Anasayfa / ÇEVRE - DOĞA / MARMARA DENİZİ’NDE MÜSİLAJ (DENİZ SALYASI) TEHLİKESİ

MARMARA DENİZİ’NDE MÜSİLAJ (DENİZ SALYASI) TEHLİKESİ

MARMARA DENİZİ’NDE MÜSİLAJ (DENİZ SALYASI) TEHLİKESİ

 

  1. EŞREF ATABEY

Jeoloji Yüksek Mühendisi / Tıbbi Jeoloji Uzmanı / Yazar

 

 

Küresel ısınma ile birlikte Dünyanın tüm denizlerinde ekolojik dengelerin bozulmasından kaynaklanan sorunlar ortaya çıkmaktadır.

2021 yılı Mayıs ayı başından itibaren, önce İstanbul’un güney sahillerinde başlayan, daha sonra Bursa Mudanya sahillerine kadar yayılan, neredeyse Marmara’nın tümünü MÜSİLAJ denen beyaz bir tabaka kaplamıştır.

BİYOLOJİK OKSİJEN İHTİYACI YETERİNCE OLMAZSA SU KOKUŞMAYA BAŞLAR. ÖTROFİKASYONA YOL AÇAR, ALG PATLAMALARI OLUR. Müsilaj da bir çeşit ötrofikasyon olayıdır.

 

ÖTROFİKASYON NEDİR?

 

Sularda inorganik ya da organik fosfor ve daha az miktarda azot zenginleşmesi anlamına gelir. Bu besin elementlerinin artışı mikro alglerin aşırı gelişmesine neden olurlar.

Ötrofikasyon, baraj, göl, nehir ve denizlerde bitki, hayvan ve mikroorganizma gelişmesinin artmasıdır ve doğal bir olaydır. Bu olay kesintisiz devam ettiği takdirde sularda oksijen azlığı ortaya çıkar. Böylece OKSİJENSİZ koşullarda yaşayan mikroorganizmalar, oksijenli ortam mikroorganizmalarının aleyhine gittikçe çoğalırlar.

 

1

MÜSİLAJ (DENİZ SALYASI) NEDİR?

 

“Deniz salyası” olarak bilinen bu beyaz maddenin bilimsel adı “müsilaj”dır. Sarı ve beyaz renkli suya göre daha az akıcı olan bir maddedir. Fitoplankton olan “Gonyalux fragilis” olarak bilinen resimlerde görülen bir kamçılının dış salgısıdır.

 

2

MÜSİLAJ OLUŞUMU

 

Müsilaj, bir suda organik madde özellikle fosfor girişi olması halinde alg ve belirli protistler, bakteriler hızla çoğalır.  Oksijen bunalımı yaşanmaya başlar; devreye oksijen bunalımına daha dayanıklı müsilaj salgılayan alg ve yosunlar girerek çoğalır.  Bu çoğalma oksijen gereksinmesini daha da artırır ve suyun üstü ve altı müsilajla kaplanır. Bu evre, suyun ölümünden bir önceki evredir. Daha sonra anaerobik yani oksijensiz ortamda üreyen ve insan sağlığı için çok zararlı olan zehirli sıvılar salgılayan alg ve yosunlar üremeye başlar ve sonunda bu ortamda hiçbir canlı kalmaz ve bu ekolojik ortam ölür. Bu bozulmanın en önemli nedeni ısınma ve organik kirlenmedir. Müsilaj solungaçları ile solunum yapan canlılar için tehlikelidir; hatta müsilajı yapan canlılar içinde zehirli sıvı salgılayan türler de vardır.

Hareketli deniz canlıları bu durumda hızla ortamdan uzaklaşırlar; böylece biyoçeşitlilik azalır; hareketsiz bentik canlılar en büyük tahribata uğrar. Müsilaj belirli bir zaman sonra ortadan kalkmışsa da biyoçeşitliliğin tekrar tesisi çok uzun zaman alır.

Bu salgıyı çıkaran canlıların hareketlerinin yönü her zaman müsilaj salgısının salgılandığı yönün tersidir. Müsilaj polar bir glikoprotein (şeker+protein) ve bir ekzopolisakkarittir (hücreden dışarı salgılanan çok zincirli bir şekerdir). Bitkilerdeki müsilaj, su ve gıdanın depolanmasında, tohum çimlenmesinde ve zar kalınlaşmasında rol oynar. Kaktüsler (ve diğer sukulentler) ve keten tohumları, özellikle zengin müsilaj kaynaklarıdır. Bir hücreli bu canlılar büyük miktarlarda polisakkarit ve bir miktar protein salgılar. Bu polisakkaritler ortamdaki parçacıklar ile birleşerek az akışkan olan bir yapıya dönüşüyor.

