MARMARİS’TE MERMER OCAĞININ ÇEVRE VE YER ALTI SUYUNA ETKİSİ
DR. EŞREF ATABEY
Jeoloji Yüksek Mühendisi ( Tıbbi Jeoloji uzmanı / Yazar
Muğla Marmaris ilçesi Beldibi Mahallesi Marmaris-Muğla karayolu sol tarafında Kırbaşı Tepesi Mevkinde, 202200545 Ruhsat Numaralı, yürürlüğe giriş tarihi 11.10.2022, bitim tarihi 11.10.2032 olan, 10 yıl süreli, işletme İzin alanı 86,27 hektar, ÇED alanı 21,09 hektar olan II (b) Grubu Mermer Ocağı planlanmaktadır.
Proje Tanıtım Dosyası Muğla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ÇED duyuruları kısmında, ‘’ÇED süreci başlayan’’ projeler kategorisinde 19 Şubat 2024 tarihinde ilan edilmiştir.
Şekil 1
MARMARİS’İN YER ALTI SUYU TEHLİKEDE
Baş resimde de görüldüğü üzere alanda yoğun Kızılçam ve makiliklerden oluşan orman ve bitki örtüsü vardır. Flora ve fauna yönüyle alan oldukça zengindir. Bu orman örtüsünün kaldırılması başta yağış olmak üzere, yağmur sularının toprağa süzülüşü ve toprak oluşumunu etkileyecektir. Su tutan ağaçların kökleri olmayınca suyun yer altına süzülüşü engellenecek, erozyona yol açacaktır.
En önemli etkisi yerinden kaldırılan Kireçtaşı kayalarıyla olacaktır. Görüldüğü üzere mermer için işletilmesi planlanan kireçtaşı kayaları kırıklı, çatlaklı, eklemli, karstik yapıdadır. Bu kayaçlar bu yöredeki yegane su tutan AKİFER kayaçlardır. Jeolojik olarak devamlılığı yoktur, temeli olmayan blok halinde konumlanmıştır. Karstik yapısıyla yağmur sularını tıpkı bir su deposu gibi gözenek ve boşluklarında depolar. Bu kireçtaşı kütlesi yerinden kaldırılıp yok edilirse, Marmaris’i besleyen yer altı suyu azalır ve kuyu suları zamanla kurur.
Kireçtaşı kayaları gibi sedimanter kayaçların gözenekleri ile kırık ve çatlakları içinde, yağmur sularının zemin içerisine süzülmesiyle oluşan meteorik sular, daha önceden hapsolmuş formasyon suları vardır. Sedimantasyon sırasında hapsolmuş olan formasyon suları hidrolojik döngünün bir parçasıdır. Ayrıca çok eski jeolojik zamanda oluşan fosil sular bulunmaktadır.
Mermer faaliyetiyle yer altından aşırı su çekimi olmakta, orman ve bitki örtüsü yok edilmekte, ekolojik denge tamamen bozulmaktadır.
Marmaris su kıtlığı yaşayan bir yerleşim yeridir. Bu tür yer altı suyu depolayan, su kaynağı olan kireçtaşı kayaları mermere feda edilemez. DOLAYISIYLA BU MERMER OCAĞINA İZİN VERİLEMEZ.
Proje Tanıtım Dosyasındaki ‘’Jeolojik olarak çakıltaşı-kumtaşı-çamurtaşı ardalanması ve kireçtaşları (mermer) yayılım gösterdiği için akifer özelliktedir. Ancak çalışma alanında pınar, kaynak, çeşme, kaptaj, kuyu gibi hidrojeolojik unsur bulunmamaktadır. Proje alanı pelajik kireçtaşı, Jura-Kretase yapılar görünmektedir’’ ifade de AKİFER olduğu belirtilmiş. Öyleyse kuraklık tehlikesi yaşayan bir yerde bu akiferin kaybolmasına izin verilemez.
Proje Tanıtım Dosyasında ‘’çalışma alanında pınar, kaynak, çeşme, kaptaj, kuyu gibi hidrojeolojik unsur bulunmamaktadır’’ diye belirtilmiş olması, raporun bu bölümünün bu konuda bilimsel bilgiye sahip olmayan kişi tarafından hazırlandığı anlaşılıyor.
Kireçtaşları dik falezli, kırıklı, çatlaklı olduğundan bünyesine aldığı su, aşağı kotlarda, dere boyunca yer altından ovaya doğru hareket eder. Jeolojik yapısı dolayısıyla bu alanda kaynak, pınar şeklinde yüzeylemez.
