Anasayfa / KÖŞE YAZARLARIMIZ tüm yazılar için fotografa tıklayınız / ALİ DİZDAR / ALİ DİZDAR YAZISI: ZORDUR  ALMAK BİZDEN  KIZI…
smart

ALİ DİZDAR YAZISI: ZORDUR  ALMAK BİZDEN  KIZI…

 

Tanıyan vardır elbet Bodrum’u süratle turizm ile tanıştıran, turizme de Bodrum’u tanıştıran adamdır, Öğretmen Osman Nuri BİLGİN. Ben İlkokuldayken Eşi Didar Hanım öğretmenim kendisi de İlçe İlköğretim Müdürü idi, ev pansiyonculuğunu başlatarak Bodrum’u turizme balıklama daldıran, Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir’i Bodrum’u tanıtmak için kullanan ve başaran adamdır Osman Nuri BİLGİN. Bodrum türkülerini derlemiş, Türkiye’nin ağzına pelesenk etmiş, okul okul gezerek öğrencilere türküleri öğretmiş, söyletmiş ve hatta oynatmış adamdır.

smart

İşte bu değerli büyüğüm Osman öğretmenimin ölümünden sonra, yazdığı kitaplar ışığında derlenen “BODRUM Halikarnasos” isimli kitabında yazdığı Bodrum Düğünlerini sizlere aktarasım geldi ki Bodrum’dan kız alacaksanız başınıza gelecekleri bilesiniz.

Kız istemeye cuma ve pazar geceleri gidilir. Eskiden yalnızca cuma geceleri gidilirmiş. Kız istemek için oğlan evi olarak anne, baba, amca, teyze, dayı gibi hısım akraba veya çok samimi dostlarla gidilir, istemeye gitmeden önce kız tarafının fikrini bir tanıdık vasıtasıyla sordurur “Gelsinler İstemeye” diye haber gelince hazırlanılıp gidilir. Bu toplantıda sadece gelin adayı kız bulunmaz.

Oğlan evi istemek için eve geldiğinde önce kahveler içilir ardından “Allah’ın adı Peygamberin kavli ile” kız istenir “Siz bilirsiniz, biz de münasip görüyoruz” yanıtı alındıktan sonra tebrikler yapılır ardından lokum, limonata, şerbet içilir ve nişanın nasıl yapılacağı üzerinde anlaşmaya varılır.

Bu anlaşma gereğince cuma ve pazar akşamı kız evine “NİŞAN” gider. Nişanı istemeye giden kişiler götürür. Nişan; sele ve heybeler içinde götürülür. Bir seleye kıza ait elbiselik, terlik, çorap, mendil, beşibirlik ve dizi altın, yüzük, küpe, kolonya, parfüm, pudra, allık, oje gibi hediyeler konur diğer seleye kahve, şeker, lokum konur. “Nişan” teslim edildikten sonra nişanı getirenlere içinde ipekli gömlek, havlu, peşkir, iç çamaşırı, kemer, mendil bulunan bir bohça verilerek gönderilir.

Aradan bir süre geçtikten sonra kız tarafı oğlan tarafına “NİŞAN ARDI” götürür. Bir tepsi baklava ile yine seleler içerisinde gömlek, iç çamaşırı, çorap, mendil, yüzük bulunur. Nişan ardı getiren heyete para verilerek gönderilir.

Oğlan evi bir müddet sonra kızı görmek için kız evine gider. Kız ortaya süslenmiş olarak oturur. Gelen oğlan evi görücüleri kıza hediyelerini verirler. Kız da bu hediye verenlere evlendikten sonra birer bohça ile karşılık hediyesi götürür.

Nişanı kız evi düzenler yüzükler takılır yenilir, içilir eğlenilir. Nişan ile düğün veya nikâh arasında uzun bir zaman aralığı olur da düğün gecikirse oğlan evi geline ramazan bayramında elbiselik kumaş, çorap, mendil, şeker gönderir. Kurban bayramında ise süslenmiş, kınalanmış ve boynuzları arasına bir altın bağlı olarak bir koç hediye gönderir. Kız tarafı da karşılık olarak oğlana tatlı, gömlek, iç çamaşırı, çorap gönderir.