 

3

 

MARMARA DENİZİ’NDE MÜSİLAJ ETKİSİ

 

Musilajın özellikle Marmara Denizi’nde birden bire patlarcasına artmasının nedeni denizin başta sanayi ve evsel atıklarla kirlenmesidir. Bu çoğalmayı tetikleyen en önemli fiziksel etmenlerin başında sıcaklık artmasıdır.

Marmara’da ortaya çıkan bu kitleler üst deniz akıntısı ile Ege Denizi’ne akmaktadır. Marmara Denizi geçen yüzyıl ortasına göre 2-3 derece daha sıcaktır. Bu su hararetlerini sınırlayan bir etmendir. Marmara Denizi’nin azot-fosfat yükü ekolojik derecenin dışına çıkmıştır.

Müsilaj gelişmesine yol açan Marmara Denizi’nin kirlenmesi aslında 1980’li yıllarda başlar. “O dönemde İngilizce ‘Red-Tide’ olarak bilinen ve pigmentleri nedeniyle kırmızı domates çorbasını andıran fitoplankton patlamaları ve aşırı çoğalmaları görülmüştür.

Bu aşırı çoğalma, ilkbahar aylarında en fazla 3 gün devam ederdi. Zaman zaman suyun üstünde kırmızı renkli bir tabakanın oluşması bu denizin kirlenmesinin ön belirtisi olarak bilinirdi.

2007, 2008 ve 2009 yıllarında Marmara Denizi tekrar renklendi; ama bu sefer “Gonyalux fragilis’’ türü dinoflagellat türünün etkin olduğu sarı renkli bir oluşum görülmeye başlandı [10].

Akdeniz son 40 yılda 2,5 derece ısınmıştır. Çevrede yaşayan insanların çeşitli işlevleri de suyun ısınmasına katkıda bulunmaktadır. Sıcaklık farkı yatay ve dikey su akıntılarını değiştirir.

Karadeniz’den 25 ile 14 m arası bir katmanla organik maddelerce zengin su, ortama sürekli girmektedir. Ayrıca daha önce sedimanlarda birikmiş olan fosfor üretime katılmaktadır.

Bir gram fosfor 20 kg yosun yapar. 30 m’nin altında Akdeniz’den gelen tuzlu su vardır. Bu iki su katmanı birbirine karışmaz. Son yıllarda Marmara Denizi üzerinde rüzgarın azaldığı da bilinmektedir; buna bağlı olarak dalga oluşumu da azalmıştır.

Arıtma yeterli değildir. Besin tuzlarının esas kaynağı çevredeki insan kaynaklı kirlenmedir. Ayrıca yoğun bir sanayi vardır.

 

4

MUSİLAJIN ZARARLARI

 

Müsilaj üreten canlılar iki hafta yaşar; ikinci haftada üretimi iyice artar. Sıcaklık arttıkça, pH düşüp asitlik arttıkça çoğalma artar. Kalsiyumlu deniz hayvanlarının kavkıları çözünerek bikarbonat haline geçer.

Bu süreçte kalkerli kayaçlardaki demir iyonları açığa çıkar ve katalizör görevi yapmaya başlar. Bu katalizörlükten sonra canlılar patlarcasına çoğalır.

Ortamda azot ve fosfor fazla ise, sıcaklık da yükselmişse bu çoğalma bir felakete dönüşebilir.

Bu canlılar fotosentez yaptığı için ortama oksijen verirler ve bir alamda diğer canlı üretimini de başlangıçta artırırlar.

Canlılar ölünce büyük bir oksijen bunalımı yaşanır; kitle halinde ölüm meydana gelir. Derin deniz balıkları hızla azalır.

Özellikle süngerler gibi hareketsiz canlılar en büyük zararı görürler. Canlı kısım en fazla yüzeyden 30 m derine kadar görülür. Ortaya çıkan müsilaj kitleleri bir insan büyüklüklerinde olabilir.

