Anasayfa / KÖŞE YAZARLARIMIZ tüm yazılar için fotografa tıklayınız / DR. EŞREF ATABEY / Dalaman / Karacaağaç-Göcek Orman Yangınına Bir Başka Yönüyle Bakış

Dalaman / Karacaağaç-Göcek Orman Yangınına Bir Başka Yönüyle Bakış

Bu makale ‘’Herkese Bilim Teknoloji Dergisi, 26 Temmuz 2019, Sayı: 174, Sayfa: 15 ve 16’’da yayımlanmıştır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI İÇİN YAZARIN ANA SAYFADAKİ FOTOĞRAFINA TIKLAYIN

DALAMAN / KARACAAĞAÇ-GÖCEK ORMAN YANGININA BİR BAŞKA YÖNÜYLE BAKIŞ

DR.EŞREF ATABEY
Jeoloji Yüksek Mühendisi / Tıbbi Jeoloji Uzmanı

İBRAHİM KİRAZ
Karadeniz Teknik Üniversitesi Yaban Hayatı Ekolojisi ve Yönetimi Bölümü / Yaban Hayatı Uzmanı

Muğla ili Dalaman ilçesi Karacaağaç, Taşbaşı, Kepez ile Fethiye ilçesi Göcek Mahallesi arasında 10-11 Temmuz 2019 tarihinde, 400 hektarlık alanda etkili orman yangını oldu. Yangının tarla temizliği sırasında otların yakılmasıyla başladığı, görgü tanığı olmadığından şüpheli kişinin ertesi günü bırakıldığı duyumu alınmıştır. Yangının çıkışında cehalet, bilgisizlik ve ihmal bulunmakta. Basında yer aldığı gibi başka nedenler ihtimal dahilinde olası değil!. Yangın Karcaağaç Mahallesi’nde 10 Temmuz günü saat 15.00’da başlayıp, Kötürüm Mevkii’ni etkisi altına alarak, doğuya ve güneye yönelmiş; gece boyunca alevler dip ve tepe yangını şeklinde hızla yayılmış; Taşbaşı, Kepez ve Göcek Mahalleleri’ne kadar ulaşmış; ertesi günü 11 Temmuz günü ancak kontrol altına alınabilmiştir. Helikopterler, yangın ekipleri, itfaiye araçları vd. Muğla ve ilçeleri ile başka illerden gelen ekipmanla söndürülmeye çalışılmış. Yangının hızla yayılmasında en büyük etken, rüzgar hızı ve yönü, yanan alanda emniyet yollarının (şeritlerinin) olmayışı, orman örtüsünün kuru ve yanmaya elverişli bitki topluluğunun oluşu, gece müdahale edilmemesi, müdahale edecek ekip ve donanımın hazır olmayışı, yüzlerce km uzaklıkta başka illerden yardım gelmesi, THK yangın uçaklarının müdahalesine izin verilmemesi, özel helikopterlerin yetersiz kalması vb. nedenler sayılabilir. Daha alçak kotlarda başlayan yangın, arazinin eğimli olması dolayısıyla rüzgarın etkisiyle yamaç yukarı çok hızlı hareket edebilmiş ve bir anda tepelere çıkmıştır. Şimdi 89 yaşında olan ve yangının başladığı Kötürüm Mevkii’nde çocukluğu geçmiş olan ‘’anamın’’ söylediğine göre, aynı alanda 85 yıl önce (1934 yılı) yangın çıkmış ve günlerce tüm orman yanmış.

Ormanlar, oksijen ve su deposu

Ormanlar, oksijen ve su deposudur. Su kıtlığının en büyük nedenleri arasında ormanların yok edilmesi yatmaktadır. Başta içme suyu olmak üzere, tarım ve endüstrinin ihtiyaç duyduğu suyu sağlar. Orman yangınları biyolojik çeşitlilik, insan sağlığı ve ekonomiyi olumsuz etkiler. Karbon birikiminin deposudur. Fotosentez yoluyla tutarak, solunum yoluyla salarak, küresel karbon dengesini düzenler. Yangın karbon salınımını arttırdığından küresel iklim değişikliğini de etkiler. Aynı zamanda ısı, kimyasal gazlar ve katı parçacıklar açığa çıkar. Türkiye’de 22.5 milyon hektarlık orman varlığımız var. Bunun %57’si yangına hassastır. Ege ve Akdeniz orman yangınlarından en fazla etkilenen bölgelerdir.
Yanan bölgede bitki örtüsü olarak birincil kızılçam, sedir, meşe türleri, sandal ağacı, kocayemiş, ayı fındığı, çitlembik, pıynar, tesbih ağacı, ahlat, yaban eriği, püren, yaban mersini, zeytin, geven çalısı vd. türler bulunur. Ancak ormanı sadece flora (ağaç-bitki) olarak düşünmemeli. Faunayı (canlı türleri) da hesaba katmalı, yangın öncesi, yangın anı ve sonrasında da fauna ve floraya yararlı işler yapılmalıdır.