Şekil 2
ORMANA ETKİSİ
Dağlık ve tepelik arazideki ormanlar ve bitkiler su da üretirler. Yere düşen yağış, gözenekli orman toprağından sızarak ana kaya çatlak sistemine, oradan da kaynaklara, derelere ve yer altı suyuna ulaşır. Bu mermer ocağıyla bu sistem zarar görür.
Ağaçlar “Dünyanın ciğerleri” olarak bilinir. Karbondioksitin depolanmasında ve oksijen üretiminde, toprağı dengelemede ve hava sıcaklığını, nemi ve taşkınları azaltmada kilit rol oynar.
Ağaçlar, oksijen üretirken, liflerinde karbondioksit depolayarak havayı temizler. Karbondioksitin sera etkisini azaltarak iklim değişikliğine olumlu etki yapar.
Şekil 3
TOPRAK VE TARIMA ETKİSİ
Toprağın ana maddesi kayaçlardır. Kayaçlar olmazsa toprakta, bitkilerde, su da olmaz. Mermer ocağıyla kayaçlar yerlerinden kaldırıldığı için çevresindeki toprak oluşumu da durmaktadır. Bu mermer ocağında 10 yıl boyunca 10 cm kalınlığındaki bitkisel toprak bu alandan sıyrılacaktır.
Tarım alanlarına sınır mermer ocakları tozları bitkilere ve ekili alanlara zararı olur. Tarım alanlarında toprağın nemi azalır ve toprak kurur. Tarımsal faaliyette ve içme amaçlı kullanılan yer altı suyu azalır. Kuyuların su seviyeleri düşer ve ağaçlar kurur.
Mermer tozu, bitki yapraklarında stomaları kapatır ve bitki zayıf düşer. Bitki zayıf düşünce parazitler bitkiye hücum ederler ve bitki ölür. Toz, bitkilerin yapraklarında solunumu ve fotosentezi engeller; döllenmeyi önler ve meyve oluşumunu azaltır. Ayrıca taş ocaklarından kaynaklı toz, çevrede arıcılık faaliyetlerine zarar verir.
ZEYTİNLİK YASASI
3573 sayılı ‘’Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun, Madde-20: ‘’Zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede zeytinyağı fabrikası hariç zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevî atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez’’ diye ifade edilmektedir.
Bu Kanuna göre mermer ocağı çevresinde zeytinlikler bulunmakta ise ve zeytinliklere mesafesi 3000 metreden daha az ise taşocağı ya da mermer ocağına faaliyetine izin verilemez.
MERMER TOZU ZARARI
Mermer tozu en küçük boyutta mermer atıklarıdır. Mermer tozları, mermer işleme tesislerinde blokların ve plakaların kesilmesi esnasında açığa çıkan ve büyük çoğunluğu 1 mm’nin altında olan mermer tanecikleridir. Mermer tozunun tane boyutunun %90’ının 56 mikron altında olduğu saptanmıştır.
Mermer tozu inert, yani akciğerlerde bir zarara yol açmayan toz olarak kabul edilir. Mermer tozu inerttir; dolayısıyla akciğerlerde zarara yol açmaz; bilgisi doğru değildir. Çünkü, mermer tanımına göre; kesilip, parlatılabilen her tür kayaç ticari anlamda mermer olup, mermer olarak işletilen ancak, içlerinde kanserojen toz bulunan kayaçlar da vardır.
Proje Tanıtım Dosyasında, ‘’pasa malzemenin kimyasal yapısında; 3,740 oranında SiO2, 1,020 oranında Fe2O3, 49,840 oranında CaO, 1,990 oranında MgO, 0,900 oranında Al2O3 bulunmaktadır. Proje kapsamında yıllık 135.000 m3 pasa oluşacaktır’’ diye ifade geçmektedir.
Buna göre kayacın içinde silis vardır. Silis tozu akciğerlerde bir çeşit pnömokonyoz türü olan SİLİKOZİS yapar. Her ne kadar raporda, ‘’insan ve çevre sağlığı üzerinde olumsuz etki yaratması muhtemel maden atığı oluşumu söz konusu değildir’’ ifade edilmiş olsa da buradaki mermer için üretilecek kayaç tozu insan sağlığı için tehlikelidir. Dolayısıyla İNERT atık kabul edilemez.
MEYVE AĞAÇLARI VE TOHUMLU BİTKİLERİN YAPRAKLARI İLE DÖLLENMEYE TOZUN ETKİSİ
– Toz yaprak yüzeyine konar.
