ALİ DİZDAR’IN YAZISI, BODRUM’DA YELKENCİLİĞİN İLK ADIMLARI…

Biz çocuklar yelkenli kullanmayı el yordamı ile öğrenmiştik. Bilenler bilmeyenlere göstererek ya da nasıl yapıldığını seyrederek öğreniyorduk. Genlerimize işlenmiş olması da muhtemeldir. Yelkenli kullanmayı nasıl öğrendiğimi hiç hatırlamıyorum. Benim ve de bizim jenerasyonun kullandığı, 4-5 metrelik yelkenli sandallardı. Büyük teknelerde yelken açmayı ustalarımızdan öğreniyorduk.
FOTO… BYİA 001
Ancak bu bizim usta çırak ilişkisiyle aktarılan yelkenciliğimiz, teknelerimizde motor arızası durumunda sağ salim bir limana ulaşmak için yedekte tuttuğumuz, yelkenleri kullanmaktan öteye gitmiyordu. Muhteşem Mavi Yolculuk destinasyonundaki yelken keyfi için yetersizdi. Bu nedenle Erman ARAS bizim gibi kaptanlara, gerçek yelkenciliği öğretecek, Bodrum Cup yelken yarışlarını icat etmişti.
Erman ARAS’ın maceralarına devam ediyorum. Gündeme etki etmiş gelişmelerin sancılı aşamalarını sizlere aktarmak hem hoşuma gidiyor hem de bir görev gibi üstlenmiş olmaktan ve tarihe not düşmekten hoşnutum.
BODRUM CUP çok sevilmiş ve teknecilerimiz tarafından kabullenilmişti. Yarışlar yurt içinde de dışında da ilgiyle karşılanmıştı ancak eleştirilerini de beraberinde getirmişti.
Erman’ın anlatımıyla devam ediyorum. ;
İlk yarışların Fransa’da yayınlanan ilk posterinin altında organize eden; ERA Turizm Acentesi Logosu vardı. Bunu çok garipsemişlerdi.
“Bizim bildiğimiz yelken yarışlarını yelken kulüpleri organize eder. Bir turizm acentesi böyle şeyler yapmaz. Güzel bir yarış düzenliyorsunuz da bu yarışı düzenleyecek yelken kulübünüz yok mu? diyorlardı.
Çok utanmıştım. Muğla bölgesinde yelken kulübümüz yoktu. Bildiğim kadarıyla İstanbul’da ve İzmir’de kurulmuş kulüpler vardı ancak bizim sorunumuzu çözmeye yeterli değillerdi. Yelkenciliğimizin gelişmesi için ikinci aşamada, yelken kulübü kurmak zaten planlarımda vardı. Bu eleştiriler beni hemen harekete geçirdi. Birinci yarışların ertesi yılı “ERA Bodrum Yelken Kulübünü” kurdum. Ancak faaliyete geçirmek biraz zaman aldı.
İlk malzeme yardımı, O günkü Yelken Federasyonu başkanı Nazlı İMRE’nin eşi Engin İMRE’den geldi. Engin Bey ülkenin yetiştirdiği en iyi yelkencilerden birisiydi. Kendisi hem bir Bodrum aşığı hem de bir Bodrum Guleti sahibiydi.
Malzemeleri tamamlayıp eş-dosttan çocuklarını yelkene yazdırmalarını sağlamıştım. Öğrencilerim de hazırdı ancak eğiticim (yelken öğretmeni) yoktu. İstanbul’dan öğretmen getirip istihdam etmek çok pahalıya mal oluyordu. Benim de buna gücüm yoktu. Öğretmen bulamadıkça da eğitime geçmek gecikiyordu. Tırım tırım antrenör arama sıkıntısı içindeyim. Arkadaşlarla buluşma yerlerimiz Raşit’in Kahvesi ve akşamları çoğunlukla Bodrum’da viral olan barlar olurdu. Sohbet eder eğlenirdik. Bu antrenör arama sıkıntısı yüzüme vurmuş olmalı ki sık sık gittiğim barın sahibi Şenkar ÖZTÜZÜN benim bu düşünceli halimi görüp sordu.
… “Hayrola nedir bu düşünceli halin?”
