Hamdi Yörür Kent Haber
Bodrum Kent Konseyi’nden yapılan basın açıklamasıyla Ekinambarı suyunun arıtılarak Bodrum’a getirilmesi projesine destek verildi.
Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından Milas’ın Ekinambarı Mahallesi’ndeki tuz oranı düşük su, arıtılarak Bodrum’un su ihtiyacının karşılanması planlanıyor.
Projeye Muğla Su İnisiyatifi’nden yapılan basın açıklamasıyla karşı çıkılmıştı.
Kamuoyunda tartışma konusu olan projeyle ilgili Bodrum Kent Konseyi Su Çalışma Grubu’ndan destek açıklaması yapıldı.
Bugün öğleden sonra Kent Konseyi’nin Umurca Parkı’nda düzenlenen toplantıya Bodrum Kent Konseyi Başkanı Gamze Türk Oğuz ile geçmiş dönem Bodrum Belediye Başkanlarından Tuğrul Acar da katıldı.
Basın açıklamasında konuşan Su Çalışma Grubu Başkanı İnşaat Yüksek Mühendisi Hasan Paçal, bir süredir Ekinambarı suyunun Bodrum’a getirilmesi için çalışma yürüttüklerini ifade ederek şunları dile getirdi;
“Mühendislik galip geldi; akıl ve mantık galip geldi. Büyükşehir Belediyesi, Ekinambarı Projesi’ni devreye almak üzere harekete geçti. Bu çok sevindirici bir durum. Ekinambarı ‘tuzlu’ dense dahi, bir su mühendisi olarak bana göre çok da abartılacak bir tuzluluk derecesi yok. Hatta ben başından beri hep söylüyorum: Mevcut su kaynaklarıyla Ekinambarı suyu hiç arıtılmadan karıştırılıp verilse, bugün için Bodrum’un çok acil ihtiyacı karşılanabilir. Çünkü yeraltı sularına çok fazla yüklenilmiş durumda. Bu doğru bir işletmecilik değil. Zaten iki baraj da kaliteli su vermiyor, yeteri kadar su sağlamıyor. Kuraklık devam ediyor ve edecek. Bu iki baraja umut bağlamak da doğru olmaz. Bu nedenle Ekinambarı Projesi acildir; Bodrum içme suyu projesi olarak süratle devreye alınmalıdır. Arıtma yapılırken boru hatları çok hızlı bir şekilde döşenmeli ve destek olarak su verilmelidir. Bunlardan çekinmemeliyiz. Kent Konseyi Su Grubu’nun bu başarının ortaya çıkmasında önemli bir emeği olduğunu ve böyle bir projenin Bodrum’da devreye alınmasına çok büyük katkı verdiğimizi düşünüyorum.”
Bodrum Kent Konseyi Su Çalışma Grubu Kolaylaştırıcısı Gürol İnan ise açıklamasında projenin neden hayata geçirilmesi gerektiğinin nedenlerini madde madde sıralayarak şu ifadelere yer verdi;
“Ekinambarı Desalinasyon projesi hakkında ortaya konulan bazı çekinceler üç temel eksende yer almaktadır: Çevreci olmaması, yüksek enerji ihtiyacı ve pahalı olması. Çözüm olarak da yeni bir kaynaktan su arzı yerine; kayıp kaçağın önlenmesi, geri kazanma ve yağmur suyu hasatı ile su ihtiyacının karşılanması önerilmektedir.
Desalinasyon (tuzsuzlaştırma) tesislerine yönelik çevresel kaygılar, Ekinambarı’nın özgün su yapısı nedeniyle yersizdir:
Düşük Tuzluluk: Ege Denizi’nin tuzluluğu 35.000 mg/lt iken, Ekinambarı suyunun tuzluluğu bunun çok altındadır. Bu durum, arıtma işlemi sonrası oluşacak atık suyun (salamura) tuzluluğunun sadece 19.000 mg/lt civarında kalmasını sağlar.
Deniz Ekosistemi: Deşarj edilecek suyun tuzluluk oranı, alıcı ortam olan Ege Denizi’nden daha düşüktür. Alıcı ortam olarak karstik yapıya geri verilmesi ve/veya bölgedeki tarla balıkçılığının kullanımına sunulması da değerlendirilebilir. Bu nedenle, deniz suyu arıtma tesislerinde görülen yüksek yoğunluklu tuz deşarjı riski burada yaşanmaz. Derin deniz deşarjı ve difüzör sistemleri ile ekosistem üzerindeki etki ihmal edilebilir düzeydedir.
