Deprecated: Methods with the same name as their class will not be constructors in a future version of PHP; author_post_widget has a deprecated constructor in /home/zozkeskin/public_html/wp-content/themes/jarida/includes/widgets/widget-author.php on line 72
ALİ DİZDAR'IN YAZISI : HEYBEMDEKİLER - Bodrum Güncel Haber
Anasayfa / KÖŞE YAZARLARIMIZ / ALİ DİZDAR / ALİ DİZDAR’IN YAZISI : HEYBEMDEKİLER

ALİ DİZDAR’IN YAZISI : HEYBEMDEKİLER

Geçtiğimiz günlerde Köşem Kafeye uğradım “Bodrumgüncelhaber” Bu yazıyı okuduğunuz gazetesinin muhabiri, sahibi, editörü Köşem Kafenin sahibi Zeki Özkeskin “Yangın Yazmakla Köşe sahibi olunmaz” dedi. Haklıydı utandım heybede birikenleri bilse daha beter söylenebilirdi. Niye yazmıyorsun diye. Devamlı olumsuzluk yazarak istemezükçüler sınıfına dâhil edilme kaygısından da olabilir bazen basiretim bağlanıyor herkesten özür dilerim. Neyse ki bu aralar Mustafa Gündoğ istim üstünde açığımızı kapatıyor.

Birkaç konuya değineceğim heybedekileri eritmeliyim. Facebook sayfamda paylaştığım bir konuyu tekrar gündeme getirmeyi isterim. Bu konuda ciddiyim Bursa’daki heykeller sorunu.

Kısaca özetleyeyim.

“Bursa Cumhuriyet Caddesindeki Kitap Okuyan Kız heykeli Bursa Büyük şehir Belediye Bşk’ nının emriyle kaldırılmış. Gerekçe kızları Ateizme özendiriyormuş” diye sosyal medyada dolaşan bu mesaja belediyeden fotoğraflı yanıt gelmiş.

“Kitap Okuyan Kız Heykeli hasar gördüğü için tamiratı yapılmak üzere Belediyemiz tarafından atölyemize taşınmıştır. Gerekli yenileme çalışmalarını yaptıktan sonra temasına uygun olduğunu düşündüğümüz Şehir Kütüphanemizin ön kısmına yerleştirilecektir”

Basında çıkan haberlerden okuyoruz;

 “Bursa’da, belediyenin kent merkezine estetik katması amacıyla koyduğu ‘kemancı kız’ heykelinin kemanı çöpte bulunurken, ‘yaşlı çift’ heykelindeki baston kırıldı. Defalarca tahrip edilen ‘kitap okuyan kız’ heykeli ise belediye tarafından kaldırıldı.”

 

 

 

Hünerli ellerden çıkan bu heykelleri Bursalılar istemiyorlarsa ki bu belli oluyor. Biz ciddi ciddi istiyoruz. İstiyoruz diyorum çünkü Siz de istiyormuşsunuz gibi geliyor bana.

Bu saldırılara boyun eğen yönetim kitap okuyan kız heykelini konseptine uygun diye kütüphanenin önüne, tamiri yapılan keman çalan kız heykelini de ileride sanatsal bir mekânın önüne ya da yanına taşıyacak besbelli.

Bursalılar istemiyor yöneticiler de koruyamıyorsa yobazlık galip gelmekte ise saldırılar artarak devam edecektir. Sanata saldırı kabullenilir bir şey değildir.

Belediye Başkanı Kocadon giderayak bir iyilik yapıp en azından şu iki heykeli Bursa belediyesinden istesin. Parası neyse aramızda toplar veririz.

 

 

Mesela keman çalan kız heykeli Bodrum Cumhuriyet Caddesi girişindeki Kilise Meydanına çok yakışır, altına küçük bir de havuz, güvercinler sokak köpekleri su içsin hayrına. Hem kuru kuru meydanlar araba parkı haline gelmekten kurtulur hem de heykeller tecavüzden. Hele kilise restore edilirde bir sanatsal faaliyete atanırsa bu meydan tadından yenmez.

Giderayak kelimesi yanlış algılanmasın Başkan Muğla için aday olacağım dedi ya. Ya Muğla’ya Başkan ya da tarih olacak. Muğla’ya başkan olursa sorun yok da tarih olursa arkasında bir eser bıraksın bu iki heykeli bize alsın isterim. Sizlerde istiyorsanız bu isteğinizi belli etmelisiniz.

 

Ben çoğunlukla denizden bakıyorum Bodrum’a, manzara hiç hoş değil de bazı uygulamalar OHAAAA detirtiyor insana. Bağlar koyundan Asbat’a doğru giderseniz tatbikî denizden işte bu manzarayı görürsünüz. Çıfıt Kalesi’ne arkadaş mı geliyor acaba diye düşünebilirsiniz. Tam karşısına gelen Kos adasına karşı Bodrum’u savunacak bir kale inşaatı zannedebilirsiniz. Top atar delikleri bile var. Devasa Türk bayrağı da konsepti tamamlıyor.