… “Yahu Şenkar yelken kulübü kurdum öğrenci de buldum ancak çocuklara yelken öğretecek antrenörüm yok bu nedenle eğitime başlayamıyorum. Dünya’ya rezil olmaktan kurtulmam lazım” dedim
Şenkar;
… “Bundan kolay ne var ben yaparım dedi”
… “Sen bar çalıştırıyorsun, yelkenle ne işin olur ki?” dedim
… “Ben lisanslı milli yelken sporcusuyum, ben eğitim veririm” dedi.
Ara sıra böyle sürpriz gelişmeler de olmasa bu çile çekilecek gibi olmazdı. Gökte ararken barda buldum sevinciyle tamam hemen başlıyoruz dedim ve başladık. Yıl da 1992 olmuştu.
FOTO… BYİA 002
FOTO… BYİA 003
Yelken Federasyonu, kulübümüze, yapılması gerekli rutin yarışlar takvimi gönderiyordu. Biz de bu takvimdeki yarışları organize ediyorduk. Ancak bölgemizde başka yelken kulübü olmadığından. Bir gün Muğla İl Yelken yarışları, diğer bir gün de Bodrum İlçe yelken yarışları düzenliyorduk. Mevcut, aynı sınırlı sayıda öğrencilerimiz yarışıyordu. Öğretmen eğitime ara verip “çocuklar bugün Muğla İli Yelken yarışları yapacağız” diyerek yarış düzenliyor. Ertesi gün “bugün de İlçe Yelken yarışları yapıyoruz” diye çocukları yarıştırıp federasyona rapor gönderiyoruz. Komik bir durumdayız.
Bodrum’da ve hatta Muğla’da başka yelken kulüplerinin de açılmasına şiddetle ihtiyacımız var. Çare aramaktayım. Benim gibi bir iki kişi daha bulup kulüp kurdurmam mümkün değil. Kimden rica etsem bana deli misin diye bakarlardı. En iyisi ben bu yelken kulübünü Bodrum Belediyesine kurdurayım diye düşünmeye başladım. 1994 yılıydı Bodrum, Belediye seçimlerine hazırlanıyor, adaylar piyasadaydı. Seçilme ihtimali kuvvetli adaylardan Tuğrul ACAR’ gittim.
… “Tuğrul Abi, senden bir ricam var. Kafamda iki proje var biri yelken kulübü diğeri okul gemisi. Bu projeleri hayata geçirmem lazım. Anlattım projelerimi ve yaparsan sen yaparsın seçilirsen bana yardımcı ol” dedim.
Tuğral ACAR;
… “Erman bak, seni meclis üyesi listesine yazıyorum, gel bunları kendin yap, benden sana tam destek ancak ben bunlarla uğraşamam. Sen uğraş dedi.”
… “Tamam abi, ancak beni kahve kahve dolaştırma seçim çalışmalarına ben gelemem hem sevmiyorum hem de zaten buna vaktim yok” dedim.
… “Tamam sen gelme önemli değil” dedi.
Girdik seçime kazandık. Ve ben meclis üyesi oldum. Kafamdaki projelerimi hayata geçirmek için başladım çalışmaya. Bodrum Belediyesi Yelken kulübü kuracağım ancak önce yerini bulmam lazım. Yer arıyorum. Bir yer buluyorum şartları uygun, gidiyorum Başkana yeri tarif ediyorum. Araştırılıyor ya komşu arsadaki mülk sahipleri ya da otel sahipleri itiraz ediyordu. Ne kadar yer buldumsa hepsine itiraz edildi. Bir türlü uygun bir yer bulup kulübü kuramıyorum. Bir duyum aldım. İçmeler bölgesinde TMT otel mülkiyetindeki arazide yeni inşaat yapabilmek için bazı alanları terk etmesi gerekiyordu. Bu terk alanları içerisinde kıyıda tam yelkene göre bir bölge vardı. Terk işlemlerinin yapılması aşamasıydı. Koştum gittim başkan yardımcısı Hamdi GİZ’e.
… “Hamdi abi burayı kaptırmayalım. Bu son şansımız, biz burada kulübü kuramazsak bizden sonra da kimse bu işle uğraşmaz. Yelken Kulübü hayal olur. Gözünü seveyim burayı hallet” dedim.
Hamdi Abi;
…“Sen merak etme ben hallederim” dedi.