– Gece nemi ile nemlenen toz, gündüz kuruyarak yaprak yüzeyinde kabuklaşır. Özellikle kül ve küldeki sönmemiş kireç tozu gece hava nemi ve çiğ ile önce Kalsiyum Hidroksite sonra da Kalsiyum Bikarbonat’a dönüşür. Bu kalsiyum bikarbonat gündüz hava ısındığında kuruyarak diğer toz ve kül taneciklerini de birbirine yapıştırır. Yüzeyi toz kabuğu ile kaplanmış olan yaprak yeterli güneş enerjisi alamaz, fotosentez ve solunum gücü azalır. Bu azalma bitkinin beslenme, meyve verme ve büyütme gücüne olumsuz etki yapar.
– İnce toz yaprağın solunum gözeneklerini tıkar. Gözenek kapakçıklarının kapanmasını engeller. Gözenek kapakçıkları kapanamayan yaprak devamlı terleme ile su kaybeder ve bir tür “fizyolojik kuraklık etkisi” olayı gerçekleşir.
– Kül ve ince tozlar dişi çiçeğin yumurtalık borusunun ağzına konar ve buradaki yapışkan sıvıyı kurutur. Çiçek tozları yumurtalığın ağzına yapışamaz ve yumurtalığa taşınamaz. Bu durumda ağaç çiçek açar. Ama döllenme gerçekleşemediği için meyve verimi azalır.
MERMER ÇAMURU ZARARI
Mermer ocağında oluşan mermer çamurunun önemli bir miktarı kalsiyum oksit ve magnezyum oksittir. Az miktarda kuvars, silisli, demir, limonit içerir. Çamurdaki partiküllerin boyutları 200 mm’nin altındadır. Mermer çamuru alıcı nehirlere ulaştığında kil boyu partiküller balıkların solungaçlarına yapışarak, tıkamakta ve oksijensiz bırakarak toplu ölmelerine yol açar.
Katı maddelerle birlikte akarak göl ve göletlerin su tutma kapasitesini azaltır. Toprağa uzun süreli çökelmeden dolayı, daha küçük partiküller, su taşıma rejimini düşürür, bu durumdan yer altı suyu ciddi şekilde olumsuz etkilenir’’.
MORFOLOJİK YAPI BOZULUR EROZYONA YOL AÇAR
Bu mermer ocağı faaliyetiyle alanın morfolojik yapısı bozulur, orman ve bitki örtüsü yok edilir, çıplak kalan ve özelliğini kaybetmiş zemin, yağmur suları ve buzlanmayla daha çabuk parçalanarak, ufalanır, aşınan malzeme sellerle taşınarak erozyona yol açar.
GÖRÜNTÜ KİRLİLİĞİ
Mermer ocağında potansiyel görsel etki kaynakları ocağın yapısal özellikleri, hareketli alanlar ve inşaat alanlarıdır. Bütün bu unsurlar ufuk çizgisinden yükselerek, kendilerini doğal çevrede görünür kılarlar. Bundan dolayı mermer ocağı genel görüntüsü, çeşitli boyutlardaki çukurlukları ile toprak ve mermer artıklarından oluşan yığma tepeler (döküm sahaları) şeklinde görülür. Bu manzara görüntü kirliliği yaratır, insanda psikolojik rahatsızlık oluşturur.
PROJE ALANININ SEÇİLME NEDENLERİ BİLİMSEL DEĞİL
Özel sektör mermer ocakları işletmelerinin rekabet ortamında avantaj sağlamak için köy, kasaba, şehir yolları güzergah üzerinde ocak planlayıp açmaktadırlar. Nitekim bu ocağın açılma nedeni de bu şekildedir.
Proje Tanıtım Dosyasında, ocağın yeri belirlenirken; ‘’Hammaddenin nakliye mesafesi, cevher kaynağına yakın olması, mevcut arazi kullanımı, topoğrafyanın uygunluğu, yerleşim yerlerine olumsuz (toz, gürültü, trafik yoğunluğu) etki yaratmayacak konumda olması, ulaşım bağlantıları, elektrik ve su temini gibi altyapı unsurları olmuştur’’ denilmiş, yer seçimi yapılırken jeolojisi, tektoniği, stratigrafisi, kayaç dağılımı, geometrisi, petrografisi, mineralojisi, sondaj verileri, sedimantolojik ve hidrojeolojik özelliği, fiziksel ve kimyasal yapısı, analizler, teknolojik özellikleri dikkate alınmadığı görülüyor.
TEHLİKE OLUŞTURMASI
Mermer ocağı faaliyeti sonunda, geride dik uçurumlu, suyla dolan devasa çukur oluşur. Terk edilen ocak çevresinde koruma önlemleri alınmadığından bu durum, çevredeki insanlar ve hayvanlar için, yaban hayatı için tehlikeli olur. Falezden düşme olabilir.
