, hatta meskun mahalde resmi görevliler tarafından tüfekle infaz edilmiştir.
5199 sayılı Kanun’un 19. maddesi, yalnızca bakımevlerinden sahiplendirilecek toplam hayvan sayısının belirlenebileceğini söylerken, İl Hayvanları Koruma Kurulları bu maddeyi çarpıtarak, bireylerin belediye bakımevlerinden sahiplenecekleri kedi ve köpek sayısına keyfi sınırlamalar getirmiştir. Bu, yasayı bilerek ve isteyerek çarpıtmaktır. Bu tablo bir uygulama hatası değil, açıkça organize, planlı ve kamu gücüne dayanan bir yok etme politikasıdır. Anayasa’ya, insanlığa ve bilime aykırıdır. Buradan bu yasayı çıkaranlara sesleniyoruz: Sizin adaletiniz yaşamı değil, ölümü savunuyorsa, o adalete itaat etmiyoruz. Sizin düzeniniz masumları yok ediyorsa, o düzene karşı çıkıyoruz. Biz yaşam hakkını savunuyoruz. Siz öldürmek istiyorsanız, biz yaşatacağız. Bu katliam durana kadar susmayacağız. Bu yasa değişene kadar durmayacağız. Bu canlar özgür kalana kadar mücadeleden vazgeçmeyeceğiz.”
Muğla Barosu Doğal Yaşamı Koruma ve Hayvan Hakları Komisyonu Başkanı Av. Arzu Ayyıldız ise yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı;
“Bu değişikliğin ardından; belediyeler tarafından hukuka aykırı ve acımasız toplama uygulamaları yaygınlaşmış, işkence, aç bırakma, aşırı doz uyuşturucu verme ve uygun olmayan taşıma yöntemleriyle hayvanlar barınaklara götürülmüş, bir kısmı barınağa götürülürken yolda olmak üzere yüzlercesi barınaklardaki yetersiz sağlık ve bakım koşulları nedeniyle yaşamını yitirmiştir.
Yasanın toplumda “öldürebilirsin yasası” olarak anlaşılması, herkesin istediği hayvanı herhangi bir müeyyide ile karşılaşmadan öldürebileceği fikrinin yaygınlaşması sebebiyle, birinci yılın bilançosu ülkemiz hayvanları ve hukuk mücadelesi açısından çok ağır olmuştur. İller bölgeler bazında korkunç sonuçları; bireysel vahşet sayısının bile her gün arttığı bu noktada, artık mutlaka gerçek bir iyileştirme çalışması yapılması gerektiği gerçeği apaçık ortadadır.
Hak ihlalinin kararlılıkla takipçisi olacağız
Bu bir yıllık süreçte açıkça görülmüştür ki; yalnızca başlığında ‘koruma’ ifadesi bulunan bu yasa, ne sokakta yaşayan hayvanları ne doğal yaşam alanlarındaki hayvanları ne de barınaktaki hayvanları koruyabilmiştir. Aksine, hayvanların yaşam hakkını telafisi mümkün olmayan şekilde ortadan kaldıran bir düzenlemeye dönüşmüştür. Toplumun bir kesimi, bu yasadan aldığı cesaretle hayvanlara yönelik şiddeti ve katliamı meşrulaştırmakta; bu durum toplumsal şiddeti artırarak toplumun güvenliğini ve huzurunu tehdit etmektedir. Hayvan Hakları Komisyonu olarak; hayvanlara yönelik her türlü hak ihlalinin kararlılıkla takipçisi olacağımızı, hukuki mücadelemizi sürdüreceğimizi ve kamuoyunu bilgilendirme sorumluluğumuzu yerine getirmeye devam edeceğimizi kamuoyuna duyururuz.”





