Anasayfa / FLAŞ HABER / Bodrum’un iki zorlu yanı ergen ve ebeveyn olmak….

Bodrum’un iki zorlu yanı ergen ve ebeveyn olmak….

 

***Uzman Psikolog Melisa Küçük Dedeoğlu***

***www.bodrumpsikologu.com***

Ergenlik hepimizin de yakından bildiği gibi bir metamorfoz yani bir başkalaşım evresidir. Bu süreç çoğu ailede aşırı uçlarda çatışmalarla dolu geçtiği gibi bazı aileler de son dönemlerde nadir görülse de sakin geçebilmektedir. Yetişkinliğe ilk adım evresi olan bu dönem çocuksu tutum ve davranışların giderek yetişkin tutum ve davranışlarıyla yer değiştirdiği cinsiyet, kimlik ve hormonların değişime uğradığı yaşamın en kritik dönemidir. Ergenin bedeninde östrojen ve testestron hormonları pik yaptığı için ruhsal dengesizlikler sıklıkla görülür. Aile birdenbire değişen bu durumda kendi çocuklarından uzaklaştıklarını hisseder ve tanıyamadıkları yeni kişilik nedeniyle kaygı duymaya başlarlar. Tabi bu bizim dışarıdan gördüğümüz ve yorumladığımızdır. Peki ergenin penceresinden bakarsak o bu dünyayı nasıl yaşıyor? Hiç bu açıdan yorumladık mı hayatı? Hep ebeveyn olduk, sorumluluk sahibi ayakları yere basan, kuralları olan bir o kadar da manipülatif.

Bu sorunun yanıtı ergen danışanlarımda saklı… Hayat her şeyden önce çok ağır. Hani derler ya 1 kg demir mi yoksa 1 kg pamuk mu daha ağır diye… Ergene bu soru ters çok yanlış çünkü hiçbir şey onun içinde bulunduğu psikolojiden daha ağır değildir. Sorular sıkıcıdır. Sorgulamak ve eleştirmek onu çıldırtır. Hep kısıtlı he bunaltıcıdır yaşamı. Bir gün önce çok mutlu ve enerjik, ertesi gün kabuğuna çekilmiş ve bitkindir. Depresiftir, agresiftir ve duygusallığı sever. Hisleri karışık, yolları çıkmaz, engelleri büyüktür. Mutlu değildir hatta ne onu mutlu eder kendi de karar veremez. Hevesleri geçici, sevdaları delicedir. Onun hayatı ya heptir ya hiç, arası yoktur. Anlatamaz kendini, hiçbir kelime yeterli değildir onun için. En büyük sözüdür “Siz beni  anlamıyorsunuz!!!” “Kimse benin ne yapmak istediğimi umursamıyor!!!”  Bodrum’da yaşayan ergenin işi daha da zordur. Özellikle yazın 24 saat yaşayan bir hayat vardır dışarıda ve o evdedir. İzin alamıyordur yeterince güvenini kazanamamıştır aile büyüklerinin. Bedeni büyümüştür ama o hala ruhuyla bir serçe yavrusudur ailesinin gözünde. Gece hayatı çok çekici gelir. Merkez noktası arkadaşlarıdır ve onlarla olmak ister ama dışarıda.  Tüm bu istekler en büyük çatışma nedenidir.

Bodrum’da ebeveyn olmak daha da zordur.  Uyaran çoktur. Ortam müsait fakat bir o kadar da korkutucu. Bir de başkaları diye bir şey vardır hep. O başkaları yok mu ah o başkaları, bir çok kavganın sebebidir. Ailelerin tüm endişesi hayatlarının en anlamlı parçasına zarar gelmesidir. Tüm savunma davranışları bu kaygıdan dolayıdır.  Anne-babalar bazen çocuklarına yetemediklerini hissederler. Bir danışanımın ifadesi çok hoş… “Bazen kızıma ulaşamadığımı düşünüyorum. Aramızdaki mesafeler o kadar uzaklaşıyor ki ne kadar uzun merdiven kullandığımın bir önemi yok elimi uzattığımda hep boşluğa düşüyorum. Korkuyorum. Onu kaybetmekten korkuyorum.”  Bu nedenle ailelere düşen çok önemli görevler var. Öncelikle çocuğunuza karşı önyargı ve eleştiriden uzak durun. Empatik yaklaşıp onu dinleyin, hislerine, yapmak istediklerine, isyanına kulak verin. Dünyasında yer edinin, konuştuğu, dertleştiği sığınak olun. İletişim kanallarınızı güçlendirin. Ve en önemlisi enerjisi tavan yapmış ergeniniz için en güzel fırsat olan Bodrum’un nimetlerinden yararların. Sosyal etkinlikler, spor aktiviteleri, su sporları, doğa etkinlikleri, doğal yaşam hobileri edinmesine yardımcı olun. İnanın tüm bu etkinlikler hem çocuğunuzla iletişiminizi güçlendirir hem de ergenimizin negatif enerjisini boşatmasına olanak tanır. Mutlu günler dilerim….

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

Check Also

AŞIRI DOZ KALP , GÜL ve AYICIKTAN UZAK DURUN….

Sevgililer günü arifesinde yine bizi her yerde kalp, gül ve ayıcıklar istila ...