 

 

 

 

 

 

Bu kaleyi hangi şövalyeler yapıyor diye doğal olarak merak ettim sordum, “ yanındaki kooperatif yol yapmış yol duvarı, istinat duvarı “ dediler çok güldüm. Bu yol nereye gidiyor diye düşünmekten kafayı yiyeceğim. Bir taşla iki hedefi birden vuruyorlar ( kuş vurmak deyimi hiç hoş değil ) birincisi yol yapıyoruz inşaat yapmıyoruz diyerek bizi sevindirmeye çalışıyorlar, ikincisi kale görünümüyle denizden gelecek düşmana korku salıyorlar. Yetkililere duyurulur! Son gördüğümde bayrak güneşte kalmaktan solmuş durumda idi değiştirilmesi gerekiyor.

 

Diğer bir konu plajlarımız yani kıyı ihlalleri, neremiz doğru ki plajlar düzgün olsun. Yine Facebook sayfamda paylaşmıştım plaj girişinde gördüğüm bir tabelayı, bildiğimiz suçu yazıya dökmüşlerdi. Bütün sahiller halkın kullanımına açıktır ancak bizde sahillerin çoğunluğu işgal altında halka kapatıldığı için cıngar çıkmasın diye sus payı olarak Halk Plajı ilan edilen Yahşi sahilinde vuku buluyordu bu aymazlık.

 

 

 

Bu paylaşımıma gelen bir yorum her şeyi yerli yerine oturtuyor.

“İşletmenin şezlonguna oturursan evet harcama yapmak zorundasın ama havlunu kuma serip yatarsan kimse seni hiçbir şeye zorlayamaz.”

 

YER BULURSAN KOY HAVLUNU DA GÖREYİM…

 

 

 

 

 

İşte bu… Türk Halkı kendine tanınan hakları ve uyması gereken kuralları ya işine geldiği gibi kullanıyor ya da duyup gördüğü gibi algılıyor.

Yıllardır yazar dururum, kıyı kanununun maddelerini bulmak zor değil. Bir kez daha harırlatayım;

 

Anayasa Madde: 43 ve Kıyı Kanunu Madde: 5 ve 6 ile kıyı çizgisi, kıyı kenar cizgisi, kıyı, sahil şeridi tanımlarını özetlersek;

 

Deniz suyunun değdiği yerden kumsalın bittiği yere kadar olan kesime KIYI diyoruz ve bu halkın eşit ve serbest kullanımına ayrılmıştır. Kara yönünde buradan sonraki 50 metrede yapılacak şeyler halkın kullanımı yararına ve bir sonraki 50 metrede de yapılacaklar bellidir ve halkın kullanımına açıktır.

 

Hiç kimsenin sahile şezlong koyup o şezlongdan kazanç elde etme serbestliği hakkı yoktur.

 

Kıyılardan herkesin eşit şekilde yararlanması için kanunla koruma altına alınmıştır.

Kanunu uygulamayan devlet görevlileri de ve bu boşluktan yararlanmayı marifet bilen kişiler de suçludur ve menfaatperesttir.

Kıyıyı, sahili ya da kumsalı işgal edip üstelik ecrimisil de kesilmişse kendi malı gibi yada ben burayı kiraladım ecrimisilini ödüyorum diye sahiplenenler duble suç işliyorlar.

Ecrimisil bir kiralama sözleşmesi değildir. Ecrimisil kesilen kişi yaptığı haksız işgalden ötürü ceza yemiştir ve yaptığı işgali 15 gün içinde tahliye etmek zorundadır. Eğer tahliye etmemişse Kaymakamlık bu işgaliyeyi kendi olanakları ile tahliye eder ve masrafını ecrimisil kesilen kişiden misli ile tahsil eder.

Ancak devlet yetkilileri kanunu uygulamayıp defalarca ecrimisil keserek devamlı gelir elde etme yolunu seçerek kiralama gibi algılanmasına neden olmakta ve girişimci de ecrimisil ödeyerek işgali yasalmış gibi algılamakta ve yanılmaktadırlar. Olan Halkın haklarının gaspı ile sonuçlanıyor.

Kimileri kaçak iskele ve yasal olmayan şezlonglara para vererek parası olmayandan farklı yaşadığı ve rahat ettiği için memnun diğer Halk da korku ve maganda imparatorluğunun batağına saplanmış durumda. Şezlonga oturmayandan para almıyoruz palavradır. Yere havlu serip yatmayı bırak şezlonglar arasında yürüme yolu bile yok.

Doğruyu yapmaya azmedenlerin, hakkını isteyenlerin mücadelesi sürüyor günden güne de büyüyor.

Sağlıcakla kalın saygılarımla. Ali Dizdar 01 Eylül 2018

 

Bir yorum


Notice: Only variables should be assigned by reference in /home/zozkeskin/public_html/wp-content/themes/jarida/comments.php on line 21
  1. AYNEN ALİ SANA KATILIYORUM,fakat Bodrum halkindan ve Bodrumda yaşayan halkımızdan çok destek gelmedikten sonra bu iş olmaz!

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

Check Also

ALİ DİZDAR’IN YAZISI ‘KÜTÜPHANE “Z”

Gündoğan’da kurulmuş olan ve ismini birçok kez çevre olaylarında duyduğumuz, Peynir Çiçeği ...

instagram takipçi satın al