O ayın meclis toplantısında Hamdi Abi, Başkan ve ben bastırdık ve o yeri yelken sporları sahası olarak tahsis ettirdik. Yelken kulübü için bir yere kavuşunca hızla çalışmaya başladık. Kulüp binası için planlarını yelken öğretmenim Şenkar ÖZTÜZÜN ve Yelken Federasyonu Başkanı Nazlı İMRE ile birlikte yaptık. Kulüp kurulması için müracaatları da yaptım. “Bodrumspor Yelken Kulübü’nü” federe kulüp olarak tescil ettirdim. İnşaata başladık faaliyetteyiz. Bu planımızı Bodrum Gönüllüler Derneği Başkanı Saynur GELENDOST duymuş. Geldi buldu beni…
… “Erman orada kıyı kenar çizgisi içerisinde kaçak bina yapıyorsunuz” dedi.
… “Saynur abla biz binayı kendimize yapmıyoruz, çocuklara yelken kulübü yapıyoruz. Üstelik mimarlarımız inceledi, bize bu konuda brifing verdiler, kıyı kenar çizgisi içinde de değiliz” dedim.
… “Ben anlamam devam ederseniz sizi şikâyet ederim” diye beni uyardı gitti.
Gittim başkana durumu anlattım,
… “Saynur abla itiraz ediyor şurayı iyece bir inceletiver” dedim.
O da çağırdı imar müdürünü. İmar müdürümüz kadın, sitem etti
…“Niye bana inanmıyorsunuz, değiliz diyorum” diye yine getirdi haritaları gösterdi
… “İşte bakın kıyı kenar çizgisinin dışındayız” dedi.
Neyse biz de inandık devam ediyoruz. Bir süre sonra Kaymakam beni çağırdı. O zaman rahmetli Uğur BORAN Kaymakamdı.
… “Erman, hakkınızda şikâyet var, Saynur GELENDOST sizi Vali’ye şikâyet etmiş. Kıyı kenar çizgisi içerisinde inşaat yapıyormuşsunuz, iyice incelediniz mi?” dedi.
… “Başkanım ben soruyorum bana dışındayız diyorlar ısrar edince de sitemkâr oluyorlar. Siz nüfusunuzu kullanıp bir inceletiverin” dedim.
Kaymakam “tamam” dedi ve Mimar Mustafa CESUR vardı çağırdı “şurayı iyece bir inceleyin” emrini verdi. Bir süre sonra geldi sonuçlar, bizim inşaatın tamamı kıyı kenar çizgisi içerisinde.
Haydaaaaa neyapacağız diye Kaymakamla birbirimize bakıp kaldık. Ben atıldım;
… “Uğur Bey biz buraya zaten kayıkhane yapıyoruz. Bu zaten yasal bir yapı”. Kanunu açıp gösterdim, “bakın kanun Kayıkhane denizin içine bile yapılabilir diyor.” Dedim. Kaymakam bakındı düşündü.
… “Tamam biz bu işi kotarabiliriz, kalkın Vali’ye gidiyoruz” dedi. O arada Kaymakam Vali’den randevu aldı. Kalktık Muğla’ya Vali’ye gittik.
Vali;
… “Saynur Hanım sizi şikâyet etti, kıyı kenar çizgisi içerisinde inşaat yapıyormuşsunuz, müfettiş görevlendirdim burası yıkılacak” dedi.
Biz de çıkardık planları, kanunu, kayıkhane yapılmasının yasal olduğunu anlatmaya çalışıyorken içeriye bir kadın girdi. Valinin karısıymış. Öğretmenmiş, Kaymakam Uğur BORAN’ı da çok iyi tanıyordu. Kadın bize doğru hayrola ne oluyor gibisine bakınca. Uğur BORAN, Kadına
… “Ya hocanım, kocanı ikna edemiyorum, çocuklara kıyıda bir yelken kulübü yapmaya çalışıyoruz, yıkıcam diye tutturmuş” dedi. Kadın geldi baktı planlara. Uğur Boran Kadına
… “İşte bak şuraya bir kayıkhane yapıyoruz. Başka da bir imkânımız yok. Kanunda kayıkhane denizin içine bile yapılır yazıyor, hala müfettiş gönderip yıktıracakmış” dedi.
Kadın bir hiddetlendi. Öğretmen edasıyla;
… “Utanmıyor musun bunu yıktırmaya. Ne yani çocuklara yelken kulübünü dağın başına mı kuracaklar. Bunun nesi yanlış, niye onaylamıyorsun” dedi. Vali bunun üzerine;
… “Tamam ben bir incelettireyim kurtarmaya çalışalım” dedi.