Taraflar anlaşarak düğün tarihine karara verirler ve daha sonra belirtilen cuma veya pazar günü oğlan evi kız evine deve ile çeyiz gönderir. Buna “AĞIRLIK” denir. Devenin üzerine içinde parça kumaşlar(okuntu), ayakkabı, terlik, babalığa takım elbiselik kumaş, analığa elbiselik kumaş, geline gelinlik, elbiselik kumaş, iç çamaşırı, çorap, ayakkabı, duvak, helva, ekmek konulan bir veya iki, sandık bağlanır. Üzerine halı veya kilim atılır. Maddi durumu hallice iyi olanlar deve ile birlikte bir küfe içinde içi doldurulmuş bir kuzu da gönderirler. Deveye büyükçe bir çan bağlanır ki ağırlığın gittiği etrafa ilan edilmiş olur. Deve kız evine varır hediyeler indirilir. Kız evi devenin üzerine deveciye hediye gömlek asarak deveciyi gönderir.

 

 

Kız tarafı ağırlık geldikten sonra oğlan evinin gönderdiği kumaş parçalarını eşe dosta göndererek düğüne davet eder. Buna “OKUNTU” denir. Bu daveti alan eş dost geline ait olacak uygun hediyeler getirirler. Bu hediyelerin bir kısmı evde kalır, bir kısmı da kızın çeyizine gider.

Ağırlık geldikten bir gün sonra kız evi tanıdık erkekleri çağırarak onları oduna gönderir. Erkekler dağdan odun yapar kız evine getirir. Kız evi de bu imeceye katılanlara yemek ikram eder.

Oğlan evi ağırlık gönderdikten sonra evin bacasına bir bayrak diker. Bunu gören eş dost gece oğlan evine gelir. Pilav ve et yemekleri yenilir içkiler içilir ve eğlenilir. Bu bayrak gelin almaya gidilene kadar orada kalır.

Düğün bir hafta sürer düğün pazar günü başlamış ise pazar perşembe başlamış ise perşembe günü gelin alması yapılır. Aradaki günlerde gelin kıymetli elbiselerini giyerek düğün yerinde bulunur. 

Düğün müddeti içinde kızın ablası yengesi ya da çok yakınından bir kimse (kadın) kızları oyuna kaldırır. Kızlar oyun alanının etrafında bir sıra halinde halka olurlar ve arkalarında evli ve yaşlı kadınlar sıra olurlar. Sadece bekâr kızlar oynar evli olanlar oynamaz. Kızların oynamasını takiben erkekler oynar. Kızlar ve erkekler oynarken akrabalar çalgıcılara para atarlar.

“TEMEL DEVRAN” Merasimi; Perşembe başlayan düğünlerde takip eden Salı günü öğlen, kız evi ve gelin kız arkadaşları ile birlikte çalgıcılar eşliğinde hamama giderler. Hamamda başına kına yakılır. O sırada dışarıda çalgıcılar kınan kutlu olsun şarkısını çalıp söylerler ve bu arada hısım akraba ağlaşırlar.

Hamamdan sonra gece yine düğün yapılır. Çarşamba günü ise “Temel devran” giyilir. Gelinin bütün arkadaşları da temel devran giyerler. Öğleden sonra ve gece olmak üzere iki kez düğün yapılır. Çalgıcıların önünde oynarlar. Çalgıcıları da oğlan evi gönderir ve ücretini oğlan evi öder. Kız evi çalgıcılara bohça içinde çeşitli hediyeler verir. Oğlan evi gece yapılan düğüne gelir oyunlar oynayıp giderler. Oğlan evi gittikten sonra kız evi geç saatlerde kızın eline ve ayaklarına kına yakarak hep bir ağızdan aynı şarkıyı (kınan kutlu olsun) söylerler

Yengeler Yakar kınayı,

Ağlatmayın garip anayı,

Kızlar tutar merhamayı,

Gelinim kadınım kınan kutlu olsun,

Var başına günler doğsun,

Orada burada dilin tatlı olsun.