Müsilaj 2018 yılından bu yana özellikle Karadeniz, Marmara ve Ege Denizi’nde suyun üstünde ve altında sıkça görülmeye ve yayılmaya başlamıştır.

Başta Marmara Denizi’nde olmak üzere bu durum kabul edilebilir olmaktan çıkarak, ekolojik bir yıkıma doğru gitmektedir.

Balıkçılık bu yıkımdan en çok etkilenen ekonomik bir alandır. Turizm de etkilenmektedir. Ancak en önemli yıkım biyoçeşitliliğin azalmasıdır.

Müsilaj olayları balıkçılık sektörünü oldukça olumsuz etkilemektedir. 2007 yılında Marmara Denizi’nde balıkçılık sezonunda deniz yüzeyini yaklaşık %80 kaplayan müsilaj organizmalarının ortaya çıkması, hem balık avlama ekipmanlarına zarar vermiş hem de önemli bir ürün kaybına neden olmuştur.

Bu yüzden birçok balıkçının balık tutamaması, ağlarını kaybetmesi, yakıtını, işçiliğini, yiyeceğini ziyan etmiştir.

2020 yılında Balıkesir kıyılarında kısmen yeniden ortaya çıkmıştır. Müsilaj sırasında balık tutmaya giden balıkçıların sezon boyunca denizcilik nedeniyle yaptıkları çeşitli harcamaların yanı sıra ürün kaybından dolayı ortalama 14123 Euro kaybettikleri belirlenmiştir.

Balıkçılık gelirlerindeki düşüşün ortalama 27459 Euro/yıl, balıkçılık geliri üzerindeki etkisinin ise %-61,41 olduğu belirlenmiştir.

Algler bazı durumlarda, canlıların karaciğeri üzerinde etkili olan “Hepototoksin’’ denilen toksin salgılar. Bu toksin, balıklarda ve suyu kullanan diğer canlılarda akut ve kronik etkilere yol açabilir.

 

ÖNLEMLER

 

Bir çeşit ötrofikasyon olayı olan müsilajın birçok istenmeyen yan etkileri, büyük ekonomik maliyetler ve uluslararası etkileri vardır.

Çözüm olarak Marmara Denizi çevresi su havzaları ve su yönetimi iyi yapılmalıdır. Müsilaj kaynağını oluşturan tarımsal faaliyette kullanılan azot ve fosfat girdileri, insan kaynaklı kirlenmeler, fabrika deşarj sularının denize girişi kontrol altına alınmalı, ileri biyolojik arıtma tesisleri gibi önlemler alınmalıdır. Müsilaj oluştuktan sonra denizin yüzeyinden onu temizlemek çözüm olmamaktadır. Yüzeyden temizlense bile denizin alt tabakasında müsilaj oluşmaya devam etmektedir.

 

5

KAYNAKLAR

Atabey, E. 2021. Su Damlası. 229s. Sarmal Kitabevi. İstanbul.

Atabey, E. 2018. Suyun Hikayesi. 615s. Asi Kitap: 65, Araştırma: 45,1. Baskı Şubat 2018. ISBN: 978-605-9331-87-6 İstanbul.

Demirsoy, A. ve Atabey, E. 2021. Denizlerin Evrimi. 164s. Sarmal Kitabevi. İstanbul.

https://ww.biyologlar.com/otrofikasyon-nedir

  1. Öztürk. https://www.dw.com/tr/deniz-salyasi-balikleri-etkiliyor-mu/a-57463877.

Eyüboglu,H.,ve Eyüboğlu.Y., 2013. “alg patlaması ve müsilaj oluşumunun denizlerdeki olumsuz etkileri.” Tabiat ve İnsan; Sayı: 3.

Keleş, G., Yılmaz, Y. ve Zengin, M. 2020. Possible economic effects of musilage on Sea of Marmara fisheries. Int J Agric For Life Sci 4(2): 173-177.

https://w.timeturk.com/genel/musilaj-nedir-musilaj-nedenolur-deniz-salyasi-nedir/haber-1684701

https://ww.hurriyet.com.tr/galeri-deniz-salyasi-nedir-41805597

https://ww.evrensel.net/haber/435150/yokte-musilaj-toplantisi-musilajin-yikici-etkisi-2008de-basladi

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

Check Also

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ / KÜRESEL ISINMA / SU KAYNAKLARINA ETKİSİ

  İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ / KÜRESEL ISINMA / SU KAYNAKLARINA ETKİSİ     ...