MARJİNALLER MECLİSTE

AYHAN KARAHAN’IN HABERİ
İkizköy bu hafta TBMM’nin olağan üstü gündemi oldu. CHP’nin talebi üzerine TBMM orman katliamı nedeniyle protestoların yaşandığı Akbelen’i görüşmek üzere olağanüstü toplandı. Meclis’te CHP’nin genel görüşme yapılmasına talebine yönelik önerge oylandı. Genel görüşme talebi AKP, MHP, Yeniden Refah, HÜDAPAR, DSP’nin karşı duruşuyla red edildi. Önergenin görüşülmesi için 244 kabul oyu kullanılırken, 281 milletvekili ret oyu verdi. Genel görüşme talebi adeta kıl payı ile 37 oya takılmış oldu.
Olağan üstü toplantı öncesi TBMM’ye ulaşan köylüler adeta destan yazdılar. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş da genel başkanının marjinaller diyerek ötekileştirmeye çalıştığı köylüler ile görüşmek zorunda kaldı.

MARJİNALLER TBMM’DEN ÜLKEYE SESLENDİLER.
Akbelen Ormanı gündemini meclise taşıyan köylüler önce CHP grup toplantısında seslerini duyurdular. Burada konuşan İkizköy Çevre Komitesi sözcüsü Necla Işık, Erdoğan’ın köylüleri marjinaller olarak niteleyerek ötekileştirme girişimine tepki göstererek; “TOMA’ların önünde siper olmaya var mısınız, ben bunun sözünü almak için buradayım. 90 yaşındaki Zehra ninem için buradayım. Bu marjinal gruplar savunmaya devam edecek. Korkmuyoruz, susmuyoruz, itaat etmiyoruz. Marjinaller burada. Hepiniz görüyorsunuz. Başı yazmalı, elleri kınalı, nasırlı, ayakları naylon pabuçtan başka bir şey görmemiş. Çanakkale’de, Dumlupınar’da, vatanın her yerinde kanını dökmüş ataların çocuklarıyız biz. Atatürk çocuklarıyız. Bizler Andımız ile büyüdük. Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi ile büyüdük. İstiklal Marşı’nın başında yer alan ‘Korkma’ ile büyüdük. Korkmuyoruz, susmuyoruz, itaat etmiyoruz. Muğla’yı alamadığı için denizinden toprağına, dağından taşına, ormanına çok büyük bir baskı var. Yok etme baskısı. Ama biz en başta köylüler olarak kendimizi siper ettik. Taşımızı dahi vermeyeceğiz dedik, bu aç gözlü beşli çetelere. Sizin de dediğiniz gibi. Vermeyeceğiz. Biz hiçbirimiz bu dünyanın sahibi değiliz” diyerek yaşanan sürecide;
“EVİN YANINA KARAKOL DİKTİLER.”
“24 Temmuz Pazartesi günü öyle bir örgütlü gelmiş ki bu kötülük, başta jammer koydular. Sesimizi kimseye duyuramayalım diye. Evimizin yanına karakolu diktiler, 5 tane TOMA diktiler. Siz gördünüz mü bir küçücük köyde 5 TOMA ne arar? Biz ne derdindeyiz, biz toprağımızın derdindeyiz” sözleriyle özetlerken;
“MUĞLA İŞGAL ALTINDA.”
“Toprağımızın her karışı adım adım işgal altında. Biz değiliz işgalciler, işgalcilerin kim olduğu ortada. Devlet gücünü, askeriyeyi bize karşı kullanarak, coplayarak, biber gazıyla 15 yaşındaki çocuklarımızın ve 90 yaşındaki ninelerimizin gözlerine biber gazları sıkıldı. Neydi dertleri, Akbelen Ormanı’nı almak. Niçin, maden için. Değer mi? 2,5 yıl olsun, 4 yıl olsun. Değer mi? Sağlığımızdan olduğumuz yetmiyor mu 40 senedir? Muğla’nın yüzde 69’u ormanları madenlere ruhsatlı. Muğla’nın her yeri aslında işgal altında. Parti ayırmaksızın bütün vekillerin Akbelen’e akın etmesini, gerekirse orada bütün ağaçlara, toprağa yatalım. TOMA’ların önüne beraber yatalım. Biz orada vekillere olan işkenceyi de gördük. Avukatlarımızın gözaltına alındığını da gördük. Ne kaldı biliyor musunuz? Bir hapse girmediğimiz, bir de ölmediğimiz kaldı? Hapse de gireriz, gerekirse bu vatan için de ölürüz. Ölürüz de toprağımızı, köyümüzü maden canavarına teslim etmeyiz bu saatten sonra”diyerek konuşmasını sonlandırdı. Işık’ın konuşması salondaki tüm milletvekilleri tarafından ayakta alkışlandı.
.