Bölgede çıkan orman yangınından en çok etkilenen yaban hayvanları

Yangın bölgesindeki başlıca memeli türleri; yaban domuzu, çakal, tilki, porsuk, gelincik, kaya sansarı, yaban keçisi, yarasa vd. türleridir. Kuşlardan; kınalı keklik, alakarga, yılan kartalı, şahin, atmaca gibi türlere ev sahipliği yapmaktadır. Ayrıca bünyesinde birçok sürüngen ve amfibi (iki yaşamlı) türlerini de barındırmaktadır. Yangında etkilenme durumu söz konusu olduğunda ise bundan en fazla omurgalı hayvanlardan sürüngenler (kaplumbağa, yılan, kertenkele) ve amfibiler (kurbağalar) zarar görmüştür. Bunun yanında küçük memeliler (fare, tavşanlar vd.) de etkilenmiştir. Orman yangınlarında yarasalarında zarar görmesi göz ardı edilmemeli. Yangın bölgesinde, kınalı kekliklerin yavru büyütme zamanına denk geldiğinden epeyce olumsuz etkilenmişlerdir. Ayrıca yırtıcı kuşlardan doğan, atmaca, şahin dikili kuru dediğimiz ölü ağaçlara ya da geniş orman ağaçlarına yuva yaparlar. Yangın yırtıcı kuşların kuluçka zamanına denk geldiğinden, bu tür kuşlarda etkilenmiştir.

Yangından sonraki dönemlerde yaban hayatının durumu ne olacak?

Orman yangınları elbette çok üzücü ve kayıpların olduğu bir durum. Kötü yanlarının yanında bazı iyi yönlerini de ele almak gerekiyor. Bir kere, yanan yerlerde güz yağmurlarıyla birlikte tek yıllık bitkiler yeşerecek. Bunu bilimsel olarak şöyle açıklayabiliriz. Süksesyon dediğimiz bu olayda önce bir yıllık otsu bitkiler, sonrasında daha fazla yıllık çalılar, ardından ağaççıklar, devam eden yıllarda ağaçlar alanı dolduracaktır. Araziyi flora (bitki çeşitliliği) doldurmaya başlayınca, devamında fauna da (canlı çeşitliliği) gelişmeye başlayacak. Fareler, yaban tavşanları, ardından sansargiller, sonrasında yaban domuzu, yaban keçisi, karakulak, tilki, çakal türleriyle dolacak. Arazi kendini iyileştirdikçe alana yaban hayvanı akını başlayacak. Kınalı keklik nüfusu artacak. En fazla 1.5 yıl sonra yaban hayvanları alanda daha fazla görülmeye başlayacak. Çünkü habitat unsurları dediğimiz besin, su, örtü, mekan gibi unsurlar oluştukça, ötekiler ve bu türlerin yırtıcıları alanı dolduracaktır. Yaban hayatı için en az hektarda 8-10 tane dikili kuru ölü ağaç bırakılmalıdır. Bunun yanında boşluk ve açıklıklar da olmalıdır. İlerleyen zamanda biyolojik çeşitlilik hayli artacaktır.

Yaban hayata yönelik ormancılık faaliyetleri nasıl olmalıdır?

Yaban hayatı bakımından en uygun meşcere tipi karışık meşcere tipidir. Yani geniş yapraklı ve iğne yapraklı ağaçlar bir arada bulunmalıdır. Yangından sonra alanı sadece kızılçam fidanı dikmek yerine, karışık meşcere ve yaban hayvanlarına besin oluşturabilecek türler dikilmelidir. Bunlar ahlat, yabani erik, kuşburnu, harnup, ıhlamur, kekik gibi bitkiler hem yaban hayvanlarına besin, hem de barınak oluştururlar. Bu sayede türler ve onların yırtıcıları için uygun ortam sağlanmış olur.
Cam ve cam kırıklarını ormanda bırakanlar, şişeleri atanlar, mangal ve piknik yapanlar, ateş yakanlar, ateşi söndürmeden bırakanlar, anız ve ot yakanlar, ateşle tarla açanlar, arabadan sigara izmariti-sönmemiş kibrit fırlatanlar, gece aydınlatma için ateşle dolaşanlar, yabani hayvanları uzaklaştırmak için orman yakanlar, sabote etmek ve birinden intikam almak için orman yakanlar, bazı kanunsuz işleri gizlemek için orman yakanlar, otel-motel, site kurmak-tesis için orman yakanlar biliniz ki yaptığınız her şey yaşamı ve doğayı yok etmektir. Doğa hakkı insan hakkından önce gelir. Görgü ve kültür parayla alınamayacağı için, emniyetli ve rahat yaşamın anahtarı her düzeyde bilim eğitimidir. Ormanların korunması ve geliştirilmesinde bilimsel yöntemlere bağlı kalınmalı, eğitime önem verilmeli, yangın öncesi gereken tüm önlemler alınmalı, tüm ekipmanlar hazır bulundurulmalıdır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

İlginizi Çekebilir

BODRUM VE ÇEŞME’YE SU TEMİNİ İÇİN DENİZ SUYUNUN ARITILMASI KAÇINILMAZ

BODRUM VE ÇEŞME’DE SU KRİZİ: BODRUM VE ÇEŞME’YE SU TEMİNİ İÇİN DENİZ ...