ÇEVRE - DOĞAFLAŞ HABERHABERLER

FLAMİNGOLAR KAZANDI

AĞAOĞLU KAYBETTİ. FLAMİNGOLAR KAZANDI.

AYHAN KARAHAN’IN HABERİ

 

Ali Ağaoğlu’nun Boğaziçi-Bargilya Sulak Alanı’nda 4 milyon 500 bin M2 alanda, 63 ayrı parselde yapmayı düşündüğü 743 bin M2’lik inşaat projesine duble fren… İlk fren yargıdan geldi. İkincisi ise Milas Belediyesi’nden. Arka arkaya gelen iki müjdeli haber çevre sakinlerinde, köylülerde, çevrecilerde, başta mimarlar olmak üzere meslek odaları ve sivil toplum örgütlerinde büyük bir sevinçle karşılandı. Bir başka iddiaya göre yargı kararı sonrası, ruhsatının zaten iptal olacağını öngören Ağaoğlu’nun kendisi Milas Belediyesi’ne; “Ruhsatımı iptal et” başvurusu yapmıştı. Bu konuda net bilgi ve belgelere ulaşmış olursak, siz değerli okurlarımızla paylaşacağız. 

NE OLMUŞTU?

2-Haziran 2021’de, Çevre-Şehircilik Ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nca Ağaoğlu projesine “ÇED Olumlu” kararı verilmişti. Bakanlığın bu kararı ile hayli umutlanan Ağaoğlu’na Milas Belediyesi’de kısmi ruhsat verdi. Firma bölgede seri bir şekilde inşaat faaliyetine geçerek, önemli bir doğa katliamına imzasını attı. Tarihi zeytin ağaçları söküldü. Doğal fauna ve bitki örtüsü iş makineleri ile tahrip edildi. 1 Temmuz 2021 tarihinde MUÇEP (Muğla Çevre Platformu) “Hem insan yaşamı hem de bölgede yaşayan, kışlayan, üreyen ve barınan tüm canlılar için hayati öneme sahip bu nadide sulak alan, bölgedeki ekosistemi geri dönülmez biçimde tahrip edecek, içerisinde binlerce konut, alışveriş merkezleri ve hatta golf sahalarının da bulunduğu bir Turizm Kenti Projesinin tehdidi altındadır. Bu projenin Çevresel Etki Değerlendirme raporu, rapordaki tüm bilimsel ve hukuki eksiklik ve hatalara rağmen “olumlu” kararı alabilmiştir” diyerek, bakanlığın ÇED raporunu yargıya taşıdı. Yargı sürecinde 11 kişiden oluşan bilir kişi raporu davacı çevrecilerin lehine, davalı bakanlık aleyhine oldu. Beklenen hukuki zafer Muğla İdare Mahkemesi’nden geldi. 11-Ocak-2023’de gelen mahkeme kararıyda; “ÇED Olumlu” kararının yürütmesi itiraza kapalı olarak nihai olarak durduruldu. Milas Belediyesi de doğal olarak ÇED raporu hükümsüz olan projeye vermiş olduğu ruhsatı iptal etmek zorunda kaldı. 

“AĞAOĞLU, SULAK ALANI GÖRMEDEN PAÇAYI SIVAMIŞ.” 

Hem mahkeme kararı, hem de zincirleme ruhsat iptali sonrası Bodrum Kent Konseyi Başkanı Arif Yılmaz; “Görüldüğü gibi Ankara’dan yapılan yanlış hesap yine burada oluşturduğumuz çevre, hukuk ve yaşam barikatından geri dönmüştür. Biz bu kazanımlara alışığız. Ama işin acı tarafı yine başka planlarla, hukukun arkasından dolanılarak karşımıza çıkılıyor. Hayatın gerçekleriyle örtüşmeyen, hukukla uyumsuz bu rantiye merkezli girişimler yerine insan-doğa merkezli projelere enerji ve emek harcamak isteriz. Ama bizi bu saldırılarıyla, savunma pozisyonunda bırakanlar bir taraftan da; ülkemiz açısından çok önemli bir tahribata ve israfa da neden olmaktadırlar” dedi.