Biz sevinçle kadına da Vali’ye de teşekkür edip çıktık geldik. O konu öyle kalmıştı. Zaten görev yılımız da doluyordu yeniden seçim çalışmaları başladı. Ben zaten meclis üyeliğine yeniden aday olmak istemedim. Amacıma ulaşmıştım. Okul gemisinin yapımı sona ermek üzereydi, yelken kulübünü de kurmuştum. Kulüp binasının da çok az bir işi kalmıştı. Belediye artık kulübü faaliyete geçirmekten vazgeçemez durumdaydı. Ve 1999 da yerel seçimler yapıldı. Belediye seçimlerini Emin ANTER kazandı.
Ben artık belediyede neler oluyor ilgilenmiyorum işime yoğunlaştım çalışıyorum. Seçimlerin ardından yaklaşık bir ay falan geçmişti. Bir gün Kaymakam Uğur BORAN beni çağırdı. Gittim.
… “Vali’nin söz ettiği Müfettiş gelmiş hep beraber kayıkhaneyi kurtarmaya gidiyoruz” dedi.
Aldı beni indik aşağıya bindik arabaya. Kaymakam, Müfettiş ve ben üç kişi gittik. Kayıkhanenin önünde durdu araba, Müfettiş önde oturuyordu arabanın kapısını açtı, o ara içerden bir genç koştu geldi bizi karşıladı.
Müfettiş bizi karşılayan gence ;
… “Oğlum bize üç viski” dedi. Genç koştu gitti getirmeye. Kaymakam müfettişe;
… “Ne viskisi müfettiş bey” dedi. Ve ardından müfettiş gence tekrar bağırdı “ iptal evladım iptal” dedi ve bize dönüp;
… “Gelin size kayıkhaneyi gezdireyim” dedi.
İndik arabadan girdik içeri bir baktık ki burayı bar yapmışlar. Müfettiş daha önce gelmiş görmüş burayı, bizi görün demeye getirmişti. Müfettiş bize;
… “Bakın bakalım burası kayıkhane mi? Bar mı? Gördünüz çocuk viski getirmeye gitti”. Dedi.
Söyleyecek sözümüz yoktu, resmen orasını bar yapmışlar. Müfettiş;
… “Haydi binin arabaya gidiyoruz, ben burayı kurtarmaya gelmiştim yıkım kararı veriyorum” dedi ve bana dönerek;
… “Seni de mahkemeye veriyorum burasının müsebbibi senmişsin” dedi.
Yapacak bir şey yok kös kös döndük geldik.
Emin ANTER belediye başkanı seçilir seçilmez burayı birisine kiraya vermiş. O da bir Alman kadınla ortaklık yapıp burayı bar yapmışlar. Çalıştırıyorlar. Bizim bundan ancak müfettiş vasıtasıyla haberimiz olmuştu. Ve Belediye Başkanı Emin ANTER burası hakkında yıkım kararı alındığını ve mahkemeye verileceğini duyunca alel acele yapılan binayı boşalttırıp yıktırmaya başladı. Orası öylece uzun bir süre yıkık halde kaldı. Suç unsuru ortadan kalkınca de bizim mahkeme düşmüş oldu.
Emin ANTER hastalığı nedeniyle Mart 2002 de vefat edince. Yerine Belediye Başkanlığına Mazlum AĞAN seçilmişti. Ben bunu fırsat bilip Mazlum’a gittim,
… “Yelken kulübü kurtarırsan sen kurtarırsın, istersen itirazları da ekarte edebilmek için binayı daha geriye yapalım” dedim.
Mazlum;
… “Gerek yok, zaten kayıkhane yasal bir yapı, tüm ana taşıyıcı kolonlar durduğu için eski yerine yapmak çok kolay, Saynur Hanım da öldü şikâyet edecek kimse kalmadı” dedi.
O günkü Belediye Meclis üyeleri de konuya sahip çıkıp takibi üstlenince yatırım çok kısa zamanda tamamlandı ve Bodrum yelkende çok önemli bir alt yapı kazanmış oldu. Bodrum Belediyesi Bodrumspor Yelken Kulübü de bu sayede faaliyetlerine başladı.
FOTO… BYİA 004
FOTO… BYİA 005
Erman’ın yelken kulüplerini çoğaltma çabasının birincisi böylece sonuçlanmıştı. Emin ANTER’in yerine ve bir sonraki Belediye seçimlerini kazanan Belediye Başkanı Mazlum AĞAN’da destek verince Belediye Yelken Kulübü kısa zamanda çok iyi eğitimler vermeye ve yarışçılar yetiştirmeye başladı. Hatta bizim çocukluğumuzda kullandığımız 2 adet “LATİN YELKENLİ” sandal yaptırıp yelken kulübe katmıştı. Çocukları her türlü yelkenle tanıştırıyorlardı.
FOTO… BYİA 006
FOTO… BYİA 007
Bu arada 2000 yılında Ömer Karacalar’ın Bodrum Milta Marina Müdürü olmasından sonra BAYK (Bodrum Açık Deniz Yelken Kulübü) da kurulmuş büyüklerin yelken yapabileceği kursları ve yarışları da başlatmıştı. Böylece Muğla’da yelken kulübü kurulma aşaması ivme kazanıyordu ancak yeterli değildi. Görev henüz tamamlanmış sayılmazdı. Bodrum’da ve hatta Muğla’da başka yelken kulüplerinin de kurulması gereğine inanan Erman ARAS Bodrum Yarımadası’nda tüm belediyelerde çalışma başlatmıştı. O zaman Bodrum’da mevcut 11 belediye kurulmuştu. Öncelikle BİTEZ Belediyesi Meclis Üyelerini ikna edip Bitez’de de yelken kulübü kurulmasını sağladı ve onlara ERA Bodrum Yelken Kulübü’ndeki optimistlerin bazılarını hediye etmişti.
Turgutreis daha şanslı idi. Turgutreis Marina Açılmış, Ali BEZİRGAN Marina müdürü olarak yelken kulübüne yer tahsis etmişti. ERA, antrenörlerinden birini de oraya gönderince Turgutreis’deki yelkene gönül vermiş arkadaşlar hemen kulübü kurmuşlardı. TURGUTREİS Yelken Kulübü, yelkencileri sonraki yıllarda büyük başarılara imza attılar ve atmaya da devam etmektedirler.
Yalıkavak Belediyesi de heveslenmiş KÜDÜR’de yer tahsis edip YALIKAVAK Yelken Kulübü’nü kurdular. ERA buraya da antrenörlerinden Erkan YILDIRIM’ı vererek kulübe destek çıkmıştır. Yalıkavak Yelken Kulübü de günümüzde yurtdışında çok büyük başarılara imza atan bir kulüp haline geldi.
Sadece Bodrum’da kulüplerin kurulması ile yetinmek olmazdı. Muğla’nın diğer ilçelerine de el atmak gerekiyordu. ERA Bodrum Yelken Kulübü, 2000 öncesi, Spor il Müdürünün de desteği ile Fethiye, Marmaris, Köyceğiz gibi ilçelere gidip optimistlerle, sporcuları gösteri yapmış ve oralarda da yelken kulüplerinin kurulmasına ön ayak olmuştur.
Tüm bu çalışmalar sonucunda Muğla şu anda en fazla yelken sporcusu olan il konumundadır.
Bugün Bodrum Yarımadasında 6 yelken kulübü faaliyette çocuklarımıza yelken öğretiyorlar. Bodrum Yelken Kulübü sahasında Yelken Federasyonu’nun birçok yelken yarışı düzenleniyor. Uluslararası “BİOR OPTİMİST YELKEN YARIŞLARI” nın bu yıl 14.sü düzenlenecek. BİOR (Bodrum International Optimist Regatta) Yelken Yarışlarına çeşitli ülkelerden zaman zaman 500’e yakın sporcu yaklaşık 20’den fazla ülke katılıyor. İlk yarışma 2013’te yapıldı 20 ülkeden 254 sporcu katıldı. 2015’de 15 ülkeden 572 sporcu, 2022’de 22 ülkeden 315 sporcu katıldı.
FOTO… BYİA 008
FOTO… BYİA 009
FOTO… BYİA 010
Bodrum Belediyesi Bodrumspor Yelken Kulübü gururumuz oldu. Bodrum Yelken Kulüplerinin ve yelken sporcularımızın başarılarıyla övünüyoruz. Sebep olanlara ve yapanlara teşekkür etmeliyiz.
Başka maceralarda buluşmak üzere.
Saygılarımla Ali DİZDAR.