Leblebiyi aldım kavurdum,

Çıktım tepeye savurdum,

Ben kızımı gitmez sanırdım,

Gelinim kadınım kınan kutlu olsun,

Vardığın yerde dilin tatlı olsun.

…….. biner atın iyisine,

Gider yolun doğrusuna,

Selam söyleyin dayısına,

Gelip duvağını bürüsün,

Bürüsün de cümle âleme görünsün,

Gelinim kadınım kınan kutlu olsun,

Var başına günler doğsun,

Orada da burada da dilin tatlı olsun.

Perşembe günü oğlan evi hazırlanıp, eşini dostunu hısım akrabayı çağırdıktan sonra çalgıcılar eşliğinde gelin almaya giderler. Beraberlerinde süslenmiş alımlı bir at götürürler. Kız evi bu atın boynuna gömlek kulaklarına mendil bağlar. Gelin almaya giderken oğlan evinde bacaya dikilen bayrak iner ve kız almaya giden alayın önünde taşınır. Bu bayrağa kız evi gömlek bağlar. Gelin almaya çalgıcılar eşliğinde oynaya oynaya gidilir. Kız evine varan damat alayı kız evin önünde oynarlar ve gelini de oynatırlar. Daha sonra gelinin babası ve akrabaları geline ellerini öptürürler ve geline uygun hediyeler verirler. Bunlar genellikle altın takılar olur. Gelinin babası kızının beline kırmızı kuşak bağlar ve bir altın takar. Tellenir duvaklanır ve oğlan evinin getirdiği ata bindirilir.

Önde erkekler arkada kadınlar ve gelin olmak üzere “GELİN ALAYI” oğlan evine doğru çalgılar ve oyunlar eşliğinde yola düzülür. Ancak damat alayının geldiği yolun aynısı kullanılmaz muhakkak bir yerde yol değişikliği yapılır.

Gelin alayı yolda iken zaman zaman köyün ya da mahallenin gençleri tarafından bir halat uzatılarak gelin alayının önü kesilir ve alay durdurulur çalgılar eşliğinde oynanır. Gelin bu yol kesicilere koynunda saklamakta olduğu mendillerden birer tane verir. Damat da para vererek yol kesmeyi sonlandırır ve gelin alayı bir dahaki yol kesmeye kadar yola devam eder yolun uzunluğuna göre bu yol kesme farklı kişilerce birkaç kez tekrar edebilir.

Gelin alayı oğlan evinin önüne gelince, damat gelini sağ taraftan attan indirir ve yengeler gelini evin içine götürürler. Oğlan evinde eğlence devam eder. Akşam namazından sonra damat alay halinde evine gelir ve okunan duanın ardından evine girer.

Gece oğlanın samimi arkadaşları kapıyı vurarak tatlı isterler. Damat da bu isteğe karşılık gelenlere tatlı vererek gönderir.

Sabah damat kayın babasının ve kayın annesinin elini öpmeye gider.

Bir hafta sonra kız evi oğlan evini yemeğe davet eder. Buna “KIZARDI ÇAĞIRIŞI” denir. Bir iki gün sonra da oğlan evi kız tarafını yemeğe davet ederek düğün adetleri tamamlanmış olur.

Onlar erdi muradına biz çıkalım kerevetine.

Osman öğretmenin anlattığı düğün geleneğimiz ufak tefek değişimlerle hala devam etmektedir.

Kulağınıza küpe olsun zordur almak bizden kızı.

EVDE KALIN SAĞLIKLI KALIN… Saygılarımla Ali Dizdar 05 Nisan 2020

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

Check Also

ALİ DİZDAR’IN YAZISI: SIKIYOSA SEN YAP…

Nazım Hikmet eşine itafen yazdığı “Saman Sarısı” adlı şiirinin içinde arkadaşı Ressam ...