Bodrum’un ve bölgenin önemli çevre mücadelecilerinden aynı zamanda MUÇEP (Muğla Çevre Platformu) Bodrum Eş Başkanı Mir Bahattin Demir de: “Buradaki fütursuzluğun benzerine açıkçası tanık olmuş değilim. Ağaoğlu; sanki tüm yasal işlemler tamamlanmış gibi hareket etti. İnanması zor. Ama zeytin ağaçlarını kökleyip, avokado çiftliği dahi kurdular. Bu mantık zaten vatanı kendi çiftliği olarak görmüyor mu? Kazanan hayatın kendisi oldu. Bu işin peşini bırakmayacağız. Sulak alanı görmeden, paçayı sıvayan ve doğaya talefisi olanaksız zararlar veren firmadan, bu firmaya yol veren kamu görevlilerinden davacı olacağız. Kimsenin yaptığı usulsüzlük yanına kar olarak kalmayacak” görüşlerine yer verdi. 

TUZLA SULAK ALANI’NDA KUTLAMA VAR.

Mimarlar Odası yöneticisi ve çevre aktivisti mimar Deniz Öztürk ise; “Süreci baştan sona iyi takip ettik. Kararnamelerle merkezi yönetimin, usulsüz işlemlerle yerel ayakların tüm engellemelerine ve çelmelerine rağmen bu sonucun alınması ibret niteliğindedir. Elbette burada rehavete kapılmamak gerek. Durmayacaklar, gene gelecekler. Doyumsuz, arsız, vicdansız bir güç ile karşı karşıyayız. Bu güç bir de merkezi iktidardan besleniyor. Ama öncelikle ve özellikle CHP’li belediyeler şunu bilmelidir. Meslek odaları yani burada TMMOB (Türkiye Mimar Mühendisler Odaları Birliği) yerel yönetimlerin karşıtı, düşmanı falan değildir. Aksine hesaba katamayacakları mesleki, toplumsal, ahlaki desteği mimarlardan-mühendislerden göreceklerdir. Yeter ki; bilimle, adaletle, kamucu anlayışla hareket edilsin. Dün Cennetkoy, bugün Tuzla Sulak Alanı… Yani sil baştanlara gerek yok. Yani; ‘En baştan…’ Karar uğurlu ve hayırlı karar yaşamdan yana herkese kutlu olsun. Ama görünen o ki; şu anda göçmen kuşlar, Tuzla Sulak Alanı’nda en güzel cıvıltıları ve sesleri ile kendileri açısından yaşamsal değerdeki bu kararı kutlamaktadırlar” ifadelerine yer verdi.

Sonuç olarak; Ağaoğlu Projesi ile 9 milyon 700 bin metrekare büyüklüğündeki bir alanın 4 milyon 454 bin 395 metrekaresi yapılaşmaya açılacaktı. 25 ayrı bölümden oluşan 3 bin 683 konut, 230 odalı golf oteli, 505 odalı SPA oteli, 255 odalı apart ve 510 odalı bir grand oteli kapsayan proje hayata geçirilecekti. Ayrıca altı adet günübirlik tesis, bir adet golf sahası, altı adet ticaret merkezi, otoparklar, yüzme havuzları, su oyunları alanları, AVM, spor salonları, okul ve sağlık birimleri gibi onlarca bina ve tesis inşa edilecekti. Yetmedi projede 8 yapay göl de bulunuyordu. Ve burada en az 30 bin kişinin yaşaması planlanıyordu. Şimdilik fiilen bölgenin; Ağaoğlu Center ya da Ağaoğlu Cumhuriyeti olmasının önüne geçilmiş görünüyor. Ama çevreciler, meslek örgütleri ve duyarlı kesimler; Yine de; “Burası Türkiye. Ne olmaz, ne olmaz!!!” temkinliliğini elden bırakmıyorlar.

 

 

 

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu