Anasayfa / FLAŞ HABER / Bodrum’da Cumhuriyet coşkusu tören ve söyleşilerle sürüyor

Bodrum’da Cumhuriyet coşkusu tören ve söyleşilerle sürüyor

image_pdfimage_print

Türkiye Cumhuriyeti’nin 91. Yıl dönümü etkinlikleri kapsamında çelenk sunma töreni yanı sıra Bodrum Belediyesi Sözlü Tarih Çalışmaları Anılarla Bodrum Sohbetleri Çalışma Grubu tarafından “Bodrum’un Seçilmiş Belediye Başkanları-1” adlı etkinlik düzenlendi.
Bodrum Belediyesi ve Yaşasın Cumhuriyet Bodrum Platformu tarafından Cumhuriyetin kuruluşunun 91. Yıl dönümü nedeniyle 27 – 31 Ekim tarihleri arasında düzenlenen etkinliklerle Bodrum genelinde Cumhuriyet coşkusu yaşanmaya devam ediyor. Etkinliğin ikinci günü, Bodrum’daki çeşitli kurum, kuruluş ve sivil toplum örgütü temsilcileri tarafından Belediye Meydanı’nda yer alan Atatürk Anıtı’nda çelenk sunma töreni düzenlendi. Törene Bodrum Kaymakamı Dr. Mehmet Gödekmerdan, Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon, Bodrum Garnizon Komutanı Albay Göksel Oral, Bodrum Belediyesi Meclis üyeleri, Bodrum Muharip Gaziler Derneği üyeleri ile siyasi parti başkanları ve sivil toplum kuruluşları katıldı. Çelenklerin sunulmasının ardından törene katılanlar, 1 dakikalık saygı duruşunda bulunarak İstiklal Marşını okudu.

“Bodrum’un Seçilmiş Belediye Başkanları-1”
Törenin ardından Trafo Bodrum Ali Hakan Aykan Kültür ve Sanat Merkezi’nde Bodrum Belediyesi Sözlü Tarih Çalışmaları “Anılarla Bodrum Sohbetleri” çalışma grubunun hazırladığı “Bodrum’un Seçilmiş Belediye Başkanları-1” söyleşisi düzenlendi. Etkinliğe Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon, eski dönem Bodrum Belediye Başkanlarından Mazlum Ağan ve Cevat Bilkiç ile geçmiş yıllarda Bodrum Belediyesi’nde görev yapmış meclis üyelerinden Mustafa Danacı, Ethem Demiröz, Yücel Ziylan, Ali İhsan Yücel, Mehmet Pay ve Nilgün Cangır konuşmacı olarak katıldı.
Birey olma, bir vatan toprağına ait olma, seçme ve seçilme hakkı sağlayan, bizi bir ulus yapan Cumhuriyet Bayramımızı kutlayarak sözlerine başlamak istediğini ifade eden Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon, “Adım Mehmet Kocadon; Bekir Şerif oğluyum. Anne adı Fatma, 12.09.1963 doğumluyum. Beleidye başkanlığımda on beş yılı bitirdim, on altısına girdim. Özellikle salona şöyle bir baktığımda, yan tarafıma baktığımda gerçekten hem baba dostu, hem anne dostu, hem de kendi arkadaşlarımı görmekten son derece mutluyum. Bodrum’un zor günlerini yaşayan son yaş grubundanım. Yan tarafıma baktığımda bu siyasi atmosferde mücadele eden, seçilen büyüklerime baktığımda; bunların içinde en şanslı olan da benim. Onlar da çok zor süreçlerde, çok zor şartlarda görev yaptılar ama biz hiç değilse şartlarımızın zor olmasına rağmen teknoloji ve bilgi çağında yaşadığımız için biraz daha hızlı hareket etme kabiliyetine sahibiz. Bodrum’un hiçbir zaman kolay bir günü, kolay geçen yılları olmamıştır. Hep bir mücadeledir Bodrum. Şöyle bir baktığımızda gerçekten ben Ortakent’te enerji hatlarının 1978 yılında geldiğine şahidim. Bir tane doktorun bütün Bodrum Yarımadası’na baktığına şahidim ve bir tane ebenin bütün yarımadaya baktığına şahidim. Okulun ne kadar kıymetli olduğunu; doktorun, hastanenin, elektriğin, suyun, yolun ne kadar kıymetli olduğunu bilen bir insanım. Ve hiç kimse de kusura bakmasın. Bodrum bu günlere geldiyse 24 saatte değil, bir günden 1 saat ödünç alarak getirdik Bodrum’u bu günlere. Hiçbir zaman mazeret üretmedik; yolumuz yok, suyumuz yok, elektriğimiz yok, demedik. Hep çalıştık. Biz de sırtımızda Göktepe Dağı’na akü taşıyarak televizyon seyrettik ama bunları kimsenin önüne koymadık ve işte bugün bir dünya şehri yaratıldıysa; işte burada yaş ortalamasının yüksek olduğu büyüklerimiz ve inanarak seçilen arkadaşlarımızın yapmış olduğu çalışmalarla bugüne geldik. Onun için ben gerçekten Bodrum’a vefa borcu olan bir başkanınızım. İki türlü vefa borcum var sizlere: Bir; Bodrum’u bugünlere getirdiğiniz için, iki; demokrasi diyoruz, seçme seçilme hakkı diyoruz ama seçme ve seçilme hakkını gasp edip de kodese tıktıklarında bana sahip çıktığınız o günleri de asla unutmuyorum. Onun için de bir borcum da ondan var sizlere çünkü sizler demokrasiye inanan, seçilmişe inanan; Bodrum Türkiye’nin kültür seviyesinin en yüksek olduğu bir bölgedir ve bununla da gurur duyuyorum, sizlerle gurur duyuyorum. Yapılan anketlerde 1960’lı yıllarda Türkiye’de en fazla okur yazar oranın da bizim bölgemizde olması da büyük bir sevinçtir bizim için. Demek ki 1983 yılına kadar göç veren Bodrum, 1983 yılından sonra göç almaya başlamıştır. Benim çocukluğumda bir memurla evlenmek bir ayrıcalıktı çünkü geçim sıkıntısı vardı, yokluklar vardı, kıtlıklar vardı. İstanköy’ün ışıkları yandığı zaman şehir zannederdik. Bir tane pasta geldiği zaman pastaneden etrafına toplanıp bakardık; revaniden başka tatlı bilmezdik. Akrep sokmalarında kuzu postundan medet umardık. Bir gün beni arı soktuğunda anneme “anne beni arı soktu” dediğimde annem; “baban İstanköy’den bir ilaç getirdi oğlum onu süreyim geçer” dedi. Şimdi arı soktuğunda insanlara serum bağlıyorlar. Evet sürdü ilacı. İlaç neydi biliyor musunuz? Vicks. O günlerden bugünlere geldik. Onun için sizlere hizmet etmekten son derece mutluyum. Bugün belki Bodrum’un tarihine şöyle bir baktığımızda; sünger avcılığı, balıkçılık, tarım, hayvancılık. Bugün özellikle görev yaptığım süreçte; en büyük korumaya çalıştığım narenciye bahçelerimiz bizim en büyük gelirimizdir. Zaman zaman tartışıyoruz, işte Bodrum imarını konuşuyoruz ama sonuçta önemli olan benim çocuklarım Türkiye’nin en iyi okullarında okuyabiliyorsa ve bugün devasa bir devlet hastanemiz varsa, her bölgemizde poliklinikler varsa, özel hastaneler açılmışsa; işte bunun altında yatan tek neden Bodrum halkının medeni, hoşgörülü ve paylaşımcı ruhunun çok fazla olmasıdır. İşte bu narenciye bahçelerinden başlayan serüvenimiz bugüne kadar gelmiştir ve ben mümkün olduğu kadar narenciye bahçelerini korumaya çalışan, bunun içinde büyük gayret sarf eden bir belediye başkanıyım çünkü bizim sonuçta narenciye bahçelerinden başka bir yeşilliğimiz yok. Bunları koruyabildiğimiz kadar korumak zorundayız. Bizden önceki belediye başkanı arkadaşlarımız da aynı şeyi yaptılar. Hepsinin amacı Bodrum’u korumak; çocuklarımızdan, torunlarımızdan ödünç aldığımız Bodrum’un bu güzelliklerini, onlara da bu güzellikleri görebilmeleri için bu mirası devretmektir bizim amacımız ve bunun içinde mücadele etmeye hep devam ediyoruz. Ben özellikle 1980 sonrasını daha iyi hatırlıyorum siyasette; ondan öncesine yaşım pek ermiyor. Onun için 1980 yılından sonra seçilmiş bütün belediye başkanları bende emeği olan ağabeylerimdir. Ben bugün spor alışkanlığını kendime bir meziyet olarak yüklediysem; bu alışkanlığı bana Cevat Bilkiç ve Mazlum Ağan ağabeyim aşılamıştır. Eğer bugün saygı eğitimim varsa; bu saygı eğitimini Tuğrul Acar ağabeyimden almışımdır. Mazlum ağabeyim hariç, rahmetli Emin ağabeyim, Cevat ağabeyim, Tuğrul ağabeyim; biz aynı mahallenin çocuklarıyız, Eskiçeşme Mahallesi’nin çocuklarıyız ve bize verilen büyüklere saygı terbiyesini orada aldık. Kapımıza gelen herkesi ayakta karşılama terbiyesini onlardan aldık; onlar eğitti bizi. Daha doğrusu sokakta aldık biz insana saygı eğitimini. Onun için bugün gerçekten ben siyasilerin içinde çok şanslı bir konumdayım çünkü yaşarken Bodrum Yarımadası halkı tarafından ne kadar sevildiğini gören bir belediye başkanıyım. Allah herkese bu güzellikleri nasip etsin, bu kadar sevilmeyi nasip etsin, bu kadar sahip çıkılmayı nasip etsin. Başta söylediğim gibi sizlere çok büyük vefa borcum var. Onun için elimden geldiği kadar da bunu çalışarak, hizmet ederek ödeyebilirim ancak. Onun içinde gece gündüz çalışmaya devam ediyorum. Sizlerle beraber çalışmaktan, Bodrum’un tarihine ışık tutan bu güzel arkadaşlarımda, baba dostu, anne dostu ve kimisi de öğretmenim olan büyüklerimle bu güzel günde burada olmaktan son derece memnunum. Belediyenin bütün imkanları “Anılarla Bodrum”a açıktır çünkü onlar bizim, bizden sonraki nesillere ışık tutacak en güzel anıları derleyip toparlamaktadır. Her şey onların emirlerindedir; Bodrum Belediye Başkanı olarak bunun sözünü bir kez daha veriyorum ve hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum.”

Başkan Kocadon’un ardından Bodrum Belediyesinin eski dönem belediye başkanları ile eski dönem meclis üyeleri de birer konuşma yaparak yaşadıkları anıları katılımcılarla paylaştı.
Cumhuriyet bayramı etkinliklerinin ikinci günü, Bodrum Kalesi Kuzey Hendeği’nde “Cumhuriyetten Önce” adlı barkovizyon gösterimi ve Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi okunmasının ardından akşam saat 20.00’de AKDER (Akyarlar Derneği) tarafından verilen Türk Müziği Konseri ile devam etti.

Print Friendly, PDF & Email

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

Check Also

Bodrum’dan Başkan Gürün’e Teşekkür Ziyareti

Bodrum Göltürkbükü ve Gündoğanspor temsilcileri Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün’e ...

instagram takipçi satın al