Su Alma Yapısı: Kıyı gerisindeki derin sondajlarla su temini yapılarak kıyı ekosistemi korunacaktır.
ENERJİ TÜKETİMİ VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK
Modern Ters Ozmoz (RO) teknolojisi ve Ekinambarı suyunun düşük tuzluluk oranı sayesinde spesifik enerji tüketimi 2-2,5 kW-sa/m³ seviyelerine çekilebilecektir. Bu rakam, deniz suyu arıtma tesislerinin (4-5 kW-sa/m³) yarısı kadardır.
Yenilenebilir Enerji: Proje için onaylanan 157,5 dönümlük arazi, kurulacak bir Güneş Enerjisi Santrali (GES) ile tesisin enerji ihtiyacının önemli bir kısmını karşılamaya uygundur. Bu hem işletme maliyetini düşürecek hem de projenin karbon ayak izini minimize edecektir.
İDARİ VE MALİ DEĞERLENDİRME
Yasal mevzuat uyarınca içme suyu yatırımları Büyükşehir Belediyelerinin sorumluluğundadır. Günümüzde, yeni bir su kaynağı temin projesinin birim maliyetinin, finansman masrafları da dahil olmak üzere, 1 Dolar/m3 altına inmesi çok zordur. Bu mertebede bir maliyet Ekinambarı projesi ile sağlanabilir, ama deniz suyunun arıtılması veya baraj projelerinde bu pek mümkün olamayacaktır.
Barajların Durumu: İklim krizi nedeniyle yüzeysel sular (barajlar) artık güvenilir değildir. Yazın kuruyan dereler üzerine baraj inşa etmek ekonomik bir risk teşkil ederken; Geyik ve Kayaderesi gibi kaynaklar madencilik faaliyetleri, tarımda kullanılan kimyasallar, sanayi ve evsel atık kirlilikleri ile tehdit altındadır.
Maliyet: Ekinambarı projesinin ilk yatırım ve işletme maliyetleri, deniz suyu arıtma projelerine kıyasla yüzde 50 daha ekonomiktir.
MASTER PLAN VE ACİL EYLEM
Bodrum’un gelecek 30-35 yılını kapsayan bütüncül bir “Su Master Planı” hazırlanması elzemdir. Ancak bu planlama ve saha araştırması süreci en az iki yıl sürecektir. Bodrum’un kaybedecek vakti yoktur:
1. Master plan çalışmaları sürerken, Ekinambarı projesinin saha araştırmaları (hidrolojik, jeofizik, topografik) ve tesis çalışmaları acilen başlatılmalıdır.
2. 85.000-90.000 m³/gün kapasiteli bir tesis, 2-3 yıl gibi kısa bir sürede inşa edilerek Bodrum’un güncel su açığını kapatabilir.
3. Eş zamanlı olarak su hasadı, gri su kullanımı ve şebekedeki kayıp-kaçak oranlarının yüzde 20 seviyelerine çekilmesi çalışmaları yürütülmelidir.
SONUÇ
Bodrum’da kontrolsüz yapılaşma ve göçe bağlı nüfus artışı sürdürülemez bir noktaya gelmiştir. Suyun yönetimi, sübjektif yaklaşımlarla değil; teknoloji, şeffaflık ve bilimsel verilerle yapılmalıdır. Ekinambarı Projesi, Bodrum halkının suya erişim hakkı için en akılcı ve doğa dostu çözümdür.”
Toplantıda “Muğla Su İnisiyatifi”nin projeye Güllük Dalyanı’na olumsuz etkileri olacağı gerekçesiyle karşı çıktığının hatırlatılması üzerine İnşaat Yüksek Mühendisi Hasan Paçal, “Onlar bilmeden konuşuyor” ifadesini kullandı. Bu sözün ardından toplantıya izleyici olarak katılan Muğla Çevre Platformu Sözcüsü Umay Karabaş ile Hasan Façal arasında üslup üzerinden hararetli bir tartışma yaşandı.
Görüşlerini de dile getiren Karabaş, projenin yapımına karşı çıkarak Bodrum’daki 13 arıtma tesisinde çıkan gri suyun yeniden kullanılması, yağmur suyu hasadının yapılması ve su kullanımı alışkanlıklarının değiştirilerek projeye ihtiyaç kalmayacağını savundu.