FAALİYETİ BİTEN MERMER OCAĞININ ESKİ HALİNE GETİRİLMESİ MÜMKÜN DEĞİLDİR
Kayaçların toprağa dönüşmesi binlerce yüzlerce yılları almaktadır. Ve oluşan toprakta ağaçlar, bitkiler yetişir. Toprak bir canlıdır. Bir gram kuru toprakta milyarlarca mikroorganizma vardır ve canlıları besleyen toprağa hayat verir. Terk edilen ocakların ağaçlandırılması ve eski haline getirilmesi olanaklı değildir. Çünkü dikilen ağaçların yeşermesi ve boy vermesi için, henüz toprak oluşmamıştır.
Nitekim söz konusu mermer ocağının basamak yüksekliğinin 8-10 metre, genişlikleri 6-8 metre civarında planlandığı, şev açıları 90º olacağı belirtiliyor. Bu yüksek şev eğimlerinde kaya yüzeyinde bitki yetişmesi mümkün değildir.
Taş ocağı çukurları arazinin yer altı suyu akışını engeller. Çukur bölüm ağaçlandırılamadığı için çöp ve atık maddelerin doldurulduğu, lağım atıklarının boşaltıldığı depoya dönüşür. Taş ocağı çukuruna doldurulan kirletici atıklar yer altı sularına sızarak, içme sularını kirletir.
DOĞA TAHRİBATI
Sahada rezerv, malzeme kalınlığını ortalama 50 m üzerinden hesaplamayla 15.106.500 ton olarak bulunmuş. Mermer sahasında yıllık 405.000 ton üretim yapılacağına göre; projenin ömrü 37,3 yıl olarak hesaplandığı ve çalışmaların talep doğrultusunda rezerv tükenene kadar devam edeceği belirtilmiş. Bu rezerv hesaplaması da proje ömrü de hatalıdır. Hangi jeolojik veriler, sondajlara göre rezerv belirlenmiştir; açıklanmıyor. Jeolojik özelliği dikkate alındığında sahada düzgün blok alımının olmayacağı ve rezervin de hesaplandığı kadar olmadığını söyleyebiliriz. Bu durumda kamu yararı olmayacağını ve doğada büyük tahribata yol açacağını belirtebiliriz.
MERMERDE RENK MODASI DOĞAYA VE YER ALTI SUYUNA ZARAR VERİYOR
Mermerde renk modasının takip edildiği, modanın beyaz ve gri olduğu biliniyor. Bu bilimsel bir yaklaşım olmadığı gibi, bu durum mermer sektörünün nasıl yönlendirildiğinin de bir göstergesidir.
Beyaz ve gri modası fırsatından bir an önce yararlanmak için, gri ve beyaz olan kireçtaşı kayalarında daha fazla mermer ocağı açılacak, daha fazla doğa ve çevre tahrip edilecek, su kaynakları kurutulacaktır. Daha fazla orman yok edilecek, daha fazla blok mermer ihraç etmek için milyonlarca yılda oluşan birer su deposu olan kireçtaşı kayaları kısa sürede ortadan kalkacaktır.
Mermer ocakları gelişigüzel her alanda ve her koşulda açılmamalıdır. İhtiyaca göre gerektiği yerde açılmadan önce jeolojik, sedimantolojik, petrografik, mineralojik incelemeleri, dağılımı, geometrisi, rezerv hesaplamaları yapılmalıdır.
Yaşamımız için gerekli suyu bünyesinde depolayan birer akifer özelliği taşıyan kireçtaşı kayalarında gelişigüzel açılmış olan mermer ocakları faaliyetlerine s
on verilmeli, yeni mermer ocağı açılmamalı, blok mermer ihracatı kesinlikle yasaklanmalıdır.
Şekil 4
Kaynaklar
Eşref Atabey. 2023. Madencilik ve Çevre. 196s. Sarmal Kitabevi. ISBN: 9786256885042. İstanbul.
Eşref Atabey. 2018. Suyun Hikayesi. 615s. ISBN: 978-605-9331-87-6 Asi Kitap. İstanbul.
Doğan Kantarcı.2015. Açık taş ocağı işletmesinin çevreye etkileri ve sürdürülebilirliği. 7. Ulusal Kırmataş Sempozyumu bildiriler kitabı.
İskender Deniz Önenç ve Eşref Atabey. 2003. Mermer Meslekiçi Eğitim semineri kitabı. JMO yayını No: 74. 175s. Ankara.
Datça Agrega Beton Turizm Tic. San. İnş. Hafr. Mermer İşletmesi A.Ş. Muğla İli Marmaris İlçesi Beldibi Mahallesi Kırbaşı Tepesi Mevkii 202200545 Ruhsat Numaralı II(B) Grubu Mermer Ocağı Proje Tanıtım Dosyası.
